En'âm suresi

En'âm suresi, 122. ayet

En'âm suresi, 122. ayet. أَوَمَن كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَٰهُ وَجَعَلْنَا لَهُۥ نُورًا يَمْشِى بِهِۦ فِى ٱلنَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُۥ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِّنْهَا كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَٰفِرِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

evemen kâne meyten feaḥyeynâhü vece`alnâ lehû nûray yemşî bihî fi-nnâsi kemem meŝelühû fi-żżulümâti leyse biḫâricim minhâ. keẕâlike züyyine lilkâfirîne mâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 119–125 · surenin 122. ayeti / 165

Konu Ölü iken diriltilen; cin ve insan topluluklarına hitap En'âm 122–129 3

  1. En'âm 119

    Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir. Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.

  2. En'âm 120

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  3. En'âm 121

    Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.

  4. 122

    Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.

  5. En'âm 123

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

  6. En'âm 124

    Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekarlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.

  7. En'âm 125

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

122. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah kendisine hidâyet vermeden önce küfrün, bilgisizliğin ve masiyetlerin karanlığında “ölü iken” ilim, iman ve itaat nuru ile “dirilttiğimiz” böylelikle insanlar arasında bu nurun aydınlığında, işlerini basiretle gören, yolunu seçebilen, hayrı bilip tanıyanve onu tercih eden, kendisi hakkında da başkası hakkında da onu uygulamak için gayret harcayan, diğer taraftan kötülüğü de bilen, ona buğzeden, onu terk etmek, kendisinden de başkasından da onu uzaklaştırmak için bütün gayretini harcayan bir kimse hiç “hiç, içinden çıkamayacağı” bilgisizliğin, sapıklığın, küfrün ve masiyetlerin “karanlıklarında kalan” ve böylelikle hangi yolu izleyeceğini kestiremeyip şaşıran, gideceği yollar önünde kararan, bu yüzden de gam, keder, üzüntü ve bedbahtlıkla karşı karşıya kalan “kimse gibi midir?”

Yüce Allah, akılları idrak edip bildikleri misallerle uyarmakta ve böyle bir kimse ile diğerinin birbirine eşit olamayacağını ifade etmektedir. Tıpkı gece ile gündüzün, aydınlık ve karanlığın, canlılarla dirilerin eşit olmadıkları gibi. Ayette sanki şöyle denmektedir: Azıcık aklı olan bir kimse nasıl olur da böyle bir durumu ve şaşkın bir şekilde karanlıklarda kalmayı tercih edebilir? Devamla da bu soruya şöyle cevap verilmektedir: “Yaptıkları kâfirlere işte böyle süslü gösterilmiştir.” Şeytan amellerini devamlı olarak kendilerine güzel göstermekte, kalplerinde süsleyip durmaktadır. Nihâyet onlar da bu amellerini güzel görmüş ve gerçek kabul etmişlerdir. Bu durum, kalplerinde bir inanç halini almış ve onların ayrılmaz bir niteliği olmuştur. Bundan dolayı içinde bulundukları kötülük ve çirkinliklerden hoşnut olmuşlardır.

