Diyanet İşleri
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler."
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 38. ayet. وَٱتَّبَعْتُ مِلَّةَ ءَابَآءِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ مَا كَانَ لَنَآ أَن نُّشْرِكَ بِٱللَّهِ مِن شَىْءٍ ذَٰلِكَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ عَلَيْنَا وَعَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ
vetteba`tü millete âbâî ibrâhîme veisḥâḳa veya`ḳûb. mâ kâne lenâ en nüşrike billâhi min şey'. ẕâlike min faḍli-llâhi `aleynâ ve`ale-nnâsi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yeşkürûn.
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zindan arkadaşları Yûsuf 36–42 3
Sonra onlar, Yusuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dedi.
Yusuf dedi ki: "Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden bir milletin dinini bıraktım."
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler."
"Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hakimiyet sahibi olan tek Allah mı?"
"Siz Allah'ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere (düzmece ilahlara) tapıyorsunuz. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah'a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler."
"Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
38. “Ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum.” Daha sonra bu dinin mahiyetini şu sözleri ile açıklamaktadır: “Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bizim için olacak şey değildir.” Bu bize yakışmaz, aksine biz Yüce Allah’ı tevhid ederiz. Din ve ibadeti yalnızca O’na halis kılarız. Yalnızca O’na ihlasla yöneliriz. “Bu (tevhid) hem bize hem de insanlara Allah’ın bir lütfudur.” Bu, Yüce Allah’ın hem bizlere hem de bizi hidâyete ilettiği gibi Allah’ın hidâyete iletmiş olduğu diğer kimselere de O’nun en üstün lütuf ve ihsanlarındandır. Çünkü gerçekten de Allah’ın, kulları üzerinde İslâm’dan ve dosdoğru dinden daha büyük hiçbir lütfu yoktur. Kim onu kabul ederse ve ona boyun eğerse ne şanslıdır! Zira o, en büyük nimeti ve en üstün fazileti elde etmiş olur. “Fakat insanların çoğu şükretmezler.” Bundan dolayı onlara ilâhi lütuf ve ihsan geldiği taktirde onu kabul etmezler ve Allah’ın herhangi bir hakkını yerine getirmezler.
Bu ifadelerinde görüldüğü gibi Yusuf, açıkça izlemekte olduğu yolu izlemeye teşvik etmektedir. Bu iki delikanlının kendisine saygı ve tazim ile baktıklarını, onun iyilik yapan ve öğreten birisi olduğunu gördüklerini anlayınca o da onlara izlemekte olduğu bu yolun, bütünü ile Allah’ın lütuf ve ihsanından olduğunu söyledi ve adeta şöyle dedi: “Çünkü Yüce Allah, bana şirki terk edip atalarımın dinine uymayı lütfetmiş bulunuyor. Böylelikle ben sizin gördüğünüz bu hale ulaşabildim. O bakımdan sizlerin de izlediğim bu yolu izlemeniz gerekir.” Daha sonra Yusuf, onlara şu sözleri ile açıkça davette bulundu:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ben, Atalarımın dinine tabi oldum. Bu, İbrahim, İshak ve Yakub'un dini olan tevhit (Allah'ı birleme) dinidir. Allah Teâlâ'ya herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. O; birliğinde (vahdaniyetinde) tektir. Benim ve atalarımın üzerinde olduğumuz tevhit ve iman, Allah'ın bize olan lütfundandır. Ve Allah Teâlâ bizi buna muvaffak kılmıştır. Peygamberlerini, tevhit ve iman ile göndermiş olması da bütün insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu Allah'ın nimetlerine karşı şükretmezler, aksine kafir olurlar.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…
Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.
Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Yusuf dedi ki: "Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah'a…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
De ki: "İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah'a çağırırız. Allah'ın şanı yücedir. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup'un milletine (dinine) uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yakışmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un inanç sistemine uydum. Allah'a ait herhangi bir niteliği ondan başkasına yakıştırmak bize yakışmaz. İşte bu (tevhidi iman), Allah'ın bize ve tüm insanlığa olan bir lutfudur: ne var ki insanların çoğu bunu değerlendirmez.
ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un yolunu tuttum. (Çünkü) tanrısal nitelikleri Allah'tan başka herhangi bir varlığa yakıştırmak bizlere yakışmaz: Allah'ın bize ve bütün insanlığa bahşettiği lütfun bir (sonucudur) bu, ama insanların çoğu bu (lütfun) değerini bilmez.
"Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakup'un milletine (tevhid dinine) tabi oldum. . . Allah'a herhangi bir şeyi (nefsim dahil) ortak koşmamız bizim için olacak şey değildir! Bu hem bizim üzerimize ve hem de insanlar üzerine Allah'ın fazlındandır. Fakat insanların çoğunluğu (bu hakikati değerlendirip) şükretmezler. "
"Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler."
Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
"Atalarım; İbrahim, İshak ve Yakup'u izledim. Herhangi bir şeyi Allah'a ortaklar koşmak olacak şey değildir. İşte bu, bize ve tüm insanlara Allah'ın lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmez!"
"Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler."
"Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakup'un dinine uydum. ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, ALLAH'ın bize ve halka olan lütfudur. Ancak insanların çoğu şükretmez."
'Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, ALLAH'ın bize ve halka olan lütfudur. Ancak insanların çoğu şükretmez.'
Ve atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Bizim Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamız olamaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.
Ve atalarım İbrahim ve İshak ve Ya'kubun milletine ittiba' ettim, bizim Allaha hiç bir şey şerik koşmamız olamaz, bu bize ve insanlara Allahın bir fazlıdır, velakin insanların ekserisi şükretmezler
"Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un milletini seçtim. Allah'a, herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfudur. Ne var ki, insanların çoğu yine de şükretmiyorlar!"
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un milletini seçtim. Allah'a, herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfudur. Ne var ki, insanların çoğu yine de şükretmiyorlar!"
Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup'un inanç sistemini seçtim. Allah'a, herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfudur. Ne var ki, insanların çoğu yine de şükretmiyorlar!
"Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Tanrı'ya hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Tanrı'nın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler."
"Atalarım İbrahimin, İshaakın, Ya'kubun dinine uydum. Allaha her hangi bir şey'i ortak tutmamız bizim için (doğru) olmaz. Bu (tevhid), bize ve insanlara Allahın lütf-ü ınayetindendir. Fakat insanların çoğu (buna karşı) şükretmezler".
Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Herhangi bir şeyi Allah'a şirk koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
(2, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 50, 53, 54, 55, 56, 57) Onunla beraber iki genç de hapishaneye girdi. Onlardan biri rüyamda kendimi içki / şarap sıkıyorum görüyorum dedi diğeri de benim de rüyamda başımın üzerinde ekmek taşıyorum kuşların da ondan yediğini görüyorum dedi, sen bize bunların nasıl gerçekleşeceğinin / te'vilinin haberini ver dediler, kesinlikle biz seni güzel davranan biri olarak görüyoruz. Yusuf’ta rızıklandığınız yemek / taam size gelmezden evvel onun te'vilini yapayım, bunlar Rabbimin bana öğrettikleridir, muhakkak ki ben , Allah’a inanmayan bir kavimle olan beraberliğimi terk ettim , onlar ahireti n de olmadığına inanıyorlardı. (Yusuf hangi kavmi kastetti) ve ben de babalarım İbrahim İshak ve Yakup birlikteliğine uydum / tabi