Diyanet İşleri
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Hicr suresi
Hicr suresi, 25. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ
veinne rabbeke hüve yaḥşüruhüm. innehû ḥakîmün `alîm.
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar Hicr 16–25 3
Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 23–25. ayetler için yazılmıştır.
23 - 25. Yani kendilerinden söz edilmeye değer bir varlık değilken yokluktan sonra canlıları yaratan ve tespit ettiği ecelleri gelince de canlarını alan, yalnızca O’dur ve bunda hiçbir ortağı yoktur. “Yeryüzüne) vâris olacaklar da biziz.” Buyruğu, Allah’ın: “Yeryüzüne ve üzerindekilere elbet biz mirasçı oluruz ve onlar yalnız bize döndürülürler.” (Meryem, 19/40) buyruğunu andırmaktadır. Bu, Allah için zor ve imkânsız bir şey değildir. Çünkü Allah, yaratılmışların önce geçmiş olanlarını da sonra gelenlerini de bilir, yerin onlardan ne eksilttiğini, onlara ait parçaları nasıl dağıttığını da bilir. O, hiçbir gücün aciz bırakamayacağı kudret sahibidir. O, kullarını yeni bir yaratılışla tekrar var edecek ve huzurunda toplayacaktır. “Gerçekten O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.” Eşyayı yerli yerince koyar, olmaları gereken yere getirir. Amelde bulunan herkese de ameline uygun karşılık verir, hayırsa hayır şer ise şer...
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Senin Rabbin kıyamet günü ihsan edenleri ihsanlarından ötürü ödüllendirmek ve kötülük edenleri de kötülüğünden dolayı cezalandırmak için hepsini bir araya toplayacaktır. Muhakkak O, yönetiminde hikmet ve ilim sahibidir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz.
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Hikmet
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Hikmet
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Hikmet
Andolsun, Allah, mü'minlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber…
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbin onları (mahşerde) toplayacaktır. Şüphesiz ki O doğru hüküm verendir, bilendir.
Ve gerçekte senin Rabbin var ya; işte O'dur onları bir araya toplayacak olan: Çünkü O her hükmünde hep isabet kaydeder, her şeyi tarifsiz bilir.
Ve kuşkusuz, (Hesap Günü'nde) onların hepsini bir arada toplayacak olan senin Rabbindir; gerçekten de her şeyin aslını bilen, doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen O'dur.
Muhakkak ki Rabbin, "HU"; onları haşreder! Muhakkak ki O, Hakiym'dir, Aliym'dir.
Ve şüphesiz senin Rabbin, O, onları haşredecektir. Gerçekten O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
Şüphesiz hepsini de haşredecek (kıyâmette toplayacak) olan Rabbindir; çünkü O, hikmet sahibidir; her şeyi hakkıyla bilendir.
Kuşkusuz, Efendin, onları toplayacaktır. Kuşkusuz, O, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir.
Şüphesiz,Rabbin onları toplayacaktır. Çünkü O, işini yerli yerince yapan, her şeyi bilendir.
Onları, senin Efendin toplayacak. O Bilgedir, Bilendir.
Onları, senin Rabbin toplayacak. O Bilgedir, Bilendir.
Muhakkak Rabbin onları hep toplayacaktır. Gerçekten O, hikmet sahibidir, herşeyi bilendir.
Ve hakıkat rabbın o, onları hep haşredecek, hakıkat o, hakimdir, alimdir
Rabb'in, bizzat onları haşreder. dipnot 1 Kuşkusuz O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Rabb'in, bizzat onları haşreder. dipnot 1 Kuşkusuz O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Rabb'in, bizzat onları haşreder. dipnot 1 Kuşkusuz O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Ve şüphesiz senin rabbin, O, onları haşredecektir. Gerçekten O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
Şübhe yok ki Rabb'in, (evet) O, onları (kabirlerinden kaldırıb) toplayacakdır. Hakıykat O, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir, (her şey'i de) hakkıyle bilendir.
Şüphe yok ki Rabbın, onları toplayacaktır. Gerçekten O, Hakim'dir, Alim'dir.
(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.
Şüphesiz yalnızca senin Rabbin onların hepsini bir araya toplayacak. Muhakkak O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
Gerçekten onları toplayacak olan, Rabbindir. O hükümdardır, bilendir.
Senin Rabbin onları bir araya toplayacaktır dipnot 1 . O, bütün kararları doğru olan ve daima bilendir dipnot 2 .
Senin Rabbin dipnot 1 onların hepsini kıyamet günü bir araya getirecektir. O bilir, doğru kararlar verir.
Kesinlikle, Rabbin onları bir araya toplayacaktır. Çünkü O, hakimdir, alimdir.
Kesinlikle, Rabbin onları bir araya toplayacaktır. Çünkü O, hakimdir, alimdir.
Hiç kuşkusuz, Rabbindir, evet O'dur onları haşredecek olan. Hakimdir O, Alim'dir.
And it is Allah, your Creator, O Muhammad Who shall throng them all at Judgement. He is indeed Hakimun (Wise) and, 'Alimun (Omniseient).
[Prophet], it is your Lord who will gather them all together: He is all wise, all knowing.
Assuredly it is thy Lord Who will gather them together: for He is perfect in Wisdom and Knowledge.
Indeed your Lord will gather them all together. Surely He is All-Wise, All-Knowing. dipnot 1
It is your Lord who will gather them. He is All-Wise, All-Knowing.
And verily, your Lord will gather them together. Truly, He is All-Wise, All-Knowing.
and indeed it is your Lord who will resurrect them. Indeed He is all-wise, all-knowing.
And certainly it is your Lord Who will gather them together; verily, He is All-Wise, All-Knowing.
and it is thy Lord shall muster them, and He is All-wise, All-knowing.
Rest assured that your Lord one day will summon them all. He is the Most Wise, the Most Knowledgeable.
And, verily, it is your Lord who will gather you; verily, He is wise and knowing.
It is your Lord that will gather them. He is Wise, Knowledgeable.
And thy Lord shall gather them together at the last day; for he is knowing and wise.
And, verily, it is your Lord who will gather you; verily, He is Wise, Aware.
And surely your Lord, Ever He, will muster them; surely He is Ever-Wise, Ever-Knowing.
Lo! thy Lord will gather them together. Lo! He is Wise, Aware.
Your Lord will surely gather them together: Certainly He is all-wise and all-knowing.
and, behold, it is thy Sustainer who will gather them all together [on Judgment Day]: verily, He is wise, all-knowing!
Surely your Lord ˹alone˺ will gather them together ˹for judgment˺. He is truly All-Wise, All-Knowing.
And it is your Lord that will gather them. He is Wise, Knowledgeable.
Your Lord will surely summon them. He is Most Wise, Omniscient.
And indeed, your Lord will gather them; indeed, He is Wise and Knowing.
And thy Lord, He will gather them; He is wise and knowing.
And, behold, it is your Lord Who will gather all of them together. Verily, He is Wise, all-Knowing.
Surely it is your Lord Who will bring them together: Truly, He is All Wise (Hakeem) and All Knowing (Aleem).
Surely, your Lord will gather all of them together. Indeed He is All-Wise, All-Knowing.
Andit is your Lord who will gather them. He is Wise, Knowledgeable.