Diyanet İşleri
"İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 23. ayet. وَذَٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ ٱلَّذِى ظَنَنتُم بِرَبِّكُمْ أَرْدَىٰكُمْ فَأَصْبَحْتُم مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ
veẕâliküm żannükümü-lleẕî żanentüm birabbiküm erdâküm feaṣbaḥtüm mine-lḫâsirîn.
"İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Derilerin şahitliği ve başa sarılan arkadaşlar Fussilet 19–25 3
Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.
Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O'na döndürülüyorsunuz."
"Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lakin, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz."
"İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."
Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.
Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı.
İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. Böyle bir zanna sahip olmaları, onların helâk ve bedbaht olmalarına sebep olmuştur. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:
“İşte Rabbiniz hakkındaki bu” kötü “zannınız sizi helâk etti” Çünkü siz, O’nun celâline yakışmayan zanlarda bulundunuz ve böylece “hüsrana uğrayanlardan oldunuz.” Kendinizi, aile halkınızı ve doğru dine sahip olma imkânınızı kaybettiniz. Bunun nedeni ise Rabbiniz hakkındaki o çirkin zannınızın sebep olduğu amellerinizdir. O bakımdan hakkınızda azap ve bedbahtlık sözü hak olmuş, üzerinizden bir an dahi hafifletilmeyecek ebedi azapta kalışınız da vacip olmuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte Rabbiniz hakkındaki o kötü zannınız sizi helak etti. Bundan dolayı dünya ve ahirette hüsrana uğrayan kimselerden oldunuz.
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
(O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…
Aynı kök: ردي (6 geçiş)
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…
Aynı kök: ردي (6 geçiş)
Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve…
Aynı kök: ردي (6 geçiş)
"Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbiniz hakkında beslediğiniz işte bu zan var ya, sizi o mahvetti ve kaybedenlerden oldunuz.
Bakın işte, Rabbiniz hakkındaki bu zannınız sizi helaka sürükledi de, böylece hüsrana uğrayanlardan olup çıktınız.
Ve Rabbiniz hakkında taşıdığınız bu düşünce sizi helake uğrattı, böylece kendinizi hüsrana uğrayanlar arasında buldunuz!"
İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu yanlış zan sizi uçuruma mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
"İşte bu sizin zannınız; Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınız, sizi bir yıkıma uğrattı, böylelikle hüsrana uğrayan kimseler olarak sabahladınız."
Rabbiniz hakkında beslediğiniz zan var ya, işte sizi o mahvetti ve ziyana uğrayanlardan oldunuz.
"Oysa işte bu sanınız; Efendiniz hakkındaki bu sanınız, sizi yıkıma uğrattı; böylece yitime uğradınız!"
İşte sizi, Rabbiniz hakkındaki bu yanlış düşünceniz helak etti de, bugün artık kaybedenlerden oldunuz.
Efendiniz hakkında bu düşünceniz sizi kaydırdı ve kaybedenlerden oldunuz.
Rabbiniz hakkında bu düşünceniz sizi kaydırdı ve kaybedenlerden oldunuz.
İşte Rabbinize beslediğiniz o zannınız, sizi helaka sürükledi de hüsrana düşenlerden oldunuz.
İşte rabbınıza beslediğiniz o zannınız sizi helake sürükledi de husrana düşenlerden oldunuz
"İşte Rabb'iniz hakkındaki bu zannınız, sizi helake sürükledi. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz."
"İşte Rabb'iniz hakkındaki bu zannınız, sizi helake sürükledi. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz."
İşte Rabb'iniz hakkındaki bu zannınız, sizi helake sürükledi. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
"İşte bu sizin zannınız, rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınız, sizi bir yıkıma uğrattı, böylelikle hüsrana uğrayan kimseler olarak sabahladınız."
"Rabbinize karşı beslediğiniz şu zannınız (yok mu?) işte sizi o helak etdi. Bu yüzden hüsrana düşenlerden oldunuz".
