Diyanet İşleri
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
En'âm suresi
En'âm suresi, 129. ayet. وَكَذَٰلِكَ نُوَلِّى بَعْضَ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
vekeẕâlike nüvellî ba`ḍa-żżâlimîne ba`ḍam bimâ kânû yeksibûn.
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölü iken diriltilen; cin ve insan topluluklarına hitap En'âm 122–129 3
Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
Rableri katında selam yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
129. Yani azgın cinleri, dostları olan insanlara veli kılıp onları saptırmak üzere musallat ettiğimiz, kazandıkları günahlar ve bu uğurdaki gayretleri sebebi ile aralarında dostluk ve karşılıklı uyum bağını kurduğumuz gibi; aynı şekilde her zalimi de kendisi gibi bir zalime veli (dost ve idareci) kılarız. Böyle onlar birbirlerini kötülüğe sürükleyip teşvik eder, hayra olan şevkini kırıp azaltır, ondan nefret etmesini sağlar. İşte bu, bizim sünnetimizin/kanunumuzun bir parçasıdır.
Bu, Yüce Allah’ın oldukça feci ve son derece kötü sonuçlar doğuran büyük cezalarından biridir. Ancak suç zalimindir. Kendisini bunca zararla karşı karşıya bırakan ve kendisine karşı böyle bir cinâyeti işleyen odur. Yoksa “Rabbin asla kullara zulmedici değildir.” (Fussilet, 41/46)
Bu sünnetin/kanunun bir parçası da şudur: Kulların zulüm ve fesatları artacak, yerine getirmekle yükümlü oldukları farz hakları yerine getirmeyecek olurlarsa başlarına zalim yöneticiler gelir. Bu zalim yöneticiler onları en kötü azaba uğratırlar, onlardan alacaklarını zulüm ve haksızlıkla alırlar. Allah’a ve kullarına karşı yerine getirmedikleri hakları onlardan kat kat fazlasıyla alırlar. Üstelik onlar, bundan dolayı herhangi bir ecir alamazlar ve Allah’tan mükafat da bekleyemezler. Diğer taraftan kullar, hallerini düzeltip dosdoğru yürüyecek olurlarsa Allah da onların yöneticilerini ıslah eder. Onları adaletli ve insaflı liderler kılar. Zalim ve haksız yöneticiler yapmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Azılı cinleri bazı insanlara gönderdik ve onları yoldan çıkarsınlar diye musallat ettik. Aynı şekilde işlemiş olduğu günahlara karşılık her zalime, onu kötülüklere teşvik edip, kışkırtan, iyi işlerden uzaklaştırıp, el çektiren başka bir zalim musallat ederiz.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)
Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)
(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi…
Aynı kök: بعض (158 geçiş)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Aynı kök: بعض (158 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: بعض (158 geçiş)
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte böylece işledikleri (günahlar) nedeniyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına dost/yoldaş yaparız. dipnot 1
Ve işte Biz, işledikleri yüzünden zalimleri birbirine böyle musallat ederiz.
Ve bu şekilde, zalimlerin, (kötü) fiilleri ile birbirlerini ayartıp baştan çıkarmalarını sağlarız.
İşte yaptıklarının getirisi ile zalimlerin bazısını bazısına dost ederiz (ateşte beraberdirler)!
Böylece biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.
İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü (insanlardan ve cinlerden) zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına dost ederiz.
Ve işte böylece, haksızlık yapanların bir bölümünü, kazandıkları yüzünden diğerlerinin peşine takarız.
İşte kazandıkları günahlarından ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.
Zalimleri böylece eşleyerek birbirinin dostları yaparız. Yaptıklarından ötürü...
Zalimleri böylece eşleyerek birbirinin dostları yaparız. Yaptıklarından ötürü...
İşte Biz, işleyip kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerden kimini kimine dost ederiz.
Ve işte biz, zalimlerin ba'zısını ba'zısına kesibleri sebebiyle böyle dost ederiz
İşte böylece kazandıklarından dolayı, zalimlerin bir kısmını diğerlerinin peşine takarız. dipnot 1
İşte böylece kazandıklarından dolayı, zalimlerin bir kısmını diğerlerinin peşine takarız. dipnot 1
İşte böylece kazandıklarından dolayı, zalimlerin bir kısmını diğerlerinin peşine takarız. dipnot 1
Böylece biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.
İşte biz zaalimlerden kimini kimine, irtikab etmekde oldukları (günahlar) yüzünden, böylece musallat ederiz.
İşte böylece zalimlerden kimini kimine kazandıklarından ötürü musallat ederiz.
(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
İşte kazandıkları(günahları)ndan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.
Elde ettikleri şeylere karşılık, biz zalimlerin bir kısmını diğerinin dostu yaparız dipnot 1 .
Böylece biz, yapıp ettiklerine karşılık yanlış yapanların kimini kiminin peşine takarız.
İşte böyle, zalimleri işledikleri sebebiyle birbirlerinin dostu yaparız.
İşte böyle, zalimleri işledikleri sebebiyle birbirlerinin dostu yaparız..
İşte biz, zalimlerin bir kısmını bir kısmına, kazanır oldukları şeyler yüzünden bu şekilde dost/yardımcı/yönetici/önder yaparız.
Thus do We induce those who confirm themselves in prepensed malice to be attracted to each other and be disposed to tutelary friendship by reason of their common attributes and of exercising themselves for the purpose of alienating people from Allah's purpose.
In this way, We make some evildoers have power over others through their misdeeds.
Thus do we make the wrong-doers turn to each other, because of what they earn.
In this manner We shall make the wrong-doers friends of each other (in the Hereafter) because they earned (evil together in the world). dipnot 1
In that way We make the wrongdoers friends of one another because of what they have done.
And thus We do make the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) Auliyâ’ (supporters and helpers) of one another (in committing crimes), because of that which they used to earn.
That is how We make the wrongdoers one another’s friends because of what they used to earn.
In the like manner do We let some of the unjust have power one over another because of their (wrongful) deeds.
So We make the evildoers friends of each other for what they have earned.
Thus, I will make the wicked ones to have the "displeasure" of having each other's company; they have earned such punishment for their wrongdoings.
Thus do we make some of the unjust patrons of the others, for that which they have earned.
It is such that We make the wicked as supporters to one another for what they had earned.
Thus do We set some of the unjust over others of them, because of that which they have deserved.
Thus do We make some of the wrongdoers patrons of one another, because of what they earn.
And thus We make the unjust ones patrons of each other, for whatever they were earning.
Thus We let some of the wrong-doers have power over others because of what they are wont to earn.
Thus do We place some sinners over others as requital for their deeds.
And in this manner do We cause evildoers to seduce one another by means of their (evil] doings.
This is how We make the wrongdoers ˹destructive˺ allies of one another because of their misdeeds.
It is such that We make the wicked as supporters to one another for what they had earned.
We thus match the wicked to be companions of each other, as a punishment for their transgressions.
And thus will We make some of the wrongdoers allies of others for what they used to earn.
And thus do We make the wrongdoers allies of one another by what they earned.
Thus Our Law makes the wrongdoers keep company towards a common earning. (The criminals of the same kind tend to hang around together).
And thus, We make the wrongdoers turn to each other, because of what they have earned.
Thus We will make some wrongdoers companions of others (in the Hereafter) because of what they used to commit.
It is such that We make the wicked as supporters to one another for what they have earned.