Fussilet suresi

Fussilet suresi, 26. ayet

Fussilet suresi, 26. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَسْمَعُوا۟ لِهَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ وَٱلْغَوْا۟ فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ

veḳâle-lleẕîne keferû lâ tesme`û lihâẕe-lḳur'âni velgav fîhi le`alleküm taglibûn.

Diyanet İşleri

İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 23–29 · surenin 26. ayeti / 54
  1. Fussilet 23

    "İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."

  2. Fussilet 24

    Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.

  3. Fussilet 25

    Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı.

  4. 26

    İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."

  5. Fussilet 27

    İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

  6. Fussilet 28

    İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.

  7. Fussilet 29

    (Ateşe giren) inkarcılar şöyle derler: "Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. Yüce Allah, kâfirlerin Kur’ân-ı Kerîm’den yüz çevirişlerini ve bunu birbirlerine tavsiye edişlerini haber vererek şöyle buyurmaktadır:

“Kâfir olanlar dediler ki: Şu Kur’ân’ı dinlemeyin.” Onu dinlemekten yüz çevirin. Sakın ona iltifat etmeyin, ona da onu getirene de kulak vermeyin. Şâyet tesadüfen onu işitecek olursanız yahut onun hükümlerine çağrıldığını duyacak olursanız da “gürültü çıkarın.” Faydasız, anlamsız, hatta zararlı sözler söyleyin. Gücünüz yettiğince hiçbir kimsenin ondan size söz etmesine imkân vermeyin, lafız ve anlamlarını okumasına fırsat tanımayın. İşte Kur’ân-ı Kerîm’den yüz çevirmek hususunda onların fiileri de sözleri de budur.

“Belki” böyle yapacak olursanız “baskın çıkarsınız.”

Bu, düşmanlar tarafından yapılan bir tanıklıktır. En açık gerçek ise düşmanların tanıklık ettiğidir. Onlar, hakkı getireni yenik düşürmenin tek yolunun ancak ondan yüz çevirmek ve bu hususu birbirine tavsiye etmek olduğunu ifade ediyorlardı. Onların bu sözlerinden anlaşıldığına göre onlar, eğer Kur’ân okunurken anlamsız sözler çıkarmayacak, aksine Kur’ân’ı dinleyecek ve zihinlerini ona yöneltecek olurlarsa ona galip gelemeyeceklerdir. Çünkü hak galiptir, yenilmez. Bunu hak sahipleri de düşmanları da bilirler.

Onların bu tutumları, haksızca ve inatla takınılmış bir tavır olduğundan dolayı artık onların hidâyet bulacaklarına dair ümitler tükenmiştir. Geriye onların azaba uğratılmalarından ve ibretli bir şekilde cezalandırılmalarından başka bir seçenek kalmamıştır. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler delile delil ile karşılık vermekten aciz kalınca kendi aralarında birbirilerine tavsiyede bulunarak: "Muhammed'in size okuduğu bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun içindekilere itaat etmeyin. O okunurken sesinizi yükseltip, bağrışıp çağrışın. Böylece ona karşı (onun sesini bastırarak) galip gelmiş olursunuz. Böylece onu okumayı ve ona çağırmayı bırakır ve ondan kurtulmuş oluruz." dediler.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dediler ki kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. لَا la
  5. تَسْمَعُوا۟ tesmeu dinlemeyin kök: سمع
  6. لِهَـٰذَا lihaza bu
  7. ٱلْقُرْءَانِ l-kurani Kur'an'ı kök: قرا
  8. وَٱلْغَوْا۟ velgav ve gürültü edin kök: لغو
  9. فِيهِ fihi onda (okunduğunda)
  10. لَعَلَّكُمْ leallekum belki
  11. تَغْلِبُونَ teglibune ona galib gelirsiniz kök: غلب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar, "Bu Kur'an'ı dinlemeyin; (okunurken) onunla ilgili gürültü yapın! Umulur ki galip gelirsiniz!" demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette yer verilen konu Mekkeli kâfirlerin Kur'an okunurken gürültü yapmalarını birbirlerine telkin etmeleridir. Böyle yaparak Kur'an'a karşı galip geleceklerini zannediyorlardı. Kur'an okunurken onu dinlemek ve başka sesleri kesmek A‘râf 7:204'te herkese emredilmektedir. Benzer şekilde "Kur'an okunurken gürültü yapmak" aynı zamanda Tevbe 9:32 ve Saff 61:8'de de belirtildiği gibi Yüce Allah'ın nurunu söndürmek anlamına gelmektedir. Bu durum bazen İbrâhîm 14:9'da belirtildiği gibi "elçilerin ağızlarına ellerini tıkamakla" gerçekleşmiştir. Ayrıca Hz. Nuh'un da benzer bir tepki ile karşılaştığı Nûh 71:7'de ifade edilmektedir. Demek ki hakikate karşı duran küfür tek millettir; aynı hatadan ve metoddan beslenmektedir. Hacc 22:72'de belirtildiği üzere vahyi aktaranlara karşı saldırgan bir tutum sergilemek de bu kapsamda düşünülmelidir.

