Diyanet İşleri
İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 26. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَسْمَعُوا۟ لِهَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ وَٱلْغَوْا۟ فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ
veḳâle-lleẕîne keferû lâ tesme`û lihâẕe-lḳur'âni velgav fîhi le`alleküm taglibûn.
İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Bu Kur'an'ı dinlemeyin"; dosdoğru olanlar Fussilet 26–32 3
"İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."
Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.
Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı.
İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."
İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.
İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.
(Ateşe giren) inkarcılar şöyle derler: "Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. Yüce Allah, kâfirlerin Kur’ân-ı Kerîm’den yüz çevirişlerini ve bunu birbirlerine tavsiye edişlerini haber vererek şöyle buyurmaktadır:
“Kâfir olanlar dediler ki: Şu Kur’ân’ı dinlemeyin.” Onu dinlemekten yüz çevirin. Sakın ona iltifat etmeyin, ona da onu getirene de kulak vermeyin. Şâyet tesadüfen onu işitecek olursanız yahut onun hükümlerine çağrıldığını duyacak olursanız da “gürültü çıkarın.” Faydasız, anlamsız, hatta zararlı sözler söyleyin. Gücünüz yettiğince hiçbir kimsenin ondan size söz etmesine imkân vermeyin, lafız ve anlamlarını okumasına fırsat tanımayın. İşte Kur’ân-ı Kerîm’den yüz çevirmek hususunda onların fiileri de sözleri de budur.
“Belki” böyle yapacak olursanız “baskın çıkarsınız.”
Bu, düşmanlar tarafından yapılan bir tanıklıktır. En açık gerçek ise düşmanların tanıklık ettiğidir. Onlar, hakkı getireni yenik düşürmenin tek yolunun ancak ondan yüz çevirmek ve bu hususu birbirine tavsiye etmek olduğunu ifade ediyorlardı. Onların bu sözlerinden anlaşıldığına göre onlar, eğer Kur’ân okunurken anlamsız sözler çıkarmayacak, aksine Kur’ân’ı dinleyecek ve zihinlerini ona yöneltecek olurlarsa ona galip gelemeyeceklerdir. Çünkü hak galiptir, yenilmez. Bunu hak sahipleri de düşmanları da bilirler.
Onların bu tutumları, haksızca ve inatla takınılmış bir tavır olduğundan dolayı artık onların hidâyet bulacaklarına dair ümitler tükenmiştir. Geriye onların azaba uğratılmalarından ve ibretli bir şekilde cezalandırılmalarından başka bir seçenek kalmamıştır. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfirler delile delil ile karşılık vermekten aciz kalınca kendi aralarında birbirilerine tavsiyede bulunarak: "Muhammed'in size okuduğu bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun içindekilere itaat etmeyin. O okunurken sesinizi yükseltip, bağrışıp çağrışın. Böylece ona karşı (onun sesini bastırarak) galip gelmiş olursunuz. Böylece onu okumayı ve ona çağırmayı bırakır ve ondan kurtulmuş oluruz." dediler.
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Aynı kök: غلب (31 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: غلب (31 geçiş)
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlar, "Bu Kur'an'ı dinlemeyin; (okunurken) onunla ilgili gürültü yapın! Umulur ki galip gelirsiniz!" demişlerdi. dipnot 1
Hakkı inkarda direnen kimseler, "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onu karalayıp şamata yapın ki bastırabilesiniz!" dediler.
Hakikati inkar edenler (birbirlerine): "Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onun hakkında saçma, anlamsız şeyler uydurun ki onu(n gücünü) bastırasınız!" derler.
Hakikat bilgisini inkar edenler (Hz. Rasulullah'ı dinleyenlere) dediler ki: "Şu Kuran'ı dinlemeyin ve Onun hakkında boş laflar edin ki, belki üstün çıkarsınız!"
İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."
İnkâr edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.
Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve Onun hakkında asılsız şeyler uydurun. Böylece, belki üstün gelirsiniz!" dipnot 410
İnkar edenler, "Bu Kur'an'ı dinlemeyiniz. Okunurken gürültü çıkarınız ki duyulmasını engelleyesiniz" dediler.
İnkar edenler, "Kazanmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin" dediler.
İnkar edenler, 'Başa çıkmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin,' dediler.
Bir de küfredenler: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin ve ona (okunurken) yaygara yapın, belki bastırırsınız," dediler.
Bir de dedi ki o küfredenler: şu Kur'anı dinlemeyin ve ona yaygara yapın, belki bastırırsınız
Kafirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, gürültü edin, dipnot 1 belki üstün gelirsiniz." dediler.
Kafirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, gürültü edin dipnot 1 , belki üstün gelirsiniz." dediler.
Gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun etkisini kırmak için boş şeyler söyleyin, belki üstün gelirsiniz." dediler.
