Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 156. ayet

Âl-i İmrân suresi, 156. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقَالُوا۟ لِإِخْوَٰنِهِمْ إِذَا ضَرَبُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ كَانُوا۟ غُزًّى لَّوْ كَانُوا۟ عِندَنَا مَا مَاتُوا۟ وَمَا قُتِلُوا۟ لِيَجْعَلَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ حَسْرَةً فِى قُلُوبِهِمْ وَٱللَّهُ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tekûnû kelleẕîne keferû veḳâlû liiḫvânihim iẕâ ḍarabû fi-l'arḍi ev kânû guzzel lev kânû `indenâ mâ mâtû vemâ ḳutilû. liyec`ale-llâhü ẕâlike ḥasraten fî ḳulûbihim. vellâhü yuḥyî veyümît. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 153–159 · surenin 156. ayeti / 200

Konu Sefere çıkanlar; ölüm ve öldürülme Âl-i İmrân 156–158 3

  1. Âl-i İmrân 153

    Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Âl-i İmrân 154

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

  3. Âl-i İmrân 155

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

  4. 156

    Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

  5. Âl-i İmrân 157

    Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.

  6. Âl-i İmrân 158

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  7. Âl-i İmrân 159

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

156. Şanı Yüce Allah mü’min kullarına Rablerine, Rablerinin kaza ve kaderine iman etmeyen, münafık ve diğer türlü kâfirlere benzemelerini yasaklamaktadır. Her hususta onlara benzemelerini yasakladığı gibi özel olarak da bu konuda yasaklamıştır. Bu konu ise şudur: Onlar “yeryüzünde” ticaret maksadı ile “yolculuğa çıkan yahut gazada bulunan” sonra da ölen veya öldürülen din yahut nesep yoluyla kardeşleri olan kimseler hakkında kadere karşı çıkarak “Yanımızda olsalardı ölmezlerdi yahut öldürülmezlerdi” diyorlar. Oysa bu bir yalandır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “De ki: Evlerinizde olsaydınız bile üzerlerine öldürülmeleri yazılmış olanlar (ölüp de) yatacakları yerlere çıkıp giderlerdi.” (Ali İmran, 3/154)

Ancak bu yalanlayışın onlara faydası olmadı. Aksine “Allah Bunu” yani onların bu sözlerini ve bu inanışlarını “kalplerinde bir pişmanlık” sebebi kıldı, o kadar. Böylelikle onların musibetleri daha bir arttı. Mü’minler ise bütün bunların Allah’ın kaderi ile olduğunu bilirler, iman eder ve teslim olurlar. O bakımdan Allah kalplerine hidâyet ve sebat verir. Bu yolla da onların musibetlerini hafifletmiş olur.

Yüce Allah onların bu görüşlerini reddederek: “Dirilten de öldüren de Allah’tır.” buyurmaktadır. Yani bu işi yalnızca O yapar. Dolayısı ile herhangi bir tedbir ve sakınmanın kadere karşı bir faydası olmaz. “Allah yaptıklarınızı çok iyi görendir.” O bakımdan amellerinizin ve yalanlamalarınızın karşılığını ve cezasını verir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Rızık talebi için yolculuğa çıkan ya da savaşa çıkan, orada ölen ya da öldürülen akrabaları hakkında: "Yolculuğa ve savaşmaya çıkmadan yanımızda kalsalardı, ölmez ya da öldürülmezlerdi" diyen münafık kâfirler gibi olmayın. Allah bu inancı, pişmanlıkları ve üzüntüleri daha da artsın diye kalplerine yerleştirdi. Allah dilemesiyle tek olarak yaşatan ve öldürendir. Oturmak onun kader olarak takdir ettiğine mani değildir, çıkmak da onun kaderini hızlandırmaz. Allah, yaptıklarınızı görmektedir. Amelleriniz O'na gizli kalmaz. Size amellerinizin karşılığınızı verecektir.

