Diyanet İşleri
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Kasas suresi
Kasas suresi, 42. ayet. وَأَتْبَعْنَٰهُمْ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ هُم مِّنَ ٱلْمَقْبُوحِينَ
veetba`nâhüm fî hâẕihi-ddünyâ la`neten. veyevme-lḳiyâmeti hüm mine-lmaḳbûḥîn.
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
(Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.
Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
42. “Bu dünyada” dünyevi ceza ve rüsvaylıklarını daha da artırmak üzere “peşlerine bir lânet taktık.” Onlara lanet olunur. İnsanlar onlardan kötülükle söz ederler. Onları yererek ve nefretle onlardan söz ederler. Bu, görülen bir durumdur. Onlar, dünyada lanete uğramışların önderleri ve önde gelenleridirler.
“Kıyamet gününde de onlar iğrenilen kimselerden olacaklardır.” Rahmetten uzaklaştırılmış, fiilleri tiksinti veren, hem Allah’ın, hem de yaratılmışların gazabına hatta bizzat kendilerinin gazabına uğramış kimselerdirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara, bu dünyadaki cezalarına ek olarak bir utanç ve sürgün ekledik. Onlar, kıyamet günü de ayıplanmış ve Allah Teâlâ’nın rahmetinden uzak kılınmış kimseler arasında olacaklardır.
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad,…
Aynı kıssa: Firavun · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
(23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.…
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet…
Aynı kıssa: Firavun
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Aynı kıssa: Firavun
Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.
Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…
Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bu dünyada arkalarına lanet takmıştık (lanetle anılmalarını sağlamıştık). dipnot 1 Kıyamet gününde de kötülenmişler dipnot 2 arasında olacaklardır.
Zira Biz, lanet (halkasını) daha bu dünyada onların (yüreklerine) geçirmişizdir; Kıyamet Günü'nde ise aşağılık ve iğrenç olan yine onlar olacaktır.
çünkü Biz bu dünyada bir horlanma, aşağılanma taktık onların peşine; Kıyamet Günü'nde ise onlar iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler arasında yer alacaklardır.
Şu dünyada bir lanet taktık peşlerine. . . Kıyamet gününde ise onlar nefretle bakılanlardan olurlar.
Bu dünya hayatında onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.
Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.
Dünyada peşlerine lanet taktık. Yeniden Yaratılış Günü'nde de aşağılanmış kişiler arasında olacaklardır.
Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar kıyamet gününde kötülenmişler arasında olacaklardır.
Bu dünyada onları lanetle etiketledik, diriliş gününde de aşağılanacaklardır.
Bu dünyada onları lanetle yaftaladık, diriliş gününde de aşağılanacaklardır.
Hem bu dünyada onlara arkalarından bir lanet yağdırmaktayız, hem de Kıyamet gününde pek nefret edilenlerden olacaklardır.
Hem kendilerine bu Dünyada arkalarından bir la'net yağdırmaktayız hem de Kıyamet günü bunlar pek menfurlardandırlar
Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. dipnot 1 Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.
Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. dipnot 1 Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.
Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. dipnot 1 Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.
Bu dünya hayatında, onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.
Bununla beraber bu dünyada biz onların arkalarına la'net de takdık. (Hele) kıyamet gününde onlar (suratları çirkinleşdirilen) çok menfur (adam) lordandır.
Bu dünyada arkalarına la'neti taktık. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.
(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.
Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, kötülenmiş/uzaklaştırılmış kimselerden olacaklardır.
Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır). Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilenlerdendir.
Bu dünyada onları sürekli dışlanır hale getirmiştik. Kıyamet /mezardan kalkış günü de yüzlerine bakılmayacak kimselerden olacaklardır dipnot 1 .
Bu dünyada dışlanmışlık peşlerini bırakmadı. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş kimseler olacaklardır.
Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, kötülenmiş/uzaklaştırılmış kimselerden olacaklardır.
Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, iğrenç kimselerden olacaklardır.
Bu dünya hayatında da arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü onlar, çirkinleştirilenler arasında olacaklar.
And We glued them a curse here and with disgrace Hereafter when they shall be viewed with contempt.
We made Our rejection pursue them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the despised.
in this world We made a curse to follow them and on the Day of Judgment they will be among the loathed (and despised).
We have made a curse to pursue them in this world, and on the Day of Judgement they shall be among the despised. dipnot 1
We pursued them with a curse in this world and on the Day of Rising they will be hideous and spurned.
And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection, they will be among Al-Maqbuhûn (those who are prevented from receiving Allâh’s Mercy or any good; despised or destroyed).
We made a curse pursue them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the disfigured.
And We have made them to be followed by a curse in this world and on the Day of Resurrection they will be among those deprived of all good.
and We pursued them in this world with a curse, and on the Day of Resurrection they shall be among the spurned.
They tasted a part of their punishment in this world and will be the most miserable in the Day of Resurrection.
and we followed them up in this world with a curse; and on the resurrection day they shall be abhorred!
We made them followed by a curse in this world, and on the day of Resurrection they will be despised.
We pursued them with a curse in this life; and on the day of resurrection they shall be shamefully rejected.
But We made them models (examples or leaders) calling (or leading) to the fire; and on the Day of Resurrection they shall not be helped.
And We made a curse to follow them in this present (life) (Literally: this lowly "life", i. e., the life of this world) and on the Day of the Resurrection they will be among the spurned.
And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the hateful.
A curse lies upon them in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.
We have caused a curse to follow them in this world as well; and on Resurrection Day they will find themselves among those who are bereft of all good.
We caused a curse to follow them in this world. And on the Day of Judgment they will be among the outcasts.
And We made them followed by a curse in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.
They incurred in this life condemnation, and on the Day of Resurrection they will be despised.
And We caused to overtake them in this world a curse, and on the Day of Resurrection they will be of the despised.
And We caused a curse to follow them in the World; and on the Day of Resurrection will they be among those spurned.
In this world We did cause a rejection to follow them, and they shall be among the despised ones on the Day of Resurrection.
And We made a curse to follow them in this world: And on the Day of Judgment they will be from the hated (and damned).
And We made a curse to pursue them in this world; and on the Day of Judgment they will be among those dejected.
And We made them followed by a curse in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.