Kehf suresi

Kehf suresi, 12. ayet

Kehf suresi, 12. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَٰهُمْ لِنَعْلَمَ أَىُّ ٱلْحِزْبَيْنِ أَحْصَىٰ لِمَا لَبِثُوٓا۟ أَمَدًا

ŝümme be`aŝnâhüm lina`leme eyyü-lḥizbeyni aḥṣâ limâ lebiŝû emedâ.

Diyanet İşleri

Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 9–15 · surenin 12. ayeti / 110
  1. Kehf 9

    Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?

  2. Kehf 10

    Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.

  3. Kehf 11

    Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).

  4. 12

    Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.

  5. Kehf 13

    Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.

  6. Kehf 14–15

    (14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O'ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?" dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. “Sonra da iki zümreden hangisinin, (mağarada) kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini” yani onların kaldıkları süreyi daha iyi tespit ettiğini “ortaya çıkarmak için onları uyandırdık.” Nitekim Yüce Allah ilerde şöyle buyurmaktadır: “İşte böylece kendi aralarında soruştursunlar diye onları uyandırdık.” (el-Kehf, 18/19) Onların kaldıkları sürenin bilinmesi ve hesabın iyice tesbit edilmesi ile Allah’ın kudretinin kemali, O’nun hikmeti ve rahmeti de bilinmiş oldu. Eğer uykuları devam edip gitseydi onların kıssaları ile ilgili bu hususların hiç birisi bilinmeyecekti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra da, bunun bilgisini ortaya çıkararak birbirleriyle çekişen iki gruptan hangisinin mağarada (uykuda kalanların) uykuda kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını görmek için onları uzun uykularından uyandırdık.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. بَعَثْنَـٰهُمْ beasnahum onları uyandırdık kök: بعث
  3. لِنَعْلَمَ linea'leme bilmek için kök: علم
  4. أَىُّ eyyu hangisinin kök: ايي
  5. ٱلْحِزْبَيْنِ l-hizbeyni iki zümreden kök: حزب
  6. أَحْصَىٰ ehsa daha iyi hesabedeceğini kök: حصي
  7. لِمَا lima
  8. لَبِثُوٓا۟ lebisu (onların) kaldıkları kök: لبث
  9. أَمَدًۭا emeden süreyi kök: امد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…

  • Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah'ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    (143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

  • Aynı kök: امد (4 geçiş)

    Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra da iki taraftan (Ashab-ı Kehf ile karşıtlarından) hangisinin (mağarada) kaldıkları uzun süreyi daha iyi hesap edeceğini bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) diye dipnot 1 onları uyandırmıştık.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

Sonra onları dirilttik ki, geçip giden süreci iki guruptan hangisinin (olayı hakikate uygun bir bakış açısıyla) değerlendirdiğini seçip ortaya çıkaralım.

Muhammed Esed

sonra onları uyandırdık, ki (mağarada) geçen sürenin iki bakış açısından hangisiyle daha iyi değerlendirildiğini (insanlara) gösterelim.

Ahmed Hulusi

Sonra onları ba'settik, iki grubun hangisinin, kaldıkları süreyi daha iyi tahmin edeceğini bilelim (daha iyi hesap edeceği ortaya çıksın) diye. (Burada bilelim demek, açığa çıkaralım, fiilen tahakkuk ettirelim de kendileri de anlasın demektir. {Elmalı tefsir; cilt:5 sayfa:3226})

Ali Bulaç

Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.

Ali Özek ve heyeti

Sonra da iki gruptan (Ashâbı Kehf ile hasımlarından) hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.

Ali Rıza Safa

Sonra, kaldıkları süreyi iki kümeden hangisinin daha iyi hesap ettiğini belirlemek için onları uyandırdık.

Bayraktar Bayraklı

Sonra da iki gruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.

Edip Yüksel

Sonra onları dirilttik ki onların orada kalış sürelerini hangi grubun daha iyi hesaplayacağını bilelim.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra onları dirilttik ki onların orada kalış sürelerini hangi grubun daha iyi hesaplayacağını bilelim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri gayeyi daha iyi hesap etmiş olduğunu bilelim.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da onları ba'settik ki hep bilelim: iki hızbin hangisi bekledikleri gayeyi iyi hisab etmiş?

