Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.
Kasas suresi
Kasas suresi, 44. ayet. وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلْغَرْبِىِّ إِذْ قَضَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَى ٱلْأَمْرَ وَمَا كُنتَ مِنَ ٱلشَّٰهِدِينَ
vemâ künte bicânibi-lgarbiyyi iẕ ḳaḍaynâ ilâ mûse-l'emra vemâ künte mine-şşâhidîn.
(Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap ve "iki sihir" iddiası Kasas 43–50 3
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
(Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.
Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.
Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.
Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, "Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. Yüce Allah, Rasûlü’ne gayba dair bu haberleri anlattıktan sonra kulların dikkatlerini bunun katıksız ilâhî bir haber olduğuna, vahiy dışında peygamberin bunları bilmesine imkân bulunmadığına çekmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Biz, Mûsâ’ya o (peygamberlik) görevini verdiğimizde sen” Tûr dağının “batı tarafında değildin. Sen” buna “tanık olanlardan da değildin” ki bu yolla ona dair bilgi sana ulaşmış, denilebilsin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Musa -aleyhisselam-'ı, Firavun ve soylular topluluğuna gönderme işini ona bildirerek sonuca bağladığımız zaman sen Musa’ya göre dağın doğusunda bulunmuyordun. Sen orada hazır bulunanlardan biri değildin ki, bunun haberini bilip onu insanlara anlatasın. Senin onlara haber verdiklerin yalnızca Allah’ın sana vahyettikleridir.
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz,…
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın…
Aynı kök: غرب (19 geçiş)
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Aynı kök: غرب (19 geçiş)
Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…
Aynı kök: غرب (19 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Musa'ya emrimizi verdiğimiz sırada sen, batı tarafında bulunmuyordun ve (o olayı) görenlerden de değildin. dipnot 1
Ve sen (Ey Peygamber)! Biz (vadinin bir yamacında) Musa'ya bu Emr'i bildirirken, sen vadinin öbür yamacında değildin; dolayısıyla (olan biteni oradan) izleyen tanıklardan da değildin.
İmdi, (sana gelince, ey Muhammed,) Biz Musa'ya Yasamızı bildirirken sen o kutlu vadinin batı yamacında değildin; (o'nun devrinde olup bitenlere) şahit olan kimseler arasında da bulunmuyordun;
Sen batı tarafında değildin biz Musa'ya o emri hükmettiğimizde. . . Şahitlerden de değildin.
Musa'ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin.
(Rasûlüm!) Musa’ya emrimizi vahyettiğimiz sırada, sen (Tûr Dağı'nın) batı yönünde bulunmuyordun ve (o hadiseye) şahit olanlardan da değildin.
Musa'ya o buyruğu verdiğimizde, sen, batı yamacında değildin; tanık olanlar arasında da değildin.
Musa'ya emrimizi bildirdiğimiz zaman, sen, batı yönünde Musa'yı bekleyenler arasında değildin, onu görenler arasında da yoktun.
Musa'ya emri ilettiğimiz zaman sen batı tarafında bulunmuyordun; sen tanık değildin.
Musa'ya emri ilettiğimiz zaman sen batı tarafında bulunmuyordun; sen tanık değildin.
Musa'ya o emri vahyettiğimiz sırada sen batı yönünde bulunmuyordun, olayı görenlerden de değildin.
Sen ise Musaya o emri kaza ettiğimiz sıra canibi garbide değildin, o şahidlerden de değildin
Sen, Musa'ya o emri yerine getirdiğimizde batı tarafında dipnot 1 değildin. Ve sen, tanık olanlardan da değildin.
Sen, Musa'ya o emri yerine getirdiğimizde batı tarafında dipnot 1 değildin. Ve sen, tanık olanlardan da değildin.
Sen, Musa'ya o emri yerine getirdiğimizde batı tarafında dipnot 1 değildin. Ve sen, tanık olanlardan da değildin.
Musa'ya o buyruğu gerçekleştirdiğimiz (kaza) zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin.
Musaya o emri vahyetdiğimiz vakit (Habibim) sen batı tarafında (haazır) değildin, görenlerden de değildin.
Musa'ya buyruğumuzu bildirdiğimiz vakit, batı yönünde değildin sen. Görenlerden de olmamıştın.
(44-50) Musa'ya emirlerimizi gerçekleştirdiğimizde sen o yerin batı tarafında değildin, şahitlerden de olmadın , velakin bizler nice nesiller yarattık, onların ömürleri de uzundu, sen Medyen halkına oturmuş ayetlerimizi okuyan biri değildin velâkin gönderenler bizdik. Seslendiğimizde / nida ettiğimizde Tûrun yamacında da değildin, velakin Rabbinden, senden önce bir uyarı verilmemiş olan o kavmi uyarman için bir rahmettir , Böylelikle belki hatırla yıp anarlar. Eğer ki onlara bir musibet isabet etse derler ki Rabbimiz eğer bize bir Resul gönderseydin de ayetlerine uyarak bizde iman edenler den olsaydık. Ne zaman ki onlara yanımızdan bir gerçek geldi / bir hak geldi, dediler ki keşke Musa ya verilenin bir benzeri bize de verilseydi , önceden Musa ya ver ileni de yok saymadılar mı? İki Büyü / iki sihir birbirine arka çıkıyor / yardımlaşıyor (Tevrat ve Kuran) biz kesinlikle hepsini de yok sayıyoruz. Eğer doğru sözlü iseniz bu ikisinden daha iyi rehberlik eden / yola ileten Allah ’ın yanından bir kitap getirin bende ona uyayım. Sana icabet edemezlerse / cevap veremezler ise bil ki onlar kesinlikle keyiflerine / hevalarına uyuyorlar , Allahtan gelen hidayet dışında hevasına tabi olan kimseden daha sapmış kim olabilir? Allah zalim kavimleri yola iletmez. [Kur’an’ın Tevrat dediği aslında Toradır, Yahudilerin eski ahidi ise Tanahtır üç bölümdür. A- Nevi’im (Peygamberler) B- Ketuvim (Yazılar) C- Tora (Yasa / Musa'nın Beş Kitabı) "Esfar-ı Hamse" (Beş Kitap) ise 1. Bereşit (Genesis / Yaratılış) 2. Şemot (Exodus / Çıkış) 3. Vayikra (Leviticus / Levililer) 4. Bamidbar (Numbers / Sayılar) 5. Devarim (Deuteronomy / Tesniye) Tora haftalık ibadet döngüsü 54 haftalıktır, bunlara paraşot / pareşa denir. Eski ahit Tanah ise 39 kitap içerir.]
