Hûd suresi

Hûd suresi, 44. ayet

Hûd suresi, 44. ayet. وَقِيلَ يَٰٓأَرْضُ ٱبْلَعِى مَآءَكِ وَيَٰسَمَآءُ أَقْلِعِى وَغِيضَ ٱلْمَآءُ وَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَٱسْتَوَتْ عَلَى ٱلْجُودِىِّ وَقِيلَ بُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

veḳîle yâ arḍu-ble`î mâeki veyâ semâü aḳli`î vegîḍa-lmâü veḳuḍiye-l'emru vestevet `ale-lcûdiyyi veḳîle bü`del lilḳavmi-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

"Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu" denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cudi'ye oturdu ve "Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!" denildi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 41–47 · surenin 44. ayeti / 123
  1. Hûd 41

    (Nuh), "Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." dedi.

  2. Hûd 42

    Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkarcılarla birlikte olma" diye seslendi.

  3. Hûd 43

    O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nuh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, O'nun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

  4. 44

    "Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu" denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cudi'ye oturdu ve "Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!" denildi.

  5. Hûd 45

    Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va'din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin."

  6. Hûd 46

    Allah, "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim" dedi.

  7. Hûd 47

    Nuh, "Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Yüce Allah, iman etmeyenleri suda boğup Nûh ve beraberindekileri kurtardıktan sonra “Ey yeryüzü,” senden çıkmış ve sana inmiş olan ve üzerinde bulunan “suyunu yut. Ey gök sen de (yağmurunu) tut, denildi.” Her ikisi de Allah’ın emrine uydular; yer suyunu yuttu, semâ da suyunu tuttu. “Su çekildi” yani yerden içeriye çekildi “(takdir edilen) iş” yalanlayanların helâk edilmesi ve mü’minlerin de kurtarılması ile “bitirildi ve” gemi de “Cudi üzerinde karar kıldı.” Musul topraklarındaki malum dağ üzerinde demirledi. “Uzak olsun o zalimler topluluğu, denildi.” Yani helak edildikten sonra bir de yakalarını bırakmayacak bir lanetle Allah’ın rahmetinden kovulup uzaklaştırıldılar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Tufanın sona ermesinden sonra Allah Teâlâ yeryüzüne şöyle buyurdu: Ey yeryüzü! Üzerinde bulunan tufanın suyunu iç. Sonra semaya şöyle buyurdu: Ey sema! (Yağmuru) Tut! Yağmur gönderme! Böylece yeryüzü kuruyuncaya kadar su eksildi. Yüce Allah kâfirleri helak etti. Gemi, Cûdî dağı üzerinde durdu ve şöyle denildi: (Allah'ın rahmetinden) Uzaklık, helak ve hüsran, inkâr ile Allah'ın sınırlarını aşan kavim için olsun.''

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقِيلَ ve kile ve denildi kök: قول
  2. يَـٰٓأَرْضُ ya erdu yer kök: ارض
  3. ٱبْلَعِى bleiy çek kök: بلع
  4. مَآءَكِ maeki suyunu kök: موه
  5. وَيَـٰسَمَآءُ ve ya semau gök kök: سمو
  6. أَقْلِعِى ekliiy sen de tut kök: قلع
  7. وَغِيضَ ve gide ve çekildi kök: غيض
  8. ٱلْمَآءُ l-mau su kök: موه
  9. وَقُضِىَ ve kudiye ve bitirildi kök: قضي
  10. ٱلْأَمْرُ l-emru iş kök: امر
  11. وَٱسْتَوَتْ vestevet ve oturdu kök: سوي
  12. عَلَى ala üzerine
  13. ٱلْجُودِىِّ ۖ l-cudiyyi Cudi'nin kök: جود
  14. وَقِيلَ ve kile ve denildi kök: قول
  15. بُعْدًۭا bua'den yok olsun kök: بعد
  16. لِّلْقَوْمِ lilkavmi topluluğu kök: قوم
  17. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimler kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غيض (2 geçiş)

    Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.

  • Aynı kök: جود (2 geçiş)

    Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nuh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, O'nun azabından korunacak hiç kimse yoktur"…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler3

Gerçek fotoğraf2
  • Cûdî Dağı

    Gerçek fotoğraf

    Cûdî Dağı

    Cûdî, geleneksel olarak Şırnak'taki Cudi Dağı ile ilişkilendirilmektedir; coğrafi teyit yoktur.

