Hucurât suresi

Hucurât suresi, 1. ayet

Hucurât suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىِ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tüḳaddimû beyne yedeyi-llâhi verasûlihî vetteḳu-llâh. inne-llâhe semî`un `alîm.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hucurât 1–4 · surenin 1. ayeti / 18

Konu Peygamber'in önüne geçmemek, sesi yükseltmemek Hucurât 1–5 3

  1. 1

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. Hucurât 2

    Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.

  3. Hucurât 3

    Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  4. Hucurât 4

    (Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Daha sonra Yüce Allah, genel olarak takvâyı emretmektedir. Takvâ ise Talk b. Habîb’in dediği gibi “Allah’ın mükâfatını umarak, O’na itaat olan işleri Allah’tan bir nur üzere yapmak ve O’na isyanı gerektiren hususları da Allah’ın cezasından korkarak yine Allah’tan bir nur üzere terk etmek” demektir.

“Şüphesiz Allah, Semi’dir” bütün zamanlarda, en gizli yer ve yönlerdeki her bir sesi işitendir. “Alîmdir.” Gizliyi, açığı, geçmişi, geleceği, varlığı zorunlu olanları, varlığı imkânsız olanları ve mümkün olanları hep bilir. Allah’ın ve Rasûlünün önüne geçmeyi yasaklayan ve ondan korkmayı emreden buyruklardan sonra bu iki şerefli ismin zikredilmesi, güzel emirleri ve güzel görülen adabı yerine getirmeye bir teşvik, bunların zıddı olan şeylerden de bir sakındırma anlamı taşımaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dinine tabi olanlar! Hiçbir söz yahut fiiliniz ile Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, sözlerinizi hakkıyla işiten ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bunlardan (söylediklerinizden ve yaptıklarınızdan) hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarınıza göre size karşılık verecektir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la
  5. تُقَدِّمُوا۟ tukaddimu geçmeyin kök: قدم
  6. بَيْنَ beyne önüne kök: بين
  7. يَدَىِ yedeyi önüne kök: يدي
  8. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  9. وَرَسُولِهِۦ ۖ ve rasulihi ve Elçisinin kök: رسل
  10. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun kök: وقي
  11. ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan kök: اله
  12. إِنَّ inne şüphesiz
  13. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  14. سَمِيعٌ semiun işitendir kök: سمع
  15. عَلِيمٌۭ alimun bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    "Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin! dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk Ahzâb 33:36'da belirtildiği gibi Yüce Allah'ın ve [Rasûlüllâh]'ın hükmünün ötesinde alternatif aramamak gerektiği hükmünü içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Asla Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir!

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'ın ve Elçisi'nin (emrettiği şeyin) önüne kendinizi koymayın, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allah, kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Allah'ın ve O'nun Rasulünün önüne (beşeri düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah'tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'ın Resulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın ve O'nun elçisinin önüne geçmeyin ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz ki Allah, işitendir; bilendir.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, ALLAH'ın ve elçisinin önüne geçmeyiniz. ALLAH'ı sayınız. ALLAH İşitir, Bilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, ALLAH'ın ve elçisinin huzurunda öne geçmeyiniz. ALLAH'ı dinleyiniz. ALLAH İşitir, Bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'ın ve peygamberinin önüne geçmeyin (saygısızlık etmeyin) ve Allah'tan korkun, çünkü Allah işitir, bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Allahın ve Resulünün önüne geçmeyin ve Allahdan korkun, çünkü Allah işitir bilir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin. dipnot 1 Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kastedilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin dipnot 1 . Allah'a için takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kastedilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin dipnot 1 . Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kast edilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'nın Resulünün huzurunda öne geçmeyin ve Tanrı'dan sakının. Şüphesiz Tanrı işitendir, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey'i) bilendir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın ve Rasulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! (Hiçbir işte) Allah ve resulünden öne geçmeyin ve Allah'tan korkup sakının.Şüphesiz Allah; her şeyi işitendir, görendir.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve resulünün dipnot 1 (Allah'ın sözünün) önüne geçmeyin dipnot 2 . Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, daima dinleyen ve bilendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "birine iletmek için üstlenilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmeyi üstlenen kişi" anlamına da gelir (Müfredat). Bu sebeple Kur'an'da geçen resul (رسول ) kelimesi, bazen tebliğ edilen sözü, bazen de o sözü getiren kişiyi ifade eder. Allah'ın resulleri, onun sözlerini tebliğ ile görevli oldukları için "Allah'ın resulü" kelimesinin geçtiği yerlerde vurgu Allah'ın kitabınadır (Maide 5/67, 99). Mealde "resul /elçinin getirdiği" ifadesi bu nedenle yazılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan çekinin; o dinler ve bilir. Ey inanıp güvenenler! Allah'ın yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının dipnot 1 önüne geçmeyin dipnot 2 Allah'tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebimiz'in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan  resul, Kur'an olduğu için bu ayette kelimeye başka anlam verilemez.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bunu açıklayan ayet şudur: Allah, yani (O'nun sözlerini size taşıyan) Kıtabı bir işi kesinleştirdiğinde inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, kendi işlerinden dolayı seçme hakkı kalmaz. Kim, Allah'a  yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kıtabına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur. (Ahzab 33/36)

Şaban Britch

Ey iman edenler! Allah’ın ve O'nun Rasûl’ünden öne geçmeyin. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, görendir.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Allah'ın ve onun Resul'ünün önüne geçmeyin. Allah'tan sakının. Çünkü Allah, işitendir, görendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'tan korkun! Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who believe with hearts reflecting the image of religious and spiritual virtues and with works imprinted with wisdom and piety: Do not precede Allah and His Messenger in expressing judgment or belief, view or notion and entertain the profound reverence dutiful to Allah; He is Sami'un (Omnipresent with unlimited audition) and Alimun (Omniscient)

Abdul Haleem

Believers, do not push yourselves forward in the presence of God and His Messenger––be mindful of God: He hears and knows all––

Abdullah Yusuf Ali

O Ye who believe! Put not yourselves forward before Allah and His Messenger; but fear Allah: for Allah is He Who hears and knows all things.

