Diyanet İşleri
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
A'râf suresi
A'râf suresi, 72. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَمَا كَانُوا۟ مُؤْمِنِينَ
feenceynâhü velleẕîne me`ahû biraḥmetim minnâ veḳaṭa`nâ dâbira-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ vemâ kânû mü'minîn.
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi A'râf 65–72 3
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."
Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.
Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?" dediler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
72. “Bunun üzerine biz onu” yani Hud’u “onunla beraber olanları” iman edenleri “tarafımızdan bir rahmetle kurtardık.” Çünkü onları imana ileten O’dur. İmanlarını da kendisi ile rahmetine nail olacakları bir sebep kılan O’dur. İşte onları bu rahmeti ile kurtarmıştır.
“Âyetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise köklerini kestik.” Biz o çetin azap ile onların kökünü kazıdık ve onlardan geriye hiç kimse kalmadı. Allah onlara kısır bir rüzgarı musallat etti. “Bu rüzgar neye uğrarsa onu mutlaka kül gibi savuruyordu.” (ez-Zariyat, 51/42) Helak oldular ve “sabah olduğunda meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu.” (Ahkaf, 46/25) “Bak bakalım uyarılanların akıbeti nice oldu!” (Yunus, 10/73) İşte kendilerine karşı delil ortaya konulup da bunlara itaat etmeyen, iman etmeleri emrolunup da iman etmeyen toplumun akıbetinin nasıl olduğuna bir bak! Sonuçta helak edildiler, rezil ve rüsvay oldular. Yüce Allah Hud kavminin helaki ile ilgili olarak bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Bu dünyada da kıyamet gününde de onlara lanet arkalarından yetiştirildi. Haberiniz olsun ki Âd kavmi Rab’lerini inkâr ettiler ve yine haberiniz olsun ki Hud’un kavmi olan Âd -Allah’ın rahmetinden- uzak düştü.” (Hud, 11/60)
“Ayetlerimizi yalanlayıp” hiçbir şekilde “iman etmeyenlerin ise köklerini kestik” Bunların özellikleri yalanlamak, inat, büyüklenme ve fesatçılıktan ibarettir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hûd -aleyhisselam- ve onunla beraber olan Müminleri katımızdan bir merhametle selamette kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları ve Mümin olmayanları da helak ederek yok ettik. Bilakis onlar yalanlamalarından ötürü azaba müstahak oldular.
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)
Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)
Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı…
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bunun üzerine) onu (Hud'u) ve onunla birlikte olanları merhametimizle kurtarmış ve ayetlerimizi yalanlayanların ve iman etmeyenlerin kökünü de kesmiştik. dipnot 1
Nihayet, katımızdan bir rahmet eseri olarak onu ve onunla birlikte olanları kurtardık; ve ayetlerimizi yalanlayanların kökünü kazıdık: nitekim onlar da (tehdidimizin gerçekliğine) inanmamıştılar.
Ve böylece, onu ve onunla beraber olanları kuşatıcı rahmetimizle kurtardık; beri yandan, ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanlarıysa son kalıntısına kadar silip attık.
(Biz de) Onu ve onunla beraber olanları, rahmetimizle kuşatarak kurtardık. . . Ayetlerimizi yalanlayanların ise kökünü kestik. . . Onlar iman etmediler.
Böylece onu ve onunla birlikte olanları katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayarak inanmamış olanların kökünü kuruttuk.
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Böylece, Onu ve Onunla birlikte olanları, Kendi katımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayanların da kökünü kuruttuk.
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve ayetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Bizden bir rahmet olarak, onu ve onunla birlik olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak onaylamayanların da ardını kestik.
Bizden bir rahmet olarak, onu ve onunla birlik olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak inanmıyanların da ardını kestik.
Bunun üzerine kendisini ve beraberindekileri, yalnız katımızdan bir rahmet ile kurtardık, ayetlerimize yalan deyip iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Bunun üzerine kendisini ve ma'iyyetindekileri mahza tarafımızdan bir rahmet ile necata erdirdik de o ayetlerimizi tekzib edib iyman etmiyenlerin kökünü kestik
Onu ve beraberinde olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanların ise kökünü kestik.
Onu ve beraberinde olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise kökünü kestik.
Onu ve beraberinde olanları tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise kökünü kestik.
Böylece onu ve onunla birlikte olanları rahmetimiz ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ve inançlı olmayanların kökünü kuruttuk / kestik.
