Diyanet İşleri
Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 48. ayet. وَٱلْأَرْضَ فَرَشْنَٰهَا فَنِعْمَ ٱلْمَٰهِدُونَ
vel'arḍa feraşnâhâ feni`me-lmâhidûn.
Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Göğün kurulması; "Allah'a koşun" Zâriyât 47–51 3
Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.
Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.
Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.
Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.
Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.
O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “Yeryüzünü de yayıp döşedik.” Yani Biz orayı insanlara bir döşek kıldık. Böylece onlar orada meskenler yapmak, ağaç dikmek, ekin ekmek, oturmak, ekip-biçmek, istedikleri yerlere ulaştıran yolları izlemek gibi maslahatlarına olan her bir hususu gerçekleştirmek imkânına sahip oldular. Döşek, bazen her bakımdan kendisinden yararlanılmaya elverişli olabildiği gibi, bazen de bazı yönleri ile elverişli, bazı yönleri ile elverişsiz olabilir. Bundan ötürü Yüce Allah, yeryüzünü en mükemmel ve en güzel şekilde döşemiş olduğunu haber vermekte ve bundan dolayı kendi zatını överek: “hem de ne güzel döşedik!” buyurmaktadır ki O, hikmet ve rahmetinin gerektirdiği şekilde yeryüzünü kullarının menfaatine olmak üzere döşemiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeryüzünü, üzerinde yaşayanlar için yatak gibi döşedik. Biz ne güzel düzenleyiciyiz. Öyle ki yeryüzünü onlar için döşedik.
Aynı kök: فرش (6 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için…
Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…
Aynı kök: فرش (6 geçiş)
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Aynı kök: فرش (6 geçiş)
Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Ortak kavram: Nimet
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Nimet
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yeri de biz döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!
Yeri de Biz yayıp döşedik: Biz, ne muhteşem bir döşeyiciyiz.
Biz yeri genişçe yaydık ve onu pek de güzel düzenledik!
Arzı da (enerji hatları - sinir sistemiyle) döşedik. . . Ne güzel döşeyenleriz!
Yeri de Biz döşeyip yaydık; ne güzel döşeyici(yiz).
Yeri de döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!
Ve yeryüzü; onu genişçe yaydık. İşte, ne güzel düzenledik.
Yeri de döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!
Yeri biz döşedik; ne güzel döşeyiciyiz.
Yeri biz döşedik; ne güzel döşeyiciyiz.
Yeryüzünü döşedik; bakınız Biz ne güzel döşeriz.
Arzı da döşedik, bakınız biz ne güzel döşeriz
Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!
Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!
Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!
Yeri de biz döşeyip yaydık; ne güzel döşeyici(yiz).
Yeri de biz döşedik. (Bak biz) ne güzel döşeyiciler (iz)!
Yeryüzünü Biz, döşedik. Ne güzel döşeyicileriz.
(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.
Yeryüzünü de yayıp döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz.
Yeri biz döşedik, (biz) ne güzel döşeyiciyiz.
Yeryüzünü de yayıp döşedik dipnot 1 , biz ne güzel döşeyeniz dipnot 2 !
Yeryüzünü de dayayıp döşedik. Onu ne güzel beşik yaptık dipnot 1 .
Yeryüzünü de yayıp döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!
Yeryüzünü de yayıp döşedik. Ne güzel döşedik.
Yeri de biz döşedik. Ne güzel döşeyicileriz!
And the earth did We spread out* and invest and adorn as with blazonry, and how artistically was it prepared for life and blazoned!
We spread out the earth- how well We smoothed it out!-
And We have spread out the (spacious) earth: How excellently We do spread out!
And the earth – We spread it out, and how well have We smoothed it! dipnot 1
And the earth – We spread it like a carpet and how well We smoothed it out!
And We have spread out the earth: how Excellent Spreader (thereof) are We!
And the earth We have spread it out, so how excellent spreaders We have been!
And the earth, We have spread it out and how excellently We lay things out.
And the earth -- We spread it forth; O excellent Smoothers!
I have made the earth habitable for its inhabitant; excellently designed [eco-system].
And the earth - we have spread it out; and how well we lay it out!
The earth We furnished; We are fine Providers.
And We have stretched forth the earth beneath; and how evenly have We spread the same!
And the earth, We have spread it out; how gracious was the Spreader thereof.
And the earth, We have laid it out (as) a bedding, so how excellent are the Smoothers! (i. e., Those who make the earth as a cradle)
And the earth have We laid out, how gracious is the Spreader (thereof)!
We spread the earth a carpet; what comfort We provide!
And the earth have We spread out wide - and how well have We ordered it!
As for the earth, We spread it out. How superbly did We smooth it out![1]
And the Earth We furnished; glory be to the Makers.
And we made the earth habitable; a perfect design.
And the earth We have spread out, and excellent is the preparer.
And the earth — We spread it out; how excellent are those who level!
And We have spread out the earth, and how excellent a Spreader We are!
And We have spread out the (spacious) earth: How excellently We do spread out!
And the earth was spread out by Us as a floor; so how well have We spread it out!
And the earth We furnished; so glory to the Makers.