Mustafa İslamoğlu

Hakkı inkarda direnen kimseler, "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onu karalayıp şamata yapın ki bastırabilesiniz!" dediler.

Muhammed Esed

Hakikati inkar edenler (birbirlerine): "Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onun hakkında saçma, anlamsız şeyler uydurun ki onu(n gücünü) bastırasınız!" derler.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler (Hz. Rasulullah'ı dinleyenlere) dediler ki: "Şu Kuran'ı dinlemeyin ve Onun hakkında boş laflar edin ki, belki üstün çıkarsınız!"

Ali Bulaç

İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve Onun hakkında asılsız şeyler uydurun. Böylece, belki üstün gelirsiniz!" dipnot 410

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 410
    "Asılsız şeyler uydurun." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Gürültü yapın." veya "Yaygara koparın." veya "Anlaşılmasını engelleyin." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, "Bu Kur'an'ı dinlemeyiniz. Okunurken gürültü çıkarınız ki duyulmasını engelleyesiniz" dediler.

Edip Yüksel

İnkar edenler, "Kazanmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenler, 'Başa çıkmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de küfredenler: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin ve ona (okunurken) yaygara yapın, belki bastırırsınız," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de dedi ki o küfredenler: şu Kur'anı dinlemeyin ve ona yaygara yapın, belki bastırırsınız

Erhan Aktaş

Kafirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, gürültü edin, dipnot 1 belki üstün gelirsiniz." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun etkisini kırmak için boş şeyler söyleyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, gürültü edin dipnot 1 , belki üstün gelirsiniz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun etkisini kırmak için boş şeyler söyleyin,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun etkisini kırmak için boş şeyler söyleyin, belki üstün gelirsiniz." dediler.

Gültekin Onan

Küfredenler dediler ki: "Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."

Hasan Basri Çantay

O küfredenler (şöyle) dedi (ler): "Bu Kur'anı dinlemeyin. Onun hakkında ma'nasız yaygaralar (gürültüler) yapın! Belki galebe edersiniz"!

İbni Kesir

Küfredenler dediler ki: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun hakkında yaygaralar yapın, belki bastırırsınız.

Mehmet Alagaş

(26-28) Kafirler dediler ki bu okunanı / bu kuranı işitmeyin onda yaygara çıkarın, umulur ki galip gelirsiniz (okunanı bastırırsınız, işitilmesine engel olursunuz) biz de azabın şiddetlisini kafirlere tattıracağız, biz de yapıyor oldukları amellerinden daha kötüsüyle onları cezalandıracağız, işte bu ateş, Allah’ın düşmanlarınındır, işte bu ateş ayetlerimize nankörlük edenlerin cezası, onlara ebedi kalacakları yurttur.

Rowwad Tercüme Merkezi

O kâfirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki baskın çıkarsınız." demişlerdi.

Süleyman Ateş

İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, o (okunduğu)nda gürültü edin, (böylece onun anlaşılmasına engel olun), belki ona galib gelirsiniz (başka türlü onunla başa çıkmanıza imkan yoktur)."

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler /ayetleri görmezlikte direnenler şöyle dediler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onunla ilgili laf kalabalığı yapın, belki galip gelirsiniz dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirlerin Allah'ın kitabını etkisiz kılma çabalarına dair ayetler için bkz: Tevbe 9/32, Hac 22/51, 72, Sebe 34/5, 38, Saf 61/8.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) şöyle derler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, boş şeyler söyleyin, belki baskın gelirsiniz."

Şaban Britch

O kâfirler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız, demişlerdi.

