Kehf suresi

Kehf suresi, 30. ayet

Kehf suresi, 30. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ إِنَّا لَا نُضِيعُ أَجْرَ مَنْ أَحْسَنَ عَمَلًا

inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti innâ lâ nüḍî`u ecra men aḥsene `amelâ.

Diyanet İşleri

Gerçek şu ki, iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 27–33 · surenin 30. ayeti / 110

Konu Rabbinin kitabını oku; sabah akşam dua edenler Kehf 27–31 3

  1. Kehf 27

    Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.

  2. Kehf 28

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.

  3. Kehf 29

    De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.

  4. 30

    Gerçek şu ki, iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.

  5. Kehf 31

    İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!

  6. Kehf 32

    Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.

  7. Kehf 33

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. Daha sonra Yüce Allah, ikinci kesimi söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “İman edip salih amellerde bulunanlara” yani hem Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hayrı ve şerri ile kadere iman eden hem de farz ve müstehap türünden salih ameller işleyenlere “gelince, şüphesiz ki biz, güzel amel işleyenlerin ecrini zayi etmeyiz.” Amelin güzel yapılması kulun, ameliyle Allah’ın rızasını dilemesi ve bu hususta Allah’ın şeriatına tâbi olması ile gerçekleşir. Böyle bir ameli Allah boşa çıkarmaz. O’nun bir bölümünü dahi zayi etmez. Aksine amel edenler için onu muhafaza eder. Kendisinin de lütuf ve ihsanı çerçevesinde onlara amellerinin mükâfatlarını tastamam eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Yüce Allah'a iman edip salih ameller işleyenler, amellerini güzel bir şekilde eda ettiklerinde onlar için büyük sevaplar vardır. Muhakkak ki kim güzel amel işlerse, biz onun ecrini zayi etmeyiz. Bilakis ecirlerini tam ve eksiksiz olarak veririz.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inandılar kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yaptılar kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  6. إِنَّا inna elbette biz
  7. لَا la asla
  8. نُضِيعُ nudiu zayi etmeyiz kök: ضيع
  9. أَجْرَ ecra ecrini kök: اجر
  10. مَنْ men kimsenin
  11. أَحْسَنَ ehsene güzel yapan kök: حسن
  12. عَمَلًا amelen işi kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: İhsan

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: İhsan

    Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: İhsan

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlar (bilmelidir ki), biz güzel iş yapanların ödülünü boşa çıkarmayacağız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mahşerde azaptan kurtulabilmek için dünya hayatında imanlı olmak ve sâlih ameller işlemek gerekmektedir. Bu iki değeri hayatına hâkim kılanlar zaten güzel işler yapmış olacakları için Yüce Allah onların ödüllerini ziyan etmeyeceğini ifade etmektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:143; Al-i İmrân 3:171, 195; A‘râf 7:170; Tevbe 9:120; Hûd 11:115; Yûsuf 12:56, 90; Kehf 18:30; Enbiyâ 21:94.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki, iman eden ve (o imana uygun) değerler üreten kimselere gelince: Şu kesin ki Biz, güzel bir eylem ortaya koyanın emeğini asla zayi etmez.

Muhammed Esed

(Ama) imana erip de dürüst ve erdemli davrananlara gelince: iyi ve güzel olanı yapmakta sebat gösterenlerin emeğini elbette zayi etmeyiz:

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki (Allah ismiyle işaret edilenin Esma özellikleriyle zahir oluşuna, Ahad - Samed oluşuna) iman edip imanın gereği olan düzgün çalışmalar yapanlar var ya; doğrusu iyi çalışmalarının karşılığını asla boşa çıkarmayız!

Ali Bulaç

Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlar ise; biz gerçekten en güzel davranışta bulunanın ecrini kayba uğratmayız.

Ali Özek ve heyeti

İman edenler ve salih ameller işleyenler (bilmelidirler ki) biz, salih amel işleyenlerin ecrini zâyi etmeyiz.

Ali Rıza Safa

Aslında, inanmış olarak erdemli edimler yapanlar; kuşkusuz, güzel edimler yapanları ödülsüz bırakmayız.

Bayraktar Bayraklı

İman edip de iyi davranışlarda bulunanlar bilmelidirler ki biz, güzel iş yapanların ödülünü vermemezliketmeyiz.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara gelince, elbette biz iyi işlerde bulunanların ödülünü yitirmeyiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli davrananlara gelince, elbette biz iyi işlerde bulunanların ödülünü yitirmeyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip iyi iyi amel işleyenlerin, şüphesiz ki, Biz öyle güzel işler yapanların mükafatını zayi etmeyiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma iyman edip salih salih ameller işliyenler, şüphe yok ki biz öyle güzel amel işliyenin ecrini zayi' etmeyiz

Erhan Aktaş

Gerçek şu ki; iman edip salihatı dipnot 1 yapanlara gelince, Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksız bırakmayız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 16:97. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçek şu ki; iman edip salihatı dipnot 1 yapanlara gelince, Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksız bırakmayız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçek şu ki; iman edip salihatı dipnot 1 yapanlara gelince; Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksız bırakmayız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Şüphesiz inanıp salih amellerde bulunanlar ise; biz gerçekten en güzel davranışta bulunanın ecrini kayba uğratmayız.

Hasan Basri Çantay

İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlarla gelince:) Biz, şübhe yok ki, iyi amel ve hareket edenin mükafatını zaayi etmeyiz.

