Hadîd suresi

Hadîd suresi, 22. ayet

Hadîd suresi, 22. ayet. مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مِّن قَبْلِ أَن نَّبْرَأَهَآ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

mâ eṣâbe mim müṣîbetin fi-l'arḍi velâ fî enfüsiküm illâ fî kitâbim min ḳabli en nebraehâ. inne ẕâlike `ale-llâhi yesîr.

Diyanet İşleri

Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hadîd 19–25 · surenin 22. ayeti / 29

Konu Dünya hayatının hakikati; musibet ve cimrilik Hadîd 20–24 3

  1. Hadîd 19

    Allah'a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddiklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

  2. Hadîd 20

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah'ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.

  3. Hadîd 21

    Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

  4. 22

    Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

  5. Hadîd 23

    Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.

  6. Hadîd 24

    Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganidir, zengindir, övülmeye layıktır.

  7. Hadîd 25

    Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resullerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. Yüce Allah, kaza ve kaderinin her bir şeyi kapsayacek kadar geniş olduğunu haber vermek üzere şöyle buyurmaktadır: “Gerek yeryüzünde gerekse de nefislerinizde meydana gelen (üzücü ya da sevindirici) her bir şey…” Bu buyruk, mahlukata isabet eden hayır ve şer türünden her bir hususu bütünü ile kapsamaktadır. Hepsi de küçüğü ile büyüğü ile Levh-i Mahfuz’da yazılmıştır. Bu, akılların kuşatamayacığı kadar büyük bir husustur. Hatta olgun akıl sahiplerinin akılları ondna dolayı hayret ve dehşete düşer. Ama bu, Allah için pek kolaydır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yeryüzünde kuraklık ve bunun gibi insanlara isabet eden musibet ve başlarına gelen hiçbir bela yoktur ki, bütün bunlar yaratılmadan önce Levh-i Mahfuz'da yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Yüce Allah için çok kolaydır.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَآ ma yoktur
  2. أَصَابَ esabe isabet eden kök: صوب
  3. مِن min hiçbir
  4. مُّصِيبَةٍۢ musibetin musibet kök: صوب
  5. فِى fi
  6. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde kök: ارض
  7. وَلَا ve la ve ne de
  8. فِىٓ fi
  9. أَنفُسِكُمْ enfusikum kendi canlarınızda kök: نفس
  10. إِلَّا illa olmayan
  11. فِى fi
  12. كِتَـٰبٍۢ kitabin bir Kitapta kök: كتب
  13. مِّن min
  14. قَبْلِ kabli önce kök: قبل
  15. أَن en
  16. نَّبْرَأَهَآ ۚ nebraeha biz onu yaratmadan kök: برا
  17. إِنَّ inne doğrusu
  18. ذَٰلِكَ zalike bu
  19. عَلَى ala
  20. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  21. يَسِيرٌۭ yesirun kolaydır kök: يسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: برا (31 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş)

    Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

  • Aynı kök: برا (31 geçiş)

    Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yerde ve bizzat insanların kendilerinde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta (kanunda kayıtlı) olmasın! dipnot 1 Şüphesiz ki bu, Allah'a çok kolaydır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah her şeyi yaratmadan önce bir kitapta yazmıştır. Bu "kitap" aslında Yüce Allah'ın kanunlarıdır. Bu yüzden Nisâ 4:78'de de bazıları iyilikleri Yüce Allah'a, kötülükleri ise Hz. Muhammed'e atfedince Yüce Allah hepsinin Allah'tan olduğunu yani ilahi yasalar çerçevesinde gerçekleştiğini bildirmektedir. Bazı âlimlerimiz buradaki kastı "Levh-i Mahfûz", "Ümmü'l-Kitâb" olarak yorumlamışlardır ki bu ifade Yüce Allah'ın eşsiz ve erişilmez bilgisidir. Her şeyin tâbi kılındığı bir yasası vardır ve hayat bu yasalara göre şekillenmektedir. Genel çerçevesi çizilmiş olan bu yasalar içerisinde insan kendi iradesiyle tercihte bulunur; o yasalar içerisinde irade ifade edebilir ve seçtiği şey yaratılmadan önce o yasaların işleyişi kendileri için belirlenmiş kural ve yasa ile gerçekleşir.