Kelimeler

36 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  4. لَا la
  5. تَكُونُوا۟ tekunu olmayın kök: كون
  6. كَٱلَّذِينَ kallezine kimseler (gibi)
  7. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  8. وَقَالُوا۟ ve kalu ve diyenler (gibi) kök: قول
  9. لِإِخْوَٰنِهِمْ liihvanihim kardeşleri için kök: اخو
  10. إِذَا iza zaman
  11. ضَرَبُوا۟ derabu sefere çıktıkları kök: ضرب
  12. فِى fi
  13. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  14. أَوْ ev ya da
  15. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  16. غُزًّۭى guzzen savaşa çıktıkları kök: غزو
  17. لَّوْ lev eğer
  18. كَانُوا۟ kanu olsalardı kök: كون
  19. عِندَنَا indena bizim yanımızda kök: عند
  20. مَا ma
  21. مَاتُوا۟ matu ölmezlerdi kök: موت
  22. وَمَا ve ma
  23. قُتِلُوا۟ kutilu ve öldürülmezlerdi kök: قتل
  24. لِيَجْعَلَ liyec'ale yapar kök: جعل
  25. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  26. ذَٰلِكَ zalike bu (düşünce ve sözlerini)
  27. حَسْرَةًۭ hasraten bir dert kök: حسر
  28. فِى fi
  29. قُلُوبِهِمْ ۗ kulubihim kalblerinde kök: قلب
  30. وَٱللَّهُ vallahu Allahtır kök: اله
  31. يُحْىِۦ yuhyi yaşatan kök: حيي
  32. وَيُمِيتُ ۗ ve yumitu ve öldüren kök: موت
  33. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  34. بِمَا bima şeyleri
  35. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل
  36. بَصِيرٌۭ besirun görmektedir kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Kalp

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: حسر (12 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.

  • Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Ortak kavram: Ölüm

    Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

  • Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Ortak kavram: Ölüm

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Kalp · Ortak kavram: Hayat

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! kâfir olanlar ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında "Bizim yanımızda olsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın! Sonunda Allah bunu kalplerinde bir pişmanlık kılacak. dipnot 1 Allah diriltir (hayat verir) ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette kastedilen mesaj şöyle de anlaşılabilir: "Savaşa katılmamakla kalmayıp savaşan müminleri caydırmaya çalışanlara bu tavırları hasret sebebi olacaktır."

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! İnkara saplanıp da, yeryüzünde sefere çıkan ya da gazaya katılan kardeşleri için "Bizimle kalmış olsalardı ölmeyecekler ya da öldürülmeyeceklerdi" diyenler gibi olmayın! Zira Allah bunu, onların içine bir yürek yarası yapacaktır. Çünkü hayatı ve ölümü yaratan Allah'tır: ve Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Uzak yerlere seyahate çık(tıkt)an veya savaşa katıl(dıktan sonra öl)en kardeşleri hakkında, "Bizimle kalmış olsalardı ölmeyeceklerdi," veya "öldürülmemiş olacaklardı" diyen, hakikati inkara şartlanmış kimseler gibi olmayın; zira Allah, bu tür düşünceleri onların kalplerinde acı bir pişmanlık kaynağı yapacaktır, çünkü hayat bağışlayan ve ölüme hükmeden yalnız Allah'tır. Allah, yaptığınız her şeyi görür.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Dünyada gezip dolaşan ya da savaşa çıkan kardeşleri için "Eğer yanımızda kalsalardı ölmemiş veya öldürülmemiş olacaklardı" diyerek hakikati inkar edenler gibi olmayın! Allah bu fikri onların içinde bir hasretlik acısı olarak meydana getirdi. Allah diriltir ve Allah öldürür (sebepler değil)! Allah yapmakta olduklarınızı (Esma'sı itibarıyla onların hakikati ve dahi yaratıcısı olması ile) Basıyr'dir (değerlendirendir).

