Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.
Hucurât suresi
Hucurât suresi, 6. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن جَآءَكُمْ فَاسِقٌۢ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوٓا۟ أَن تُصِيبُوا۟ قَوْمًۢا بِجَهَٰلَةٍ فَتُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلْتُمْ نَٰدِمِينَ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in câeküm fâsiḳum binebein fetebeyyenû en tüṣîbû ḳavmem bicehâletin fetuṣbiḥû `alâ mâ fe`altüm nâdimîn.
Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Fasıkın haberi ve mü'minlerin arasını düzeltmek Hucurât 6–10 3
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
(Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.
Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarı, fasıklığı ve (İslam'ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.
Allah, kendi katından bir lütuf ve nimet olarak böyle yaptı. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. Bu ayet de diğerleri gibi akıl sahiplerinin takınmaları gereken bir edebi ve uygulamaları gereken bir ilkeyi dile getirmektedir. Söz konusu edilen edep şudur: Bir fâsık onlara herhangi bir haber getirecek olursa, onun getirdiği haberi iyiden iyiye tetkik etmelidirler ve hemen kabule yanaşmamalıdırlar. Çünkü bunda büyük bir tehlike ve günah söz konusudur. Böyle birisinin getirdiği haber, adaletli ve doğru sözlü kimsenin getirdiği haber seviyesinde tutulur, sonra da onun gereği ile hüküm verilirse bu, canların ve malların haksız yere telef olması gibi pişmanlığa sebep olacak türden sonuçlar doğurur.
O nedenle fâsık birinin haberi işitildiğinde onun iyice araştırılması ve doğruluğundan emin olunması gerekir. Eğer deliller ve karineler doğruluğuna delalet ediyorsa, gereğince uygulama yapılır ve doğruluğu kabul edilir. Şâyet yalan söylediğine delalet ediyorsa, o haber yalanlanır ve gereğince amel edilmez.
Bu buyrukta doğru sözlü kimsenin haberinin makbul olduğuna, yalan söyleyen kimsenin haberinin ise reddolunacağına, fâsık kimsenin haberinin de doğrulanmaksızın ve reddolunmaksızın tetkike muhtaç bir haber olarak ele alınacağına delil vardır. Bundan dolayı selef, Hâricîlerden doğru söylemekle tanınmış bir çok kimsenin rivâyetini -fâsık olsalar dahi- kabul etmişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dini ile amel edenler! Eğer fasık bir kimse size bir topluluktan haber getirirse bu haberin doğruluğunu iyice araştırın. Haberin doğruluğunu iyice araştırmadan hemen haberi tasdik etmeye kalkışmayın. Sonra işin aslını bilmediğiniz halde doğru olup olmadığını araştırmadan tasdik ettiğiniz bu haber sebebi ile bir topluluğa karşı suç işlersiniz. Haberin yalan olduğu ortaya çıktıktan sonra da yaptığınız bu kötülükten dolayı pişman olursunuz.
Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş)
İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…
Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur'an'ın bazı hükümlerinden) seni…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Yusuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Yoldan çıkmış biri size bir haber getirirse (onun doğruluğunu) araştırın! (Yoksa) bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. dipnot 1
Siz ey iman edenler! Sorumsuzun biri size (önemli) bir haberle geldiğinde durup gerçeği araştırın; değilse, istemeden birilerini rencide eder, ardından da yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Siz ey imana ermiş olanlar! Yoldan çıkmışın biri size (yalan) bir haber getirirse, muhakemenizi kullanın; yoksa istemeden insanları incitir ve sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Ey iman edenler. . . Eğer bir bozuk inançlı size bir haber getirirse, iyice araştırın. . . (Yoksa) işin doğrusunu bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da yaptığınıza pişmanlık duyarsınız!
Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.
Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey inanca çağırılanlar! Yoldan çıkmış bir kişi, size bir haber getirirse onu araştırın. Yoksa bilisizlik yüzünden bir topluma kötülük eder; sonunda, yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey inananlar! Eğer bir fasık/yalan haber taşıyan size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de, sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz.
Ey iman edenler, kötü huylara sahip birisi size bir haber getirirse onu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksızlık edersiniz ve daha sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Ey inananlar, kötü huylara sahip birisi size bir haber getirirse onu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksızlık edersiniz ve daha sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
Ey iman edenler, eğer size bir fasık bir haber getirirse onu iyice araştırın, sonra bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey o bütün iyman edenler! Eğer size bir fasık bir haberle gelirse onu tahkık edin ki cehaletle bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza peşiman olursunuz.
Ey İman Edenler! Eğer fasık dipnot 1 bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz. dipnot 2
Ey iman edenler! Eğer fasık dipnot 1 bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz. dipnot 2
Ey iman edenler! Eğer fasık dipnot 1 bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz. dipnot 2
Ey inananlar, eğer bir fasık size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da sonra işlediklerinize pişman olursunuz.
Ey iman edenler, eğer bir faasık size bir haber getirirse onu tahkıyk edin. (Yoksa) bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yapdığınıza peşiman kimseler olursunuz.
Ey iman edenler; eğer bir fasık size bir haberle gelirse, onu iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da sonradan ettiğinize pişman olursunuz.