Abul A'la Maududi

Believers, do not advance before Allah and His Messenger, dipnot 1 and fear Allah. Verily Allah is All-Hearing, All-Knowing. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the foremost and basic demand of the faith. If the person who regards Allah as his Lord and accepts Allah’s Messenger (peace be upon him) as his guide and leader, is true in his belief, he can never have the attitude that he should give his own opinion and view precedence over the decision of Allah and His Messenger (peace be upon him), or should adopt an independent opinion in the matters, and pass his own judgments without caring to find out whether Allah and His Messenger have given any guidance in those matters or not, and if they have given it, what it is. That is why it has been said: O you who believe, do not put (yourselves) before Allah and His Messenger (peace be upon him). That is, do not go ahead of them, but follow behind. Do not precede them, but be subordinate to them.
  2. metne dön, dipnot 2
    This command is, in its application and effect, a step further to (verse 36 of Surah Al-Ahzab). There it was said: It does not behoove a believing man and a believing woman that when Allah and His Messenger have given their decision in a matter, they should exercise an option in that matter of theirs, and here it is said that the believers should not decide their matters on their own whims, but should look for guidance in Allah’s Book and His Prophet’s (peace be upon him) sunnah concerning those matters. This command it not confined only to individual matters of the Muslims but it also applies to their collective affairs. This is in fact the fundamental article of the Islamic law, which can neither be set aside nor ignored by a Muslim government, or by a Muslim court, or by a parliament. A tradition has been reported in Musnad Ahmad, Abu Daud, Tirmidhi and Ibn Majah, with authentic chains of transmitters, saying that when the Prophet (peace be upon him) was sending Muadh bin Jabal to Yaman as a judge, he asked him: By what will you decide the matters? He submitted: By the Book of Allah. The Prophet (peace be upon him) said: If you do not find the command concerning a matter in the Book of Allah, what will you turn to? He replied: To the sunnah of Allah’s Messenger (peace be upon him). The Prophet (peace be upon him) asked: If this also fails you? He replied: Then I shall exert and find out a solution by myself. Thereupon the Prophet (peace be upon him) placed his hand on Muadh’s chest and said: Thank God Who has helped His Messenger’s deputy to adopt the way that is approved by His Messenger. This giving of precedence to the Book of Allah and the sunnah of His Messenger over one’s own exercise to find out a solution and to turn to them first to obtain guidance is the thing that marks the distinction between a Muslim judge and a non-Muslim judge. Likewise, in the matter of legislation also there is absolute consensus that the first and foremost source of the law is the divine Book and after it the sunnah of the Messenger (peace be upon him) of Allah. Even the consensus of the entire ummah cannot go against or remain independent of them, not to speak of the individual Muslim’s reasoning and endeavor to interpret the law.

Aisha Bewley

You who have iman! do not put yourselves forward in front of Allah and of His Messenger; and have taqwa of Allah. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Make not (a decision) in advance[1] before Allâh and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), and fear Allâh. Verily! Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not venture ahead of Allah and His Apostle, and be wary of Allah. Indeed Allah is all-hearing, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not anticipate Allâh and His Messenger, (putting yourselves forward before their cause and) be full of reverence to Allâh and take Him as a shield. Behold, Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

O believers, advance not before God and His Messenger; and fear God. God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

Those who believe should never challenge God and His messenger with their opinion. You should treat the Lord with the utmost respect; beware that God knows everything and hears everything you say.

E. Henry Palmer

O ye who believe! do not anticipate God and His Apostle, but fear God; verily, God both hears and knows.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not advance yourselves before God and His messenger. Be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

George Sale

O true believers, anticipate not any matter in the sight of God and his apostle: And fear God; for God both heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Be not forward in the presence of Allah and His Apostle, and be careful of (your duty to) Allah; surely Allah is Hearing, Knowing.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be not forward before (Literally: between the Two Hands of) Allah and His Me- ssenger, (i. e., do not ant) and be pious to Allah; surely Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Be not forward in the presence of Allah and His messenger, and keep your duty to Allah. Lo! Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

O YOU WHO believe, do not forestall the judgements of God and His Apostle, and have fear of God. Verily God hears all and knows everything.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not put yourselves forward in the presence of [what] God and His Apostle [may have ordained], but remain conscious of God: for, verily, God is all-hearing, all-knowing!

Mustafa Khattab

O believers! Do not proceed ˹in any matter˺ before ˹a decree from˺ Allah and His Messenger. And fear Allah. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

O you who believe, do not place your opinion above that of God and His messenger. And be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not place your opinion above that of GOD and His messenger. You shall reverence GOD. GOD is Hearer, Omniscient.

Sahih International

O you who have believed, do not put [yourselves] before Allah and His Messenger but fear Allah. Indeed, Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be not forward before God and His messenger, but be in prudent fear of God; God is hearing and knowing.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be not forward in the presence of Allah and His Messenger, and be mindful of Allah. Verily, Allah is Hearer, Knower. (Desist from holding your opinions above that which Allah has revealed to His Messenger).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not make your decisions (and yourselves) ahead of Allah and His Messenger but fear Allah: Verily, Allah is All Hearing (Sami'), All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

O you who believe, do not proceed ahead of Allah and His Messenger, and fear Allah. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

The Monotheist Group

O you who believe, do not place your opinion above that of God and His messenger. And be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hucurât suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hucurât suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hucurât suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