    Ayet: Hûd 44

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    KediÇobanı
    Tarih
    2023-12-28 14:06:23
    Lisans
    CC BY-SA

    KediÇobanı · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Cûdî Dağı panoraması

    Gerçek fotoğraf

    Cûdî Dağı panoraması

    Cûdî, geleneksel olarak Şırnak'taki Cudi Dağı ile ilişkilendirilmektedir; coğrafi teyit yoktur.

    Ayet: Hûd 44

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    KediÇobanı
    Tarih
    2023-04-22 13:02:58
    Lisans
    CC BY-SA

    KediÇobanı · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Tarihsel belge1
  • 19. yüzyıl seyahat literatüründen gravür; dağın o dönemdeki tasviri.

    Tarihsel belge

    Cûdî Dağı'ndaki manastır kalıntısı (1829 gravürü)

    19. yüzyıl seyahat literatüründen gravür; dağın o dönemdeki tasviri.

    Gravür bir kaynak belgesidir, arkeolojik kanıt değildir.

    Ayet: Hûd 44

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Timo Roller
    Tarih
    2013-09-25
    Lisans
    CC BY

    Timo Roller · Own work · CC BY 3.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Ey yer, suyunu yut (çek)! Ey gök, (suyunu) tut (dindir)!" denmiş, su çekilmiş, iş bitirilmişti. (Gemi) Cûdî (dağı)nın üzerine yerleşmişti. O zalimler topluluğuna "(Merhametten) uzak olun!" denmişti.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet denildi ki: "Ey yer, suyunu yut! Ve ey gök, suyunu tut!" Ve sular çekildi ve hüküm infaz edildi, sonunda gemi Cudi üzerine oturdu. Ve kendilerine kıyan toplum için "Olmaz olsunlar!" denildi.

Muhammed Esed

Ve derken, "Ey yer, suyunu yut!" denildi; "Ey gök, (yağmurunu) durdur!" Ve böylece sular çekildi, (Allah'ın) hükmü yerine geldi, gemi Cudi Dağı'na oturdu. Ve böylece, zulmeden bu halk için "uzak olsunlar!" sözü söylenmiş oldu.

Ahmed Hulusi

"Ey yeryüzü, suyunu yut! Ey sema, (yağmurunu) kes" denildi. . . Su çekildi. . . Hüküm yerine geldi. . . (Gemi) Cudi'de (yüksek bir dağda) yerini aldı. . . "Zalimler kavmine uzaklık olsun" denildi.

Ali Bulaç

Denildi ki: "Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cudi (dağı)üstünde durdu ve zalimler topluluğuna da: "Uzak olsunlar" denildi.

Ali Özek ve heyeti

(Nihayet) «Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!» denildi. Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de) Cûdî (dağının) üzerine yerleşti. Ve: «(Helâk, hüsran onlar için olsun) ve o zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsunlar.» denildi.

Ali Rıza Safa

Şöyle denildi: "Ey yeryüzü; suyunu yut!" "Ey gök; sen de tut!" Su çekildi; buyruk yerine getirildi ve Cudi üzerine oturdu. Ve şöyle denildi: "Uzak olsun; haksızlık yapanlar toplumu!" dipnot 156

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 156
    Nuh peygamberin gemisinin Cudi üzerine oturduğu, ‘Dağ' sözcüğü kullanılmadan yalnızca bu ayette bildirilir. Cudi Dağı, Şırnak ilimizdedir. Ayrıca, İsrail'in antik dönemlerinden beri, Kudüs çevresinde Judea -Cudi- isimli bir bölgenin varlığı da bilinmektedir. Tevrat'ta ise geminin Ararat Dağları'na oturduğu yazılıdır. Ararat ismi, Ağrı Dağı'nın Ermeni dilindeki söylenişidir ve tüm evrensel dillerde de aynı biçimde söylenir. Tevrat'ta, Ararat Dağları olarak yazılı olması nedeniyle, Nuh'un gemisinin Ağrı Dağı'na oturduğu, Müslümanlar arasında bile yaygın bir inanış biçimine gelmiştir. Tevrat, Yaratılış 8:1-4 ayetleri, şöyledir: "Allah, yeryüzünde bir rüzgar estirdi, sular alçalmaya başladı. Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi; sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı. Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat Dağları'na oturdu."