Ali Bulaç

Ey iman edenler, inkar edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görendir.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: «Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi» diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaati onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu. Canı veren de alan da Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Yeryüzünde dolaşan veya savaşa çıkan kardeşleri hakkında, "Yanımızda olsalardı, ne ölürler ne de öldürülürlerdi!" diyen nankörler gibi olmayın. Allah, onların yüreklerinde, bunu bir pişmanlık yapmıştır. Allah, yaşam verir ve öldürür. Çünkü Allah, yaptıklarınızı Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Sakın sefere veya savaşa çıktıktan sonra kardeşleri hakkında, "Bunlar bizim yanımızda kalsalardı ölmezler veya öldürülmezlerdi" diyen kafirler gibi olmayınız. Allah bunu onların içine yürek yarası yaptı. Allah yaşatır ve öldürür; Allah, bütün yaptıklarınızı bilir.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için, "Bizimle kalsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. ALLAH bu tip düşünceyi kalplerinde bir üzüntü kaynağı yapar. Yaşatan da öldüren de ALLAH'tır. ALLAH yaptıklarınızı Görüyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için, 'Bizimle kalsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi,' diyen inkarcılar gibi olmayın. ALLAH bu tip düşünceyi kalplerinde bir üzüntü kaynağı yapar. Yaşatan da öldüren de ALLAH'tır. ALLAH yaptıklarınızı Görüyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sakın inkar edip yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: "Yanımızda kalsaydılar ne ölür, ne de öldürülürlerdi." diyenler gibi olmayın! Allah bunu onların yüreklerini dağlayan bir acı olarak bıraksın diye böyle söylerler. Oysa yaşatan da öldüren de Allah'tır ve Allah bütün yaptıklarınızı görür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Sakın şunlar gibi olmayın ki küfrettiler de ıhvanları arzda bir siyahat ettikleri veya gazaya gittikleri vakit haklarında şöyle dediler "yanımızda olsalar ne ölürlerdi ne katlonurlardı" Allah bunu kalblerinde bir hasret olarak bıraksın diye, halbuki hayatı veren de Allah mematı veren de, ve Allah her ne yaparsanız görüb duruyor

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Yolculuğa çıkan ya da savaşa katılan kardeşleri hakkında, "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi." diyen, Kafirler gibi olmayın. Allah, bunu, kalplerinde bir hasret dipnot 1 olsun diye yaptı. Allah, yaşatan ve öldürendir. Kuşkusuz, Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pişmanlık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan ya da savaşa katılan kardeşleri hakkında, "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi." diyen, Kafirler gibi olmayın. Allah, bunu, kalplerinde bir hasret dipnot 1 olsun diye yaptı. Allah, yaşatan ve öldürendir. Kuşkusuz, Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pişmanlık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan ya da savaşa katılan kardeşleri hakkında, "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi." diyen, gerçeği yalanlayan nankör kimseler gibi olmayın. Allah, bunu, kalplerinde bir hasret dipnot 1 olsun diye yaptı. Allah, yaşatan ve öldürendir. Kuşkusuz, Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pişmanlık.

Gültekin Onan

Ey inananlar, kafirler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı ölmezlerdi, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Tanrı, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Tanrı'dır. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, siz, o küfredib de yer yüzünde seyaahat ve seferde, yahud gazada bulundukları zaman (ölen) kardeşleri hakkında: "Bizim nezdimizde olsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah bunu onların yüreklerinde akıbet, dağ-ı derun yapdı. Allah hem diriltir, hem öldürür. Allah ne yaparsanız, hakkıyla görendir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; siz; küfredip de yeryüzünde dolaşan veya gazada bulunan kardeşleri hakkında: Onlar yanınızda olsalardı ölmezler veya öldürülmezlerdi, diyenler gibi olmayın. Allah; bunu, onların kalblerinde bir hasret olarak koydu. Halbuki öldüren de dirilten de Allah'tır. Ve Allah, yaptığınız şeyleri görendir.

