Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 20. ayet

Zuhruf suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱلرَّحْمَٰنُ مَا عَبَدْنَٰهُم مَّا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ إِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

veḳâlû lev şâe-rraḥmânü mâ `abednâhüm. mâ lehüm biẕâlike min `ilm. in hüm illâ yaḫruṣûn.

Diyanet İşleri

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 17–23 · surenin 20. ayeti / 89
  1. Zuhruf 17

    Onlardan biri, Rahman'a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.

  2. Zuhruf 18

    Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah'a isnad ediyorlar?

  3. Zuhruf 19

    Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.

  4. 20

    "Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

  5. Zuhruf 21

    Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?

  6. Zuhruf 22

    Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.

  7. Zuhruf 23

    İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz" demiş olmasınlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Yüce Allah’ın: “Yine dediler ki: Eğer Rahman dileseydi biz, onlara ibadet etmezdik.” buyruğuna gelince: Onlar, bu sözleri ile meleklere ibadet etmelerine Allah’ın dilemesini delil göstermişlerdir.

Müşrikler hep böyle bir delile başvuragelmişlerdir. Ancak bu, hem aklen hem de dinen tamamiyle geçersiz bir delildir. Aklı başında olan hiç kimse, kaderi delil göstermeyi kabul etmez. Herhangi bir konuda böyle bir yol izleyecek olsa da bu konuda ayağını sağlam bir şekilde yere basamaz, sürekli bunu devam ettiremez.

Dinen de Yüce Allah, böyle bir şeyi delil göstermeyi batıl saymış ve böyle bir delil getirmeyi yalnızca kendisine ortak koşanların ve peygamberlerini yalanlayanların sözü olarak bize nakletmiştir. Şanı Yüce Allah, kullara karşı delili ortaya koymuştur ve geriye hiçbir kimsenin O’na karşı getirecekleri hiçbir delil ve bahaneleri kalmamıştır. Bundan dolayı burada Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, ancak asılsız zanlarda bulunuyorlar.” Hiçbir delili olmayan bir tahminlerde bulunuyor ve gelişigüzel iddialar ortaya atıyorlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar kaderi bahane ederek şöyle derler: "Eğer Allah, bizim meleklere ibadet etmememizi isteseydi, biz onlara ibadet etmezdik. O'nun bizden meleklere ibadet etmemizi istemesi O'nun rızasına delildir." Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki kök: قول
  2. لَوْ lev eğer
  3. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  4. ٱلرَّحْمَـٰنُ r-rahmanu Rahman kök: رحم
  5. مَا ma
  6. عَبَدْنَـٰهُم ۗ abednahum biz onlara tapmazdık kök: عبد
  7. مَّا ma yoktur
  8. لَهُم lehum onların
  9. بِذَٰلِكَ bizalike bu hususta
  10. مِنْ min hiçbir
  11. عِلْمٍ ۖ ilmin bilgileri kök: علم
  12. إِنْ in
  13. هُمْ hum onlar
  14. إِلَّا illa sadece
  15. يَخْرُصُونَ yehrusune saçmalıyorlar kök: خرص

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خرص (5 geçiş)

    Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

  • Aynı kök: خرص (5 geçiş)

    Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan…

  • Aynı kök: خرص (5 geçiş)

    Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dediler ki: "Rahmân dileseydi, biz onlara tapmazdık." dipnot 1 Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar yalandan başka bir şey söylemeyenlerdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu tavır tipik İblis ve müşrik tavrıdır. Müşriklerin Allah'a ortak koşma suçlarını Allah'a ait görme suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:148; İbrâhîm 14:21; Nahl 16:35.

Mustafa İslamoğlu

Bir de onlar "Eğer Rahman dileseydi asla biz onlara tapmazdık" dediler; ne ki onlar, buna dair bir bilgiye sahip değiller: onlar sadece sürü güdüsüyle hareket ediyorlar.

Muhammed Esed

Onlar hala: "Rahman dilemiş ol(ma)saydı biz onlara asla tapmazdık!" diyorlar. (Ama) onlar (Rahman'ın) böyle bir şey (istediği) hakkında bilgi sahibi değiller. Onlar sadece zannediyorlar.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Eğer Rahman dileseydi onlara kulluk yapmazdık". . . Bununla ilgili onların bir ilmi (delilleri, yakinleri) yoktur. . . Onlar ancak tahmin üzere konuşup saçmalıyorlar.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik." Onların bundan yana hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca 'zan ve tahminle yalan söylüyorlar.'