Bayraktar Bayraklı

"Ey yeryüzü! Suyunu içeri çek ve ey gök,sen de suyunu tut" denildi. Su çekildi, iş de böylece bitirildi. Gemi ise Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan toplum yok olsun" denildi.

Edip Yüksel

Ve denildi ki: "Ey toprak suyunu yut, ey gök sen de tut." Su yatıştı, karar yerine getirildi, Cudi (Judea) üzerine oturdu ve "Zalimler uzak olsunlar!" dendi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve denildi ki: 'Ey toprak suyunu yut, ey gök sen de tut.' Su yatıştı, karar yerine getirildi, Cudi (Judea) üzerine oturdu ve 'Zalimler uzak olsunlar!,' dendi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de: "Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sende açıl!" denildi ; su çekildi, iş bitirildi, gemi Cudi üzerinde durdu ve bu zalim topluluğa: "Defolun!" denilmişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

bir de denildi: ey Arz! Yut suyunu ve ey Sema! Açıl, su çekildi iş bitirildi ve gemi, Cudi üzerinde durdu, o zalim kavme def'olun denilmişti

Erhan Aktaş

"Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes." denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi'ye oturdu. "Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun." denildi. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nuh tufanı, bölgesel bir tufandır. Yalnızca Nuh kavminin yaşadığı bölgede olmuştur. Nuh'un davetine muhatap olanları kapsamaktadır. Bütün bir yeryüzünde olduğu düşüncesi İsrailiyattan kaynaklanmaktadır. Allah, davete muhatap olmamış kimseleri cezalandırmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes." denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi'ye oturdu. "Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun." denildi. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nuh tufanı, bölgesel bir tufandır. Yalnızca Nuh kavminin yaşadığı bölgede olmuştur. Nuh'un davetine muhatap olanları kapsamaktadır. Bütün bir yeryüzünde olduğu düşüncesi Tevrat'tan kaynaklanmaktadır. Allah davete muhatap olmamış kimseleri cezalandırmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes." denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi'ye oturdu. "Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun." denildi. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nuh tufanı, bölgesel bir tufandır. Nuh'un davetine muhatap olanları kapsamaktadır. Bütün bir yeryüzünde olduğu düşüncesi Tevrat'tan kaynaklanmaktadır. Ya değilse Rabb'imiz, davetten habersiz bir toplumu ne diye cezalandırsın?

Gültekin Onan

Denildi ki: "Ey yer, suyunu tut ve ey gök, sen de tut." Su çekildi, buyruk yerine getirildi / bitirildi, (gemi de) Cudi (dağı) üstüne durdu ve zalimler topluluğuna da: "Uzak olsunlar" denildi.

Hasan Basri Çantay

(Taraf-ı ilahiden) denildi ki: "Ey arz suyunu yut, ey gök sen de tut". Su kesildi, iş olub bitirildi, (gemi de) Cudi (dağının) üzerinde durdu. O zaalimler güruhuna "Uzak olsunlar" denildi.

İbni Kesir

Denildi ki: Ey yer suyunu çek, Ey gök, sen de tut, su çekildi, iş de bitti. Gemi Cudi'ye oturdu. Zalimler güruhu Allah'ın rahmetinden uzak olsun, denildi.

