Kasas suresi

Kasas suresi, 43. ayet

Kasas suresi, 43. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ مِنۢ بَعْدِ مَآ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ ٱلْأُولَىٰ بَصَآئِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe mim ba`di mâ ehlekne-lḳurûne-l'ûlâ beṣâira linnâsi vehüdev veraḥmetel le`allehüm yeteẕekkerûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 40–46 · surenin 43. ayeti / 88

Konu Mûsâ'ya verilen Kitap ve "iki sihir" iddiası Kasas 43–50 3

  1. Kasas 40

    Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

  2. Kasas 41

    Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

  3. Kasas 42

    Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

  4. 43

    Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  5. Kasas 44

    (Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.

  6. Kasas 45

    Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

  7. Kasas 46

    Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. “Andolsun” toplu helâk edilişin son örneği olan Firavun ve askerleri olan “ilk nesilleri helâk ettikten sonra Mûsâ’ya, insanlar için basiret, hidâyet ve rahmet olmak üzere kitabı” yani Tevrat’ı “verdik.” Bu buyruk, Tevrat’ın indirilişinden sonra toplu helâkin sona erdiğine ve artık kâfirlere karşı kılıçla cihadın meşrû kılındığına delildir.

u kitap “insanlar için basiret” olmak üzere verilmiştir. Yani Yüce Allah’ın Mûsâ aleyhisselam’a indirdiği Kitapta insanlar için basiretler vardır. Bunlar vasıtası ile onlar, kendilerine neyin fayda sağlayacağını ve neyin zarar vereceğini görüyorlardı. Böylelikle isyankâra karşı gerekli delil ortaya konulmuş ve bunlardan da mü’minler gerektiği şekilde yararlanmış oluyorlardı. Bu basiretler, mü’min hakkında böylelikle rahmet ve dosdoğru yola ileten bir hidâyet olmaktadır. Bundan dolayı da Yüce Allah: “...hidâyet ve rahmet olmak üzere Kitabı verdik ki düşünüp öğüt alsınlar” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz biz, geçmiş ümmetlere peygamberlerimizi gönderdik ve onları yalanladılar. Yalanlamaları sebebiyle biz de onları helak ettik ve ardından Musa’ya Tevrat’ı verdik. Tevrat faydalı olan şeyleri gösterir ta ki bu faydalı şeylerle insanlar amel etsinler. Bir de bırakıp terk etsinler diye zararlı şeyleri onlara haber verir. Ayrıca Tevrat’ta insanları hayırlı amellere irşat eden, dünya ve ahiret hayırlarının içinde bulunduğu bir rahmet vardır. Umulur ki, onlar Yüce Allah’ın bahşetmiş oldukları nimetlerini hatırlarlar da O'na şükredip iman ederler.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. ءَاتَيْنَا ateyna biz verdik kök: اتي
  3. مُوسَى musa Musa'ya
  4. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  5. مِنۢ min
  6. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  7. مَآ ma
  8. أَهْلَكْنَا ehlekna helak ettikten kök: هلك
  9. ٱلْقُرُونَ l-kurune nesilleri kök: قرن
  10. ٱلْأُولَىٰ l-ula ilk kök: اول
  11. بَصَآئِرَ besaira bir aydınlanma olan kök: بصر
  12. لِلنَّاسِ linnasi insanlar için kök: نوس
  13. وَهُدًۭى ve huden ve hidayet olan kök: هدي
  14. وَرَحْمَةًۭ ve rahmeten ve rahmet olan kök: رحم
  15. لَّعَلَّهُمْ leallehum belki onlar
  16. يَتَذَكَّرُونَ yetezekkerune düşünür öğüt alırlar kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz ilk nesilleri helak ettikten sonra (gerçeği) hatırlasınlar diye insanlar için öngörüler (içeren), (ayrıca) bir rehber ve rahmet olarak o Kitabı Musa'ya vermiştik.

Mustafa İslamoğlu

Ve doğrusu, önceki nesilleri (hak ettikleri) helaka sürükledikten sonra insanlık için bilinç kaynağı, bir doğru yol rehberi ve bir rahmet membaı olarak Musa'ya Kitab'ı verdik ki belki (sorumluluklarını) hatırlarlar.