Erhan Aktaş

Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını ortaya çıkarmak için, onları tekrar uyandırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını ortaya çıkarmak için, onları tekrar uyandırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını ortaya çıkarmak için, onları tekrar uyandırdık.

Gültekin Onan

Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.

Hasan Basri Çantay

Sonra da onları uyandırdık, iki zümreden hangisi bekledikleri gayeyi daha iyi (zabt ve) hesab edicidir, ayırd edelim diye.

İbni Kesir

Sonra iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.

Mehmet Alagaş

(7-22) Kehf halkı ve Rakiimi nasıl değerlendirdin / ne hesap ettin? Onlar şaşırılacak / acayip ayetlerimizdendi , gençler mağaraya sığındı klarında d ediler ki ; Rabbimiz katından bize bir rahmet gönder , işlerimizde doğruyu göster / rüşte eriştir. Ve bizde mağarada onları kulakları üzere senelerce yatırdık, sonra hangi iki taraftan kimin ne kadar müddet kaldığını hesap edebildiğini bilelim diye onları dirilttik , o nların haberlerini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençler idi, onların hidayetlerini artırdık, kalktıklarımda ise kalpleriyle bağlantı kurduk, dediler ki Rabbimiz, semaların ve arzın Rabbi, senden başkasına ilah olarak çağrıda bulunmayız , eğer ki böyle bir şey dersek, saçmalamış oluruz / şatata. İşte bunlar, Ondan başka ilah edinen kavmimizdir, onlar hakkında apaçık bir delil / bir ispat aracı getirirseler ya , Allah'a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir ? Onlardan ve Allahtan başka ibadet ettiklerinden geri çekilip uzaklaştıklarında / muğtezile iken , mağaraya sığının Rabbiniz sizi de rahmetinden vererek diriltsin, sizin işlerinizi kolaylaştı rıcı şeyler hazırlasın denildi. Güneşi doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini görürsün batarken de sol taraflarını aşındırırdı , onlar mağaranın yarık boşluğunda idiler , Bu Allah'ın ayet lerindendi, Allah kime hidayet etmişse işte o yola iletilendir, kimi de saptırmış ise, ona ne dost ne de irşat edici / mürşit bulunabilir, sen onları uyanık sanırsın onlar uykudadırlar , o nları sağlarına ve sollarına döndürüyorduk , k öpekleri mağaranın ön eşiğine ayaklarını uzatmıştı , onların durumunu kavrasaydın / muttali olsaydın onlardan kaçar / firar eder dönerdin , onlardan için ürperirdi, Böylece onları, birbirlerine sorsunlar diye tekrar dirilttik, onlardan kalkan biri dedi ki ne kadar kaldınız? Bir gün yahut günün bir kısmı kadar dediler, ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbimiz bilir dediler, sizden birini bu gümüş paralarla şehre gönderin ve hangi yemek daha temiz ise baksın ve bize getirsin ondan rızıklanalım , dikkat etsin sizi, herhangi birine sezdirmesin , muhakkak ki onlar sizin farkınıza varırlarsa taşlarlar yahut sizi kendi milletlerine / dinlerine iade ederler artık asla/ ebedi kurtulamazsınız / iflah olmazsınız. Bu şekilde onları bulurduk ki Allah'ın vadi haktır bilinsin ve saat hakkında kuşku olmadığı bilinsin. Aralarında işleri hakkında tartışırlarken bir ara, onların üzerlerine kubbe / bina yapalım dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. İşlerinde başarılı olanlar / galip olanlar dediler ki üzerlerine bir mescit yapacağız. Diyecekler ki, ü çtüler dördüncüleri köpekleriydi , beştiler altıncıları köpekleriydi, Gaybe taş atmaktır, diyecekler ki yediydiler sekizincileri köpekleriydi. De ki adetlerini Rabbim bilir onlar az şey biliyorlar. Görünenin dışında onlarla bu konuda tartışma yapma. Onlardan herhangi birin den kanaat isteme / fetva isteme.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra da iki gruptan hangisinin (mağarada) bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini ortaya çıkarmak için onları uyandırdık.

Süleyman Ateş

Sonra onları uyandırdık ki, (onların uyuma müddetleri hakkında ihtilaf eden) iki zümreden hangisinin, (onların) kaldıkları süreyi daha iyi hesab edeceğini bilelim.