Mehmet Alagaş

(152-158) Allah size verdiği sözü kesinlikle doğruladı / tasdikledi, O’nun izniyle onların köklerini kazıyordunuz , s ize sevdiğiniz şeyler gösterildikten sonra gevşeklik gösterdiniz ve emir konusunda çekiştiniz, sizden kimileri yakında olanı / dünyada olanı istiyordu, kimileriniz de ahireti istiyordu. Sonra sizi imtihan amaçlı geri çekti. (Yenildiniz) Kesin olan şu ki sizleri affetti, Allah müminler üzerinde fazıl sahibidir. Bir vakit kaçıyordunuz ve geriye dönüp kimseye dahi bakmıyordunuz , Resul sizleri arkanızdan çağırıyordu. Size gam üstüne gam isabet etti ki elinizden gidene / kaybettiğinize ve size isabet edene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Bu gam sonrasından sonra size bir güven indirdi, sizden bir grubu da uyku hali sarıyordu, bir grup da kendinin derdine düşmüştü, Allah hakkında cahiliyette ki gibi gerçek dışı şeyler düşünüyorlardı, bu işten bize bir şey var mı ki? Diyorlardı , de ki kesinlikle işlerin hepsi Allah içindir , sana açık edemedikleri şeyleri içlerinde / kendilerinde saklıyorlardı , bize bu işten bir şey olsaydı eğer, buralarda öldürülmezdik diyorlar, de ki eğer evlerinizde dahi olsaydınız, ölümü yazılı olanlar öldürülecekleri yere giderlerdi, Allah sizi göğsünüzde olanla imtihan etti, (Savaşa gider miyim? Gitmez miyim?) sizin kalplerinizde olanları açığa çıkardı. Allah kalplerde olanı bilendir. İki cemaat karşılaştığı gün, sizden geri dönenler oldu, kesinlikle şeytan onların ayaklarını, kazandıklarından dolayı kaydırdı. Kesin olan şu ki Allah onları affetti muhakkak ki Allah bağışlayandır ve nazik davranandır. Ey İman edenler, kafirler gibi olmayın , kardeşleri yeryüzünde dolanan yahut gaza da olanlar için keşke yanımızda olsalardı ne ölürlerdi ne de öldürülürlerdi dediler. Allah bunu kalplerinde hasar oluşması için yaptı. Allah diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görendir. Eğer Allah’ın yolunda öldürülürseniz yahut ölürseniz , Allah tarafından bağışlanmak ve esirgenmek topladıklarınızdan hayırlıdır, ölseniz de öldürülseniz de kesinlikle Allah’ta toplanacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında: “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerine dayanılmaz bir üzüntü olarak koydu. Yaşatan da öldüren de Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, siz inkar edenler ve yeryüzünde sefere, ya da savaşa çıkan gazi kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve vurulmazlardı." diyenler gibi olmayın. Allah, onların bu düşünce ve sözlerini, kalblerinde dert yapar. Yaşatan da, öldüren de Allahtır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler, kafirlik edenler gibi olmayın! Onlar, yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında "Yanımızda olsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi." derler. dipnot 1 Bu tavırları, Allah'ın onu kalplerinde bir acıya dönüştürmesinin sebebidir. Allah hem hayat verir hem de öldürür. Allah yaptığınız her şeyi görendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Âyetleri görmezlikten gelenler (kafirler) gibi olmayın. Onlar, yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için "Yanımızda olsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi." derler. Bu, Allah'ın yüreklerinde acı oluşturması içindir. Canı veren ve alan Allah'tır. Yaptığınız her şeyi gören de Allah'tır.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için “yanımızda kalsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayın. Allah, bunu, onların kalplerine pişmanlık ve dayanılmaz bir üzüntü olarak koydu. Yaşatan da öldüren de Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için "yanımızda kalsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi" diyen kafirler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalbinde yakıp kavuran bir dert kılmak için ortaya koymuştur. Yaşatan da öldüren de Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Yeryüzünde dolaşan yahut gazaya çıkan kardeşleri için şöyle diyen inkarcılar gibi olmayın: "Yanımızda olsaydılar ölmezlerdi, öldürülmezlerdi." Allah bunu onların kalplerinde bir özlem yapacaktır. Allah diriltir de öldürür de. Allah, yapıp ettiklerinizi en iyi şekilde görmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who conformed to Islam, be not like those infidels who denied Allah and thought they could prevent what is fated to happen. On every occasion when they lost some of their fellow countrymen in journeys of trade or in wars, they expressed their thoughts in words: "Had they been with us and remained here, they would not have died nor been slain." This feeling and thought did Allah infuse into them to actuate their hearts and minds with grief. It is Allah who gives life and occasions the moment of death and He is 'Alimun of all that you do.

