Diyanet İşleri
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 63. ayet. قَالَ بَلْ فَعَلَهُۥ كَبِيرُهُمْ هَٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ إِن كَانُوا۟ يَنطِقُونَ
ḳâle bel fe`aleh. kebîruhüm hâẕâ fes'elûhüm in kânû yenṭiḳûn.
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.
(Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.
(İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz" dediler.
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
İbrahim, şöyle dedi: "Öyle ise siz, (hala) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. İbrahim de herkesin gözü önünde: “Aksine bunu onların şu büyükleri yapmıştır.” Kendisi ile birlikte onlara da tapıldığından dolayı büyükleri, küçüklerine öfkelenerek kırmış ve sizin yalnızca bu büyük puta tapmanızı isteyerek bu işi yapmıştır. Bu sözleri ile İbrahim’in amacı, karşısındaki hasımları susturmak ve onlara karşı delili ortaya koymaktır. Bundan dolayı daha sonra şunları söylediğini görüyoruz: “Onlara sorun, tabi konuşurlarsa.” Yani şu kırık putlara niçin kırıldılar diye sorun. Aynı şekilde kırılmamış olan puta da sorun, ne diye diğer putları kırdığını söylesin size; eğer konuşabilirlerse size bunun cevabını vereceklerdir. Ben de siz de herkes de kesinlikle bilir ki bu putlar söz söylemez, konuşmazlar. Herhangi bir fayda sağlayamaz, zarar veremezler. Hatta bu putlar kendilerine kötülük yapmak isteyen bir kimseye karşı da kendilerini koruyamazlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim -onlarla alay edip, insanların gözü önünde putlarının acizliğini göstererek-: ‘’Ben bir şey yapmadım, bilakis putların büyük olanı yapmıştır. Eğer konuşabiliyor iseler putlarınıza sorun’’ dedi.
Aynı kök: نطق (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
Aynı kök: نطق (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
(İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
(İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
Aynı kök: نطق (12 geçiş)
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İbrahim ise): "Belki de bu işi şu büyük olan yapmıştır. dipnot 1 Konuşabiliyorlarsa onlara sorun!" demişti.
(İbrahim) "Hayır!" dedi, "Bunu yapsa yapsa, şu en iri-yarı olanı yapmış olmalıdır; en iyisi mi siz kendilerine sorun; tabi ki eğer cevap verebilirlerse!"
(İbrahim:) "Bu işi, belli ki, şu yapmıştır, putların en irisi yani: ama en iyisi, siz kendiniz onlara sorun; tabii, eğer konuşmasını biliyorlarsa!"
(İbrahim) dedi ki: "Hayır! Onların şu büyükleri yapmıştır onu! Onlara (putlara) sorun, eğer konuşabiliyorlarsa!"
"Hayır" dedi. "Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorsa, siz onlara soruverin."
(İbrahim de şöyle demişti: ) Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.
Dedi ki: "Hayır! İşte şu büyükleri yapmıştır; eğer konuşuyorlarsa, onlara sorun!"
İbrahim, "Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.
"Hayır, o işi işte şu büyükleri yaptı. Onlara sorun, eğer konuşurlarsa!" dedi.
'Hayır, o işi işte şu büyükleri yaptı. Onlara sorun, eğer konuşurlarsa!,' dedi.
(İbrahim): "Belki onu şu büyükleri yapmıştır; sorun bakalım onlara, eğer söyleyebilirlerse" dedi.
Belki dedi şu büyükleri yapmıştır, sorun bakalım onlara eğer söylerlerse
"Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabilirlerse haydi onlara sorun!" dedi.
"Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabilirlerse haydi onlara sorun!" dedi.
"Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabilirlerse haydi onlara sorun!" dedi.
"Hayır" dedi. "Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorsa, siz onlara soruverin."
Dedi: "Belki bu işi onların şu büyüğü yapmışdır! O halde (başlarına geleni) onlara sorun, eğer söylerlerse"!
Dedi ki: Belki onu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorsa onlara sorun.
“Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!” dedi.
"Hayır dedi, (büyük putu göstererek) işte şu büyükleri yapmış; onlara sorun, eğer konuşurlarsa (!)"
"Belki onların şu büyüğü yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa onlara (kırılan putlara) sorun!" dedi.
"Belki büyükleri, şu yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa parçalanmış olanlara sorun!" dedi.
Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabiliyorlarsa onlara sorun, dedi.
-Hayır, onu, şu büyükleri yapmıştır. Eğer, konuşabiliyorlarsa onlara sorun, dedi.
Dedi: "Hayır, ben değil. Şu büyükleri yapmıştır onu. Hadi, sorun onlara eğer konuşabiliyorlarsa!"
"But it was their chief who did it", Said Ibrahim; ask them if they are able to talk!"
He said, ‘No, it was done by the biggest of them- this one. Ask them, if they can talk.’
He said: "Nay, this was done by - this is their biggest one! ask them, if they can speak intelligently!"
He answered: "Rather it was this supreme one who has done it. So ask them, if they can speak." dipnot 1
He said, ‘No, this one, the biggest of them, did it. Ask them if they are able to speak!’
[Ibrâhîm (Abraham)] said: "Nay, this one, the biggest of them (idols) did it. Ask them, if they can speak!"[1]
He said, ‘Rather it was this biggest of them who did it! Ask them, if they can speak. ’
(Abraham) said, `Well, of course, someone has done it. Here is their chief (idol which witnessed all this). So better ask (him and) them, if they can speak.'
He said, 'No; it was this great one of them that did it. Question them; if they are able to speak!'
He replied: "It was the chief of your gods who did it; you may ask them yourselves and see whether or not they are even capable of speaking. "
Said he, 'Nay, it was this largest of them; but ask them, if they can speak. '
He said, "It was the biggest one of them here who did it, so ask them, if they do speak!"
He answered, nay, that biggest of them hath done it: But ask them, if they can speak.
Said they, "Was it you who did this to our gods, O Abraham?"
He said, "No indeed, it was this great one of them that performed it; so, ask them in case they (can) pronounce (a word). "
He said: But this, their chief hath done it. So question them, if they can speak.
"No, " he said. "It was done by that chief of theirs. Ask him in case they can speak."
He answered: "Nay, it was this one, the biggest of them, that did it: but ask them [yourselves] - provided they can speak!"
He replied ˹sarcastically˺, "No, this one—the biggest of them—did it! So ask them, if they can talk!"
He said: "It was the biggest one of them here who did it, so ask them, if they do speak!"
He said, "It is that big one who did it. Go ask them, if they can speak."
He said, "Rather, this - the largest of them - did it, so ask them, if they should [be able to] speak. "
He said: “But this their great one did it; so ask them, if they speak.”
Abraham grabbed the opportunity of driving home the point, "Whoever did it, did it. This is their chief. Ask them if they speak."
He said: "No, this was done by— This is the biggest one of them! Ask them, if they can speak sensibly!"
He said, "Rather, this is done by this chief of theirs. So, ask them if they can speak."
He said: "It was the biggest one of them here who did it, so ask them, if they do speak!"