oldum, Allah’a şirk koşmak benim için olacak şey değildir , bu Allah’ın üzerimizdeki ve insanlar üzerindeki hazinesidir / fazlıdır ve lakin insanların çoğu teşekkür etm ezler. Ey zindan arkadaşlarım, farklı farklı Rabler mi hayırlı ya da tek kahredici Allah mı? Ondan başka taptıklarınız sadece ve sadece babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz tanımlamalardan başka bir şey değildir, O isimler hakkında Allah bir delil indirmedi, yargı / hüküm ancak Allah’a aittir sadece kendisine kul olmanızı / ibadet etmenizi emretti, sağlam yaşam şekli de / din de budur ve lakin insanların çoğu bilmiyorlar. Ey zindan arkadaşlarım, bir taneniz efendisine / Rabbine alkollü içki sunacak diğeriniz ise asılacak ve kuşlar başından yiyecek, kanaatimi / benden fetvasını istediğiniz iş / emir hüküm gerçekleşmiştir. Onlardan kurtulacağını / nâci olacağını sandığı kişiye, (rüyasında şarap sıkana) beni efendinin / rabbinin yanında hatırla yıp an dedi, ş eytan efendisine hatırlatmayı ona unutturdu, Yusuf bu nedenle zindan da birkaç sene daha kaldı (İşi Allah’a bırakmayıp kendi organize etmeye kalkışınca böyle oluyor) Melik (Melik; Eli altında bulundur duklarını özgürce kullanan kişi demek) dedi ki, ben rüyamda yedi şişman / siman ineğin yedi cılız / ıcâf ineği yediğini, yedi yeşil başağın da diğer kuru b aşakları sarıp sarmaladığını görüyorum, ey seçkinler eğer rüyaları yorumlayabiliyorsanız / tabir edebiliyorsanız bana rüyam konusunda kanaat bildirin / fetva verin dedi , birbirine girmiş karışık rüyalar / düşler, bizler de rüyaların ne şekilde gerçekleşeceğini bilenler / rüya alimleri değiliz dediler. O ikisinden kurtulan kişi , seçkinler topluluğunun konuşmalarının ardından hatırladı ve size onun ne şekilde gerçekleşeceğini / tevilini haber verebilirim beni gönderin dedi. Yusuf ey doğru arkadaşım / sadık arkadaşım, bize yedi şişman inek yedi cılız olanı yiyor ve yedi yeşil başak ta diğer kuru başakları sarıp sarmalıyor hakkındaki kanaatini söyle, ben insanlara geri dönerim de böylelikle belki onlar da öğrenirler. Devam eden yedi sene boyunca ekim biçim / ziraat yapın, hasat ederken de azcık yemeniz için olanı hariç başağında bırakın kalsın, a rdından gelen yedi şiddetli sene içerisinde o hazırlayıp sakladıklarınızın azı hariç kalanı yiyip bitirilecektir, bunun ardından da insanların yağmurlu yılları olacak ve onda meyve suları s ıkacaklar dedi. Melik, Onu bana getirin dedi, Ona elçi geldiğinde O da / Yusuf’ta dedi ki efendine geri dön ve ellerini kesen kadınların içinde bulundukları durumu ona sor , Rabbim o kadınların kurdukları tuzaklarını bilmektedir , Melik, Yusuf kendi nefsi adına sizlerden yararlanmak istediğinde, siz ne haldeydiniz? Dedi, kadınlar, haşa Allah için biz onun aleyhinde bir kötülük bilmedik, Azizin karısı şimdi gerçek ortaya çıktı, ben onu, kendim için arzuladım O / Yusuf doğru söyleyenlerdendir dedi. Yusuf’ta işte b u benim kesinlikle hainlik yapmadığımın Muhakkak ki Allah ’ın da hainlerin tuzaklarını yola sokmayacağının bilinmesi içindi , n efsimi / kendimi temize çıkarmıyorum çünkü nef is Rabbimin merhamet ettikleri hariç kötülüğü emreder, muhakkak ki Rabbim bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Melik onu bana getirin kendime özel / mahsus biri yapacağım ve onunla konuştu / kelam etti, bugün itibariyle yanımızda güvenli bir mekandasın dedi, beni arzın hazineleri üzerinde görevli yap dedi ben koruyucuyum ve bilenim, b öylelikle arzda Yusuf’u yerleştirdik , ne tarafında isterse orasında konaklıyordu , kime istersek bizden bir rahmeti ona isabet ettiririz, biz güzel davrananların ücretini / ecrini ziyan etmeyiz , ahiret ücretiyse iman edenler ve sakınanlar için daha hayırlıdır.
“Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kûb’un dinine tâbi oldum. Allah'a her hangi bir ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.”
"Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Bizim, herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmağa hakkımız yoktur. Bu (tevhid), bize ve bütün insanlara Allah'ın bir lutfudur, ama insanların çoğu şükretmezler."
Ben atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dini yaşama biçimine uydum dipnot 1 . Bizim hiçbir şeyi Allah'a ortak koşmaya hakkımız yoktur dipnot 2 . Bu, Allah'ın bize ve bütün insanlara olan lütfudur; ama insanların çoğu şükretmiyor /görevlerini yerine getirmiyorlar.
Ben atalarımın dinine uymuş bulunuyorum; İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un dinine… Bizim herhangi bir şeyi Allah'a ortak saymaya hakkımız olamaz. İşte bu (Allah'ın ortağının olmaması), O'nun bize ve bütün insanlara olan büyük lütfudur. Ama insanların çoğu bunun kıymetini bilmez.
Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup’un dinine uydum. Allah’a bir şeyi şirk koşmak bize yaraşmaz. Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan bir lütfudur. Fakat, insanların çoğu buna şükretmezler.
Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Biz, Allah'a şirk koşmayız. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan Allah'ın lütfundandır fakat, insanların çoğu buna şükretmezler.
"Ve atalarım İbrahim'in, İshak'ın, Yakub'un milletine uydum. Bizim herhangi birşeyi Allah'a ortak tutmamız söz konusu olamaz. İşte bu, Allah'ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar."
"I followed the system of faith and worship of my fathers Ibrahim, Ishaq and Ya'qub. It was never befitting that we should incorporate with Allah other deities, this is His grace abounding in us and in mankind but most people are not impelled with the feeling of gratitude."
and I follow the faith of my forefathers Abraham, Isaac, and Jacob. Because of God’s grace to us and to all mankind, we would never worship anything beside God, but most people are ungrateful.
"And I follow the ways of my fathers,- Abraham, Isaac, and Jacob; and never could we attribute any partners whatever to Allah: that (comes) of the grace of Allah to us and to mankind: yet most men are not grateful.
and I have adopted the way of my forefathers - Abraham and Isaac and Jacob. It is not for us to associate any with Allah in His Divinity. It is out of Allah's grace upon us and upon mankind (that He did not require of us to serve any other than Allah), and yet most people do not give thanks.
I hold fast to the creed of my forebears Ibrahim and Ishaq and Ya‘qub. We don’t associate anything with Allah. And that is how Allah has favoured us and all mankind, but most do not give thanks.
"And I have followed the religion of my fathers,[1] - Ibrâhîm (Abraham), Ishâq (Isaac) and Ya‘qûb (Jacob) [عليهم السلام], and never could we attribute any partners whatsoever to Allâh. This is from the Grace of Allâh to us and to mankind, but most men thank not (i.e. they neither believe in Allâh, nor worship Him).
I follow the creed of my fathers, Abraham, Isaac and Jacob. It is not for us to ascribe any partner to Allah. That is by virtue of Allah’s grace upon us and upon all mankind, but most people do not give thanks.
`And I have followed the creed of my fathers, Abraham, Isaac and Jacob. It is not proper for us to associate anything as a partner with Allâh. That (He taught us unity of God) is entirely due to Allâh's grace upon us and upon (other) people. But most people do not render thanks (for this blessing).
And I have followed the creed of my fathers, Abraham, Isaac and Jacob. Not ours is it to associate aught with God. That is of God's bounty to us, and to men; but most men are not thankful.