Abdul Haleem

You who believe, do not be like those who disbelieved and said of their brothers who went out on a journey or a raid, ‘If only they had stayed with us they would not have died or been killed,’ for God will make such thoughts a source of anguish in their hearts. It is God who gives life and death; God sees everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Be not like the Unbelievers, who say of their brethren, when they are travelling through the Earth or engaged in fighting: "If they had stayed with us, they would not have died, or been slain." This that Allah may make it a cause of sighs and regrets in their hearts. It is Allah that gives Life and Death, and Allah sees well all that ye do.

Abul A'la Maududi

Believers, do not behave like those who disbelieved and say to their brothers (who meet some mishap) in the course of their journey for fighting: 'Had they remained with us, they would not have died nor been slain.' Allah makes such thoughts the cause of deep regrets in their hearts. dipnot 1 For in truth it is Allah alone who grants life and deals death. Allah sees all that you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Such ideas had no solid ground. God's decree regarding the time of one's death cannot be deferred. Those who lack faith in God and think that everything is dependent on their own scheming and effort rather than on the overpowering Will of God become victims of perpetual remorse, since they never cease to reflect how a slightly different circumstance or slightly altered strategy could have led to an altogether different and wholesome result.

Aisha Bewley

You who have iman! do not be like those who are kafir and say of their brothers, when they are going on journeys or military expeditions, ‘If they had only been with us, they would not have died or been killed,’ so that Allah can make that anguish for them in their hearts. It is Allah Who gives life and causes to die. Allah sees what you do.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Be not like those who disbelieve (hypocrites) and who say to their brethren when they travel through the earth or go out to fight: "If they had stayed with us, they would not have died or been killed," so that Allâh may make it a cause of regret in their hearts. It is Allâh that gives life and causes death. And Allâh is All-Seer of what you do.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not be like the faithless who say of their brethren, when they travel in the land or go into battle, ‘Had they stayed with us they would not have died or been killed,’ so that Allah may make it a regret in their hearts. But Allah gives life and brings death, and Allah sees best what you do.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not be like those who have concealed (the truth) and who say of their brethren when they (- the latter) travel in the land or go forth on any campaign (and fall martyrs), `Had they been with us they would not have died or been killed. ' They say it so that Allâh makes this a cause of intense regret in their hearts. (The fact, however, is that) it is Allâh Who gives life and causes death. Allâh sees well all what you do.

Arthur John Arberry

O believers, be not as the unbelievers who say to their brothers, when they journey in the land, or are upon expeditions, 'If they had been with us, they would not have died and not been slain' -- that God may make that an anguish in their hearts. For God gives life, and He makes to die; and God sees the things you do.

Bijan Moeinian

O you who have believed; do not adopt the disbelievers’ attitude. The latter say to their kinsmen (who prepare themselves to go on battle grounds): "If they (the previous wars’ martyrs) had stayed with us, they would not have been killed" God will make it a disappointment for them [that their “advice” is not being listened] Know that life and death is at the disposition of God and He sees everything that you do.

E. Henry Palmer

O ye who believe! be not like those who misbelieve, and say unto their brethren when they knock about in the earth, or are upon a raid, 'Had they but been at home, they had not died and had not been killed. ' It was that God might make a sighing in their hearts, for God gives life and death; and God on what ye do doth look.

Edip-Layth

O you who acknowledge do not be like those who rejected and said to their brothers when they were marching in the land or on the offensive: "If they were here with us they would not have died nor been killed." God will make this a source of grief in their hearts, and God grants life and death, and God is watching over what you do.