Mustafa İslamoğlu

Ne yeryüzünün ne de sizin başınıza, daha önceden kayıt altına aldığımız bir yasa olmadıkça asla bir musibet gelmez: şüphesiz bu Allah için pek kolaydır.

Muhammed Esed

Hiçbir musibet, daha önce buyruğumuzda (öngörülmüş) olmadıkça ne yeryüzünün ne de sizin başınıza gelmez, şüphesiz bu Allah için kolay (bir iş)tir.

Ahmed Hulusi

Arzda (bedeninizde - dış dünyanızda) ve nefslerinizde (iç dünyanızda) size isabet eden hiçbir musibet yoktur ki, bizim onu yaratmamızdan önce, bir kitapta (ilim boyutunda oluşmuş) olmasın! Muhakkak ki bu Allah üzerine çok kolaydır!

Ali Bulaç

Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır.

Ali Özek ve heyeti

Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde oluşan hiçbir yıkım yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir Kitap'ta kayıtlı olmasın. Aslında, işte bu, Allah için çok kolaydır.

Bayraktar Bayraklı

Gerek dışınızda, gerek içinizde olup biten musibetler daha biz yaratmadan önce bir kitaba kaydedilir. Bu, Allah'a göre çok basit bir işlemdir.

Edip Yüksel

Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiçbir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta kayıtlı olmasın. Bu, kuşkusuz ALLAH için çok kolaydır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Felsefi olarak özgür iradenin varlığını kabul etmek çok güç. Her şey belli deterministik yasalarla işliyor gibi. Yüzlerce bilardo topunun birbirine çarpması sonucu oluşan hareketlerin yönünü kestirmek mümkün görülmeyebilir, ancak her bir topun hareketi kendisiyle çarpışan bir önceki topun momentumu ve açısına bağlıdır. Topların tüm hareketi ilk topun hareketine ve onun da hareketi kendisine vuran ıstakanın açısına ve gücüne bağlıdır. Kuantum teorisinin atomdan küçük parçalar düzeyinde gözlemlenen belirsizlik konusundaki spekülasyonları bir yana bırakırsak, genetik yapısını ve doğduğu çevreyi seçmeyen bir insanın (zaten böyle bir şey mümkün değil; var olmadan önce seçim söz konusu değil) özgür bir iradeye sahip olduğunu felsefi olarak savunmak çok zorlu bir iş. * Bu konuda pek kafa yormamış sözde ateistlerin "insanın özgür iradesi" olduğundan kuşku duymamaları ve müslümanları kaderci olmakla suçlamaları gariptir. İnsanın seçme özgürlüğüne sahip olduğuna inanmak ancak Allah'a ve O'nun Mesajına inanmakla mümkün. Yarattığı bir yaratığa, Yaratandan bağımsız olarak seçimde bulunabilme gücü verebilen bir Yaratıcı olmadan özgür iradenin olması mümkün değildir. Müslümanlar olsa olsa, insanların seçme özgürlüğüne inanmakla suçlanabilir. * Bak 6:110; 13:11; 18:29; 42:13, 48; 46:15; 57:22.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiç bir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta kayıtlı olmasın. Bu, kuşkusuz ALLAH için çok kolaydır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeryüzünde ve kendilerinizde meydana gelen bir musibet yoktur ki, Biz onu uygulamaya koymadan önce bir Kitapta yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne Arzda, ne de nefislerinizde bir musıbet başa gelmez ki biz onu fi'le çıkarmazdan evvel bir kitabda yazılmış olmasın, şübhesiz bu Allaha göre kolaydır.