Küfredenler dediler ki: "Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."
O küfredenler (şöyle) dedi (ler): "Bu Kur'anı dinlemeyin. Onun hakkında ma'nasız yaygaralar (gürültüler) yapın! Belki galebe edersiniz"!
Küfredenler dediler ki: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun hakkında yaygaralar yapın, belki bastırırsınız.
(26-28) Kafirler dediler ki bu okunanı / bu kuranı işitmeyin onda yaygara çıkarın, umulur ki galip gelirsiniz (okunanı bastırırsınız, işitilmesine engel olursunuz) biz de azabın şiddetlisini kafirlere tattıracağız, biz de yapıyor oldukları amellerinden daha kötüsüyle onları cezalandıracağız, işte bu ateş, Allah’ın düşmanlarınındır, işte bu ateş ayetlerimize nankörlük edenlerin cezası, onlara ebedi kalacakları yurttur.
O kâfirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki baskın çıkarsınız." demişlerdi.
İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, o (okunduğu)nda gürültü edin, (böylece onun anlaşılmasına engel olun), belki ona galib gelirsiniz (başka türlü onunla başa çıkmanıza imkan yoktur)."
Kafirlik edenler /ayetleri görmezlikte direnenler şöyle dediler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onunla ilgili laf kalabalığı yapın, belki galip gelirsiniz dipnot 1 ."
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) şöyle derler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, boş şeyler söyleyin, belki baskın gelirsiniz."
O kâfirler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız, demişlerdi.
O inkarcılar: -Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız, demişlerdi.
İnkar edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."
And insolently did the infidels say to each other: "Do not listen to this Quran and, when recited, contrive and contradict the provisions of its edicts loudly as to make it nearly nugatory; perhaps you will gain the upper hand. "
The disbelievers say, ‘Do not listen to this Quran; drown it in frivolous talk: you may gain the upper hand.’
The Unbelievers say: "Listen not to this Qur'an, but talk at random in the midst of its (reading), that ye may gain the upper hand!"
The deniers of the Truth say: "Do not give ear to the Qur'an and cause interruption when it is recited; thus perhaps you will gain the upper hand." dipnot 1
Those who are kafir say, ‘Do not listen to this Qur’an. Drown it out so that hopefully you will gain the upper hand.’
And those who disbelieve say: "Listen not to this Qur’ân, and make noise in the midst of its (recitation) that you may overcome."
The faithless say, ‘Do not listen to this Qur’ān and hoot it down so that you may prevail [over the Apostle]. ’
And those who took to disbelief say, `Do not listen to this Qur'ân, but (when it is recited) interrupt it by making noise so that you may gain the upper hand. '
The unbelievers say, 'Do not give ear to this Koran, and talk idly about it; haply you will overcome.
The disbelievers say: "Do not listen to Qur’an and whenever it is being recited, make noise so that you overcome the Muslims. "
Those who misbelieve say, 'Listen not to this Qur'an, but talk foolishly about it, haply ye may gain the upper hand. '
Those who rejected said, "Do not listen to this Quran and talk over it that you may succeed."
The unbelievers say, hearken not unto this Koran: But use vain discourse during the reading thereof; that ye may overcome the voice of the reader by your scoffs and laughter.
And those who disbelieve say, "Do not listen to this Quran and do make a noise in the midst of its reading that you may overcome it. "
And the ones who have disbelieved say, "Do not give ear to this Qur'an, and talk idly about it, that possibly you would overcome. "
Those who disbelieve say: Heed not this Qur'an, and drown the hearing of it; haply ye may conquer.
The disbelievers say: "Do not listen to this Qur'an, and shout away (its reading); you may haply prevail. "
NOW THOSE who are bent on denying the truth say [unto one another]: "Do not listen to this Qur’an, but rather talk frivolously about it, so that you might gain the upper hand!"
The disbelievers advised ˹one another˺, "Do not listen to this Quran but drown it out so that you may prevail."
And those who rejected said: "Do not listen to this Quran and talk over it that you may succeed. "
Those who disbelieved said, "Do not listen to this Quran and distort it, that you may win."
And those who disbelieve say, "Do not listen to this Qur'an and speak noisily during [the recitation of] it that perhaps you will overcome. "
And those who ignore warning say: “Listen not to this Qur’an, and speak nonsense about it, that you might be victorious.”
Now those who adamantly deny the Truth, say, "Listen not to this Qur'an, but drown it in uproar so that you might dominate. "
And the unbelievers say: "Do not listen to the Quran; But (instead) talk randomly (to disturb) in the middle of its (reading), so that you may gain the upper hand!"
And said those who disbelieved, "Do not listen to this Qur’ān, and make noise during its recitation, so that you may overcome."
And those who rejected said: "Do not listen to this Qur'an and make noise over it that you may succeed."