Diyanet İşleri
Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
En'âm suresi
En'âm suresi, 45. ayet. فَقُطِعَ دَابِرُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
feḳuṭi`a dâbiru-lḳavmi-lleẕîne żalemû. velḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.
Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sıkıntıda yalnız O'na dua; müjdeci ve uyarıcı peygamberler En'âm 40–49 3
Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.
Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.
Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?" Bak, biz ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?
De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helak edilecek?"
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
45. “Böylece zulmedenlerin ardı arkası kesildi.” Yani azaba duçar oldular ve önlerinde bütün kurtuluş çareleri tükendi. O’nu yalanlayanların helâkine dair kaza ve kaderi dolayısıyla “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.” Çünkü böylelikle Allah’ın âyetleri, gerçek dostlarına lütuf ve ihsanı, düşmanlarını hakir ve küçük göstermesi ve peygamberlerinin getirdiklerinin doğru olduğu ortaya çıkmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Böylece o küfür ehlinin tamamı helak edilerek kökü kazındı ve Allah'ın resulleri muzaffer kılındı. Şükür ve övgü yalnızca düşmanlarını helak edip veli kullarına yardım eden alemlerin Rabbine mahsustur.
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)
Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı…
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: دبر (44 geçiş)
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Aynı kök: دبر (44 geçiş)
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Böylece haksızlık eden o toplum(ları)n kökü kesilmişti. Hamd (övgü), âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.
En sonunda zulümde ısrar eden toplum(ların) kökü kesilip atıldı. Neticede tüm övgüler, yalnızca alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
ve (sonunda), zulüm işlemeye şartlanmış olan o toplumların son kalıntıları da yok olup gitti. Bütün övgüler yalnız Allaha mahsustur, bütün alemlerin Rabbine.
Böylece (nefslerine) zulmeden topluluğun kökü kazındı! Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir!
Böylece zulmeden topluluğun kökü kurutuldu. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'adır.
Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Ve o haksızlık yapan toplumun arkası kesildi. Evrenlerin Efendisi Allah'a övgüler olsun!
Böylece, zulmeden toplumun kökü kesildi. Övgü, alemlerin Rabbi Allah'a aittir.
Zulmeden topluluğun ardı böyle kesilir. Övgü, evrenlerin Efendisi ALLAH'a yaraşır.
Zulmeden topluluğun ardı böyle kesilir. Övgü, evrenlerin Rabbi ALLAH'a yaraşır.
Artık o zulmedip duran kavmin kökü kesilmişti. Hamdolsun o alemlerin Rabbi olan Allah'a.
Artık o zulmedib duran kavmin kökü kesilmişti, hamdolsun Allaha o rabbülalemiyne
Böylece zulmeden halkın kökü kurudu. Alemlerin Rabb'i olan Allah'a hamdolsun.
Böylece zulmeden halkın kökü kurudu. Âlemlerin Rabb'i olan Allah'a hamdolsun.
Böylece zulmeden halkın kökü kurudu. Âlemlerin Rabb'i olan Allah'a hamdolsun.
Böylece zulmeden topluluğun kökü kurutuldu. Hamd, alemlerin rabbi olan Tanrı'yadır.
İşte bu suretle, zulm edenler güruhunun ardı arkası kesilmişdi. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allahındır.
Ve böylece zulmedenler güruhunun kökü kesilmişti. Hamd, alemlerin Rabbı olan Allah'a mahsustur.
(33-45) Kesinlikle biz biliyoruz ki onların söyledikleri seni hüzünlendiriyor, onlar kesinlikle seni yalanlamıyorlar, zalimler Allah’ın ayetlerine karşı çaba içindeler, (onların derdi seninle değil bizimle) senden önce de kesinlikle elçiler yalanlandı (yeni bir şey değil ki) yalanlamalarına ve eziyetlerine yardımımız gelene kadar sabrettiler, Allah’ın kelimelerinin yerine başka kelimeler getirilemez, kesin olan şu ki elçilerin haberlerinden sana da geldi, onların sırtlarını dönmeleri senin ağrına gittiyse, eğer ki gücün de yeterse yerde ulaşabileceğin bir tüneli ya da semaya bir merdiveni delil olarak / ayet olarak onlara getir, eğer ki Allah dileseydi onların hepsi yola girmiş olarak / hidayete ermiş olarak biraraya gelirlerdi, Aman ha cahillerden olma. Muhakkak ki işiten kimseler cevap verir, ölüleri ise Allah tekrar diriltir sonrada ona geri götürülürler /rücu edilirler, dediler ki Rabbinden üzerimize bir mucize / ayet indirilse ya! de ki ayet indirmeye güç yetiren muhakkak ki Allah'tır ve fakat onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Arzda hiçbir yaratık yahut kanatlarıyla uçan yok ki sizler gibi bir toplum / ümmet olmasınlar, kitapta biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık, s onra Rabbinizde bir araya geleceksiniz. Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıktaki sağırdırlar dilsizdirler, Allah kimi isterse onu saptırır, kimi isterse de onu doğru yol üzere / istikamet üzere yapar. De ki görebilir misiniz? size Allah'ın azabı gelse ya da saat size gelse , eğer sözünüze bağlı / sözünüze sadık iseniz Allah'tan başkasını çağırır mısınız? Bilakis sadece O’nu çağırırsınız, O da isterse , O’nu ne için çağırdı iseniz onu giderir ve siz de unutursunuz teşekkür etmezsiniz. Kesin olan şu ki senden önceki toplumlara da gönderdik, zararla ve darlıkla onları tutup yakaladık böylelikle belki yakarırlar / belki yalvarırlar diye. Bari darlığımız onlara geldiğinde yalvarıp yakarsalardı ve fakat kalpleri katılaştı / kasetleşti ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Ne zaman ki O ’nu / Allah’ı hatırlamayı unuttular, biz de her bir şeyin kapısını onlara açtık, ta ki onlara verilenlerle şımardıklarında / ferahladıklarında ansızın / birdenbire onları tutup yakaladık ve o zaman da onlar , ümitsizliğe düştüler, zalim kavmin ardı arkası kesildi, evrenlerin / alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun.