Mehmet Alagaş

(25-49) Kesin olan şu ki , biz Nuh’u kavmine gönderdik, kesinlikle ben Allah ’tan başkasına ibadet etmemeniz konusunda size apaçık bir uyarıcıyım, muhakkak ki sizin için acı veren günün azabından korkuyorum. Kavminin kafirlerinin seçkinleri dediler ki , seni benzerimiz bir beşerden başka bir i olarak görmüyoruz ve basit görüşlü, en aşağılarımızdan gözükenlerden başka birilerinin de sana uyduğunu da görmüyoruz , sizin, bizden fazlaca bir artılarınızın olduğunu da görmüyoruz, bilakis sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz / zannediyoruz. Dedi ki Ey Kavmim; peki sizler şunu da gördünüz mü? eğer ben Rabbimden bir delil üzereysem / burhan üzereysem ve onun yanından da bana bir rahmet verilmişse , bu da sizden gizli tutulmuşsa, siz onu hor görürken / kerih görürken bize lazım mı ki onu size kabul ettirelim. (Siz bize lazım değilsiniz biz size lazımız) ve ey kavmim! sizden bir mal sual etmiyorum. Benim ücretim sadece Allaha aittir, iman edenleri kovacak değilim, m uhakkak ki onlar Rablerine kavuşacaklar ve fakat ben de sizi cahil bir kavim olarak görüyorum, ey kavmim! eğer ki kovarsam Allaha karşı bana kim yardım edebilir ki? O halde hiç düşünmez misiniz? Size Allah’ın hazineleri benim yanımda demiyorum, gaybı da bilemem, ben bi r meleğim de demiyorum, gözlerinizde zelil gördüklerinize Allah, asla hayır vermez de demiyorum , onların kendilerinde ne olduğunu en iyi Allah bilir , kesinlikle ben o vakit zalimlerden olurum. Dedi ki Ey Nuh, bizimle mücadele ettin / cedelleştin, cedelleşmeyi de çoğalttın, vaa t ettiğini, eğer sözüne bağlı isen, bize getir, eğer Allah, isterse onu size getirir, onu siz aciz bırakamazsınız dedi , eğer ki Allah azgınlaşmanızı murad ediyorsa, benim size nasihat murad edipte nasihat vermemin , size bir faydası olmaz , Rabbiniz O dur ve O na ger döneceksiniz. Ayrıca, onu iftara etti mi diyorlar? Deki eğer onu ben uydurmuşsam suçu banadır, işlediğiniz suçlardan ben uzağım / beriyim. Nuh’a vahyedildi ki, kavminden sana iman edenler dışında artık sana iman eden kesinlikle olmayacak. Onların yaptıkları nedeniyle tasalanma / beise düşme, v ahyimizle gözümüzün önünde gemiyi üret / imal et , zalimler hakkında da bizle muhatap olma, muhakkak onlar boğulacaklar . Gemiyi yapıyordu kavminin seçkinleri onun yanından her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı, eğer bizimle alay ederseniz biz de sizinle, sizin alay ettiğiniz gibi alay edeceğiz, İlerde, rezil edici azabın, daimî azabın kime geleceğini bileceksiniz. Hatta emrimiz geldiğinde, tandır kaynadığında her bir tür çiftten ikişerli ona taşı dedik, üzerinde sözümüz kayıtlı olanlar ve iman edenler hariç helak ettik, onunla beraber az miktar dışında inanan da olmadı , demir atıp durduğunda ve giderken de / mecra ederken de Allah ’ın ismiyle ona binin, Rabbim muhakkak bağışlayan ve rahimdir dedi, O, onlarla dağlar gibi dalgalar içinde akıyordu Nuh ayrı kenarda bir yerde olan oğluna seslendi ve ey oğlum bizimle beraber bin kafirlerle beraber olma dedi , beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım dedi , bugün rahmet ettiği hariç, Allah'ın emrinden korunma yok dedi ve dalga her ikisinin arasını ayırdı ve boğulanlardan oldu. Yere / arza suyunu emerek yut denildi, zalim kavme de uzak olsunlar denildi. Nuh Rabbine seslendi, oğlum ailemdendi ehlimdendir , senin verdiğin söz gerçektir, sen hakimlerin de en hakimisin dedi, ey Nuh muhakkak o senin ailenden değildi, kesinlikle onun salih olmayan ameli vardı, benden sende bilgisi / ilmi olmayan şeyi sual etme / isteme, kesinlikle ben sana cahillerden olmamanı öğüt veririm / vaaz ederim dedi. Rabbim, ilmi bende olmayan şeyi sana sual etmekten sana sığınırım, eğer ki beni bağışlamaz ve de esirgemezsen hasara uğrarım / hüsran olurum dedi. Ey Nuh bizden sana ve seninle beraber olan ümmetler için bir esenlik ve bereket ile in denildi. O ümmetleri geçindireceğiz sonra da onlara acıtıcı / elim bir azap onlara dokunacak / temas edecek. Bunlar gaybın haberleridir onu sana vahyediyoruz. Sen ve de kavmin bundan önce leri bunu biliyor değildin, sabret, sonuç / akıbet sakınanların / muttakilerindir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve; “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.

