Diyanet İşleri
Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
Zümer suresi
Zümer suresi, 18. ayet. ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ
elleẕîne yestemi`ûne-lḳavle feyettebi`ûne aḥseneh. ülâike-lleẕîne hedâhümü-llâhü veülâike hüm ülü-l'elbâb.
Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Emrolunan ibadet; ateş katmanları ve üst üste odalar Zümer 11–20 3
"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."
Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.
Tağut'tan, ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah'a yönelenler için müjde vardır. O halde, kullarımı müjdele!
Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?
Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va'dinden dönmez.
Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. “Onlar sözü dinleyip en güzeline uyarlar.” Burada söz, her türlü sözü kapsayacak şekilde cins/tür anlamındadır. Yani onlar, tercih edilmesi gerekenle kendisinden sakınılması gerekeni birbirinden ayırt etmek için sözü dinlerler. Doğruluktaki kararlılıklarının ve akıllılıklarının bir sonucu olarak da sözün en güzeline tâbi olurlar.
Kayıtsız ve şartsız olarak sözlerin en güzeli de Allah’ın ve Rasûlünün kelâmıdır. Nitekim Yüce Allah bu sûrede şöyle buyurmaktadır: “Allah, sözün en güzelini, müteşabih, tekrar edilen bir kitap halinde indirmiştir...” (ez-Zümer, 39/23)
Bu âyet-i kerimede bir incelik vardır ki o da şudur: Bu övülmeye değer kimselerin sözü dinleyip en güzeline tâbi oldukları haber verilince sanki şöyle bir soru sorulmuştur: Olgun akıl sahibi kimselerin sıfatlarını taşımamız için ve bir kimsenin onu tercih ettiği için olgun akıl sahiplerinden olduğunu bilebilmemiz için sözün en güzelini bilmenin bir yolu var mıdır?” Buna cevap olarak da şöyle denilmiş gibidir: Evet, sözün en güzeli Yüce Allah’ın şu buyruğu ile işaret ettiği sözdür: “Allah, sözün en güzelini, müteşabih, tekrar edilen bir kitap halinde indirmiştir.”
“İşte onlar, Allah’ın kendilerini doğru yola” ahlâk ve amellerin en güzeline “ulaştırdığı kimselerdir. İşte olgun” temiz “akıl sahibi olanlar da onlardır.” Akıllarının ve güzel kararlılıklarının bir neticesi olarak onlar, güzel olanı da olmayanı da bilirler ve tercih edilmesi gerekeni başkasına tercih ederler. İşte aklın alâmeti budur, hatta aklın bunun dışında bir alâmeti de yoktur. Güzeli ile çirkini ile sözleri birbirinden ayırt edemeyen bir kimse, olgun akıl sahibi kimselerden olamaz. Yahut ayırt etmekle birlikte arzuları aklına galip geldiğinden dolayı, aklı arzusuna tâbi olup en güzel olanı tercih etmeyen bir kimsenin aklı da eksiktir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sözü dinleyip de sözün en güzel olanı ile kötü olanını birbirinden ayıran ve içinde bulundurduğu faydalardan dolayı en güzeline uyanlar var ya, işte onlar güzel özellikler ile vasıflanan ve Yüce Allah'ın hidayetine muvaffak olan kimselerdir. Aynı zamanda onlar aklıselim kimselerdir.
Aynı kök: لبب (16 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: İhsan
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: İhsan
Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: İhsan
İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır.…
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar (her) sözü dinler; en güzeline uyarlar. dipnot 1 İşte onlar Allah'ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Öz akıl sahipleri de işte sadece onlardır.
O kullar ki, sözün tamamını dinlerler ve en güzeline uyarlar: İşte Allah'ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimseler bunlardır; ve işte onlar, akletme yetilerini kamil manada kullananlardır.
(şu) söylenen her sözü (dikkatle) dinleyen ve onların en güzeline uyan (kullarım)a: (çünkü) Allah'ın hidayetine mazhar olanlar onlardır ve onlar (gerçek) akıl iz'an sahipleridir!
Onlar (o kullarım) ki, Hak sözü işitip, onun en güzeline (en koruyucu olanına) tabi olurlar. . . İşte onlar kendilerini Allah'ın hakikate erdirdiği kimselerdir ve işte onlar derin düşünen akıl sahiplerinin ta kendileridirler!
Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.
(Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan işte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.
Sözü duyarlar ve en güzeline bağlı kalırlar. Allah'ın doğru yola eriştirdikleri, işte onlardır. Sağduyulu olanlar da işte onlardır.
Sözleri dinleyip en güzeline uyanları müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ulaştırdığı bunlardır. Gerçek akıl sahipleri de bunlardır.
Onlar ki sözü (kavl) dinlerler ve en güzeline uyarlar. Onlar, ALLAH'ın yol gösterdiği kimselerdir. Onlar akıl sahipleridir. dipnot 1
Onlar ki sözü (kavl) dinlerler ve en güzeline uyarlar. Onlar, ALLAH'ın yol gösterdiği kimselerdir. Onlar akıl sahipleridir
onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. İşte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.
Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbık ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar
Sözü dinleyip, en iyisine uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar sağlıklı düşünen akıl sahipleridir.
Sözü dinleyip, en iyisine uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar sağlıklı düşünen akıl sahipleridir.
Sözü dinleyip, en iyisine uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar sağlıklı düşünen akıl sahipleridir.
Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Tanrı'nın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.
(O kullarım ki) onlar söze (dikkatle) kulak verirler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allahın kendilerine hidayet etdiği kimselerdir, işte bunlar temiz akıl saahibleri olanların ta kendileridir.
Onlar ki; sözü dinlerler de, en güzeline uyarlar. İşte bunlar; Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdiği kimselerdir. Ve işte bunlar; akıl sahiblerinin kendileridir.
