Kasas suresi

Kasas suresi, 52. ayet

Kasas suresi, 52. ayet. ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِهِۦ هُم بِهِۦ يُؤْمِنُونَ

elleẕîne âteynâhümü-lkitâbe min ḳablihî hüm bihî yü'minûn.

Diyanet İşleri

Bu Kur'an'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 49–55 · surenin 52. ayeti / 88

Konu Kitap ehlinden iman edenler; hidayet Allah'tandır Kasas 51–56 3

  1. Kasas 49

    De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah katından, doğruya bu ikisinden (Tevrat ve Kur'an'dan) daha çok ulaştıran bir kitap getirin de, ben ona uyayım."

  2. Kasas 50

    Eğer (bu konuda) sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece kendi nefislerinin arzularına uymaktadırlar. Kim, Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapıktır. Şüphesiz Allah, zalimler toplumunu doğruya iletmez.

  3. Kasas 51

    Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur'an ayetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.

  4. 52

    Bu Kur'an'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.

  5. Kasas 53

    Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.

  6. Kasas 54

    İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları kendilerine iki kez verilecektir.

  7. Kasas 55

    Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. Şanı Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in büyüklüğünü, doğruluğunu, gerçekliğini, hakkı bilen kimselerin onu tanıdıklarını, ona iman ettiklerini, onun hak olduğunu itiraf ve kabul ettiklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “O (Kur'ân’dan) önce kendilerine kitap verdiğimiz kimseler...” Bunlar, herhangi bir değişiklik yapmadan Tevrat ve İncil’e olduğu gibi iman edenlerdir, “ona” yani bu Kur’ân-ı Kerîm’e ve onu getirene “iman ederler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kur’an’ın indirilmeden önce Tevrat’a iman etmekte sebat edenler, hakkında verilen haberleri ve özelliklerini kendi kitaplarında görüp, okudukları için Kur’an’a da iman ederler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine kendilerine
  2. ءَاتَيْنَـٰهُمُ ateynahumu verdiklerimiz kök: اتي
  3. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  4. مِن min
  5. قَبْلِهِۦ kablihi bundan önce kök: قبل
  6. هُم hum onlar
  7. بِهِۦ bihi bu(Kur'a)n'a
  8. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanırlar kök: امن

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ondan (Kur'an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona (Kur'an'a) inanırlar.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine daha önce kitap vermiş olduğumuz kimseler ona inanmak durumundadırlar.

Muhammed Esed

Kendilerine bundan önce de kitap vermiş bulunduğumuz kimseler buna (da) inan(mak zorundad)ırlar.

Ahmed Hulusi

Ondan önce kendilerine Hakikat BİLGİsi (Kitap) verdiğimiz kimseler var ya, onlar O'na (hakikatlerine) iman ederler.

Ali Bulaç

Bu (Kur'an)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar.

Ali Özek ve heyeti

Ondan (Kur'an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.

Ali Rıza Safa

Nitekim kitap verdiklerimiz, Ona inanırlar.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine daha önceden kitap verdiklerimiz, Kur'an'a inanırlar.

Edip Yüksel

Kendilerine daha önceki kitapları verdiklerimiz bunu onaylarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine daha önceki kitapları verdiklerimiz buna inanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bundan (Kur'an'dan) önce kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bundan evvel kendilerine kitab verdiklerimiz ona iyman ediyorlar

Gültekin Onan

Bu (Kuran)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar.

Hasan Basri Çantay

Bundan evvel kendilerine kitab verdiğimiz (nice kimseler vardır ki) onlar buna (Kur'ana) inanıyorlar.

İbni Kesir

Kendilerine daha çnceden kitab verdiklerimiz de buna inanırlar.

Mehmet Alagaş

(51-61) Kesin olan şu ki, onlara sözü ulaştırdık, böylelikle belki düşünürler. Ondan önce kitap verdiklerimizden ona / Kuran’a iman edenler var, onlara Kuran sözlü okununca / tilavet edilince derler ki ona iman ettik, muhakkak ki o rabbimizden bir gerçektir. Kesinlikle biz ondan önce de teslim olmuştuk. İşte bunlara sabırlarından dolayı ecirleri iki kere verilecektir. (Bozulmadan beklemeleri onlar için sabırdır) kötülüğü güzellikle savarlar, verdiğimiz rızıktan harcarlar / infak ederler, boş söz / amaçsız söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler, bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size selam olsun cahillerden herhangi bir beklentimiz olmaz derler. Muhakkak ki sen sevdiklerini doğru yola iletemezsin / hidayet edemezsin ve lakin Allah istediğini hidayete erdirir , O hidayet olunacakları en iyi bilendir. Dediler ki eğer seninle beraber hidayete uyarsak / tabi olursak , Yerimizden / arzımızdan koparılıp atılırız. Biz onları emin ve dokunulmaz yere yerleştirmemiş miydik? Onda her türlü ürünü katımızdan bir rızık olarak toplayıp geliyorlar dı velakin onların çoğu bilmiyorlar. Geçimlikleriyle / iaşeleri yle şımarmış nice kuşakları / nice nesilleri helak ettik , işte bunlar onların meskenleri onlardan sonrada az bir kimse hariç iskân eden olmadı, bizler varisler olduk. (Sizler halife bizler varisleriz) Hatta senin rabbin onlara ayetlerimizi okuyan önder bir Resul göndermedikçe memleketleri helak ed ilen biri olmamıştır. Halkı zalim olmadıkça biz memleketleri helak edici olmadık. (Devletler küfür ile değil zulüm ile yıkılır) Sizlere bir şey olarak her ne verilmişse, dünya hayatının geçimlik malzemesidir ve süsüdür. Allah'ın yanındaki daha hayırlı ve kalıcıdır, peki akletmeyecek misiniz? Güzel bir söz ver diğimiz / vaatte bulunduğumuz ve vadedilene kavuşan kimse, dünya hayatının geçimlik malzemeleri ile geçinen ve sonrasında kalkış gününde hazır edilenlerden biri gibi olur mu?

