Diyanet İşleri
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
A'râf suresi
A'râf suresi, 184. ayet. أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
evelem yetefekkerû mâ biṣâḥibihim min cinneh. in hüve illâ neẕîrum mübîn.
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3
Yarattıklarımızdan, hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır.
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
184. “Onlar hiç mi düşünmediler ki arkadaşlarında” Yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’de “delilikten bir eser yoktur?” Yani onlar hiç akıllarını kullanıp da gayet iyi tanıdıkları şu arkadaşlarında böyle bir şey var mı diye düşünmediler mi? Onun halinde onlar için gizli hiçbir taraf yoktur. Acaba o deli midir? Ahlakına, davranışlarına, yaşayışına, niteliklerine bir baksınlar! Neye davet ettiğine de baksınlar! Onda en mükemmel sıfatlardan başka bir şey, en üstün ve eksiksiz ahlaktan, en mükemmel akıl ve görüşten başkasını bulamayacaklardır. O, bütün bunlarda herkesten daha üstün ve ileridir. O, ancak hayırlara davet eder ve ancak her türlü kötülüğü yasaklar.
Şimdi ey akıl sahipleri, söyleyin, böylesinde delilik olur mu? O, en büyük önder, apaçık öğüt verip doğru yolu gösteren, oldukça cömert ve şerefli, son derece şefkatli ve merhametli bir lider değil mi? Bundan dolayı da Yüce Allah: “O ancak apaçık bir uyarıcıdır” buyurmaktadır. Yani o, insanları azaptan kurtaracak ve mükâfaat görmelerini sağlayacak şeylere çağırmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın ayetlerini ve resulünü yalanlayanlar, akıllarını kullanıp Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bakarak onda delilikten hiçbir eser olmadığını görüp, düşünmediler mi? O, Yüce Allah'ın azabından apaçık bir şekilde uyaran ve Allah tarafından gönderilmiş bir resuldür.
Aynı kök: فكر (18 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
(Ey Muhammed!) De ki: "Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed'de…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Cennet
(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Cennet
Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Cennet
Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması…
Aynı kök: فكر (18 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Arkadaşlarında hiçbir cinlenmişlik olmadığını hiç mi düşünmediler? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.
İmdi, onlar (yıllar yılı tanıdıkları) hemşehrilerinde delilikten eser olmadığını düşünmezler mi? O yalnızca açıktan açığa uyaran biridir.
Peki (çocukluğundan beri tanıdıkları) (bu) arkadaşlarında cinnetten eser olmadığı hiç mi akıllarına gelmiyor. Oysa, o sadece açıktan açığa uyaran biri.
Düşünmediler mi ki, sahiplerinde hiçbir cinnet (akılsızlık) yoktur! O sadece apaçık bir uyarandır.
Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.
Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed’de) delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır
Arkadaşlarının delirmiş olmadığını düşünmüyorlar mı? O, yalnızca apaçık bir uyarıcıdır.
Kendilerinden biri olan peygamberde delilik olmadığını düşünmediler mi? O, apaçık bir uyarıcıdır.
Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiç bir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Bunlar hiç düşünmediler mi ki, kendilerine söz söyleyen zatta cinnetten bir eser yoktur. O, ancak ilerideki tehlikeyi açık bir şekilde haber veren bir uyarıcıdır.
Bunlar bir düşünmedilerde mi ki kendilerine söz söyliyen zatta, Cinnetten bir eser yoktur, o ancak ilerideki tehlükeyi açık bir surette haber veren bir nezirdir
Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Arkadaşlarında delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? (yetefekkeru) O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.
Onlar düşünmediler mi ki kendilerinin saahibinde delilik den hiç bir (eser) yokdur. O, ilerideki tehlikeyi apaçık haber verenden başka (bir zat) değildir.