Karanlıklar içerisinde bulunan, içinde bulundukları batıllarında bocalayıp duran bulunan bu kimseler aynı seviyede değillerdir. Bunların kimisi önder, başkan ve uyulan kimseler, kimisi de uyan ve başkalarının başkanlığı altında bulunan kimselerdir. İlk kesim, en kötü haller ile karşı karşıyadırlar. O bakımdan Yüce Allah onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah’ın hidayet bahşetmesinden önce -sahip olduğu küfür, cehalet ve günahlar sebebiyle- ölü (gibi) olan kişi ile, kendisini iman, ilim ve itaate hidayet ederek hayat verdiğimiz o kimse; hiç eşit olur mu? Zira küfür, cehalet ve günah bataklığının içinde olan kimse bütün bunların karanlığından asla çıkamaz. Yollar ona karmaşık, anlaşılmaz gelir ve yürüdüğü yol hep karanlıktır. Aynı şekilde o müşriklere, içinde bulundukları şirkleri, leş eti yemeleri ve batıl üzerine tartışmaları güzel gösterildiği gibi, kıyamet günü acı verici azapla cezalandırılmaları için kâfirlere de yapmış oldukları günahlar hoş gösterilmiştir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَمَن evemen kimse gibi midir?
  2. كَانَ kane iken kök: كون
  3. مَيْتًۭا meyten ölü kök: موت
  4. فَأَحْيَيْنَـٰهُ fe ehyeynahu kendisini dirilttiğimiz kök: حيي
  5. وَجَعَلْنَا ve cealna ve verdiğimiz kök: جعل
  6. لَهُۥ lehu kendisine
  7. نُورًۭا nuran bir ışık kök: نور
  8. يَمْشِى yemşi yürüyebileceği kök: مشي
  9. بِهِۦ bihi onunla
  10. فِى fi arasında
  11. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlar kök: نوس
  12. كَمَن kemen kimsenin
  13. مَّثَلُهُۥ meseluhu benzeri kök: مثل
  14. فِى fi içindeki
  15. ٱلظُّلُمَـٰتِ z-zulumati karanlıklar kök: ظلم
  16. لَيْسَ leyse olmayan kök: ليس
  17. بِخَارِجٍۢ biharicin çıkışı kök: خرج
  18. مِّنْهَا ۚ minha ondan
  19. كَذَٰلِكَ kezalike işte öyle
  20. زُيِّنَ zuyyine süslü gösterilmiştir kök: زين
  21. لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine kafirlere kök: كفر
  22. مَا ma (işler)
  23. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  24. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyor kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Hayat

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Hayat

    Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz)…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Hayat

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Şimdi, bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

  • Aynı kök: مشي (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayat

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kök: مشي (23 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Manen) ölüyken (Vahiy ile) dirilttiğimiz dipnot 1 ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir nûr (ışık) verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte yaptıkları şeyler kâfirlere böyle süslü gösterilmiştir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifadede "ölüm" ve "diriltme" kavramlarının vahiy ile ilişkisine değinilmekte, vahiysiz hayat ölüme, vahyin yaşandığı hayat ise canlılığa işaret olarak dile getirilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Hiç (manen) ölüyken hayat verdiğimiz ve insanlar arasında yolunu bulması için kendisine ışık tuttuğumuz kimse, içinden çıkma imkanı bulamayacağı zifiri karanlıklara gömülüp giden kimse gibi olur mu? İşte inkarcılara yaptıkları böyle güzel görünür.

Muhammed Esed

(Ruhen) ölü iken hayata kavuşturduğumuz ve insanlar arasında yolunu bulması için kendisine ışık tuttuğumuz kimse, hiç içinden çıkamayacağı derin karanlığın içine (gömülüp kalmış) biri gibi olur mu? (Ama) böyle: hakikati inkar edenlere yaptıkları güzel görünür:

Ahmed Hulusi

Ölü iken kendisini (Hakikat ilmi ile) dirilttiğimiz; insanlar içinde onunla yaşaması için basiret nuru oluşturduğumuz kimse(nin durumu); karanlıklar içinde kalıp ondan kurtulamayan gibi olur mu? Hakikat bilgisini inkar edenlere, yapmakta oldukları böylece süslendirildi.

Ali Bulaç

Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için kendisine bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp oradan bir çıkış bulamıyanın durumu gibi midir? İşte, kafirlere yapmakta oldukları böyle 'süslü ve çekici' gösterilmiştir.

Ali Özek ve heyeti

Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu! İşte kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir.

Ali Rıza Safa

Ölüyken yaşam verdiğimiz ve insanlar arasında yürüyeceği bir aydınlık verdiğimiz kimse, içinden çıkamayacağı karanlıklar içinde kalmış kimse gibi olur mu? Nankörlük edenlere, yaptıkları, işte böyle çekici gösterilir.

Bayraktar Bayraklı

Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kafirlere, yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir.