Bunun üzerine kendisini de, onunla beraber olanları da, katımızdan bir rahmet ile, kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayıb iman etmemiş olanların ise kökünü kesdik.
Biz, bunun üzerine, rahmetimizle onu ve beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayıp iman etmemiş olanların kökünü kestik. Onlar, zaten mü'minler değillerdi.
(65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.
Onu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak iman etmeyenlerin de kökünü kuruttuk.
O'nu ve O'nunla beraber olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayacak olanların ardını kestik.
Sonra onu ve onunla birlikte olanları tarafımızdan bir ikram ile kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanların da kökünü kuruttuk. Onlar inanıp güvenmiş kimseler değillerdi.
Sonra onu ve onunla birlikte olanları tarafımızdan bir ikram ile kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanların da kökünü kuruttuk. Onlar inanıp güvenmemişlerdi.
O’nu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve mümin olmayan kavmin de arkasını/kökünü kestik.
O'nu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve mümin olmayan kavmin de kökünü kazıdık.
Nihayet, onu ve beraberindekileri bizden bir rahmetle kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanların da kökünü kestik. İnanan kişiler değillerdi onlar.
And so We rescued him together with those who conformed their will to Allah's will by the grace of Our mercy, and We uprooted from the earth those who denied Our signs; they were wrongful of actions.
We saved him, and those who were with him, through Our mercy; We destroyed those who denied Our revelations and would not believe.
We saved him and those who adhered to him. By Our mercy, and We cut off the roots of those who rejected Our signs and did not believe.
Then We delivered Hud and his companions by Our mercy, and We utterly cut off the last remnant of those who called the lie to Our signs and would not believe. dipnot 1
So We rescued him and those with him by mercy from Us, and We cut off the last remnant of those who denied Our Signs and were not muminun.
So We saved him and those who were with him by a mercy from Us, and We cut the roots of those who belied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.); and they were not believers.
Then We delivered him and those who were with him by a mercy from Us, and We rooted out those who denied Our signs and were not faithful.
So We, in Our mercy, saved him and his companions, and We rooted out the last remnants of those who cried lies to Our Messages, for they would not believe.
So We delivered him, and those with him, by a mercy from Us; and We cut off the last remnant of those who cried lies to Our signs and were not believers.
Then I saved him and his followers out of mercy and destroyed those who chose to disregard My Revelations as they did not have any belief.
But we rescued him and those with him, by mercy from ourselves, and we cut off the hindermost parts of those who said our signs were lies and who were not believers. '
We saved him and those with him by a mercy from Us, and We destroyed the remnant of those who rejected Our signs and did not acknowledge.
And We delivered him, and them who believed with him, by our mercy; and We cut off the uttermost part of those who charged our signs with falsehood, and were not believers.
But We rescued him and those with him, by Our Mercy, and We cut off the roots of those who rejected Our signs and did not believe. "
So We delivered him, and the ones with him, by a mercy from Us; and We cut off the last trace of (the ones) who cried lies to Our signs and in no way were they believers.
And We saved him and those with him by a mercy from Us, and We cut the root of those who denied Our revelations and were not believers.
Then We saved him and those on his side by Our grace, and destroyed to the very last those who rejected Our signs and denied the truth.
And so, by Our grace, We saved him and those who stood by him, the while We wiped out the last remnant of those who gave the lie to Our messages and would not believe.
So We saved him and those with him by Our mercy and uprooted those who denied Our signs. They were not believers.
We saved him and those with him by a mercy from Us, and We destroyed the remnant of those who rejected Our revelations, they were never believers.
We then saved him and those with him, by mercy from us, and we annihilated those who rejected our revelations and refused to be believers.
So We saved him and those with him by mercy from Us. And We eliminated those who denied Our signs, and they were not [at all] believers.
So We delivered him and those with him by mercy from Us, and We cut off the root of those who denied Our proofs; and they were not believers.
(The people of Aad who inhabited a big empire in the North of Arabia, failed to heed the warning of the Prophet. Then hurricane winds annihilated them (41:16)). We saved him and those with him by Mercy from Us, and cut the root of those who belied Our Messages and would not believe.
We saved him and those who stayed close to him, by Our Mercy, and We cut off the roots of those who rejected Our Signs and did not believe.
So, We saved him and those with him out of mercy from Us, and We eradicated those who rejected Our signs. They were not believers.
We saved him and those with him by a mercy from Us, and We destroyed the remnant of those who rejected Our revelations, they were never believers.