Rowwad Tercüme Merkezi

Daha önce kendilerine kitap verdiklerimiz, buna da (Kur'an'a) iman ederler.

Süleyman Ateş

Bundan önce kendilerine Kitap verdiklerimiz, bu (Kur'a)n'a inanırlar.

Süleymaniye Vakfı

Bu Kitaptan önce kendilerine kitap verdiklerimiz buna da inanıp güvenirler dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendi kitabına inananlar, hem bu kitabın onları tasdik eden yapısını hem de -tıpkı önceki kitaplar gibi- ayetleri ayetler ile açıklayan (hikmet) yapısını gördüklerinde bunun Allah'ın gönderdiği Kitap olduğunu anlayacaklardır. Bakara 2/121, Ankebut 29/47.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine daha önce kitap verdiklerimiz bu kitaba da inanacaklardır. (Kendi kitabına gerçek anlamda inanmayan bu kitaba da inanmaz.)

Şaban Britch

Daha önce kendilerine kitap verdiklerimiz buna da (Kur'an'a) iman ederler.

Şaban Piriş

Daha önce kendilerine kitap verdiklerimiz buna da inanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those to whom We gave the Book before this Book -the Jews and the Christians- do acknowledge the Quran and the truth of your divine mission. *

Abdul Haleem

Those to whom We gave the Scripture before believe in it,

Abdullah Yusuf Ali

Those to whom We sent the Book before this,- they do believe in this (revelation):

Abul A'la Maududi

Those on whom We bestowed the Book before do believe in this (to wit, the Qur'an). dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This does not mean that all the people of the Book (the Jews and the Christians) affirm faith in it. This, in fact, contains an allusion to the event that occurred during the period when this Surah was revealed, and was meant to put to shame the people of Makkah, as if to say, "You are denying and rejecting a blessing that has been sent in your own city, whereas the people from far off places, when they hear of it, come to recognize its worth and benefit from it."

Aisha Bewley

Those We gave the Book before this have iman in it.

Al-Hilali & Khan

Those to whom We gave the Scripture [i.e. the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] before it, they believe in it (the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

Those to whom We gave the Book before it are the ones who believe in it,

Amatul Rahman Omar

(Many of) the people to whom We gave the Scripture before this (- the Qur'ân) believe in it (too).

Arthur John Arberry

Those to whom We gave the Book before this believe in it

Bijan Moeinian

Those who have received the previous scriptures will believe in this Qur’an. [As a matter of fact, the teachings of Qur’an are the same of the previous scriptures, before being tampered with.]

E. Henry Palmer

Those to whom we gave the Book before it, they believe therein;

Edip-Layth

Those whom We gave the book to before this, they will acknowledge it.

George Sale

They unto whom We have given the scriptures which were revealed before it, believe in the same;

Hamid S. Aziz

And We caused the Word to reach them, per chance (or possibly) they may be mindful.

Mahmoud Ghali

The ones to whom We brought the Book even before it, are the ones (who) believe in it,

Marmaduke Pickthall

Those unto whom We gave the Scripture before it, they believe in it,

Mohamed Ahmed - Samira

Those to whom We gave the Book before this do believe in it;

Muhammad Asad

As for those unto whom We have vouchsafed revelation aforetime - they [are bound to] believe in this one [as well];

Mustafa Khattab

˹As for˺ those ˹faithful˺ to whom We had given the Scripture before this ˹Quran˺, they do believe in it.

Progressive Muslims

Those whom We gave the Scripture to before this, they will believe in it.

Rashad Khalifa

Those whom we blessed with the previous scriptures will believe in this.

Sahih International

Those to whom We gave the Scripture before it - they are believers in it.

Sam Gerrans

Those to whom We gave the Writ before it, they believe in it,

Shabbir Ahmed

As for those whom We have given the Scripture before (and who understand that this Qur'an is a Divine Revelation like the ones before it) come to believe in this one as well.

Syed Vickar Ahamed

Those to whom We sent the Book before this— They (also) believe in it (the Word of Allah);

Taqi Usmani

As for those to whom We gave the Book before this, they believe in it (Qur’ān).

The Monotheist Group

Those to whom We had given the Book before this, they will believe in it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