İşte Rabbınızı böyle sanmanız sizi mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
(19-25) O gün Allah’ın düşmanları ateşte bir araya getirilmek üzere sevk olunurlar, ona (ateşe) getirildiklerinde kulakları gözleri ve ciltleri yaptıklarından dolayı aleyhlerine tanıklık ede rler, c iltlerine diyecekler ki niçin aleyhimize şahitlik ettiniz? Derler ki her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu, ilk keresinde sizi yaratan O dur, gerisin geri O’na dönülür / rücu edilir. İşitmelerinizi görmelerinizi ciltlerinizi aleyhinize şahitlik eder diye korumuyordunuz , bilakis Allah’ın yaptıklarınızın çoğunu / ek serisini bilmediğini sanıyordunuz. Rabbiniz hakkında sandığınız bu düşünceler sizi daha kötüsüne sürükledi ve yıkılmış halde sabahladınız. Eğer sabredebilirseniz ateş sizin yerinizdir. (Ateşe sabredilir mi?) eğer hoş görülmelerini talep etseler bile hoş görülmezler. Onların etrafında yakın arkadaşlar nasip etmiştik onlara ellerindekileri ve artlarındakileri süslü / cafcaflı göstermişlerdi ve aleyhlerine olacak olan, kendilerinden önce gelip geçen insan ve cin toplumlara / ümmetlere olan söz, gerçekleşti, onlar kesinlikle hasara uğradılar.
İşte Rabbiniz hakkındaki bu zannınız sizi helâk etti de, hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
"İşte Rabbinize karşı beslediğiniz bu zannınız, sizi helak etti, ziyana uğrayanlardan oldunuz!"
İşte Rabbiniz hakkında kapıldığınız bu zannınız sizi kötü duruma soktu da kaybedenlerden oldunuz dipnot 1 .
"İşte bu, Rabbinizle (Sahibinizle) ilgili varsayımınızdır. Sizi kötü duruma bu varsayımınız soktu da kaybedenlere karıştınız."
İşte Rabbiniz hakkındaki bu zannınız sizi helak etti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
İşte Rabb'iniz hakkındaki bu zannınız sizi helak etti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
İşte, Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zannınız sizi mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
Such conception as you have formed of Allah, your Creator, was an imagination proceeding from your senses, it has marked but your fall and brought great and irretrievable disaster upon you and you have come to be great losers.
so it was the thoughts you entertained about your Lord that led to your ruin, and you became losers.’
"But this thought of yours which ye did entertain concerning your Lord, hath brought you to destruction, and (now) have ye become of those utterly lost!"
This thought of yours about your Lord has led to your perdition and you have become among the losers." dipnot 1
It is that thought you had about your Lord that has destroyed you so now you find yourselves among the lost. ’
And that thought of yours which you thought about your Lord, has brought you to destruction; and you have become (this Day) of those utterly lost!
That misjudgment that you entertained about your Lord ruined you. So you became losers.’
`And it was this (very wrong) belief of yours which you hold about your Lord that has ruined you, so that you have now become of the losers. '
That then, the thought you thought about your Lord, has destroyed you, and therefore you find yourselves this morning among the losers. '
This kind of attitude has ruined you and eventually turns you into a looser [even though you may look successful by worldly standards. ]
And that thought of yours which ye thought concerning your Lord has destroyed you, and ye have now become of those who lose'!'
This is the kind of thinking about your Lord that has caused you to fail, and thus you became of the losers.
This was your opinion, which ye imagined of your Lord: It hath ruined you; and ye are become lost people.
"And that it was your own thought which you entertained about your Lord that have brought you to ruin (or destruction, perdition), so you find yourselves this day among the lost.
And that (Literally: those (s) (was) the surmise you surmised about your Lord; it has toppled you; so you have become among the losers. "
That, your thought which ye did think about your Lord, hath ruined you; and ye find yourselves (this day) among the lost.
It is this notion you had of your Lord that caused your ruin, and you are lost. "
and that very thought which you thought about your Sustainer has brought you to perdition, and so now you find yourselves among the lost!"
It was that ˹false˺ assumption you entertained about your Lord that has brought about your doom, so you have become losers."
And this is the kind of thinking about your Lord that has caused you to fail, and thus you became of the losers.
This kind of thinking about your Lord will cause you to fall, and then you become losers.
And that was your assumption which you assumed about your Lord. It has brought you to ruin, and you have become among the losers."
“And that — your thought which you thought about your Lord — has brought you to ruin; and you are now among the losers.”
And that very assumption that you thought about your Lord has brought you to ruin, and so now you find yourselves among the losers. "
"And this thought of yours which you used to have about your Lord, has brought you to (your) destruction, and (now) you have become of those who are totally lost!"
This thought of yours that you conceived about your Lord brought you to ruin, and you became among the losers.
And this is the kind of thinking about your Lord that has caused you to fail, and thus you became of the losers.