Diyanet İşleri
"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?"
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 52. ayet. أَمْ أَنَا۠ خَيْرٌ مِّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ مَهِينٌ وَلَا يَكَادُ يُبِينُ
em ene ḫayrum min hâẕe-lleẕî hüve mehînüv velâ yekâdü yübîn.
"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Zuhruf 46–56 3
(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.
Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.
Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: "Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hala görmüyor musunuz?"
"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?"
"(Eğer doğru söylüyorsa) ona altın bilezikler atılmalı, yahut onunla beraber bulunmak üzere melekler gelmeli değil miydi?"
Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. “Ben, değersiz ve neredeyse derdini bile anlatamayan şu adamdan daha üstün değil miyim?” Kahrolasıca “değersiz” sözüyle, Kelimullah ve Allah nezdinde oldukça değerli olan İmran oğlu Mûsâ’yı kastediyordu.
Yani ben aziz, güçlü ve kuvvetliyim. O ise zelil, değersiz ve hakirdir. Şimdi hangimiz üstün? Üstelik meramını da doğru dürüst açıklayamıyor. Çünkü dili açık ve anlaşılır değil!
Asında bu bir kusur değildir. Yani bir kimse eğer içindekini sözlü olarak açıklayabiliyor ise konuşmakta zorlansa bile bu kusur olarak görülemez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Ben kovulmuş, zayıf ve iyi konuşamayan Musa'dan daha iyiyim."
Aynı kök: مهن (4 geçiş)
Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.
Aynı kök: مهن (4 geçiş)
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba;…
Aynı kök: مهن (4 geçiş)
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
Aynı kök: كود (24 geçiş)
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Aynı kök: كود (24 geçiş)
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Aynı kök: كود (24 geçiş)
Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…
Ortak kavram: Hayır
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Ortak kavram: Hayır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa ben kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu (adam)dan daha hayırlı değil miyim? dipnot 1
Yoksa, ne demek istediğini bile açık seçik anlatamayan şu değersiz adamdan daha iyi değil miyim?
Ben, ne demek istediğini bile anlatamayan şu zavallı adamdan daha iyi değil miyim?"
"Yoksa şu basit ve ne demek istediğini açıklayamayandan daha hayırlı değil miyim?"
"Yoksa ben, şundan daha hayırlı değil miyim ki o, aşağı (sınıftan) bir zavallı ve neredeyse (sözü) açıklamadan yoksun olan (biri)dir."
«Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?»
"Yoksa ben, ne demek istediğini bile anlatamayan şu zavallıdan daha iyi değil miyim?"
"Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha üstün değil miyim?"
"Yahut ben, şu aşağılık ve konuşmaktan aciz olan adamdan daha üstün değil miyim?"
'Yahut ben, şu aşağılık ve konuşmaktan aciz olan adamdan daha üstün değil miyim?'
Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki, o hem zavallı hem de meramını anlatamıyor.
Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki o hem hakir hem de meramını anlatamıyor
"Yoksa ben, ne istediğini bilmeyen şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?"
"Yoksa ben, ne istediğini bilmeyen şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?"
"Yoksa ben, ne istediğini bilmeyen şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?"
"Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki o, aşağı (sınıftan) bir zavallı ve neredeyse (sözü) açıklamadan yoksun olan (biri)dir."
"Yoksa ben ondan hayırlı değil miyim? O ki hakirdir, (meramını) bile hemen hemen açıklayamıyor".
Ben, açıkça söyleyemeyecek derecede zavallı olan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?