(11-20) De ki muhakkak ki Allah’a katışıksız olarak ibadet etmekle emredildim , din O’nundur ve teslim olanların ilki olmakla emredildim. De ki Rabbime isyan etmekten büyük bir azap gününden korkuyorum, De ki Allah’a katışıksız bir şekilde / halis bir şekilde, ibadet edin, din O’nundur, sizler de O’nun dışındaki istediğinize ibadet edin. De ki hasara uğrayanlar kendilerini ve yakın çevrelerini kıyamet günü hasara uğratmışlardır. Dikkat edin! işte bu a paçık bir hasar değil midir? Onlara üstlerinde ateşten gölge katmanlar altlarında yine gölge katmanlar vardır, Allah işte bununla kullarını korkutuyor, ey kullarım benden sakının. Taşkınlık edene / Tağuta ibadet etmekten çekinip Allah’a yönelenlere, onlara müjde var, müjdele kullarımı! Onlar ki söz işittiklerinde işittiklerinin en güzeline tabi olurlar, Allah onları yola iletmiştir / hidayet etmiştir, işte onlar akıl ulularıdır. Sen mi, Azap kelimesi kendisine hak olmuş kimseyi, ateştekini kurtaracaksın? Rablerinden sakınanlara, onlara da odalar ve onların üzerlerinde de bina edilmiş ayrıca odalar vardır. (Apart yahut rezidans benzeri) Altlarından nehirler akar / cereyan eder, Allah’ın söz vermesidir / vaadidir, Allah sözleşmesi aksine / hilafına davranmaz.
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Onlar, akıl sahibi kimselerdir.
Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sahipleridir.
O kullarım, sözü dinleyip en güzeline uyanlardır dipnot 1 . Onlar, Allah'ın doğru yola kabul ettiği kimselerdir. İşte onlar, aklıselim sahibi olanlardır dipnot 2 .
Sözü dinleyip en güzeline uyanları, Allah'ın doğru yola ileteceği müjdesini ver. Onlar, sağlam duruşlu olanlardır.
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Onlar, akıl sahibi kimselerdir.
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah'ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır.
Onlar ki, sözü dinler de en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allah'ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.
My worshippers who listen to the discourse and choose with deliberation the best course to follow as of forgiveness in lieu of retaliation. These are they who have the world all before them and Providence their guide and it is these who apprehend virtue as well as the voice from heaven.
who listen to what is said and follow what is best. These are the ones God has guided; these are the people of understanding.
Those who listen to the Word, and follow the best (meaning) in it: those are the ones whom Allah has guided, and those are the ones endued with understanding.
to those who pay heed to what is said and follow the best of it. dipnot 1 They are the ones whom Allah has guided to the Right Way; they are the ones endowed with understanding.
Those who listen well to what is said and follow the best of it, they are the ones whom Allah has guided, they are the people of intelligence.
Those who listen to the Word [good advice Lâ ilâha illallâh - (none has the right to be worshipped but Allâh) and Islâmic Monotheism] and follow the best thereof (i.e. worship Allâh Alone, repent to Him and avoid Tâghût) those are (the ones) whom Allâh has guided and those are men of understanding.[1]
who listen to the word [of Allah] and follow the best [sense] of it. They are the ones whom Allah has guided, and it is they who possess intellect.
Who listen to the word (of advice) and follow the best (injunction productive of the best results) thereof. It is they whom Allâh has guided and it is they who are endowed with pure and clear understanding.
who give ear to the Word and follow the fairest of it. Those are they whom God has guided; those -- they are men possessed of minds.
Let those who listen to the word of God and follow it to the point, know that they are the ones whom God has blessed with His guidance and have been given the faculty of understanding.
who listen to the word and follow the best thereof; they it is whom God guides, and they it is who are endowed with minds.
The ones who listen to the word, and then follow the best of it. These are the ones whom God has guided, and these are the ones who possess intelligence.
who hearken unto my word, and follow that which is most excellent therein: These are they whom God directeth, and these are men of understanding.
Those who listen to the Word (or advice) then follow the best (meaning) of it; those are they whom Allah has guided, and those it is who are the men of understanding.
Who listen to the Saying (and) so closely follow the fairest of it. Those are they whom Allah has guided, and those are the ones endowed with intellects.
Who hear advice and follow the best thereof. Such are those whom Allah guideth, and such are men of understanding.
Those who listen to the Word and then follow the best it contains, are the ones who have been guided by God, and are men of wisdom.
who listen [closely] to all that is said, and follow the best of it: [for] it is they whom God has graced with His guidance, and it is they who are [truly] endowed with insight!
those who listen to what is said and follow the best of it.[1] These are the ones ˹rightly˺ guided by Allah, and these are ˹truly˺ the people of reason.
The ones who listen to what is being said, and then follow the best of it. These are the ones whom God has guided, and these are the ones who possess intelligence.
They are the ones who examine all words, then follow the best. These are the ones whom GOD has guided; these are the ones who possess intelligence.
Who listen to speech and follow the best of it. Those are the ones Allah has guided, and those are people of understanding.
Those who hear the word and follow the best thereof, those are they whom God has guided; and it is they who are those possessed of insight.
Who listen to what is said and follow what is best. And they truly listen to the Word and see what is best applicable in a given situation. Such are those whom Allah guides, and they are the ones who grow in understanding.
Those who listen to the Word, and follow the best (meaning) in it: Those are the ones whom Allah has guided, and those are the ones blessed with understanding.
who listen to what is said, then, follow the best of it. Those are the ones whom Allah has guided, and those are the ones who possess understanding.
The ones who listen to what is being said, and then follow the best of it. These are the ones whom God has guided, and these are the ones who possess intelligence.