Süleyman Ateş

"Ey yer, suyunu yut ve ey gök tut!" denildi. Su azaldı, iş bitirildi. (Gemi) Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan kavim yok olsun!" denildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey yer! Suyunu yut! Ey gök sen de açıl!" dendi. Sular çekildi, iş tamamlandı, gemi Cudi'nin üstüne oturdu ve şöyle dendi: "Yanlışlar içindeki o topluluk olmaz olsun." dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...

Şaban Britch

"Ey yeryüzü! Suyunu yut! Ey gök tut!" denildi. Su çekildi, emir gerçekleşti, gemi Cudi’ye oturdu. Ve şöyle denildi: Kahrolsun zalim toplum!

Şaban Piriş

-Ey yeryüzü suyunu yut, ey gök tut denildi. Su çekildi, emir gerçekleşti, gemi Cudi'ye oturdu. Ve şöyle denildi: -Kahrolsun zalim toplum!

Yaşar Nuri Öztürk

Ve denildi: "Ey yer! Suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Ve su çekidi. İş bitirilmişti. Gemi, Cudi üzerine oturdu ve haykırıldı: "O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then was a divine command pronounced to the weather -beaten earth, thus: "Engulf O earth your water and cease O heaven your rainfall", and the water subsided and the die was cast and the Ark rested securely upon Mount Judy -Gudy-*. and then it was said: "Away with those wrongful of actions."

Abdul Haleem

Then it was said, ‘Earth, swallow up your water, and sky, hold back,’ and the water subsided, the command was fulfilled. The Ark settled on Mount Judi, and it was said, ‘Gone are those evildoing people!’

Abdullah Yusuf Ali

Then the word went forth: "O earth! swallow up thy water, and O sky! Withhold (thy rain)!" and the water abated, and the matter was ended. The Ark rested on Mount Judi, and the word went forth: "Away with those who do wrong!"

Abul A'la Maududi

And the command was given: 'Earth! Swallow up your water'; and: 'Heaven! Abate!' So the water subsided, the command was fulfilled, and the Ark settled on Mount Judi, dipnot 1 and it was said: 'Away with the wrong-doing folk!'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    According to the Quran, the Ark rested upon Mount Judi, which is situated to the north-east of Jazirah Ibn Umar in Kurdistan. But according to the Bible its resting place was Mount Ararat in Armenia, which is one of the ranges of mountains of the same name that extends from Armenia to southern Kurdistan. Mount Judi is one of the mountains of the Ararat range, and is known by the same name even today. The ancient histories confirm that the resting place of the Ark was Mount Judi. For instance, Berasus, a religious leader of Babylonia, who lived about 250 years before Christ, says in his history of the Chaldeans that Noah’s Ark rested upon Mount Judi. Abydenus, a pupil of Aristotle, not only confirms the same but also says that many people of Iraq of his time possessed pieces of the Ark, which they ground in water and gave to the sick as a medicine.

Aisha Bewley

It was said, ‘Earth, swallow up your water!’ and, ‘Heaven, hold back your rain!’ And the water subsided and the affair was concluded and the Ark came to land on al-Judi. And it was said, ‘Away with the people of the wrongdoers!’

Al-Hilali & Khan

And it was said: "O earth! Swallow up your water, and O sky! Withhold (your rain)." And the water was made to subside and the Decree (of Allâh) was fulfilled (i.e. the destruction of the people of Nûh (Noah). And it (the ship) rested on (Mount) Jûdî, and it was said: "Away with the people who are Zalimûn (polytheists and wrong-doers)!"

Ali Quli Qarai

Then it was said, ‘O earth, swallow your water! O sky, leave off!’ The waters receded; the edict was carried out, and it settled on [Mount] Judi. Then it was said, ‘Away with the wrongdoing lot!’

Amatul Rahman Omar

And it was said, `O earth! swallow back your water, and O cloud! abate and stop (pouring). ' So the water was made to subside and the matter was decided. And this (Ark) came to rest on (the mount) Al-Jûdî. And the word went forth, `Away with the unjust people!'

Arthur John Arberry

And it was said, 'Earth, swallow thy waters; and, heaven, abate!' And the waters subsided, the affair was accomplished, and the Ark settled on El-Judi, and it was said: 'Away with the people of the evildoers!'

