Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 5. ayet

Zâriyât suresi, 5. ayet. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ

innemâ tû`adûne leṣâdiḳ.

Diyanet İşleri

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 2–8 · surenin 5. ayeti / 60

Konu Yeminler ve ceza günü Zâriyât 1–14 3

  1. 2–6

    (1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

  2. Zâriyât 7–8

    (7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.

1-6. “Andolsun tozutup savuran” yumuşak ve tatlı esişinde, güçlü ve şiddetli esişinde, saçıp savuran ve dağıtan rüzgarlara; “Ağır bir yük taşıyan” Allah’ın kullara ve ülkelere kendisi ile faydalar ihsan ettiği pek çok sular barındıran bulutlara; “Kolaylıkla akıp gidenlere” ve gökleri süsleyen, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulunan, kendilerinden ibret alınmak sureti ile yararlanılan yıldızlara; “Emri paylaştıran” Allah’ın izni ile emirleri paylaştırıp çekip çeviren, idare eden meleklere... Onların her birisini Yüce Allah dünya ve âhiret işlerinden bir iş üzerinde görevlendirmiştir. Hiçbirisi kendisi için tayin ve tespit edilen sınırı aşmadığı gibi görevini eksik de yapmaz.

Bu buyruklarla doğru sözlü Yüce Allah, bu pek büyük varlıklara yemin etmektedir. Yüce Allah bu yarattıklarında öyle birtakım maslahat ve menfaatler takdir buyurmuştur ki, bunları vaadinin doğruluğuna ve amellerin hesabının görülüp karşılıklarının verileceği gün demek olan “din” gününün kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğine, onu hiçbir kimsenin önleyemeyeceğine delil kılmıştır.

Doğru sözlü, pek büyük ve yüce olan Allah, bunu haber verip ona yemin ettiğine, O’nun gerçekleşeceğine dair delil ve belgeleri ortaya koyduğuna göre yalanlayıcılar bu günü ne diye yalanlıyor ve amelde bulunacaklar böyle bir gün için amelde bulunmaktan niçin yüz çeviriyorlar?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Rabbinizin size vadettiği hesap ve karşılık, içerisinde şüphe olmayan bir gerçektir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema gerçekten
  2. تُوعَدُونَ tuadune size va'dedilen kök: وعد
  3. لَصَادِقٌۭ lesadikun mutlaka doğrudur kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Size vadedilenler elbette doğrudur.

Mustafa İslamoğlu

Hiç tartışmasız, size vaad edilmiş olan elbet doğrudur;

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, size vaad edilmiş olan kesinlikle doğrudur,

Ahmed Hulusi

Vadolunduğunuz elbette kesinlikle gerçektir!

Ali Bulaç

Size va'dedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur.

Ali Özek ve heyeti

size vâdedilen, kesinlikle doğrudur

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, size sözü verilen, kesinlikle doğrudur.

Bayraktar Bayraklı

- Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca akanlara, iş bölümü yapanlara yemin olsun ki, size vaad edilen kesinlikle gerçekleşecektir; ceza da kesinlikle olacaktır.

Edip Yüksel

Size söz verilen kuşkusuz bir gerçektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Size söz verilen kuşkusuz bir gerçektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

muhakkak o size va'dolunan mutlaka doğrudur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki muhakkak o size va'd olunan her halde doğrudur

Erhan Aktaş

Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçektir.

Gültekin Onan

Size vaad edilmekte olan hiç tartışmasız doğrudur.

Hasan Basri Çantay

şübhesiz ki size va'd olunan (şeylerin hepsi) elbette doğrudur.

İbni Kesir

Muhakkak size vaadolunan elbette doğrudur.

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Size vadedilen kesinlikle doğrudur.

Süleyman Ateş

Size va'dedilen, mutlaka doğrudur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size verilen sözlerin doğruluğunda şüphe etmemeniz de önemlidir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yemin…. تفسير القرطبي - (17 / 29) وإذا أقسم الرب بشيء أثبت له شرفا وقيل المعنى ورب الذاريات والجواب { إنما توعدون } أي الذي توعدونه من الخير والشر والثواب والعقا { لصاد } لا كذب فيه ومعنى لصادق لصدق وقع الاسم موقع المصدر { وإن الدين لواقع } يعني الجزاء نازل بكم ثم ابتدأ

Şaban Britch

Size vadedilen elbette doğrudur.

Şaban Piriş

Size vaat edilen elbette doğrudur.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, o size vaat olunan kesinlikle doğrudur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

That all that affords a ground of expectation of good and blessing, mercy and forgiveness to those whose deeds reflect wisdom and piety, and of retributive but just punishment to those who have denied Allah and challenged His ordinances, is consistent with the truth and agrees with reality.

Abdul Haleem

What you [people] are promised is true:

Abdullah Yusuf Ali

Verily that which ye are promised is true;

Abul A'la Maududi

surely what you are being warned against dipnot 1 is true,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word used in the original is toadoona. If it is derived from waad, the meaning would be: That which you are promised; and if it is from waid, it would mean: That which you are threatened with. As regards the context, the second meaning is preferable, for the addressees are the people who were lost in disbelief, polytheism and sin, and were not prepared to believe that they would be held accountable some time in the future and would be rewarded or punished accordingly. That is why we have taken toadoona in the meaning of waid (threaten) and not of waad (promise).

Aisha Bewley

what you are promised is certainly true –

Al-Hilali & Khan

Verily, that which you are promised (i.e. Resurrection in the Hereafter and receiving the reward or punishment of good or bad deeds) is surely true.

Ali Quli Qarai

indeed what you are promised is true,

Amatul Rahman Omar

Verily, the promise you are made (about the spread of Islam) is true,

Arthur John Arberry

surely that you are promised is true,

Bijan Moeinian

That whatever your Lord has promised will take place.

E. Henry Palmer

verily, what ye are threatened with is surely true!

Edip-Layth

What you are being promised is true.

George Sale

Verily that wherewith ye are threatened is certainly true;

Hamid S. Aziz

That of which you are warned is most surely true,

Mahmoud Ghali

Surely what you are promised is indeed sincere.

Marmaduke Pickthall

Lo! that wherewith ye are threatened is indeed true,

Mohamed Ahmed - Samira

Verily the promise made to you is true:

Muhammad Asad

Verily, that which you are promised is true indeed,

Mustafa Khattab

Indeed, what you are promised is true.

Progressive Muslims

What you are being promised is true.

Rashad Khalifa

What is promised to you will surely come to pass.

Sahih International

Indeed, what you are promised is true.

Sam Gerrans

What you are promised is true,

Shabbir Ahmed

Behold, what you are promised will come to pass. (The Qur'an will prevail (9:33)).

Syed Vickar Ahamed

Surely, that which you have been promised is indeed true;

Taqi Usmani

whatever you are being promised is surely true,

The Monotheist Group

What you are being promised is true.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