Bakara suresi

Bakara suresi, 276. ayet

Bakara suresi, 276. ayet. يَمْحَقُ ٱللَّهُ ٱلرِّبَوٰا۟ وَيُرْبِى ٱلصَّدَقَٰتِ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ أَثِيمٍ

yemḥaḳu-llâhü-rribâ veyürbi-ṣṣadeḳâti. vellâhü lâ yüḥibbü külle keffârin eŝîm.

Diyanet İşleri

Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 273–279 · surenin 276. ayeti / 286
  1. Bakara 273

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

  2. Bakara 274

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

  3. Bakara 275

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

  4. 276

    Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.

  5. Bakara 277

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

  6. Bakara 278

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

  7. Bakara 279

    Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

276. Daha sonra Yüce Allah faizcilerin kazançlarının bereketlerini gidereceğini, buna karşılık infak edip tasaddukta bulunanların sadakalarını bereketlendirip artıracağını haber vermektedir. Oysa insanlardan çoğunun hatırına ilk gelen, bunun aksidir: “İnfak malı eksiltir, faiz ise onu artırır”. Ne var ki rızkın kaynağı ve bunun sonuçlarının husule gelmesi Allah’tandır. Allah’ın nezdindeki ise ancak Allah’a itaat ve O’nun emirlerine uymakla elde edilebilir. Buna göre fâize cesaret gösteren kimseyi Allah maksadının tam zıddı ile cezalandırır. Bu da tecrübe ile müşahade olunmuş bir husustur. Zaten “sözü Allah’tan daha doğru kim olabilir ki?” (en-Nisa, 4/22)

“Allah küfürde direnen (nankör) ve günahta ileri giden hiç kimseyi sevmez.” Bu ise hem Allah’ın nimetine karşı nankörlük edip Rabbinin lütfunu inkâr eden bir kimsedir. Hem de masiyetler üzerinde ısrar ederek günah kazanan bir kimsedir. Âyet-i kerimenin mefhumu da şudur: Yüce Allah nimetlerine çokça şükreden, küçük ve büyük günahlarından tevbe eden kimseleri sever.

Daha sonra Yüce Allah bu âyet-i kerime ile diğer fâiz âyetleri arasında bir diğer âyet-i kerime zikretmektedir ki bu da şu buyruktur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, faizden gelen malı somut olarak telef eder yahut soyut anlamda içerisindeki bereketi alıp, giderir. Sadakaların ise karşılığını kat kat vererek arttırır ve sadaka verenlerin mallarını çoğaltır. Her iyilik on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık bulur. Sadaka verenlerin mallarına bereket verir. Allah, hiçbir inatçı, haramı helal sayan, isyana ve günah işlemeye devam eden kâfiri sevmez.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَمْحَقُ yemhaku mahveder kök: محق
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. ٱلرِّبَوٰا۟ r-riba ribayı kök: ربو
  4. وَيُرْبِى ve yurbi ve artırır kök: ربو
  5. ٱلصَّدَقَـٰتِ ۗ s-sadekati sadakaları kök: صدق
  6. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  7. لَا la
  8. يُحِبُّ yuhibbu sevmez kök: حبب
  9. كُلَّ kulle hiçbir kök: كلل
  10. كَفَّارٍ keffarin inkarcıları kök: كفر
  11. أَثِيمٍ esimin günahkar kök: اثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: محق (2 geçiş)

    Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah faizi siler (malın ve servetin bereketini giderir); sadakaları ise artırır. dipnot 1 Allah küfre dalanları, günahta ısrar edenleri sevmez.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Rûm 30:39. ayetle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah faize dair gerçekleşen artışın aslında hakikatte bulunmadığını, çünkü kendisinin onu sileceğini ifade etmekte, buna karşılık malın azalmasına sebep olan sadakaları ise bereketlendirerek artırdığını bildirmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Allah faizin bereketini alır ve (emanete sadakat için) yapılan hayrı (kattığı bereketle) artırır: Allah günahda ısrar eden hiç bir inatçı nankörü sevmez.