Edip Yüksel

Ölüyken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde olup da ondan çıkamayan kimse gibi olur mu? İnkarcıların yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ölüyken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde olup da ondan çıkamıyan kimse gibi olur mu? İnkarcıların yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ölü iken dirilttiğimiz, insanlar arasında yürümesini sağlayan bir aydınlık verdiğimiz kişi, içinden çıkamayacağı karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç? Fakat kafirlere yaptıkları işler öyle yaldızlı gösterilmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bir adam ölü iken biz onu diriltmişiz ve kendisine bir nur vermişiz, insanlar içinde onunla yürüyor, hiç o bittemsil zulmetler içinde kalmış ve ondan bir türlü çıkamıyacak bir halde bulunan kimse gibi olurmu? Fakat kafirlere ameller öyle yaldızlı gösterilmektedir

Erhan Aktaş

Ölü iken dipnot 1 dirilttiğimiz; dipnot 1 ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur dipnot 2 verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu? Kafirlerin yaptıkları, kendilerine sevimli gösterildi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye karanlığı içinde, gerçeklerden habersiz ve şirk içindeyken Kur'an nuruyla aydınlattığımız, tevhid inancı ile arındırarak doğru yola ilettiğimiz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Aydınlık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ölü iken dipnot 1 dirilttiğimiz; dipnot 1 ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur dipnot 2 verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu? Kafirlerin yaptıkları, kendilerine sevimli gösterildi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye karanlığı içinde, gerçeklerden habersiz ve şirk içindeyken Kur'an nuruyla aydınlattığımız, tevhid inancı ile arındırarak doğru yola ilettiğimiz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Aydınlık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ölü iken dipnot 1 dirilttiğimiz; dipnot 1 ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur dipnot 2 verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu? Gerçeği yalanlayan nankörlerin yaptıkları, kendilerine sevimli gösterildi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye karanlığı içinde, gerçeklerden habersiz ve şirk içindeyken Kur'an nuruyla aydınlattığımız, tevhid inancı ile arındırarak doğru yola ilettiğimiz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Aydınlık.

Gültekin Onan

Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için kendisine bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp oradan bir çıkış bulamayanın durumu gibi midir? İşte, kafirlere yapmakta oldukları böyle 'süslü ve çekici' gösterilmiştir.

Hasan Basri Çantay

Bir ölü iken kendisini diriltdiğimiz, ona insanların arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimse; içinden çıkamaz bir halde karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç? Kafirlerin yapmakda oldukları şeyler kendilerine öyle süslü göründü.

İbni Kesir

Ölü iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürüyebileceği bir nur verdiğimiz kimse; karanlıklarda kalıp ondan çıkamayan kimse gibi midir hiç? İşte böyle, kafirlere işledikleri süslü gösterilmiştir.

Mehmet Alagaş

(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ölü iken (imanla) kendisini dirilttiğimiz, insanlar arasında ona yürümesi için nur verdiğimiz kimse, içinden çıkamayacağı karanlıklarda kalan kimse gibi midir? Kâfirlere yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.

Süleyman Ateş

Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayan kimse gibi olur mu? İşte kafirlere, yaptıkları (işler), öyle süslü gösterilmiştir.

Süleymaniye Vakfı

Ölü gibiyken can verip yolunu aydınlattığımız ve o aydınlıkla insanlar arasında yürüyen kişi, girdiği karanlıklardan çıkamayan kişi gibi olur mu? Yaptıkları işler, kafirlere işte böyle süslü gösterilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ölü gibi iken canlandırdığımız ve kendisine verdiğimiz aydınlıkla insanlar arasında dolaşan kimse, karanlıklara saplanıp oradan çıkamayan kimse gibi olur mu? Ayetleri görmezlikten gelenlerin işlerinin kendilerine güzel görünmesi böyle olur.

Şaban Britch

Ölü iken dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında, yürüyeceği bir ışık verdiğimiz kimsenin durumu, hiç içinden çıkamayacağı karanlıklardaki kimse gibi midir? Şu kadar var ki kâfirlere yaptıkları işler güzel görünüyor.