Şaban Piriş

O inkarcılar: -Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız, demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And insolently did the infidels say to each other: "Do not listen to this Quran and, when recited, contrive and contradict the provisions of its edicts loudly as to make it nearly nugatory; perhaps you will gain the upper hand. "

Abdul Haleem

The disbelievers say, ‘Do not listen to this Quran; drown it in frivolous talk: you may gain the upper hand.’

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers say: "Listen not to this Qur'an, but talk at random in the midst of its (reading), that ye may gain the upper hand!"

Abul A'la Maududi

The deniers of the Truth say: "Do not give ear to the Qur'an and cause interruption when it is recited; thus perhaps you will gain the upper hand." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was one of those plans of the disbelievers of Makkah with which they wanted to frustrate the Prophet’s (peace be upon him) mission of preaching his message. They knew well haw impressive was the Quran, how high was the character of the man presenting it, and how effective and inspiring the style of his preaching. They knew that anyone who heard such matchless discourses in such an attractive style from such a noble person could not help being hued and charmed. Therefore, they planned that they should neither hear it themselves nor let anyone else hear it; whenever Muhammad (peace be upon him) should start reciting it, they should create noise, clap hands, pass taunting remarks and raise all sorts of objections and such a hue and cry as to subdue his voice. By this plan they hoped they would be able to defeat the Prophet of Allah.

Aisha Bewley

Those who are kafir say, ‘Do not listen to this Qur’an. Drown it out so that hopefully you will gain the upper hand.’

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve say: "Listen not to this Qur’ân, and make noise in the midst of its (recitation) that you may overcome."

Ali Quli Qarai

The faithless say, ‘Do not listen to this Qur’ān and hoot it down so that you may prevail [over the Apostle]. ’

Amatul Rahman Omar

And those who took to disbelief say, `Do not listen to this Qur'ân, but (when it is recited) interrupt it by making noise so that you may gain the upper hand. '

Arthur John Arberry

The unbelievers say, 'Do not give ear to this Koran, and talk idly about it; haply you will overcome.

Bijan Moeinian

The disbelievers say: "Do not listen to Qur’an and whenever it is being recited, make noise so that you overcome the Muslims. "

E. Henry Palmer

Those who misbelieve say, 'Listen not to this Qur'an, but talk foolishly about it, haply ye may gain the upper hand. '

Edip-Layth

Those who rejected said, "Do not listen to this Quran and talk over it that you may succeed."

George Sale

The unbelievers say, hearken not unto this Koran: But use vain discourse during the reading thereof; that ye may overcome the voice of the reader by your scoffs and laughter.

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve say, "Do not listen to this Quran and do make a noise in the midst of its reading that you may overcome it. "

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved say, "Do not give ear to this Qur'an, and talk idly about it, that possibly you would overcome. "

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve say: Heed not this Qur'an, and drown the hearing of it; haply ye may conquer.

Mohamed Ahmed - Samira

The disbelievers say: "Do not listen to this Qur'an, and shout away (its reading); you may haply prevail. "

Muhammad Asad

NOW THOSE who are bent on denying the truth say [unto one another]: "Do not listen to this Qur’an, but rather talk frivolously about it, so that you might gain the upper hand!"

Mustafa Khattab

The disbelievers advised ˹one another˺, "Do not listen to this Quran but drown it out so that you may prevail."

Progressive Muslims

And those who rejected said: "Do not listen to this Quran and talk over it that you may succeed. "

Rashad Khalifa

Those who disbelieved said, "Do not listen to this Quran and distort it, that you may win."

Sahih International

And those who disbelieve say, "Do not listen to this Qur'an and speak noisily during [the recitation of] it that perhaps you will overcome. "

Sam Gerrans

And those who ignore warning say: “Listen not to this Qur’an, and speak nonsense about it, that you might be victorious.”

Shabbir Ahmed

Now those who adamantly deny the Truth, say, "Listen not to this Qur'an, but drown it in uproar so that you might dominate. "

Syed Vickar Ahamed

And the unbelievers say: "Do not listen to the Quran; But (instead) talk randomly (to disturb) in the middle of its (reading), so that you may gain the upper hand!"

Taqi Usmani

And said those who disbelieved, "Do not listen to this Qur’ān, and make noise during its recitation, so that you may overcome."

The Monotheist Group

And those who rejected said: "Do not listen to this Qur'an and make noise over it that you may succeed."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