Erhan Aktaş

Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet dipnot 1 yoktur ki Biz onu gerçekleştirmeden dipnot 2 önce bir Kitap'ta dipnot 3 yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülük, sıkıntı.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Her şey bizim belirlediğimiz ilke, kural ve yasalara bağlı olarak gerçekleşmektedir. Olup biten ve olacak olan her ne varsa bunların hangi şartlarda meydana geldiği/geleceği Bizim yanımızda bellidir, kayıtlıdır. Bunlar Bizim belirlediğimiz ve yanımızda yazılı olan yasalardır." denmektedir. Ayette geçen "en nebree-ha" kelimesine "yaratma" anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam değildir. Doğru anlam, "gerçekleştirmek"tir. Sapkın bir anlayış olan "kadercilik" anlayışı, sıklıkla bu ayeti referans göstermektedir. Onlara göre, yeryüzünde ve insanın hayatında olup bitenlerin tamamı Allah tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile olup bitenlerde insanın hiçbir rolü bulunmamaktadır. Oysaki insan, kendi fiilinin yaratıcısı değil, failidir, yani öznesidir. İnsan, yaptıklarından ve tercihlerinden sorumlu tutulan bir varlıktır. Her şeyi Allah yapıyor olsaydı, bizzat bu sure de dahil, baştan sona Kur'an'ın tamamında neden insana emirler verilmekte, neleri yapması ve nelerden kaçınması gerektiği gösterilmekte ve irade sahibi bir varlık olarak dilediğini seçebileceği, istediği gibi davranabileceği ifade edilmektedir? Madem her şeyi Allah belirliyorsa, o zaman insan ne diye yaptıklarından ve tercihlerinden dolayı sorumlu tutulsun ki? Kaldı ki ayette, yeryüzünde ve insanın hayatında meydana gelen musibetlerin tamamının Allah tarafından yaratıldığından değil, olup biten her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğundan söz edilmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ezeli İlmimizde. Koyduğumuz yasalarda. Bilgimiz çerçevesinde.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet dipnot 1 yoktur ki Biz onu gerçekleştirmeden dipnot 2 önce bir Kitap'ta dipnot 3 yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülük, sıkıntı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Her şey bizim belirlediğimiz ilke, kural ve yasalara bağlı olarak gerçekleşmektedir. Olup biten ve olacak olan her ne varsa bunların hangi şartlarda meydana geldiği/geleceği Bizim yanımızda bellidir, kayıtlıdır. Bunlar Bizim belirlediğimiz ve yanımızda yazılı olan yasalardır. Ayette geçen "en nebree-ha" sözcüğüne "yaratma" anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam değildir. Doğru anlam, "gerçekleştirmek"tir. Sapkın bir anlayış olan "kadercilik" anlayışı, sıklıkla bu ayeti referans göstermektedir. Onlara göre, yeryüzünde ve insanın hayatında olup bitenlerin tamamı Allah tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile olup bitenlerde insanın hiçbir rolü bulunmamaktadır. Oysaki insan, kendi fiilinin yaratıcısı değil, failidir, yani öznesidir. İnsan, yaptıklarından ve tercihlerinden sorumlu tutulan bir varlıktır. Her şeyi Allah yapıyor olsaydı, bizzat bu sure de dahil, baştan sona Kur'an'ın tamamında neden insana emirler verilmekte, neleri yapması ve nelerden kaçınması gerektiği gösterilmekte ve irade sahibi bir varlık olarak dilediğini seçebileceği, istediği gibi davranabileceği ifade edilmektedir? Madem her şeyi Allah belirliyorsa, o zaman insan ne diye yaptıklarından ve tercihlerinden dolayı sorumlu tutulsun ki? Kaldı ki ayette, yeryüzünde ve insanın hayatında meydana gelen musibetlerin tamamının Allah tarafından yaratıldığından değil, olup biten her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğundan söz edilmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ezeli İlmimizde. Koyduğumuz yasalarda. Bilgimiz çerçevesinde.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet yoktur ki Biz onu gerçekleştirmeden dipnot 1 önce bir Kitap'ta dipnot 2 yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bize rağmen, Bizim dışımızda, İznimiz olmadan meydana gelmez. Ayette geçen "en nebree-ha" sözcüğüne "yaratma" anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam değildir. Doğru anlam, "gerçekleştirmektir". Sapkın bir anlayış olan "kadercilik" anlayışı, sıklıkla bu ayeti referans göstermektedir. Onlara göre, yeryüzünde ve insanın hayatında olup bitenlerin tamamı Allah tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile olup bitenlerde insanın hiçbir rolü bulunmamaktadır. Oysaki insan, "kendi fiilinin yaratıcısı değil, failidir, yani öznesidir. İnsan, yaptıklarından ve tercihlerinden sorumlu tutulan bir varlıktır. Her şeyi Allah yapıyor olsaydı, bizzat bu sure de dahil, baştan sona Kur'an'ın tamamında neden insana emirler verilmekte, neleri yapması ve nelerden kaçınması gerektiği gösterilmekte ve irade sahibi bir varlık olarak dilediğini seçebileceği, istediği gibi davranabileceği ifade edilmektedir? Madem her şeyi Allah belirliyorsa, o zaman insan ne diye yaptıklarından ve tercihlerinden dolayı sorumlu tutulsun ki? Kaldı ki ayette, yeryüzünde ve insanın hayatında meydana gelen musibetlerin tamamının Allah tarafından yaratıldığından değil, olup biten her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğundan söz edilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ezeli İlmimizde. Koyduğumuz yasalarda. Bilgimiz çerçevesinde.