Muhammed Esed

Allah faizli kazançları bereketten mahrum eder, ama karşılıksız yardımları kat kat arttırarak bereketlendirir. Allah, inatçı nankörleri ve günahta ısrarlı olanları sevmez.

Ahmed Hulusi

Allah ribayı (gelirini) mahveder, sadakayı (gelirini) ise arttırır! Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez.

Ali Bulaç

Allah, faizi yok eder de, sadakaları arttırır. Allah, günahkar kafirlerin hiç birini sevmez.

Ali Özek ve heyeti

Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.

Ali Rıza Safa

Allah, faizi eritir; yardımları ise artırır. Çünkü Allah, suçlu nankörlerin hiçbirini sevmez.

Bayraktar Bayraklı

Allah faizi mahveder, sadakaları ise bereketlendirir. Allah inatçı nankörleri ve günahta ısrarlı olanları sevmez.

Edip Yüksel

ALLAH tefeciliği mahkûm eder, karşılıksız yardımı destekler. ALLAH hiçbir günahkar nankörü sevmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH tefeciliği mahkum eder, karşılıksız yardımı destekler. ALLAH hiçbir günahkar nankörü sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, faizi mahveder ve sadakaları artırır. Allah, günahkar katı inkarcıların hiçbirini sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah ribayı mahveder de sadakaları nemalandırır, Hem Allah vebal yüklenici musırr kafirlerin hiç birini sevmez

Erhan Aktaş

Allah, ribayı eksiltir, sadakaları da artırır. Allah, nankörlük ederek günahta ısrar edenleri sevmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, ribayı eksiltir, sadakaları da artırır. Allah, nankörlük ederek günahta ısrar edenleri sevmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, ribayı yok eder, sadakaları da artırır. Allah, nankörlük ederek günahta ısrar edenleri sevmez.

Gültekin Onan

Tanrı fazi yok eder de sadakaları arttırır. Tanrı günahkar kafirlerin hiç birini sevmez.

Hasan Basri Çantay

Allah rıbanın bereketini tamaamen giderir, sadaka (sı verilen mal) lan ise artırır, Allah (haramı halal tanımakda ısrar eden) çok kafir, çok günahkar hiç bir kimseyi sevmez.

İbni Kesir

Allah faizi mahveder, sadakaları artırır. Ve Allah hiçbir günahkar kafiri sevmez.

Mehmet Alagaş

(275-281) Riba / faiz yiyenler, (Borç verdiğini aynı birimden artırtarak /yükselterek geri alanlar) Şeytanın dokunuşu ile çarpılmış / ağzı gözü yamulmuş birinin kalkması gibi kalkarlar , bu, onların, alışveriş te riba gibidir, demelerinden dolayıdır , Allah ticareti helal, ribayı haram etmiştir. Kim Rabbinden öğüt / vaaz gel dikten sonra onu sonlandırırsa (Ribayı sonlandırdı ise) geçmiştekiler onundur, İşi de (durumunun değerlendirilmesi) Allah’a kalır, kim de tekrar dönerse o ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah artırmayı / faizi yok eder (Hilalin yok olması gibi) sadakaları artırır, Allah hiçbir görmezden geleni / kafiri ve suçluyu sevmez. İman edenlerin ve ıslah edicilik yapanların, namazı kılanların, zekâtı verenlerin, kesinlikle onların ücretleri / ecirleri Rablerinin yanındadır. (Yanına gittiklerinde alacaklar) Onlara korku yoktur, onlar hüzünlenmeyecekler. Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve eğer iman ediyorsanız Riba’nın geriye kalanını / bakiyesini bırakın (Borcun aslını al üstüne bir şey isteme) eğer bunu yapmazsanız Allah’a ve Resulüne harp ilan etmiş olursunuz , eğer vazgeçerseniz / tövbe ederseniz mallarınızın baş kısmı / ana sermayesi sizindir , zulmetmezsiniz ve size de zulmedilmez, zorda ise kolaylayıncaya kadar bekleyin , eğer bilirseniz ki sadaka olarak bırakmanız / tasadduk etmeniz sizin için daha iyidir. Allah’a geri döndürüleceğiniz günden sakının sonra her kişiye kazandığı tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, faizi yok eder, sadakaları ise bereketlendirir. Allah, hiçbir günahkâr kâfiri sevmez.