Muhammed Esed

Ve gerçek şu (ki), daha önceki (günahkar) nesilleri ortadan kaldırdıktan sonra, insanlar için bir aydınlanma kaynağı, bir doğru yol bilgisi ve bir rahmet olarak Musa'ya (vahyedilmiş) kitabı verdik ki, (Bizi) anıp düşünsünler.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, ilk nesilleri helak ettikten sonra, Musa'ya Hakikat BİLGİsini (Kitap); insanlar için hakikati gösterici, hakikate erme kılavuzu ve rahmet (kendilerindeki Esma kuvvelerini keşfedip yaşama) olarak verdik; belki anıp değerlendirirler diye.

Ali Bulaç

Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere Kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya, düşünüp öğüt alsınlar diye insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat’ı) vermişizdir.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, önceki kuşakları yıkıma uğrattıktan sonra, insanlar için aydınlanma kaynağı, yol gösteren ve rahmet olarak, Musa'ya, Kitap verdik; belki öğüt alırlar diye.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye Musa'ya, aydınlanma kaynağı, rehber ve rahmet olarak kitabı verdik.

Edip Yüksel

İlk nesilleri (Nuh, Hud, Salih, Lut ve Şuayb'ın halklarını) yok ettikten sonra Musa'ya, halkı aydınlatan bir kılavuz ve rahmet olarak kitabı verdik; belki öğüt alırlar diye.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İlk nesilleri (Nuh, Hud, Salih, Lut ve Şuayb'ın halklarını) yok ettikten sonra Musa'ya, halkı aydınlatan bir kılavuz ve rahmet olarak kitabı verdik; belki öğüt alırlar diye.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz Musa'ya o kitabı, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak görüşler ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere verdik; belki düşünür, ibret alırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biz Musaya o kitabı kurunı ulayı ihlak ettiğimizden sonra nasın vicdanlarını tenvir edecek basiretler ve bir hidayet-ü rahmet olmak üzere verdik, gerek ki tezekkür ederler

Erhan Aktaş

Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler, dipnot 1 doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Basiret, doğru algılama, doğru idrak etme, gerçeği ve doğruyu görme, kavrama ve anlama yetisi; kavrayış, sezgi ve aydınlanma demektir. Basiret kelimesi, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler dipnot 1 , doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru algılama, idrak etme, gerçeği görme, kavrama yeteneği ve aydınlanma. "Basiret sözcüğü, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler dipnot 1 , doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kavrayış, sezgi, görme yeteneği, aydınlanma kaynağı.

Gültekin Onan

Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere Kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz evvelki nesilleri belak etdiğimizden sonra Musaya — (insanlara kalb gözlerini açacak) basıyretler (vermek) ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere — o kitabı (Tevratı) vermişizdir. Olur ki onlar nasıyhat kabul ederler (diye).

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, önceki nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitabı verdik. Olur ki düşünürler diye.

Mehmet Alagaş

(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz önceki nesilleri helâk ettikten sonra, belki hatırlayıp öğüt alırlar diye Mûsâ'ya, insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, ilk nesilleri (Nuh, Hud, Salih ve Lut kavimlerini) helak ettikten sonra Musa'ya, insanların gönül gözlerini aydınlatacak nur ve onlara yol gösterici olarak Kitabı verdik, belki düşünür, öğüt alırlar diye.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Önceki nesilleri yok etmemizden sonra bu insanlar doğru bilgilerini kullansınlar diye Musa'ya Kitap verdik, insanlara gerçekleri gösteren, kılavuzluk eden ve ikram olan o Kitabı.

Şaban Britch

Şüphesiz Önceki nesilleri helak ettikten sonra, belki hatırlayıp öğüt alırlar diye Musa'ya, insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik.

Şaban Piriş

Önceki nesilleri helak ettikten sonra, belki düşünürler diye insanlar için belgeler, doğru yolu gösterici ve rahmet olarak Musa'ya kitap vermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra Musa'ya Kitap'ı; insanlar için basiretler, kılavuz ve rahmet olarak verdik ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And after We had reduced the earlier generations to a useless form We gave Mussa the Book AL-Tawrah (the Torah) to serve as a divine evidence engaging the intellect and a spirit of truth guiding into all truth and a mercy extended by Allah so that they may hopefully lift to Him their inward sight and keep Him in mind.

Abdul Haleem

After We had destroyed the earlier generations, We gave Moses the Scripture to provide insight, guidance, and mercy for people, so that they might take heed.

Abdullah Yusuf Ali

We did reveal to Moses the Book after We had destroyed the earlier generations, (to give) Insight to men, and guidance and Mercy, that they might receive admonition.