I follow the religion of my forefathers Abraham, Isaac, and Jacob. We do not believe that God has any partner. The knowledge of this truth is the blessing that God has showered us and people with it. What a shame that most people are not grateful being blessed with this knowledge."
And I have followed the faith of my fathers, Abraham and Isaac and Jacob; we could not associate aught with God; that is from God's grace upon us and upon men: but most men give not thanks.
"I followed the creed of my fathers: Abraham, Isaac, and Jacob. It was not for us to set up partners with God at all. That is God's blessings over us and over the people, but most of the people are not thankful."
and I follow the religion of my fathers, Abraham, and Isaac, and Jacob. It is not lawful for us to associate any thing with God. This knowledge of the divine unity hath been given us of the bounty of God towards us, and towards mankind; but the greater part of men are not thankful.
He said, "I shall tell you both of its interpretation before your daily meal is brought to you. That is (some) of what my Lord has taught me; verily, I have forsaken the faith of a people who believe not in Allah, and disbelieve in the Hereafter.
And I have closely followed the creed of my fathers, Ibrahîm andIshaq and Yaaqûb. (Abraham, Isaac and Jacob, respectively) In no way is it for us to associate anything (whatever) with Allah. That is of the Grace of Allah to us and to mankind; but most (of) mankind do not thank (Him)
And I have followed the religion of my fathers, Abraham and Isaac and Jacob. It never was for us to attribute aught as partner to Allah. This is of the bounty of Allah unto us (the seed of Abraham) and unto mankind; but most men give not thanks.
I follow the faith of my fathers, of Abraham and Isaac and Jacob. We cannot associate anyone with God. This is among God's favours to us and to all mankind; but most men are not grateful.
and I follow the creed of my forefathers Abraham, Isaac and Jacob. It is not conceivable that we should [be allowed to] ascribe divinity to aught beside God: this is [an outcome] of God's bounty unto us and unto all mankind -but most people are ungrateful.
I follow the faith of my fathers: Abraham, Isaac, and Jacob. It is not ˹right˺ for us to associate anything with Allah ˹in worship˺. This is part of Allah’s grace upon us and humanity, but most people are not grateful.
"And I followed the creed of my fathers: Abraham, and Isaac, and Jacob. It was not for us to set up partners with God at all. That is God's blessings over us and over mankind, but most of mankind are not thankful."
"And I followed instead the religion of my ancestors, Abraham, Isaac, and Jacob. We never set up any idols beside GOD. Such is the blessing from GOD upon us and upon the people, but most people are unappreciative.
And I have followed the religion of my fathers, Abraham, Isaac and Jacob. And it was not for us to associate anything with Allah. That is from the favor of Allah upon us and upon the people, but most of the people are not grateful.
“And I have followed the creed of my fathers, Abraham, Isaac and Jacob; it is not for us to ascribe a partnership to God with anything. That is of the bounty of God upon us, and upon mankind; but most men are not grateful.
"I follow the creed of such ancestors as Abraham, Isaac, and Jacob. It is not conceivable that we ever ascribe partners to Allah. This belief in the Oneness of God is of the Bounty of Allah upon us and upon all mankind. (It frees them from bondage to superstition and to 'men of religion'). But the majority of people fail to grasp this point, and thus remain thankless."
"And I follow the religion of my fathers— Ibrahim (Abraham), Isháq (Isaac), and Yàqoub (Jacob); And we could never attribute any partners to Allah: Those (ways that come because) of the Grace of Allah to us and to mankind: Still most men are not grateful.
and I have followed the way of my fathers, Ibrāhīm, IsHāq and Ya‘qūb. It is not for us that we associate any partners with Allah. All this is a part of the favor Allah has bestowed upon us and upon the people, but most of the people are not grateful.
"And I have followed the creed of my fathers Abraham, and Isaac, and Jacob. It was not for us to set up partners with God at all. That is the blessings of God over us and over the people, but most of the people are not thankful."