İbni Kesir

Muhakkak ki iman edip, salih amel işleyenlere gelince; muhakkak ki Biz; iyi hareket edenlerin ecrini zayi etmeyiz.

Mehmet Alagaş

(27-31) Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku , O’nun kelime lerinde değişim yoktur , O’nun dışında bir sığınak ta bulamazsın, Rablerinin yüzünü murad ederek sabah akşam Rablerine dua edenlerle beraber kendinde sabret , Dünya hayatının süsünü murad ederek asla onlardan gözlerini ayırma, Kalbini bizi hatırlamaktan gafil ettiğimize de asla uyma / itaat etme, O, havai keyfine uymaktadır işinde de aşırıya kaçar / ifrata kaçar. Gerçek olan / hak olan Rabbinizdendir, İsteyen iman eder isteyen yok sayar, zalimler için ateş hazırladık. Yoğun dumanı onları çevreler. Yardım dilediklerinde onlara erimiş maden gibi bir su ile yardım edilir, O erimiş maden , yüzleri kavurur / haşlar ne kötü içecektir ne kötü refakat yeridir. İman edenleri ve ıslah edici ameller işleyenler i, biz güzel amel işleyenler den kim varsa ücretlerini zayi etmeyiz, onlar adn cennetindedirler onların altlarından nehirler akar, orada altından bilezikler ile süslenecekler İnce ve kalın ipek kumaşlardan yeşil kıyafetler giyecekler, orada koltuklar üzere oturacaklardır, ne güzel ödül / sevap, ne güzel refakat yeri.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçek şu ki, iman edip salih ameller yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.

Süleyman Ateş

Onlar ki inandılar ve iyi işler yaptılar; elbette biz işi güzel yapanın ecrini zayi etmeyiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar bilsinler ki biz, güzel işler yapanların ödülünü eksiltmeyiz.

Şaban Britch

İman edip, salih amellerde bulunanlar, elbette biz, güzel amel işleyenlerin ecrini zayi etmeyiz.

Şaban Piriş

İman edip, doğruları yapanlar, elbette biz, iyi hareket edenlerin ecrini zayi etmeyiz.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik ameller sergileyenlere gelince, kuşkusuz ki biz, güzel iş yapanların ödülünü yitirmeyeceğiz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed those whose hearts are impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety are the recipients of Allah's mercy and divine reward. We never annul, cancel or render unprofitable the due return accruing from a good deed imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

As for those who believe and do good deeds- We do not let the reward of anyone who does a good deed go to waste-

Abdullah Yusuf Ali

As to those who believe and work righteousness, verily We shall not suffer to perish the reward of any who do a (single) righteous deed.

Abul A'la Maududi

As for those who believe and do good We shall not cause their reward to be lost.

Aisha Bewley

But as for those who have iman and do right actions, We will not let the wage of good-doers go to waste.

Al-Hilali & Khan

Verily as for those who believed and did righteous deeds, certainly We shall not make the reward of anyone who does his (righteous) deeds in the most perfect manner to be lost.

Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds —indeed We do not waste the reward of those who are good in deeds.

Amatul Rahman Omar

But those who believe and do deeds of righteousness (should know that) We surely do not suffer the reward of those who do good deeds to be lost.

Arthur John Arberry

Surely those who believe, and do deeds of righteousness -- surely We leave not to waste the wage of him who does good works;

Bijan Moeinian

As for those who believe and do nothing but good, I will not let go waste their reward.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe and act aright,- verily, we will not waste the hire of him who does good works.

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, We do not waste the reward of those who have done well.

George Sale

As to those who believe, and do good works, we will not suffer the reward of him who shall work righteousness to perish:

Hamid S. Aziz

But say, "The truth is from your Lord, so let him who will, believe; and let him who will, disbelieve. " Verily, We have prepared for the evildoers a Fire, sheets of which shall encompass them; and if they cry for help, they shall be helped with water like molten lead which roasts their faces - how dreadful a drink and how ill a couch!

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness, surely We do not waste the reward of him who does fair deeds.

Marmaduke Pickthall

Lo! as for those who believe and do good works - Lo! We suffer not the reward of one whose work is goodly to be lost.

Mohamed Ahmed - Samira

But surely We do not let the reward of those who believe and do the right to go waste.

Muhammad Asad

[But, ] behold, as for those who attain to faith and do righteous deeds-verily, We do not fail to requite any who persevere in doing good:

Mustafa Khattab

As for those who believe and do good, We certainly never deny the reward of those who are best in deeds.

Progressive Muslims

Those who believe and do good works, We do not waste the reward of those who have done well.

Rashad Khalifa

As for those who believe and lead a righteous life, we never fail to recompense those who work righteousness.

Sahih International

Indeed, those who have believed and done righteous deeds - indeed, We will not allow to be lost the reward of any who did well in deeds.

Sam Gerrans

Those who heed warning and do righteous deeds: We cause not to be lost the reward of one who does good works;

Shabbir Ahmed

But, behold, as for those who attain belief and do works that help others, verily, We never fail to reward such benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

Surely, for those who believe and work righteousness, certainly, We shall not let the reward die for any who do (even) a (single) righteous deed.

Taqi Usmani

As for those who believe and do righteous deeds,-of course, We do not waste the reward of those who are good in deeds.

The Monotheist Group

Those who believe and do good works, We do not waste the reward of those who have done good work.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