George Sale

O true believers, be not as they who believed not, and said of their brethren, when they had journeyed in the land or had been at war, if they had been with us, those had not died, nor had these been slain: Whereas what befell them was so ordained that God might make it matter of sighing in their hearts. God giveth life, and causeth to die: And God seeth that which ye do.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Be not like those who disbelieve, and say unto their brethren who went about in the earth, or are fighting in the field, "Had they but been with us, they would not have died or been killed. " That Allah might make it a cause for sighs (regrets) in their heart. It is Allah that gives life and death; and Allah is Seer of what you do.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not be as the ones who have disbelieved and have said to their brethren when they strike in the earth (i. e. journey in the land) or are upon expeditions, "If they had been in our presence, they would not have died and not been killed." that (is so that) Allah may make that a regret in their hearts. And Allah gives life and makes to die, and Allah is Ever-Beholding of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Be not as those who disbelieved and said of their brethren who went abroad in the land or were fighting in the field: If they had been (here) with us they would not have died or been killed: that Allah may make it anguish in their hearts. Allah giveth life and causeth death; and Allah is Seer of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, do not be like those who deny, and say of their brethren (who died) travelling in the land or fighting: "Had they stayed with us here they would not have died or been killed. " This happened so that God may fill their hearts with grief. God is the giver of life and death and sees all that you do.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Be not like those who are bent on denying the truth and say of their brethren [who die] after having set out on a journey to faraway places or gone forth to war, "Had they but remained with us, they would not have died," or, "they would not have been slain" - for God will cause such thoughts to become a source of bitter regret in their hearts, since it is God who grants life and deals death. And God sees all that you do.

Mustafa Khattab

O believers! Do not be like the unfaithful[1] who say about their brothers who travel throughout the land or engage in battle, "If they had stayed with us, they would not have died or been killed." Allah makes such thinking a cause of agony in their hearts. It is Allah who gives life and causes death. And Allah is All-Seeing of what you do.

Progressive Muslims

O you who believe do not be like those who rejected and said to their brothers when they were marching in the land or on the offensive: "If they were here with us they would not have died nor been killed. " God will make this a source of grief in their hearts, and God grants life and death, and God is watching over what you do.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not be like those who disbelieved and said of their kinsmen who traveled or mobilized for war, "Had they stayed with us, they would not have died or gotten killed." GOD renders this a source of grief in their hearts. GOD controls life and death. GOD is Seer of everything you do.

Sahih International

O you who have believed, do not be like those who disbelieved and said about their brothers when they traveled through the land or went out to fight, "If they had been with us, they would not have died or have been killed," so Allah makes that [misconception] a regret within their hearts. And it is Allah who gives life and causes death, and Allah is Seeing of what you do.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be not like those who ignore warning, and say of their brothers when they travel in the earth or are on an expedition: “Had they been with us, they would not have died or been killed,” that God might make that a sorrow in their hearts; for God gives life, and gives death; and God sees what you do.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Do not be like disbelievers who grieve that if their brethren had stayed home with them, rather than going out traveling or defending, they wouldn't have died or been killed. Such attitude creates anguish in the hearts according to Allah's Laws. Fear of death takes away "life" out of life. Allah gives life and causes death and Allah is Seer of your behavior.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not be like the Unbelievers, and who say of their brothers, when they are traveling through the earth or engaged in fighting: "If they had stayed with us, they would not have died, or have been killed. " (This is) because Allah may make it a cause of sighs and regrets in their hearts. It is Allah Who gives Life and Death, and Allah is All Seeing (Baseer) all that you do.

Taqi Usmani

O you who believe, do not be like those who disbelieved and said about their brethren while they travelled on the earth or had to fight, "Had they been with us, they would have not died, nor would they have been killed." The result is that Allah makes it a remorse resting in their hearts. Allah gives life and brings death; Allah is watchful of what you do.

The Monotheist Group

O you who believe do not be like those who rejected and said to their brothers when they had gone forth in the land or on the offensive: "If they were here with us they would not have died nor been killed." God will make this a source of grief in their hearts, and God grants life and death, and God is watching over what you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 156. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 156. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 156. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