Ali Özek ve heyeti

Ve dediler ki: Rahmân dileseydi biz onlara tapmazdık. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Bağışlayan dileseydi, onlara hizmet etmezdik!" Oysa bu konuda bilgileri yoktur; yalnızca yakıştırıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

"Eğer Rahman dileseydi putlara tapmazdık" dediler. Bu bilgisizce bir sözdür. Onlar sadece yalan söylemektedirler.

Edip Yüksel

Hatta, "Rahman dileseydi biz onlara hizmet etmezdik" dediler. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hatta, 'Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık,' dediler. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık." Bu hususta onların bir bilgileri yoktur, sadece atıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de dediler ki Rahman dilese idi biz onlara tapmazdık, bu babda onların bir ılimleri yoktur sade atıyorlar

Erhan Aktaş

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer Rahman dipnot 1 dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rahmeti bol.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik." Onların bundan yana hiç bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca 'zan ve tahminle yalan söylüyorlar'.

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Eğer o çok esirgeyici (Allah) dileseydi biz bunlara tapmazdık". Onların buna dair hiçbir bilgisi yokdur. Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

İbni Kesir

Ve derler ki: Eğer Rahman dilemiş olsaydı; biz, onlara ibadet etmezdik. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnız yalan söyleyip dururlar.

Mehmet Alagaş

(15-25) Onun kullarından O'na bir parça / bir cüz isnat ettiler, muhakkak ki insan apaçık örtbas edendir / görmezden gelendir / kafirdir, yarattığı kızları kendine edindi de oğlanları size mi bıraktı? Onlardan herhangi birisine Rahmana isnad ettiği gibi kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü simsiyah olur ve öfkelenir , Süs içerisinde yetiştirilen ve tartışmada açık ve net olamayan kimse mi? / kız çocuğu mu? Rahman'ın kulları Melekleri de dişi yaptılar, peki onların yaratılmalarına şahit miydiler? Şahitliklerini (Şahitmiş gibi konuşmalarını) yazacağız ve onları sorgulayacağız, eğer Rahman dileseydi onlara (Meleklere) kulluk yapmazdık dediler, o nların bunun hakkında herhangi bir bilgileri yok. Onlar muhakkak yalan tahminde bulunuyorlar / hars ediyorlar, Ondan önce / kitaptan önce onlara kitap vermişiz de ona mı tutunuyorlar . (Herhangi bir veriye dayanmıyorlar) Bilakis dediler ki bizler atalarımızı bir ümmet olarak bulduk ve eserleri üzere yol buluyoruz. (Gördüğünü taklit, d ayanılacak bir veri değil ki) Yine böyle, senden önce bir memlekete uyarıcı kimi gönderdiysek oranın refahta olanları / müreffeh olanları dediler ki , biz atalarımızı ümmet olarak bulduk ve kesinlikle izleri üzere / eserleri üzere takipçileriz. Babalarınızı üzerinde bulduğumuzdan daha hidayet edeni / daha iyi yola ileteni getirmiş olsam da mı? dediğinde ise dediler ki sizinle gönderilen şeyleri yok say ıyoruz. Onlardan intikam aldık, Hadi Bak! yalancıların sonu / akıbeti nasıl oldu.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik." dediler. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece yalan söylemektedirler.

Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "Rahman dileseydi, biz onlara tapmazdık." Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece saçmalıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Bir de şöyle dediler: "Rahman farklı bir tercihte bulunsaydı dipnot 1 onlara (meleklere) kulluk etmezdik." Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece delilsiz konuşurlar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir de şöyle derler: "Rahman'ın tercihi farklı olsaydı dipnot 1 onlara (Allah'ın kızları saydıkları bazı meleklere) kulluk etmezdik." Bu konuda işlerine yarayacak bir bilgi yoktur. Onlar sadece atarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. En'am 6/148

Şaban Britch

Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik, dediler. Bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece yalan söylemektedirler.

Şaban Piriş

Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara kulluk etmezdik, dediler. Bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece yalan söylemektedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi, onlara tapınmazdık." Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Sadece saçmalıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they allegedly say: "Had Allah, AL-Rahman, so willed we would never have worshipped -these corporate deities-. They are not acquainted with the truth nor do they have information or proof to support their allegation; they simply lic and indeed they lie in their teeth.