(6-8) Ey iman edenler, size bir yoldan çıkmış / fasık haber ile gelirse, (Haber; önemli önemsiz her şey, Nebe; önemli bir haber) Onu etraflıca araştırın, ola ki bir kavmi cahil bir şekilde hedeflersiniz, yaptığınız şeyler için pişman olursunuz / nedamet getirirsiniz. Bilin ki içinizde Allah’ın Resulü var, şayet işlerin çoğunda size tabi olsa idi sıkıntıya girerdiniz / darlanırdınız. Oysa ki Allah size güvenmeyi / imanı sevdirdi, O imanla kalplerinizi süsledi, kafirliği, yoldan çıkmayı ve isyanı da sevimsiz / tiksinç gösterdi, işte bunlar yetişkinlerdir / rüşte ermiş olanlardır , Allah’ın fazlı ve nimetidir, Allah bilendir, hüküm verendir.
Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey inananlar, size fasık (yoldan çıkmış) bir adam bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey inanıp güvenenler! Eğer bir fasık/ yoldan çıkmış biri dipnot 1 , size bir haber getirirse iyice araştırın dipnot 2 . Yoksa işin aslını bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da bundan dolayı yaptığınıza pişman olursunuz.
İnanıp güvenenler! Yanlış işler yapan birisi, size bir haber getirecek olursa iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir toplulukla aranızı bozarsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, cahillikle bir topluluğa kötülük etmemek için iyice araştırın, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
-Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, cahillikle bir topluluğa kötülük etmemek için iyice araştırın, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
Ey iman sahipleri! Özü sözü bozuk birisi size bir haber getirdiğinde, hemen araştırıp inceleyin/delil arayın! Yoksa bilgisizlikle bir topluluğu suçlar da yapmış olduğunuza pişmanlık duyar hale gelirsiniz.
O you whose hearts reflect the image of religious and spiritual Virtues and their deeds wisdom and piety: If ever there comes to you someone known to be immoral or potentially harmful, pernicious, malicious or mischievous, and relates to you a message or an event, an incident or something he heard, then be objectively certain of the truth to preclude risk of error and the consequence of wrong action and of injuring the reputation of a people or defaming them in ignorance, and later be pitifully regretful for what you have done.
Believers, if a troublemaker brings you news, check it first, in case you wrong others unwittingly and later regret what you have done,
O ye who believe! If a wicked person comes to you with any news, ascertain the truth, lest ye harm people unwittingly, and afterwards become full of repentance for what ye have done.
Believers, when an ungodly person brings to you a piece of news, carefully ascertain its truth, lest you should hurt a people unwittingly and thereafter repent at what you did. dipnot 1
You who have iman! if a deviator brings you a report, scrutinize it carefully in case you attack people in ignorance and so come to greatly regret what you have done.
O you who believe! If a Fâsiq (liar - evil person) comes to you with any news, verify it, lest you should harm people in ignorance, and afterwards you become regretful for what you have done.
O you who have faith! If a profligate [person] should bring you some news, verify it, lest you should visit [harm] on some people out of ignorance, and then become regretful for what you have done.
O you who believe! if a wicked person brings you any news, examine it carefully, lest you should harm some people in ignorance and afterwards you may have to repent for what you did.
O believers, if an ungodly man comes to you with a tiding, make clear, lest you afflict a people unwittingly, and then repent of what you have done.
The Muslims should be more careful about the source of the news that they receive and should not react immediately to what they hear. It is better to take advantage of the benefit of the doubt.
O ye who believe! if there come to you a sinner with an information, then discriminate, lest ye fall upon a people in ignorance and on the morrow repent of what ye have done.
O you who acknowledge, if a wicked person comes to you with any news, then you shall investigate it. Lest you harm a people out of ignorance, then you will become regretful over what you have done.
O true believers, if a wicked man come unto you with a tale, inquire strictly into the truth thereof; lest ye hurt people through ignorance, and afterwards repent of what ye have done:
O you who believe! If an evil-doer comes to you with a report, look carefully into it (do not ignore it because he is evil), lest you harm a people in ignorance, then be sorry for what you have done.
O you who have believed, in case an immoral (person) comes to you with a tiding, then (ascertain) the evidence, for that you may afflict a people in ignorance, (and) then you become remorseful for what you have performed.
O ye who believe! If an evil-liver bring you tidings, verify it, lest ye smite some folk in ignorance and afterward repent of what ye did.
O you who believe, if a dissolute person brings some news, verify it first lest you attack a people ignorantly and later regret what you had done.
O YOU who have attained to faith! If any iniquitous person comes to you with a [slanderous] tale, use your discernment, lest you hurt people unwittingly and afterwards be filled with remorse for what you have done.
O believers, if an evildoer brings you any news, verify ˹it˺ so you do not harm people unknowingly, becoming regretful for what you have done.[1]
O you who believe, if a wicked person comes to you with any news, then you shall investigate it. Lest you harm a people out of ignorance, then you will become regretful over what you have done.
O you who believe, if a wicked person brings any news to you, you shall first investigate, lest you commit injustice towards some people, out of ignorance, then become sorry and remorseful for what you have done.
O you who have believed, if there comes to you a disobedient one with information, investigate, lest you harm a people out of ignorance and become, over what you have done, regretful.
O you who heed warning: if one perfidious comes to you with a report: verify, lest you strike a people in ignorance, and become remorseful for what you did.
O You who have chosen to be graced with belief! If a person, who is known to drift away from Moral Values, comes to you with any news, verify it, lest you hurt some folk in ignorance and then regret what you have done.
O you who believe! If an ungodly person comes to you with any news, (first), verify the truth, in case that you may harm people unwittingly (unwillingly or unknowingly), and afterward have to be regretful for what you have done.
O you who believe, if a sinful person brings you a report, verify its correctness, lest you should harm a people out of ignorance, and then become remorseful on what you did.
O you who believe, if a wicked person comes to you with any news, then you shall investigate it. Lest you harm a people out of ignorance, then you will become regretful over what you have done.