Mûsâ’ya emir verdiğimizde sen, Tûr Dağı'nın batı tarafında bulunmuyordun. Sen buna şahit olanlardan da değildin.
Musa'ya o işi yaptığımız (yani kendisine bildirmek istediğimiz işi ona vahyettiğimiz) vakit sen (Mukaddes Vadinin) batı tarafında değildin, (o hadiseyi) görenlerden de değildin.
(Ey Muhammed!) Musa'ya o görevi (elçilik görevini) verdiğimizde sen vadinin batı yakasında değildin; olup biteni izleyenlerden değildin dipnot 1 .
Sen; Musa'ya görev verdiğimizde vadinin batı yamacında değildin; olup biteni gözlemlemiyordun.
Musa’ya emir verdiğimizde sen (Tur'un) batı yanında değildin ve sen (buna) şahit olanlardan da değildin.
Musa'ya emir verdiğimizde sen batı tarafında değildin. Gözünle de görmedin.
Biz Musa'ya o emri vahyettiğimizde, sen batı tarafında değildin; olayı izleyenlerden de değildin.
You Muhammad were not at the western side of Mount Tur at the time We imparted to Mussa the divine knowledge and entrusted him with the Book and empowered him to do the intended duty nor were you a witness of the event.
You [Muhammad] were not present on the western side of the mountain when We gave Our command to Moses: you were not there-
Thou wast not on the Western side when We decreed the Commission to Moses, nor wast thou a witness (of those events).
(O Muhammad), you were then not on the western side dipnot 1 when We bestowed this commandment (of Law), and you were not among its witnesses. dipnot 2
You were not on the western side when We gave Musa the command. You were not a witness.
And you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) were not on the western side (of the Mount), when We made clear to Mûsâ (Moses) the commandment, and you were not among the witnesses.
You were not on the western side when We revealed the commandments to Moses, nor were you among the witnesses.
(Prophet!) you were not on the western side (of the Mount of Sinai) when We granted Moses the commission (of prophethood), nor were you (personally) present with the witnesses (there when they were making the prophecy about your advent).
Thou wast not upon the western side when We decreed to Moses the commandment, nor wast thou of those witnessing;
You (Mohammad) were not present in the Western edge of the Mount Sinai and were not witnessing these event when I issued My commandments to Moses [these passages are not, therefore, your words and are the revelations of your Lord. ]
Thou wast not upon the western side when we decided for Moses, but afar off; nor wast thou of the witnesses.
You were not on the western slope when We decreed the command to Moses. You were not a witness.
Thou, O prophet, wast not on the west side of mount Sinai, when We delivered Moses his commission: Neither wast thou one of those who were present at his receiving it:
And We gave Moses the Book, after that We had destroyed the former generations, to give insight to mankind, and a guidance and a mercy; per chance (or possibly), they may reflect.
And in no way were you (i. e., Muhammad) beside the western (Mount) as We decreed to Mûsa (Moses) the Command, and in no way were you of the ones witnessing.
And thou (Muhammad) wast not on the western side (of the Mount) when We expounded unto Moses the commandment, and thou wast not among those present;
You were not there on the western side (of Mount Sinai) when We gave the commandments to Moses, nor were you witness (to the event).
NOW [as for thee, O Muhammad,] thou wert not present on the sunset slope [of Mount Sinai] when We imposed the Law upon Moses, nor wert thou among those who witnessed [his times]:
You were not there ˹O Prophet˺ on the western side of the mountain when We entrusted the Commandments to Moses, nor were you present ˹in his time˺.[1]
You were not on the western side of the mount when We decreed the command to Moses. You were not a witness.
You were not present on the slope of the western mount, when we issued the command to Moses; you were not a witness.,
And you, [O Muúammad], were not on the western side [of the mount] when We revealed to Moses the command, and you were not among the witnesses [to that].
And thou wast not on the western side when We decreed to Moses the command, and thou wast not among the witnesses.
And (O Prophet) you were not present on the Western slope (of Mount Sinai) when We expounded the Commandments to Moses, nor were you among those who witnessed his times.
And you (O Prophet!) were not on the Western side (of the Tawa valley of Mount Túr) when We gave the prophethood to Musa (Moses) and you did not see (those events).
And (O prophet,) you were not there at the Western side (of the mount Tūr) when We delegated the matter to Mūsā, nor were you among those present,
And you were not on the western slope when We decreed the command to Moses. You were not a witness.