Süleyman Ateş

Allah, ribayı mahveder, sadakaları artırır. Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.

Süleymaniye Vakfı

Allah, faizli işleri daraltır, dipnot 1 sadakaları /zekatları ise artırır (büyüme ve gelişme aracı yapar). dipnot 2 Allah, gerçekleri görmezlikte direnip duran hiçbir günahkarı sevmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Daraltır" anlamı verilen kelimenin kökü olan mahk (مَحْق), bir şeyin hayrının, bereketinin gitmesi ve azalması anlamındadır. Gökteki hilalin, kameri ayın sonunda kaybolup görünmez hale gelmesine de mehak (محاق) denir (el- Ayn). Çünkü dolunay, günden güne küçülür ve tamamen kaybolur. Faizli işler, başlangıçta dolunay gibi cazip gözükür ama gün geçtikçe daralma olur ve sonunda büyük bir sıkıntı ortaya çıkar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Faiz ekonomiyi daraltır ama zekat geliştirir (Rum 30/39). Sadaka ile ilgili olarak şu ayetlere de bakılabilir: Bakara 2/261-274, Hadid 57/18.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, faizli işleri dara sokar, sadakaları/zekatı büyüme aracı yapar. dipnot 1 Allah, ayetleri görmezlik eden suçluların hiçbirini sevmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Faiz, ekonomiyi daraltır, zekat geliştirir. "İnsanların malları içinde artsın diye faize verdiğiniz şey (borç) Allah'ın yanında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekata gelince; kat kat artıranlar zekat verenlerdir. (Rum 30/39)

Şaban Britch

Allah, faizi eksiltir, sadakaları ise bereketlendirir. Allah, hiçbir kâfiri ve günahkarı sevmez.

Şaban Piriş

Allah, faizi eksiltir, sadakaları ise bereketlendirir. Allah, hiç bir kafiri ve günahkarı sevmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, ribadan beklenen artışı mahveder, sadakalar karşılığında artışlar getirir. Allah, nankörlüğe batmış günahkarların hiç birini sevmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah denounces usury but repays charitable acts generously. And Allah does not like those who sinfully consent to the forbidden.

Abdul Haleem

God blights usury, but blesses charitable deeds with multiple increase: He does not love the ungrateful sinner.

Abdullah Yusuf Ali

Allah will deprive usury of all blessing, but will give increase for deeds of charity: For He loveth not creatures ungrateful and wicked.