Şaban Piriş

Ölü iken dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında, vasıtasıyla yürüyeceği bir ışık verdiğimiz kimsenin durumu, hiç içinden çıkamayacağı karanlıklardaki kimse gibi midir? Şu kadar var ki kafirlere yaptıkları işler güzel görünüyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir ölü iken kendisine hayat verdiğimiz, insanlar içinde yürümesi için kendisine bir ışık tuttuğumuz kişinin durumu, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamayan kişininki gibi olur mu? İşte böyle! Küfre sapanlara, yapmakta oldukları süslü-püslü gösterilmiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Does he who has been destitute of spiritual life and We inspirited with illumination and enlightenment to conduct himself well among the people and Providence his guide, compare with him who is led by the nose by the prince of darkness into deepest dismay where there is no escape! Thus were the infidels deluded with sensuous notions that in vain they wasted their days.

Abdul Haleem

Is a dead person brought back to life by Us, and given light with which to walk among people, comparable to someone trapped in deep darkness who cannot escape? In this way the evil deeds of the disbelievers are made to seem alluring to them.

Abdullah Yusuf Ali

Can he who was dead, to whom We gave life, and a light whereby he can walk amongst men, be like him who is in the depths of darkness, from which he can never come out? Thus to those without faith their own deeds seem pleasing.

Abul A'la Maududi

He who was dead and whom We raised to life, dipnot 1 and We set a light for him to walk among men - is he like the one steeped in darkness out of which he does not come out? dipnot 2 . Thus have their own doings been made to seem fair to the unbelievers. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    'Death' signifies here the state of ignorance and lack of consciousness, whereas 'life' denotes the state of knowledge and true cognition, the state of awareness of Reality. He who cannot distinguish between right and wrong and does not know the Straight Way for human life, may be alive on the biological plane, but his essential humanity is not. He may be a living animal but is certainly not a living human being. A living human being is one who can distinguish right from wrong, good from evil, honesty from dishonesty.
  2. metne dön, dipnot 2
    The question is: 'How can they expect one who has been able to attain genuine consciousness of his true human nature and who, by virtue of his knowledge of the Truth, can clearly discern the Straight Way among the numerous crooked ways, to live like those who lack true consciousness and go on stumbling in the darkness of ignorance and folly?'
  3. metne dön, dipnot 3
    The law of God with regard to those to whom light is presented but who wilfully refuse to accept it, preferring to follow their crooked paths even after they have been invited to follow the Straight Way, is that in the course of time such people begin to cherish darkness, and to enjoy groping their way in the dark, stumbling and falling as they proceed. They tend to mistake cacti for orchids, thorns for roses. They find pleasure in every act of evil and corruption. They look forward to renewed experiences of corruption, hoping that where they were previously unsuccessful they will now find success.

Aisha Bewley

Is someone who was dead and whom We brought to life, supplying him with a light by which to walk among people, the same as someone who is in utter darkness, unable to emerge from it? That is how what they were doing is made to seem attractive to the kafirun.

Al-Hilali & Khan

Is he who was dead (without Faith by ignorance and disbelief) and We gave him life (by knowledge and Faith) and set for him a light (of Belief) whereby he can walk amongst men - like him who is in the darkness (of disbelief, polytheism and hypocrisy) from which he can never come out? Thus it is made fair-seeming to the disbelievers that which they used to do.

Ali Quli Qarai

Is he who was lifeless, then We gave him life and provided him with a light by which he walks among the people, like one who dwells in a manifold darkness which he cannot leave? To the faithless is thus presented as decorous what they have been doing.

Amatul Rahman Omar

Can he, who was lifeless (before) and to whom We gave life and We provided for him a light whereby he moves about among the people, be like the person whose condition is (as one) consigned to thick darkness from whence he cannot emerge? Thus the deeds of the disbelievers are made fair-seeming to them (by satan);

Arthur John Arberry

Why, is he who was dead, and We gave him life, and appointed for him a light to walk by among the people as one whose likeness is in the shadows, and comes not forth from them? So it is decked out fair to the unbelievers the things they have done.