(46-56) Musa'yı kesinlikle ayetlerimizle firavuna ve seçkinlerine gönderdik, muhakkak ki ben alemlerin Rabbinin elçisiyim dedi, onlara ayetlerimiz geldiğinde kahkaha atıyorlardı, onlara gösterdiğimiz her ayet diğerinden daha büyük idi, onları azap ile yakaladık, böylelikle belki dönerler, dediler ki ey sihirbaz , Rabbine, sana olan vaadi gereği , bizim için bir çağrı da bulun, kesin biz de yola gireceğiz (azabı kaldırsın istiyorlar) Ne zaman ki onlardan azabı kaldırdık, o vakit onlar caydılar / sözlerinde durmadılar , firavun kavmine dedi ki ey kavmim , bu altımdan akan nehirler ve Mısır’ın egemenliği / mülkiyeti bana ait değil mi? (Burası da altlarından ırmaklar akan cennet değil mi?) Görmüyor musunuz? Ben, şu hakir kişiden neredeyse konuşmak tan aciz şu kişiden daha hayırlı değil miyim? Ayrıca On a, altından bilezikler ulaştırılsa ya yahut melek ordular onun beraberinde gelse ya. Kavmi onu / Musa’yı hafif gördü ona / firavuna itaat ettiler, muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavim idiler, bu şekilde bizi üzdüklerinden dolayı onlardan intikam aldık onların hepsini suda boğduk. Onlar ise sonradan gelenler için geçmiş önceki bir örnek oldular.
"Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?"
"Yahut ben, şu aşağılık, nerdeyse söz anlatamayacak durumda olan adamdan daha iyi değil miyim?"
Yoksa ben, değersiz ve neredeyse meramını bile anlatamayan şu kişiden daha iyi değil miyim dipnot 1 ?
Ben şu alçaktan (alt seviyeliden, asaletsizden) iyi değil miyim? Daha iki kelimeyi bile bir araya getiremiyor.
Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?
Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?
"Yoksa ben şu zavallı, şu meramını anlatamayacak adamdan hayırlı değil miyim?"
"Am I not", he added "Far better in worldly conditions than this creature who is contemptible and can hardly express himself or put his thoughts into wards!"
Am I not better than this contemptible wretch who can scarcely express himself?
"Am I not better than this (Moses), who is a contemptible wretch and can scarcely express himself clearly?
Am I better or this contemptible man dipnot 1 who is scarcely able to express himself? dipnot 2
Am I not better than this man who is contemptible and can scarcely make anything clear?
"Am I not better than this one [Mûsâ (Moses)] who is despicable and can scarcely express himself clearly?
Am I not better than this humble one who cannot even speak clearly?
Nay, I am better than this (- Moses) who is a miserable wretch and can hardly express (himself) distinctly.
Or am I better than this man, who is contemptible and scarcely makes things clear?
"See for yourself who is better; I or this lowly (Moses) one who can not even speak fluently!"
Am I better than this fellow, who is contemptible, who can hardly explain himself?
"Am I not better than this one who is despised and can barely be understood?"
Am not I better than this Moses; who is a contemptible person, and can scarce express himself intelligibly?
"Nay! I am surely better than this fellow, who is a contemptible wretch, and who can hardly speak distinctly (or plainly):
Or even am I (not) more charitable (i. e., better) than this (fellow), who is contemptile and almost cannot make (his meaning) evident?
I am surely better than this fellow, who is despicable and can hardly make (his meaning) plain!
Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
Am I not better than this contemptible man who can hardly make his meaning clear?
Am I not better than this nobody who can hardly express himself?[1]
"Am I not better than this one who is despised and can barely be understood"
"Which one is better; me or that one who is lowly and can hardly speak?
Or am I [not] better than this one who is insignificant and hardly makes himself clear?
“Or am I better than this, who is despised and barely makes himself clear?
Am I not better than this despicable fellow man who can hardly make his point? (Pharaoh held the Divine Message in low esteem and not the speech of Moses as suggested in some traditions).
"Am I not better than this (Musa), who is an undignified (and) miserable person and (who) cannot even speak (see verse 28. 34) clearly?
Or (do you not see that) I am much better than this one (Mūsā) who is worthless and can hardly express himself?
"Am I not better than this one who is despised and he can barely be understood?"