Gültekin Onan

Yeryüzünde olan ve sizin nefslerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Tanrı'ya göre pek kolaydır.

Hasan Basri Çantay

(Gerek) yerde, (gerek) nefislerinizde herhangi bir musiybet vukua gelmemişdir ki bu, bizim onu yaratmamızdan evvel mutlakaa bir kitabda (yazılmış) dir. Şübhesiz ki bu, Allaha göre kolaydır.

İbni Kesir

Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki; Biz onu yaratmadan evvel kitabda bulunmasın. Şüphesiz ki bu; Allah'a göre kolaydır.

Mehmet Alagaş

(22-24) Arzda ve kendinizde oluşan her bir musibet, biz onu oluşturmadan önce bir kitapta yazılıdır , muhakkak ki bu Allah’a kolaydır. Bu da sizden gidene tasalanmayasınız ve size verilenle ferahlamayasınız içindir , Allah bütün kendini beğenmişleri ve övünenleri sevmez , O kimseler ki cimrilik ederler ve insanlara da cimrilik etmelerini emrederler , her kim yüzünü dönerse muhakkak ki Allah zengindir ve övülendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.

Süleyman Ateş

Ne yerde ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musibet (afet, hastalık) yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir Kitapta (yazılmış ezeli bilgimizde tesbit edilmiş) olmasın. Doğrusu bu, Allah'a kolaydır.

Süleymaniye Vakfı

Yeryüzünde veya kendinizde meydana gelen her şeyin dipnot 1 , biz onu ayrı bir varlık olarak yaratmadan dipnot 2 önce mutlaka yazılı bir kaydı tutulur dipnot 3 . Bu, Allah için kolaydır dipnot 4 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen "musibet (مُّصِيبَةٍ)" kelimesi, "savb (صوب)" kökündendir. Savb, bir şeyin gelmesi ve yerine yerleşmesi anlamındadır (Mekayis). Bu sebeple kelimeye, ister iyi ister kötü olsun "meydana gelen her şey" anlamını verdik. Sonraki ayet de bu anlamı doğrulamaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ber' (برأ) kökünden türeyen bir kelime Allah için kullanılınca "bir şeyin özünü ve şeklini diğer varlıklardan farklı yaratma" anlamında olur (Lisanu'l Arab). Allah'ın isimlerinden olan el-Bari' bu yönüyle el-Halık'tan farklıdır. İnsan insana, bitki bitkiye, hayvan hayvana benzer ama hepsi de birbirinden farklı yaratılmıştır (Bakara 2/54, Haşr 59/24). "Ayrı bir varlık olarak yaratma" meali bu nedenle verilmiştir.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Yazılı kayıt" meali verdiğimiz kelime "kitap (كتاب)"tır. Kök anlamı, bir şeyi bir şeye eklemektir (Mekayis). Arapçada kelimeleri ekleyerek yazılan her türlü yazıya kitap denir (Müfredat).
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde veya kendinizde meydana gelen bir tek olay yoktur dipnot 1 ki onu, ayrı bir varlık olarak yaratmamızın öncesinde bir deftere kaydedilmiş olmasın. Bu, Allah'a göre kolaydır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen مُّصِيبَةٍ musibet, savb (صوب) kökündendir. Mucemü mekayis'il-luğa'ya göre savb, bir şeyin nüzulü ve yerine yerleşmesi anlamına gelir. Bu sebeple ayete, ister iyi ister kötü olsun ‘olan her şey' anlamını verdik. Sonraki ayet de bu anlamı doğrulamaktadır.

Şaban Britch

Yeryüzüne veya kendinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta bulunmasın. Şüphesiz O, Allah için çok kolaydır.

Şaban Piriş

Yeryüzüne veya kendinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki; biz onu yaratmadan önce bir yazıtta bulunmasın. Şüphesiz O, Allah için çok kolaydır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir Kitap'ta belirlenmiş olmasın. Bu, Allah için çok kolaydır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No misfortune or calamity takes place on earth or weds you personally but has been predestined and committed to writing in a Book long before We make it come to pass, an act that presents itself to Allah, and how easy it is to bring it to effect !