Böylece o zalim toplumun kökü kesildi. Hamt, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Böylece haksızlık eden milletin ardı kesildi. Alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun!
Yanlış yapan toplulukların kökleri kurutuldu. Her şeyi mükemmel yapmak dipnot 1 , bütün varlıkların sahibi olan Allah'a özgüdür.
Yanlış yapan o toplulukların kökü böyle kurutulur. Her şeyi güzel yapan yalnız Allah'tır. O, bütün varlıkların Sahibidir.
Böylece o zalim toplumun arkası/kökü kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Ve alemlerin Rabbine hamdolsun ki, zalim toplumun arkası da kesilmişti.
Böylece, zulme saplanan topluluğun kökü kesilmişti; hamt olsun alemlerin Rabbi'ne!
There, were struck at the root and uprooted from the earth the people who were wrongful of actions. An inducement to people of piety to turn to Allah, Creator of the worlds, with praise and best thanks for purging the world of its corrupt members.
The evildoers were wiped out: praise be to God, the Lord of the Worlds!
Of the wrong-doers the last remnant was cut off. Praise be to Allah, the Cherisher of the worlds.
Thus the last remnant of those wrongdoing people was cut off. All praise is for Allah, the Lord of the entire universe, (for having punished them so).
So the last remnant of the people who did wrong was cut off. Praise belongs to Allah, the Lord of all the worlds!
So the root of the people who did wrong was cut off. And all the praises and thanks are to Allâh, the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn, and all that exists).
Thus the wrongdoing lot were rooted out, and all praise belongs to Allah, the Lord of all the worlds.
In this way the last remnants of these people who had acted wrongfully were completely rooted out. (So it proved that) all perfect and true praise belongs to Allâh, the Lord of the worlds.
So the last remnant of the people who did evil was cut off. Praise belongs to God the Lord of all Being.
That was the way that the roots of the unjust people were cut off. Praise be to God; the Lord of the universe.
And the uttermost part of the people who did wrong were cut off; praise be to God, Lord of the worlds!
It was thus that the remainder of the wicked people was wiped out; and praise be to God, the Lord of the worlds.
So the last remnant of the people who did wrong was cut off; and all praise belongs to Allah, the Lord of all the worlds.
And the uttermost part of the people who did wrong were cut off. Praise be to Allah, Lord of the worlds!
So, the last trace of the people who did injustice was cut (off). And praise be to Allah, The Lord of the worlds.
So of the people who did wrong the last remnant was cut off. Praise be to Allah, Lord of the Worlds!
Thus were the wicked people rooted out of existence to the last. All praise be to God, the Lord of all the worlds.
and [in the end, ] the last remnant of those folk who had been bent on evildoing was wiped out. For all praise is due to God, the Sustainer of all the worlds.
So the wrongdoers were utterly uprooted. And all praise is for Allah—Lord of all worlds.
It was thus that the remainder of the wicked people were wiped out; and praise be to God, the Lord of the worlds.
The wicked are thus annihilated. Praise be to GOD, Lord of the universe.
So the people that committed wrong were eliminated. And praise to Allah, Lord of the worlds.
And cut off was the root of the people who did wrong; and praise belongs to God, the Lord of All Creation!
When nations violated human rights with their unjust systems they were uprooted (6:6), (7:129). Allah replaced them with people who were not like them (10:14), (11:57). You can understand that all Praise in word and action belongs to the Lord of the Worlds; His Rule is the Rule of Law (8:53), (13:11).
Of the wrongdoers the last remaining one was cut off. And all the Praises (and thanks) be to Allah, the Cherisher of the Worlds (Rab-ul-'Ala'meen).
Thus, the people who did wrong were uprooted to the last man; Praise be to Allah, the Lord of the worlds.
It was thus that the remainder of the wicked people were wiped out; and praise be to God, Lord of the worlds.