Abdul Haleem

They say, ‘If the Lord of Mercy had willed it, we would not have worshipped them,’ but they do not know that- they are only guessing-

Abdullah Yusuf Ali

("Ah!") they say, "If it had been the will of (Allah) Most Gracious, we should not have worshipped such (deities)!" Of that they have no knowledge! they do nothing but lie!

Abul A'la Maududi

They say: "Had the Merciful One so willed, we would never have worshipped these deities." dipnot 1 But they have no knowledge of the matter and are simply conjecturing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was their reasoning from destiny to cover up their deviation and error, and this has been the argument of the wrongdoers in every age. They argued that their worshiping the angels became possible only because Allah allowed them to do so. Had He not willed so they could not have done it; and then it had been a practice with them for centuries and no torment from Allah had descended on them, which meant that Allah did not disapprove of their this practice.

Aisha Bewley

They say, ‘If the All-Merciful had so willed, we would not have worshipped them. ’ They have no knowledge of that. They are only conjecturing.

Al-Hilali & Khan

And they said: "If it had been the Will of the Most Gracious (Allâh), we should not have worshipped them (false deities)." They have no knowledge whatsoever of that. They do nothing but lie!

Ali Quli Qarai

They say, ‘Had the All-beneficent wished, we would not have worshipped them. ’ They do not have any knowledge of that, and they do nothing but surmise.

Amatul Rahman Omar

And they say, `If the Most Gracious (God) had (so) willed, we should never have worshipped them. ' They have no real knowledge whatsoever in that matter. They do nothing but make conjectures.

Arthur John Arberry

They say, 'Had the All-merciful so willed, we would not have served them. ' They have no knowledge of that; they are only conjecturing.

Bijan Moeinian

The disbelievers say: "If the Most Merciful (God) had not willed, we would have never been able to worship them (the angles)! These are baseless arguments. They do not know what they are talking about [otherwise every crime can be justified according to this argument.]

E. Henry Palmer

and they say, 'Had the Merciful pleased we should never have worshipped them. ' They have no knowledge of that, they only conjecture.

Edip-Layth

They said, "If the Gracious willed, we would not have served them." They have no knowledge of this; they only conjecture.

George Sale

And they say, if the Merciful had pleased, we had not worshipped them. They have no knowledge herein: They only utter a vain lie.

Hamid S. Aziz

And they say, "If the Beneficent Allah had pleased, we should never have worshipped them. " They have no knowledge of this; they only lie.

Mahmoud Ghali

And they have said, "If The All-Merciful had (so) decided, in no way would we have worshiped them. " In no way do they have any knowledge of that; decidedly they are (doing nothing) except conjecturing.

Marmaduke Pickthall

And they say: If the Beneficent One had (so) willed, we should not have worshipped them. They have no knowledge whatsoever of that. They do but guess.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they say: "If Ar-Rahman had so pleased we would not have worshipped them. " They have no knowledge of it in the least. They only make up lies.

Muhammad Asad

Yet they say, "Had [not] the Most Gracious so willed, we would never have worshipped them!" [But] they cannot have any knowledge of [His having willed] such a thing: they do nothing but guess.

Mustafa Khattab

And they argue, "Had the Most Compassionate willed, we would have never worshipped them." They have no knowledge ˹in support˺ of this ˹claim˺. They do nothing but lie.

Progressive Muslims

And they said: "If the Almighty willed, we would not have worshipped them. " They have no knowledge of this; they only conjecture.

Rashad Khalifa

They even said, "If the Most Gracious willed, we would not have worshipped them." They have no basis for such a claim; they only conjecture.,

Sahih International

And they said, "If the Most Merciful had willed, we would not have worshipped them. " They have of that no knowledge. They are not but falsifying.

Sam Gerrans

And they say: “Had the Almighty willed, we would not have served them.” They have no knowledge of that; they are only guessing.

Shabbir Ahmed

Yet they say, "If it had been the Will of the Beneficent, we should not have worshiped them. " But, of that, they have no knowledge. (That there is no room for fatalism in Divine Laws. Humans have been endowed with free will (6:149), (36:47). They only wander in the valley of conjecture.

Syed Vickar Ahamed

And they said: "If it was the Will of (Allah), Most Gracious (Rahmán), we should not have worshipped such (petty gods)!" About that they have no knowledge! They do nothing but lie!

Taqi Usmani

They say, "Had the RaHmān so willed, we would not have worshipped them." They have no knowledge of that. They do nothing but make conjectures.

The Monotheist Group

And they said: "If the Almighty had willed, we would not have worshipped them." They have no knowledge of this; they only conjecture.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