Düşünmüyorlar mı ki; arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
(184-187) Düşünmüyorlar mı ki arkadaşlarında herhangi bir mecnunluk yok, o sadece a paçık bir uyarıcıdır. Göklerin ve yerin sahibinin egemenliğine / mülkiyetine, Allah’ın yarattığı şey lere, belki de s ürelerinin sonunun / ecellerinin yaklaş mış olabileceğine bakmıyorlar mı? Ondan sonra hangi söze iman edeceksiniz? Allah her kimi saptırırsa ona artık yolunu bulabilmek yoktur / hidayet yoktur. Onları taşkınlıklarında serbest bırakır / salar, onlar da bocalar dururlar. Sana saatin ne zaman demir atıp duracağını soruyorlar, Deki onun ilmi Allah’tadır, Onu vaktini göründürecek / tecelli ettirecek olan yine O’dur, semalarda ve arz da ağır basandır, sizlere aniden gelecek , sanki onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar, Deki, onun ilmi Allah’tadır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyor.
Onlar düşünmediler mi ki arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten bir eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?
Arkadaşlarında (Muhammed'de) cinlerin etkisi olmadığını hiç düşünmediler mi dipnot 1 ? O sadece açık bir uyarıcıdır.
Hiç düşünmezler mi ki onları doğruya çağıran arkadaşlarında delilik yoktur. O, doğruları açıklayan bir uyarıcıdır, o kadar.
Hiç düşünmüyorlar mı? Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır.
Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır. Hiç düşünmüyorlar mı?
Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.
Do the infidels not pause to think of their fellow - citizen and countryman* and his disposition, and weigh the matter mentally, give it due weight, and honestly admit that he is not possessed by an evil spirit nor is there a demoniac element in him. He is but a spectacle and a warning who stands manifest of moral and spiritual sublimity!
Has it not occurred to them that their companion is not mad but is giving clear warning?
Do they not reflect? Their companion is not seized with madness: he is but a perspicuous warner.
Have they not pondered that their companion [i.e. the Prophet Muhammad] is not afflicted with insanity? He is only a plain warner.
Have they not reflected? Their companion is not mad. He is only a clear warner.
Do they not reflect? There is no madness in their companion (Muhammad صلى الله عليه وسلم). He is but a plain warner.
Have they not reflected that there is no madness in their companion, [and that] he is just a manifest warner?
Have they not reflected (so that they may see) that their comrade (Muhammad) has no vestige of insanity but is a plain Warner?
Have they not reflected? No madness is in their comrade; he is naught but a plain warner.
Have they ever given thought to the intention of their friend (Mohammad)? He is not crazy; he is only a plain Warner.
Do they not then reflect that their companion is not possessed? he is but an obvious warner!
Do they not reflect that their companion is not crazy; but he is a clear warner.
Do they not consider that there is nothing of insanity about their companion? He is only a plain warner.
Do they not then reflect that their companion is not possessed? He is but a perspicuous Warner!
And do they not meditate? There is no madness in their Companion. (The Prophet) Decidedly he is nothing except an evident warner..
Have they not bethought them (that) there is no madness in their comrade? He is but a plain warner.
Have they not bethought themselves their companion is not mad? He is only a plain admonisher.
Has it, then, never occurred to them that there is no madness whatever in [this] their fellowman? He is only a plain warner.
Have they not ever given it a thought? Their fellow man[1] is not insane. He is only sent with a clear warning.
Do they not reflect Their companion has no madness; but he is a clear warner.
Why do they not reflect upon their friend (the messenger)? He is not crazy. He is simply a profound warner.
Then do they not give thought? There is in their companion [Muúammad] no madness. He is not but a clear warner.
Have they not reflected? Their companion is not possessed; he is only a clear warner.
Has it never occurred to them that there is no madness whatever in their fellow-man? He has lived a whole life among you (10:16). He is only a plain Warner.
Do they not think (deeply)? Their companion (the Prophet) is not taken by madness: He is only a clear (and an unmistakable) Warner.
Have they not reflected that their fellow (i.e. the Holy Prophet) does not suffer from any madness? He is but a plain warner.
Do they not reflect? Their companion has no madness; but he is a clear warner.