Abul A'la Maududi

Allah deprives interest of all blessing, whereas He blesses charity with growth. dipnot 1 Allah loves none who is ungrateful and persists in sin. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The fact stated in this verse is a truism from a moral and spiritual as well as from an economic and social viewpoint. For, although wealth apparently multiplies through interest and shrinks as a result of charity, in actual fact the opposite is the case. By God's decree, the law of nature is such that interest not only serves as a strain on moral and spiritual well-being, and social and economic growth, it also causes actual regression and decline. Charity, however, (including such acts as lending money to people with the stipulation that they should return it if they can. and at their convenience) leads to the growth and expansion of man's moral and spiritual qualities and to the growth of human society and economy. Looked at from moral and spiritual standpoints, it is evident that interest is not only the outcome of selfishness, miserliness and callousness but also encourages their growth. Charity, on the other hand, is the outcome of generosity, compassion, large -heartedness and magnanimity, with the result that the more one practises charity the more these qualities develop. It is obvious that if there is a society whose individuals are selfish in their dealings with one another, in which none is prepared to assist the other without self-interest, in which every person considers the other's need an opportunity to capitalize and exploit, in which the interests of the rich are directly opposed to the interests of the common people, that society does not rest on stable foundations. In such a society, instead of love and compassion there is bound to grow mutual spite and bitterness, apathy, indifference and callousness. The elements which compose such a society are bound to remain inclined towards disintegration and chaos; acute internal conflict and strife are sure to occur. Contrast this with the society which is based on mutual sympathy and co-operation, whose individuals deal with one another magnanimously, in which, when a person is in need, people willingly come forward to accord generous help, in which the 'haves' assist the 'have-nots' with compassion and at least engage in just and equitable co-operation. In such a society mutual cordiality. goodwill and fellow-feeling are bound to flourish. The various components of such a society will be closely knit together and prove a source of mutual support. In such a society internal conflict and strife will make few inroads. Also, owing to mutual co-operation and goodwill the pace of development should be faster than in the other kind of society. Let us now look at the matter from an economic viewpoint, from which interest- bearing loans are seen to be of two kinds. The first category, consists of loans incurred by people in genuine need, who are compelled to borrow for their personal consumption requirements. The second consists of the loans incurred by businessmen for investment in trade and industry or agriculture. The first category is generally acknowledged to lead to ruin. Nevertheless, there is not one country in the world where financiers and financial institutions are not sucking the blood of poor labourers, peasants and ordinary low-income people through interest on consumption loans. The burden of interest makes it extremely difficult, often impossible, for borrowers to pay off the original loan. They may even have to resort to fresh borrowing from elsewhere to pay if off. Because of the way interest works, the sum outstanding against them often remains even after they, have paid twice or three times its amount in interest. The bulk of the income of labourers is snatched away from them by lenders, leaving them without enough for the bare necessities of life for themselves and their families. This situation steadily erodes their interest in their jobs. For if someone else is to reap the benefit of a man's hard work, why should he work hard at all? Moreover, oppressed by the worries of debt, the health and strength of labourers is gradually destroyed by undernourishment and lack of medical treatment. In short, a minority of people continually fatten themselves by sucking the blood of millions of ordinary people, but the total production level of the people remains much lower than its optimum potential. Ultimately, of course, these exploiters are seldom spared the evil consequences of their actions. Their callous selfishness causes such widespread misery among the masses that anger and resentment against the rich smoulder in their hearts ready to erupt in times of revolutionary unrest. The exploiters then have to pay very dearly: their ill-earned riches are not only wrested from them, they are either killed mercilessly or subjected to ignominy and humiliation. The second category of loans, those invested in productive enterprises, also cause harm because of the infliction of a predetermined rate of interest on such borrowings. The most significant are the following: (1 ) Projects which do not promise a higher rate of profit than the current rate of interest fail to attract sufficient funds, no matter how useful and necessary they may, be from the viewpoint of larger national interests. Loanable funds flow towards those business enterprises which are likely to yield at least the same, if not a higher rate of profit on investments than the current rate of interest, even though they may be of very little or no benefit to the nation at large. (2) There can be no guarantee that a business investment, whether it is in trade, industry or agriculture, will always yield a rate of profit which is higher than the rate of interest. Not only can there be no such assurance, there can never be an assurance about any business that it will always remain profitable. What really happens, therefore, is that the financier is assured interest at a predetermined rate whereas the business in which the loan is invested is exposed to risk and possible losses. (3) Since the lender does not share the profit and loss of the business but lends out funds on the assurance of a fixed rate of interest, he is in no way concerned with the fortunes of the business itself. He is solely concerned, and in a totally selfish spirit, with his own pecuniary benefit. Hence, whenever the lender senses the faintest sign of depression, he begins to withdraw money from the market. The result is that sometimes imaginary fears and anxieties spark off an actual depression in the economy. And if the economy is depressed owing to other factors, the excessive selfishness of the financiers tends to escalate the situation into a full-scale economic crisis. These three evils of interest are obvious to every student of economics. Can anyone then deny the truth of the Natural law, enunciated by Allah that interest decreases the national economic wealth? Let us now look at the economic effects of charity. Suppose the general attitude of the prosperous members of a society, is that within the limits of their means they spend generously on the fulfilment of their own requirements and on the requirements of their family, and then devote the surplus to helping the poor. After that they, either use their funds to provide interest-free loans to businessmen, invest them in business with the stipulation that they shall be co-sharers in both the profit and loss of the business, or deposit them with the government so that it may use them on projects of public welfare. A little reflection will make it obvious that trade, industry, and agriculture in such a society, will attain maximum prosperity; the standard of living of its people will continually rise and production in it will be much higher than in societies where economic activity is fettered by interest.
  2. metne dön, dipnot 2
    It is clear that only those who have a surplus of earnings over their basic requirements can lend out money at interest. This surplus, according to the Qur'an, constitutes God's bounty. And true thankfulness for this bounty requires that a person should be bountiful towards other creatures of God even as the Creator has been to him. If, instead of doing this, the person tries to become richer at the expense of those whose present earnings are insufficient to meet their needs, he is at once guilty of ungratefulness to God, and blatantly unjust, cruel and wicked.

