Diyanet İşleri
Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 22. ayet. بَلْ قَالُوٓا۟ إِنَّا وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم مُّهْتَدُونَ
bel ḳâlû innâ vecednâ âbâenâ `alâ ümmetiv veinnâ `alâ âŝârihim mühtedûn.
Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere kız isnadı ve atalara uyma Zuhruf 15–25 3
Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.
İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz" demiş olmasınlar.
(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. Evet, onların bu konuda delil diye ileri sürdükleri oldukça çok cılız bir dayanakları vardır. O da kâfir olan sapık atalarını taklit etmeleridir. Atalarını taklit etmelerini ileri sürerek peygamberlerin davetini terk etmektedirler. Bundan dolayı Yüce Allah, burada şöyle buyurmaktadır: “Hayır, aksine onlar: “Biz, atalarımızı bir din üzere bulduk ve şüphesiz biz onların izinden gitmekteyiz” Yani bundan dolayı biz, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiğine uymayız “derler”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hayır! Böyle bir şey gerçekleşmemiştir. Bilakis taklitçiliklerini delil olarak öne sürerek şöyle demişlerdir: "Biz atalarımızı bir din ve millet üzerine bulduk. Onlar putlara tapıyorlar idi ve biz de onların izinden gidiyoruz ve putlara ibadet etmeye devam ediyoruz.''
Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…
Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…
Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine'ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hayır! "Şüphesiz ki babalarımızı (böyle) bir din üzerinde bulduk; biz de onların izleri üzere gidenleriz." dediler.
Ama hayır! Onlar, "Atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk; kesinlikle biz de onların izinden giderek doğru yolu bulabiliriz" diyorlar.
Hayır! Ama şöyle derler: "Biz atalarımızı (belli) bir inanç üzerinde bulduk ve ancak onların izinden giderek doğru yolu buluruz!"
Bilakis, dediler ki: "Biz atalarımızı bu din anlayışında bulduk; biz onların eserleri (şartlandırmaları - genleri) doğrultusunda doğru yolu bulanlarız. "
Hayır; dediler ki: "Gerçekten atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve doğrusu biz onların izleri (eserleri) üstünde doğru olana (hidayete) yönelmiş (kimse)leriz."
Hayır! «Sadece, biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinde gidiyoruz» derler.
Hayır, şöyle dediler: "Aslında, atalarımızı bir din üzerinde bulduk; onları izleyerek doğru yola erişiriz!"
Hayır! Sadece, biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk; biz de onların izinden gidiyoruz, derler.
Hayır, "Biz atalarımızı bir yol üzerinde bulduk ve biz onların öğretilerini izliyoruz" dediler.
Hayır, 'Biz atalarımızı bir yol üzerinde bulduk ve biz onların öğretilerini izliyoruz,' dediler.
Hayır! Hayır, şöyle dediler: "Bizler atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerince giderek murada ereriz."
Hayır, şöyle dediler: bizler, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, biz de onların izlerince giderek murada ireriz
Hayır! Dediler ki: "Doğrusu, biz, atalarımızı bir ümmet dipnot 1 üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz.
Hayır! Dediler ki: "Doğrusu, biz, atalarımızı bir ümmet dipnot 1 üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz.
Hayır! "Doğrusu, biz, atalarımızı bir ümmet dipnot 1 üzerinde bulduk, biz de onların yolundan gidiyoruz.
Hayır, dediler ki: "Gerçekten atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve doğrusu biz onların izleri (eserleri) üstünde doğru olana (hidayete) yönelmiş (kimse)leriz."
Bil'akis (şöyle) dediler: "Gerçek biz atalarımızı bir ümmet (bir din) üzerinde bulduk. Biz de hakikaten onların izleri üstünden doğruya erdirilmişleriz".
Hayır, dediler ki: Doğrusu biz, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve biz de onların izlerinden gitmekteyiz.
