Diyanet İşleri
Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Hicr suresi
Hicr suresi, 9. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ
innâ naḥnü nezzelne-ẕẕikra veinnâ lehû leḥâfiżûn.
Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar Hicr 1–15 3
Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"
"Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"
Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.
Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “Şüphe yok ki o Zikir’i” yani Kur’an’ı ki onda herbir şeye dair öğütler ve apaçık deliller vardır. Onda öğüt almak isteyenin öğüt alacağı her şey bulunur. “Biz indirdik” Gerek onu indirdiğimiz esnada gerekse de indirdikten sonra “onu koruyacak olan da elbette biziz.” İndirme esnasında kovulmuş şeytanlardan, ondan çalmalarına karşı korumuştur. İndirdikten sonra da Yüce Allah, onu Rasûlünün kalbine yerleştirmiş, ümmetinin kalplerine koymuş ve böylelikle bu Kur’an’ı, lafızlarını değiştirmeye, ilaveye ve eksiltilmeye karşı ve anlamlarının tahrifine karşı muhafaza etmiştir. Herhangi bir kimse onun tek bir anlamını bile tahrife kalkıştı mı, bu hususta apaçık hakkı beyan edecek kimseleri Allah mutlaka ortaya çıkarır. Bu, Allah’ın mü’min kulları üzerindeki en büyük nimetlerinden ve âyetlerindendir. Yüce Allah’ın Kur’an ehlini düşmanlarına karşı koruması ve onlara kendilerini imha edecek kimseleri musallat kılmaması da bu Zikir’in korunması cümlesindedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak bu Kur’an’ı, insanlara bir öğüt olması için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kalbine biz indirdik. Elbette o Kur’an’a bir şey eklenmesinden veya çıkartılmasından, değiştirilmesinden veya bozulmasından koruyacak olan da biziz.
Aynı kök: حفظ (44 geçiş)
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Aynı kök: حفظ (44 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Aynı kök: حفظ (44 geçiş)
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Zikri (Kur'an'ı) indiren şüphesiz ki biziz, biz; elbette onu koruyucular da biziz. dipnot 1
Elbette bu uyarıcı mesajı kaynağından indiren Biziz; onu koruyacak olan da kesinlikle yine Biz olacağız, Biz!
Kimsenin kuşkusu olmasın ki, bu uyarıcı/hatırlatıcı mesajı, ayet ayet Biz indirdik: ve yine kimsenin kuşkusu olmasın ki, (bütün tahriflerden) onu yine Biz koruyacağız.
Doğrusu biz indirdik O Zikri, Biz!. . Ve muhakkak O'nun koruyucuları biziz!
Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz.
Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.
Kuşkusuz, öğretiyi, Biz indirdik; Biz! Onun gözetmenleri de kesinlikle Biziz!
Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.
Kuşkusuz mesajı biz, evet biz indirdik ve onu koruyacak da elbette yine biziz. dipnot 1
Kuşkusuz zikri (mesajı) biz, evet biz indirdik ve onu koruyacak da elbette yine biziz.
Şüphe yok ki, o Kur'an'ı Biz indirdik. Biz; her halde onu muhafaza da edeceğiz!
Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, her halde biz onu muhafaza da edeceğiz
Zikri dipnot 1 Biz indirdik ve kesinlikle onun koruyucusu dipnot 2 da Biziz. dipnot 3
Zikri dipnot 1 Biz indirdik ve kesinlikle onun koruyucusu dipnot 2 da Biziz. dipnot 3
Zikri dipnot 1 Biz indirdik ve kesinlikle onun koruyucusu da Biziz.
Hiç şüphesiz, zikri (Kuran'ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz.
Kur'anı biz indirdik, biz. Onun koruyucuları da, şübhesiz ki, biziz.
Muhakkak ki Kur'an'ı Biz indirdik Biz. Onun koruyucusu da elbet Biziz.
(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.
Kur’an’ı şüphesiz biz indirdik. O’nu koruyacak olan da şüphesiz biziz.
O Zikri (Kitap)ı biz indirdik biz; ve O'nun koruyucusu da elbette biziz!
Bu zikri dipnot 1 biz indirdik biz! Onu koruyacak olan da elbette biziz dipnot 2 !
O Zikri (Kitabı) sana Biz indirdik Biz. Onu koruyacak olan da Biziz.
Kur’an’ı şüphesiz biz indirdik. O’nu koruyacak olan da şüphesiz biziz.
Kur'an'ı şüphesiz biz indirdik. O'nu koruyacak olan da şüphesiz biziz.
Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
We have sent down the Quran featuring the virtuous divine message of truth which shall never suffer eclipse nor shall its spiritual power ever be on the wane and its preservation against loss and corruption is indeed Our concern.
We have sent down the Quran Ourself, and We Ourself will guard it. Even before you [Prophet],
We have, without doubt, sent down the Message; and We will assuredly guard it (from corruption).
As for the Admonition, indeed it is We Who have revealed it and it is indeed We Who are its guardians. dipnot 1
It is We Who have sent down the Reminder and We Who will preserve it.
Verily, We, it is We Who have sent down the Dhikr (i.e. the Qur’ân) and surely, We will guard it (from corruption)[1].
Indeed We have sent down the Reminder, and indeed We will preserve it.
Verily, it was We, We Ourself Who have revealed this Reminder (- the Qur'ân); and it is We Who are, most certainly, its Guardian.
then they would not be respited. It is We who have sent down the Remembrance, and We watch over it.
I have sent down this Qur’an and I will protect it [what a guarantee more than the promise of Lord All Mighty Himself as a tamper proof ness of Qur’an].
Verily, we have sent down the Reminder, and, verily, we will guard it.
We, indeed We, it is We who have sent down the Reminder, and indeed it is We who will preserve it.
We have surely sent down the Koran; and We will certainly preserve the same from corruption.
Verily, We have revealed (sent down) the Reminder, and, verily, We are its Guardian.
Surely We, Ever We, have been sending down the Remembrance, and surely We are indeed Preservers of it.
Lo! We, even We, reveal the Reminder, and lo! We verily are its Guardian.
We have sent down this Exposition, and We will guard it.
Behold, it is We Ourselves who have bestowed from on high, step by step, this reminder? and, behold, it is We who shall truly guard it [from all corruption].
It is certainly We Who have revealed the Reminder, and it is certainly We Who will preserve it.
Indeed it is We who have sent down the Reminder, and indeed it is We who will preserve it.
Absolutely, we have revealed the reminder, and, absolutely, we will preserve it.
Indeed, it is We who sent down the Qur'an and indeed, We will be its guardian.
We sent down the remembrance, and We are its custodian.
Behold, it is We Ourselves Who have sent down this Reminder, and behold, it is We Who shall truly guard it. (6:116).
Without doubt, We have sent down the Message; And We will surely guard it (safely from evil).
We, Ourselves, have sent down the Dhikr (the Qur’ān), and We are there to protect it.
Indeed it is Wewho have sent down the Reminder, and indeed it is We who will preserve it.