Bijan Moeinian

Is the one who was dead, and then I (God) gave him life (and showered him by the light [of this Qur'an], so that he can walk on the straight path), is equal to the one [disbeliever who is disputing every law of the Lord and] who is wondering in the darkness [by choice] from which he can never escape? Thus [in response to their choice of disbelief,] I make the disbelievers' deeds seeming fair in their eyes [so that they continue their miserable life of confusion going through one trial and error to another one. ]

E. Henry Palmer

Is he who was dead and we have quickened him, and made for him a light, that he might walk therein amongst men, like him whose likeness is in the darkness whence he cannot come forth? Thus is made seemly to the misbelievers what they have done.

Edip-Layth

Is one who was dead and to whom We gave life, and We made for him a light to walk with amongst the people, as one whose example is in darkness and he will not exit from it? It is such that the work of the ingrates has been adorned for them.

George Sale

Shall he who hath been dead, and whom We have restored unto life, and unto whom We have ordained a light, whereby he may walk among men, be as he whose similitude is in darkness, from whence he shall not come forth? Thus was that which the infidels are doing, prepared for them.

Hamid S. Aziz

Is he who was dead and We have quickened (given him life) him, and made for him a light, wherein walks amongst men, like him whose likeness is one walking in utter darkness whence he cannot emerge? Thus is their conduct made seemly to the disbelievers.

Mahmoud Ghali

And is he who was deceased, then We gave him life and made for him a light to walk by among mankind, as one whose likeness is in the darkness (es), (and) he is not coming out of them? Thus whatever the disbelievers were doing was adorned (i. e., made attractive) for them.

Marmaduke Pickthall

Is he who was dead and We have raised him unto life, and set for him a light wherein he walketh among men, as him whose similitude is in utter darkness whence he cannot emerge? Thus is their conduct made fairseeming for the disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

Can he who was lifeless, to whom We gave life, and gave him a light in whose glow he walks among men, be like him who is used to darkness from which he can never emerge? Thus have been their doings made attractive to unbelievers.

Muhammad Asad

IS THEN -HE who was dead [in spirit] and whom We thereupon gave life, and for whom We set up a light whereby he might see his way among men - [is then he] like one [who is lost] in darkness deep, out of which he cannot emerge? [But] thus it is: goodly seem all their own doings to those who deny the truth.

Mustafa Khattab

Can those who had been dead, to whom We gave life and a light with which they can walk among people, be compared to those in complete darkness from which they can never emerge?[1] That is how the misdeeds of the disbelievers have been made appealing to them.

Progressive Muslims

Is one who was dead and to whom We gave life, and We made for him a light to walk with amongst the people, as one whose example is in darkness and he will not exit from it It is such that the work of the rejecters has been adorned for them.

Rashad Khalifa

Is one who was dead and we granted him life, and provided him with light that enables him to move among the people, equal to one in total darkness from which he can never exit? The works of the disbelievers are thus adorned in their eyes.

Sahih International

And is one who was dead and We gave him life and made for him light by which to walk among the people like one who is in darkness, never to emerge therefrom? Thus it has been made pleasing to the disbelievers that which they were doing.

Sam Gerrans

Is one who was dead and to whom We gave life and for whom We appointed a light wherein he walks among men like one in darkness from which he cannot come out? Thus is made fair to the false claimers of guidance what they do.

Shabbir Ahmed

(Our Light revives the living dead and makes them walk honorably among mankind. ) Is one who was dead and We gave him life with Light that enables him to move among people, equal to one in total darkness from which he cannot come out? (When people have their belief system jumbled up, they lose the power to distinguish between the right and wrong). Hence, the rejecters of the Truth find their own deeds pleasing.

Syed Vickar Ahamed

Can he who was dead, and to whom We gave life, and a light by which he can walk among men, be like him who is in the depths of darkness, from which he can never come out? Therefore, to those who are without Faith, their own actions seem pleasing.

Taqi Usmani

Is it (conceivable) that the one who was dead and to whom We gave life, and set for him a light with which he walks among men, (is held to) be like the one whose condition is such that he is in total darkness, never coming out of it? This is how their deeds appear beautified to the disbelievers.

The Monotheist Group

Is he who was dead and to whom We gave life, and We made for him a light to walk with among the people, as he whose example is in darkness and he will not exit from it? It is such that the work of the rejecters has been adorned for them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 122. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 122. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 122. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