Abul A'la Maududi

After We had destroyed the earlier generations We bestowed the Book on Moses - a source of enlightenment for people and a guidance and mercy - that they may take heed. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "When the former generations met with the evil consequences of turning away from the teachings of the Prophets, and they met the doom that was experienced by Pharaoh and his hosts, then Moses was granted the Book so as to usher in a new era for mankind."

Aisha Bewley

We gave Musa the Book after destroying the earlier nations, to awaken people’s hearts and as a guidance and a mercy so that hopefully they would pay heed.

Al-Hilali & Khan

And indeed We gave Mûsâ (Moses) - after We had destroyed the generations of old -the Scripture [the Taurât (Torah)] as an enlightenment for mankind, and a guidance and a mercy, that they might remember (or receive admonition).

Ali Quli Qarai

Certainly We gave Moses the Book, after We had destroyed the former generations, as [a set of] eye-openers for mankind, and as guidance and mercy so that they may take admonition.

Amatul Rahman Omar

After We had destroyed the earlier generations We gave Moses the Scripture (which contained) enlightening arguments for the people (of Israel) and (served as) a guidance and (promised them) mercy so that they might take heed.

Arthur John Arberry

And We gave Moses the Book, after that We had destroyed the former generations, to be examples and a guidance and a mercy, that haply so they might remember.

Bijan Moeinian

After having destroyed the wicked ones, I revealed the Book to Moses as a source of enlightenment, guidance and a sign of My mercy to the people so that they may learn priceless lessons from it.

E. Henry Palmer

And we gave Moses the Book, after that we had destroyed the former generations, as an insight to men and a guidance and a mercy; haply they may be mindful!

Edip-Layth

We had given Moses the book after We had destroyed the earlier generations, as an example for people and a guidance and mercy, perhaps they will take heed.

George Sale

And We gave the book of the law unto Moses, after We had destroyed the former generations, to enlighten the minds of men, and for a direction, and a mercy; that peradventure they might consider.

Hamid S. Aziz

And We followed them up in this world with a curse; and on the Day of Resurrection they shall be among the abhorred!

Mahmoud Ghali

And indeed We have already brought the Book to Mûsa, even after We caused the earliest generations to perish, to be demonstrations for mankind and a guidance and a mercy, that possibly they would remind themselves.

Marmaduke Pickthall

And We verily gave the Scripture unto Moses after We had destroyed the generations of old: clear testimonies for mankind, and a guidance and a mercy, that haply they might reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

After We had destroyed the earlier generations We gave Moses the Book as evidence for mankind, and a guidance and grace, so that they may remember.

Muhammad Asad

And [then, ] indeed, after We had destroyed those earlier generations [of sinners], We vouchsafed unto Moses [Our] revelation as a means of insight for men, and as a guidance and grace, so that they might bethink themselves [of Us].

Mustafa Khattab

Indeed, We gave Moses the Scripture—after destroying earlier nations—as an insight for the people, a guide, and mercy so perhaps they would be mindful.

Progressive Muslims

We had given Moses the Scripture after We had destroyed the earlier generations, as an example for mankind and a guidance and mercy, perhaps they will take heed.

Rashad Khalifa

We gave Moses the scripture - after having annihilated the previous generations, and after setting the examples through them - to provide enlightenment for the people, and guidance, and mercy, that they may take heed.

Sahih International

And We gave Moses the Scripture, after We had destroyed the former generations, as enlightenment for the people and guidance and mercy that they might be reminded.

Sam Gerrans

And We gave Moses the Writ after We had destroyed the former generations, as a means of insight for mankind; and as guidance, and as a mercy, that they might take heed.

Shabbir Ahmed

And, indeed, We had given the Scripture to Moses, after We had annihilated several earlier communities, - to give Insight to people, and Guidance and Mercy, that they take heed.

Syed Vickar Ahamed

And We gave the Book to Musa (Moses) after We had ruined the earlier generations, (as a) Vision (of Truth, the Torah) to men, and Guidance and Mercy, that they may receive warning (and guidance).

Taqi Usmani

And We gave Mūsā, after We destroyed the earlier generations, the Book having insights for people and a guidance and mercy, so that they may receive the advice.

The Monotheist Group

We had given Moses the Book after We had destroyed the earlier generations; as an example for the people and a guidance and a mercy, perhaps they will take heed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