Abdul Haleem

No misfortune can happen, either in the earth or in yourselves, that was not set down in writing before We brought it into being- that is easy for God-

Abdullah Yusuf Ali

No misfortune can happen on earth or in your souls but is recorded in a decree before We bring it into existence: That is truly easy for Allah:

Abul A'la Maududi

No misfortune ever befalls on earth, nor on yourselves but We have inscribed it in the Book dipnot 1 before We make it manifest. dipnot 2 Surely that is easy for Allah. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    A Book: the writ of destiny.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, "it" may be referring to the affliction as well as to the earth, or the self of man, or in view of the context, to all the creatures.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, it is not at all difficult for Allah to pre-ordain the destiny of each and every one of His creatures.

Aisha Bewley

Nothing occurs, either in the earth or in yourselves, without its being in a Book before We make it happen. That is something easy for Allah.

Al-Hilali & Khan

No calamity befalls on the earth or in yourselves but it is inscribed in the Book of Decrees (Al-Lauh Al-Mahfûz) before We bring it into existence. Verily, that is easy for Allâh.[1]

Ali Quli Qarai

No affliction visits the earth or yourselves but it is in a Book before We bring it about —that is indeed easy for Allah—

Amatul Rahman Omar

No disaster befalls either on the earth or in your ownselves but it forms part of the divine Law before We bring it into being. Indeed, it is easy for Allâh (to make such a law).

Arthur John Arberry

No affliction befalls in the earth or in yourselves, but it is in a Book, before We create it; that is easy for God;

Bijan Moeinian

Any misfortune that happens to you, physical or non-physical, is [a trail which is] already pre-destined. This is easy for God to do.

E. Henry Palmer

No accident befalls in the earth, or in yourselves, but it was in the Book, before we created them verily, that is easy unto God.

Edip-Layth

No misfortune can happen on earth, or in yourselves, except it is decreed in a record, before We bring it about. This is easy for God to do.

George Sale

No accident happeneth in the earth, nor in your persons, but the same was entered in the book of our decrees, before We created it: Verily this is easy with God:

Hamid S. Aziz

No evil (or disaster) befalls on the earth nor in your own souls, but it is in a Book before We bring it into existence; surely that is easy to Allah:

Mahmoud Ghali

In no way is there an affliction that afflicts in the earth or in yourselves, except (that) it is in a Book even before We initiated it- surely that is easy for Allah –

Marmaduke Pickthall

Naught of disaster befalleth in the earth or in yourselves but it is in a Book before we bring it into being - Lo! that is easy for Allah -

Mohamed Ahmed - Samira

There is no calamity that befalls the earth or your own selves but in accordance with the law (of causation) before We make it evident. This is indeed how the law of God works inevitably.

Muhammad Asad

NO CALAMITY can ever befall the earth, and neither your own selves, unless it be [laid down] in Our decree before We bring it into being: verily, all this is easy for God.

Mustafa Khattab

No calamity ˹or blessing˺ occurs on earth or in yourselves without being ˹written˺ in a Record before We bring it into being. This is certainly easy for Allah.

Progressive Muslims

No misfortune can happen on Earth, or in yourselves, except it is decreed in a record, before We bring it about. This is easy for God to do.

Rashad Khalifa

Anything that happens on earth, or to you, has already been recorded, even before the creation. This is easy for GOD to do.

Sahih International

No disaster strikes upon the earth or among yourselves except that it is in a register before We bring it into being - indeed that, for Allah, is easy -

Sam Gerrans

No calamity befalls in the earth, nor in yourselves, save is in a Writ before We bring it into being — that, for God, is easy —

Shabbir Ahmed

No disaster befalls the earth, nor yourselves but according to the Laws that We have already recorded in the Book of Decrees. Verily, all this is easy for Allah.

Syed Vickar Ahamed

No misfortune can happen on earth or in your souls except that which is recorded in a command (written) before which We bring into existence: That is truly easy for Allah:

Taqi Usmani

No calamity befalls the earth or your own selves, but it is (pre-destined) in a Book before We bring it into being, -Indeed it is easy for Allah.

The Monotheist Group

No misfortune can happen on the earth, or in yourselves, except it is decreed in a record, before We bring it about. This is easy for God to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