Bijan Moeinian

It was commanded: "O earth swallow up your water. O sky, stop raining." Then the water sank into the earth. Thus, the ordeal came to its end and the Ark rested upon Mt. Judea. It was then proclaimed: “The era of unjust people is now over.”

E. Henry Palmer

And it was said, 'O earth! swallow down thy water!' and, 'O heaven! hold!' and the water abated; and the affair was decided, and it I settled on Gudi, and it was said, 'Away with the people who are evildoers,!'

Edip-Layth

It was said, "O land, swallow your water, and O sky, cease." The water was diminished, and the matter concluded. It came to rest on the Judea, and it was said, "Away with the wicked people."

George Sale

And it was said, O earth, swallow up thy waters, and thou, O heaven, withhold thy rain. And immediately the water abated, and the decree was fulfilled, and the ark rested on the mountain Al Judi; and it was said, away with the ungodly people!

Hamid S. Aziz

The son replied, "I will betake me to some mountain that shall save me from the water (I will find another solution). " Said Noah, "There is none this day that can save from the command of Allah, except for him on whom He may have mercy." And the wave came between them, and he was amongst the drowned.

Mahmoud Ghali

And it was said, "O earth, swallow your water; and, O heaven, desist!' And the water was made to subside, and the Command was accomplished. And (the ship) leveled itself on Al-Jûdiyy; and it was said, "Away with the unjust people!"

Marmaduke Pickthall

And it was said: O earth! Swallow thy water and, O sky! be cleared of clouds! And the water was made to subside. And the commandment was fulfilled. And it (the ship) came to rest upon (the mount) Al-Judi and it was said: A far removal for wrongdoing folk!

Mohamed Ahmed - Samira

Then it was said: "O earth, swallow back your water; and, O sky, desist. " And the water subsided, and the decree was accomplished. The ark came to rest on Judi (Mount Ararat), and it was said: "Away with the cursed people!"

Muhammad Asad

And the word was spoken: "O earth, swallow up thy waters! And, O sky, cease [thy rain]!" And the waters sank into the earth, and the will [of God] was done, and the ark came to rest on Mount Judl And the word was spoken: "Away with these evildoing folk!"

Mustafa Khattab

And it was said, "O earth! Swallow up your water. And O  sky! Withhold ˹your rain˺." The floodwater receded and the decree was carried out. The Ark rested on Mount Judi, and it was said, “Away with the wrongdoing people!”

Progressive Muslims

And it was said: "O land, swallow your water, and O sky, cease. " And the water was diminished, and the matter concluded. And it came to rest on the Judi, and it was said: "Away with the wicked people."

Rashad Khalifa

It was proclaimed: "O earth, swallow your water," and "O sky, cease." The water then subsided; the judgment was fulfilled. The ark finally rested on the hills of Judea. It was then proclaimed: "The transgressors have perished."

Sahih International

And it was said, "O earth, swallow your water, and O sky, withhold [your rain]. " And the water subsided, and the matter was accomplished, and the ship came to rest on the [mountain of] Judiyy. And it was said, "Away with the wrongdoing people."

Sam Gerrans

And it was said: “O earth: swallow thou thy water,” and: “O sky: desist thou,” and the water subsided and the matter was concluded. And it came to rest upon Al-Jūdī. And it was said: “Away with the wrongdoing people!”

Shabbir Ahmed

And it was said, "O Earth! Swallow your water and, O Sky! Cease!" And the command was fulfilled. The water sank into the earth. And the ark came to rest upon the Mount

Syed Vickar Ahamed

Then the Word (from Allah) was said: "O earth! Swallow up your water, and O sky! Hold back (your rain)! And the water lowered, and the matter was ended. " The Ark rested on Mount Judi, and the Word (from Allah) was said: "Away with those who are wrongdoers!"

Taqi Usmani

It was said (by Allah), "O earth, suck in your water, and O heaven, stop." And water subsided, and the matter was over. It (the Ark) came to rest on the Jūdī, and it was said, “Away with the wrongdoers.”

The Monotheist Group

And it was said: "O land, swallow your water, and O sky, cease." And the water was diminished, and the matter concluded. And it came to rest on the Judi, and it was said: "Away with the wicked people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