(15-25) Onun kullarından O'na bir parça / bir cüz isnat ettiler, muhakkak ki insan apaçık örtbas edendir / görmezden gelendir / kafirdir, yarattığı kızları kendine edindi de oğlanları size mi bıraktı? Onlardan herhangi birisine Rahmana isnad ettiği gibi kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü simsiyah olur ve öfkelenir , Süs içerisinde yetiştirilen ve tartışmada açık ve net olamayan kimse mi? / kız çocuğu mu? Rahman'ın kulları Melekleri de dişi yaptılar, peki onların yaratılmalarına şahit miydiler? Şahitliklerini (Şahitmiş gibi konuşmalarını) yazacağız ve onları sorgulayacağız, eğer Rahman dileseydi onlara (Meleklere) kulluk yapmazdık dediler, o nların bunun hakkında herhangi bir bilgileri yok. Onlar muhakkak yalan tahminde bulunuyorlar / hars ediyorlar, Ondan önce / kitaptan önce onlara kitap vermişiz de ona mı tutunuyorlar . (Herhangi bir veriye dayanmıyorlar) Bilakis dediler ki bizler atalarımızı bir ümmet olarak bulduk ve eserleri üzere yol buluyoruz. (Gördüğünü taklit, d ayanılacak bir veri değil ki) Yine böyle, senden önce bir memlekete uyarıcı kimi gönderdiysek oranın refahta olanları / müreffeh olanları dediler ki , biz atalarımızı ümmet olarak bulduk ve kesinlikle izleri üzere / eserleri üzere takipçileriz. Babalarınızı üzerinde bulduğumuzdan daha hidayet edeni / daha iyi yola ileteni getirmiş olsam da mı? dediğinde ise dediler ki sizinle gönderilen şeyleri yok say ıyoruz. Onlardan intikam aldık, Hadi Bak! yalancıların sonu / akıbeti nasıl oldu.
Bilâkis şöyle dediler: "Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk ve onların izinde dosdoğru gitmekteyiz."
Hayır, (ne bilgileri var, ne de Kitapları). Sadece: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinde gidiyoruz" dediler.
Aslında onların dedikleri şudur: "Biz atalarımızı bir inanç üzere bulduk. Biz elbette onların izindeyiz, doğru yoldayız dipnot 1 ."
Aslında onların dedikleri şudur: "Biz atalarımızı bir ümmete (bir dine, bir mezhebe, bir tarikata) dipnot 1 bağlı bulduk; biz onların izinden gidiyoruz."
Bilakis şöyle dediler: Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinde dosdoğru gitmekteyiz.
Bilakis şöyle dediler: -Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinde dosdoğru gitmekteyiz.
Hayır, sadece şunu söylemişlerdir: "Biz atalarımızı bir ümmet/bir din üzerinde bulduk; onların eserlerini izleyerek biz de doğruya ve güzele varacağız."
In effect they projected their own cause so as to say: "We have found our fathers bent on a particular system of faith and worship and we walk in their foot steps. "
No indeed! They say, ‘We saw our fathers following this tradition; we are guided by their footsteps.’
Nay! they say: "We found our fathers following a certain religion, and we do guide ourselves by their footsteps."
Nay; they simply claim: "We found our forefathers on a way, and we continue to find guidance in their footsteps." dipnot 1
No, in fact they say, ‘We found our fathers following a religion and we are simply guided in their footsteps. ’
Nay! They say: "We found our fathers following a certain way and religion, and we guide ourselves by their footsteps."
Rather they say, ‘We found our fathers following a creed, and we are indeed guided in their footsteps. ’
Nay, but they go on saying, `We have found our forefathers on a certain course, and we (while walking) in their footsteps, are following the right course (of true guidance).
Nay, but they say, 'We found our fathers upon a community, and we are guided upon their traces. '
Their only argument is, "We follow the footsteps of our forefathers [even if they are wrong. ]"
Nay; they say, 'We found our fathers (agreed) upon a religion, and, verily, we are guided by their traces. '
The fact is, they have said, "We found our fathers following a certain way, and we are following in their footsteps."
But they say, verily we found our fathers practising a religion; and we are guided in their footsteps.
Nay! They say, "We found our fathers in a religion, and surely we are guided by their footsteps. "
No indeed, (but) they have said, "Surely we found our fathers upon a course, (Literally: a nation: a community; following a leadership or a religion) and surely we are guided upon their tracks. "
Nay, for they say only: Lo! we found our fathers following a religion, and we are guided by their footprints.
In fact they say: "We found our fathers following a certain way, and are guided by their footprints. "
Nay, but they say, "Behold, We found our forefathers agreed on what to believe - and, verily, it is in their footsteps that we find our guidance!"
In fact, they say, "We found our forefathers following a ˹particular˺ way, and we are following in their footsteps."
The fact is, they have said: "We found our fathers following a certain way, and we are following in their footsteps. "
The fact is that: they said, "We found our parents carrying on certain practices, and we are following in their footsteps."
Rather, they say, "Indeed, we found our fathers upon a religion, and we are in their footsteps [rightly] guided. "
The truth is, they say: “We found our fathers upon a community, and we in their footsteps are guided.”
Nay, but they say, "Behold, we found our fathers following a certain religion, and we find our way in their footprints. "
No, they say: "We found our fathers following a certain way and religion, and we follow their footsteps. "
Instead, they say, "We have found our fathers on a certain way, and we are on their footprints, fully guided."
The fact is, they have said: "We found our fathers following a certain way, and we are following in their footsteps."