Aisha Bewley

Allah obliterates usury but makes sadaqa grow in value! Allah does not love any persistently ungrateful wrongdoer.

Al-Hilali & Khan

Allâh will destroy Ribâ (usury) and will give increase for Sadaqât (deeds of charity, alms, etc.) And Allâh likes not the disbelievers, sinners.

Ali Quli Qarai

Allah brings usury to naught, but He makes charities flourish. Allah does not like any sinful ingrate.

Amatul Rahman Omar

Allâh annuls usury and interest and promotes charity. Allâh does not love any persistent and confirmed disbeliever and an arch-sinner.

Arthur John Arberry

God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest. God loves not any guilty ingrate.

Bijan Moeinian

God frowns upon charging interest and blesses charity; He does not like the wicked that disobey Him.

E. Henry Palmer

God shall blot out usury, but shall make almsgiving profitable, for God loves not any sinful misbeliever.

Edip-Layth

God wipes out the usury and grants growth to the charities. God does not like any ingrate sinner.

George Sale

God shall take his blessing from usury, and shall increase alms: For God loveth no infidel, or ungodly person.

Hamid S. Aziz

Allah has cursed usury, but made charity fruitful, for Allah loves not the ungrateful and faithless.

Mahmoud Ghali

Allah expunges riba (Interest or other unlawful) and He augments donations, and Allah does not love every most disbelieving most-vicious person.

Marmaduke Pickthall

Allah hath blighted usury and made almsgiving fruitful. Allah loveth not the impious and guilty.

Mohamed Ahmed - Samira

God takes away (gain) from usury, but adds (profit) to charity; and God does not love the ungrateful and sinners.

Muhammad Asad

God deprives usurious gains of all blessing, whereas He blesses charitable deeds with manifold increase. And God does not love anyone who is stubbornly ingrate and persists in sinful ways.

Mustafa Khattab

Allah has made interest fruitless and charity fruitful. And Allah does not like any ungrateful evildoer.

Progressive Muslims

God wipes out the financial interest and He grants growth to the charities. And God does not like any wicked sinner.

Rashad Khalifa

GOD condemns usury, and blesses charities. GOD dislikes every disbeliever, guilty.

Sahih International

Allah destroys interest and gives increase for charities. And Allah does not like every sinning disbeliever.

Sam Gerrans

God eliminates usury, and increases charity; and God loves not every ingrate and sinner.

Shabbir Ahmed

Allah blights usury and blesses charitable deeds with prosperity. Allah does not love those who defy His Laws and drag down the potential of the human society. (Mankind will eventually realize that the interest based economic system will have to be replaced with an equitable System. Allah's Laws of Economic Dynamics erase usury and nurture welfare).

Syed Vickar Ahamed

Allah will remove all blessing from usury but will give increase for deeds of charity: For He does not love creatures that are ungrateful and wicked.

Taqi Usmani

Allah destroys ribā and nourishes charities, and Allah does not like any sinful disbeliever.

The Monotheist Group

God condemns usury, and He grants growth to the charities. And God does not love any wicked sinner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 276. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 276. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 276. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