Süleymaniye Vakfı

Sonra onları uyandırdık ki kaldıkları süreyi, iki taraftan dipnot 1 hangisinin doğru tespit ettiğini bilelim.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İki taraf, mağaradaki gençlerin kendi aralarında iki farklı görüşte olduklarını gösterir (Kehf 18/19).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra onları uyandırdık ki kaldıkları süreyi, iki taraftan dipnot 1 hangisinin daha iyi saydığını bilelim.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gençlerin kaybolduğunu bilen yerel halk ile mağaradakiler.

Şaban Britch

Sonra da iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini ortaya çıkarmak için onları uyandırdık.

Şaban Piriş

(11-12) Mağarada onları yıllarca uyuttuk. Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları kaldırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra onları dirilttik ki, iki zümreden hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap edebileceğini bilelim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then We roused them and provoked them to activity so that We see which of the two arguing parties would come closer to the exact length of time they remained dormant as a marvel of Allah correlative with Resurrection.

Abdul Haleem

Then We woke them so that We could make clear which of the two parties was better able to work out how long they had been there.

Abdullah Yusuf Ali

Then We roused them, in order to test which of the two parties was best at calculating the term of years they had tarried!

Abul A'la Maududi

and then roused them so that We might see which of the two parties could best tell the length of their stay.

Aisha Bewley

Then We woke them up again so that We might see which of the two groups would better calculate the time they had stayed there.

Al-Hilali & Khan

Then We raised them up (from their sleep), that We might test which of the two parties was best at calculating the time period that they had tarried.

Ali Quli Qarai

Then We aroused them that We might know which of the two groups better reckoned the period they had stayed.

Amatul Rahman Omar

Then We raised them up (for making certain efforts) that We might distinguish as to which of the two groups had made better use of the time they had stayed there according to its rightful requirement.

Arthur John Arberry

Afterwards. We raised them up again, that We might know which of the two parties would better calculate the while they had tarried.

Bijan Moeinian

Then I brought them back to life and let them guess how long they have been sleeping.

E. Henry Palmer

Then we raised them up again, that we might know which of the two crews could best calculate the time of their tarrying.

Edip-Layth

Then We roused them to know which of the two groups would be best at calculating the duration of their stay.

George Sale

Then We awaked them, that We might know which of the two parties was more exact in computing the space which they had remainded there.

Hamid S. Aziz

Then We raised them up again, that We might know which of the two parties could best calculate the time of their tarrying.

Mahmoud Ghali

Thereafter We made them to rise again that We might know whichever of the two parties would best enumerate the span they had lingered.

Marmaduke Pickthall

And afterward We raised them up that We might know which of the two parties would best calculate the time that they had tarried.

Mohamed Ahmed - Samira

Then roused them to ascertain which of the two groups could account for the period they had stayed.

Muhammad Asad

and then We awakened Christianity was no longer persecuted and had even become the official religion of the Roman Empire. The ancient coin (dating from the reign of Decius) with which the young man wanted to pay for his purchases immediately aroused curiosity; people began to question the stranger, and the story of the Men of the Cave and their miraculous sleep came to light. them: [and We did all this] so that We might mark out [to the world] which of the two points of view showed a better comprehension of the time-span during which they had remained in this state.

Mustafa Khattab

then We raised them so We may show which of the two groups would make a better estimation of the length of their stay.[1]

Progressive Muslims

Then We sent them to know which of the two groups had remained for as long as they stayed.

Rashad Khalifa

Then we resurrected them to see which of the two parties could count the duration of their stay therein.

Sahih International

Then We awakened them that We might show which of the two factions was most precise in calculating what [extent] they had remained in time.

Sam Gerrans

Then raised We them up, that We might know which of the two parties would best calculate what they had tarried in time.)

Shabbir Ahmed

And then We caused them to rise (out of the Cave). We let them know for themselves which of the two groups, (the young men with their friends in town, or their opponents), had better availed the time. (The Dwellers of the Cave had maintained secret communication with like-minded people in Ephesus).

Syed Vickar Ahamed

Then We woke them, so as to test which of the two groups was better at calculating the number of years they had slept away!

Taqi Usmani

Thereafter We raised them up, so that We know which of the two groups had better calculated the period in which they remained (sleeping).

The Monotheist Group

Then We sent them to know which of the two groups had remained for as long as they stayed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