Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 64. ayet

Enbiyâ suresi, 64. ayet. فَرَجَعُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ فَقَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ أَنتُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

ferace`û ilâ enfüsihim feḳâlû inneküm entümu-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz" dediler.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 61–67 · surenin 64. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 61

    (Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.

  2. Enbiyâ 62

    (İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.

  3. Enbiyâ 63

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

  4. 64

    Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz" dediler.

  5. Enbiyâ 65

    Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

  6. Enbiyâ 66

    İbrahim, şöyle dedi: "Öyle ise siz, (hala) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?"

  7. Enbiyâ 67

    "Yazıklar olsun, size de; Allah'ı bırakıp tapmakta olduklarınıza da! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

64. “Kendi vicdanlarına dönüp” yani akıllarını başlarına alarak, doğruyu görme imkânını bularak bu putlara tapmakla kendilerinin sapıklıklarını anladılar, zalim olduklarını ve şirk koştuklarını itiraf ettiler. “içlerinden: “Gerçekten asıl zalimler sizlersiniz, dediler.” Bununla İbrahim’in maksadı tahakkuk etmişti, zira onlar izledikleri yolun batıl olduğunu, yaptıkları işin de kötü ve zulüm olduğunu itiraf etmişlerdi. Onlara karşı susturucu delil de ortaya konmuş oluyordu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Düşünüp taşınarak kendi vicdanlarına dönüp, putlarının fayda ya da zarar veremeyeceğini anladılar. Allah'a (ibadeti) bırakıp da putlara ibadet ettikleri için zalim kimselerdi.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَرَجَعُوٓا۟ feraceu döndüler kök: رجع
  2. إِلَىٰٓ ila
  3. أَنفُسِهِمْ enfusihim kendi vicdanlarına kök: نفس
  4. فَقَالُوٓا۟ fe kalu ve dediler kök: قول
  5. إِنَّكُمْ innekum hakikaten siz
  6. أَنتُمُ entumu sizler
  7. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune haksızsınız kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine dönüp "Zalimler sizsiniz, siz!" demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"

Muhammed Esed

Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.

Ahmed Hulusi

Şöyle bir düşündükten sonra: "Muhakkak ki siz, evet siz zalimlersiniz" dediler (birbirlerine).

Ali Bulaç

Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) «Zalimler sizlersiniz, sizler!» dediler.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, kendilerine geldiler; "Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışsınız!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

- Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, "Doğrusu siz zalimlerdensiniz" dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, "Ey İbrahim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin" dediler.

Edip Yüksel

Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: 'Gerçekten sizler haksızsınız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: "Doğrusu siz haksızsınız!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız

Erhan Aktaş

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.

Gültekin Onan

Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: "Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz"!

İbni Kesir

Bunun üzerine kendilerine dönüp dediler ki: Hiç şüphesiz zalimler sizsiniz siz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz!” dediler.

Süleyman Ateş

Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Bunun üzerine kendilerine geldiler ve şöyle dediler: "Biz, gerçekten yanlış yoldayız dipnot 1 !"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat. Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki "left = لفت" kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır: ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun üzerine kendilerine geldiler de "Biz, gerçekten yanlış yoldayız dipnot 1 " dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    iltifat Bakara 2/64

Şaban Britch

Bunun üzerine kendilerine gelip: "Siz, gerçekten zalimler kimselersiniz" dediler.

Şaban Piriş

Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there, they blamed themselves saying: "You are indeed the wrongful of actions"

Abdul Haleem

They turned to one another, saying, ‘It is you who are in the wrong,’

Abdullah Yusuf Ali

So they turned to themselves and said, "Surely ye are the ones in the wrong!"

Abul A'la Maududi

Thereupon they turned to their (inner) selves and said (to themselves): "Surely it is you who are the wrong-doers."

Aisha Bewley

They consulted among themselves and said, ‘It is you yourselves who are wrongdoers. ’

Al-Hilali & Khan

So they turned to themselves and said: "Verily, you are the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

Thereat they came to themselves and said [to one another], ‘Indeed it is you who are the wrongdoers!’

Amatul Rahman Omar

Then they turned to their leaders and to one another and said, `You, yourselves are surely in the wrong. '

Arthur John Arberry

So they returned one to another, and they said, 'Surely it is you who are the evildoers. '

Bijan Moeinian

They consulted among themselves and arrived to the conclusion that they, themselves, were the real unjust people (worshipping the kind of gods who were good for nothing. "

E. Henry Palmer

Then they came to themselves and said, 'Verily, ye are the wrong-doers. '

Edip-Layth

So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"

George Sale

And they returned unto themselves, and said the one to the other, verily ye are the impious persons.

Hamid S. Aziz

Said he, "Nay, it was this largest of the idols. But ask them, if they can speak."

Mahmoud Ghali

So they returned one to another (Literally: returned to themselves) (and) then said, "Surely you yourselves are the unjust. "

Marmaduke Pickthall

Then gathered they apart and said: Lo! ye yourselves are the wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Then they thought and observed: "Surely you are yourselves unjust. "

Muhammad Asad

And so they turned upon one another, saying, "Behold, it is you who are doing wrong. "

Mustafa Khattab

So they came back to their senses, saying ˹to one another˺, "You yourselves are truly the wrongdoers!"

Progressive Muslims

So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"

Rashad Khalifa

They were taken aback, and said to themselves, "Indeed, you are the ones who have been transgressing."

Sahih International

So they returned to [blaming] themselves and said [to each other], "Indeed, you are the wrongdoers. "

Sam Gerrans

And they returned to themselves and said: “It is you who are the wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

They were taken aback, withdrew themselves, thought and said to one another, "Verily, you yourselves are the wrongdoers. " (You disregarded the security of the powerless idols).

Syed Vickar Ahamed

So they turned amongst themselves and said, "Surely, you are the ones in the wrong!"

Taqi Usmani

So they turned to one another and said, "In fact, you yourselves are the wrongdoers."

The Monotheist Group

So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 64. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 64. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 64. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