Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 35. ayet

Zâriyât suresi, 35. ayet. فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

feaḫracnâ men kâne fîhâ mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri

Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 32–38 · surenin 35. ayeti / 60

Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3

  1. Zâriyât 32–34

    (32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

  2. 35

    Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

  3. Zâriyât 36

    Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.

  4. Zâriyât 37

    Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

  5. Zâriyât 38

    Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 35–36. ayetler için yazılmıştır.

35-36. “Nihayet Biz o (şehirde) bulunan mü’minleri çıkardık. Ama orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.” Bunlar ise Lût aleyhisselam’ın hanımı dışında kalan ev halkı idi. Hanımı ise helâk edilenlerden olmuştu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Lût'un kavminden Mümin olanları, günahkârlara isabet edecek azap onlara isabet etmesin diye o beldeden çıkardık.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَخْرَجْنَا feehracna sonra çıkardık kök: خرج
  2. مَن men
  3. كَانَ kane bulunan kök: كون
  4. فِيهَا fiha orada
  5. مِنَ mine -den
  6. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Biz) orada bulunan müminleri çıkarmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Derken mü'minlerden orada bulunanları çıkardık;

Muhammed Esed

Ve zaman içinde orada bulunan (bazı) müminleri (Lut'un şehrinden) çıkardık;

Ahmed Hulusi

Biz de, orada iman edenlerden kim varsa çıkardık.

Ali Bulaç

Bu arada, mü'minlerden orda kim varsa çıkardık.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.

Ali Rıza Safa

Sonra, inananlardan kim varsa oradan çıkardık.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.

Edip Yüksel

Sonra, orada iman edenlerden kim varsa çıkardık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, orada inananlardan kim varsa çıkardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nihayet orada bulunan müminleri çıkardık,

Elmalılı Hamdi Yazır

Binnetice orada bulunan mü'minleri çıkardık

Erhan Aktaş

Orada bulunan İman Edenler'i çıkardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada bulunan inananları çıkardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada bulunan inananları çıkardık.

Gültekin Onan

Bu arada, inançlılardan orda kim varsa çıkardık.

Hasan Basri Çantay

Derken orada mü'minlerden kim varsa çıkardık.

İbni Kesir

Bunun üzerine orada bulunan mü'minleri çıkardık.

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine orada bulunan Müminleri çıkardık.

Süleyman Ateş

Orada bulunan mü'minleri çıkardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada inananlardan kim varsa dışarı çıkardık...

Şaban Britch

Orada olan müminleri de çıkarmıştık.

Şaban Piriş

Orada olan müminleri de çıkarmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada, müminlerden kim varsa çıkardık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We had predetermined to deliver those inhabitants whose hearts were impressed with religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety, but the only inhabitant who qualified was Lut himself.

Abdul Haleem

We brought out such believers as were there-

Abdullah Yusuf Ali

Then We evacuated those of the Believers who were there,

Abul A'la Maududi

Then dipnot 1 We evacuated there from all the believers

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As to what happened between them and the people of the Prophet Lot (peace be upon him) when the angels reached his house after their meeting with the Prophet Abraham (peace be upon them), has been left out. The details have been given in the Surahs Hood, Al-Hijr and Al Ankabut. Here mention is being made only of the time when they were going to be visited by the scourge.

Aisha Bewley

We brought out all the muminun who were there

Al-Hilali & Khan

So We brought out from therein the believers.

Ali Quli Qarai

So We picked out those who were in it of the faithful,

Amatul Rahman Omar

(God says, ) `Then (it came to pass) We brought forth all the believers who were there (in that township to keep them safe and secure).

Arthur John Arberry

So We brought forth such believers as were in it,

Bijan Moeinian

"Another mission of ours is to evacuate the town from believers. "

E. Henry Palmer

And we sent out therefrom such as were in it of the believers;

Edip-Layth

We then vacated from it all those who acknowledged.

George Sale

And we brought forth the true believers who were in the city:

Hamid S. Aziz

Then We brought forth such believers as were therein.

Mahmoud Ghali

Then We brought out whoever of the believers who were in it,

Marmaduke Pickthall

Then we brought forth such believers as were there.

Mohamed Ahmed - Samira

So We evacuated everyone who was a believer there,

Muhammad Asad

And in the course of time We brought out [of Lot ’s city] such [few] believers as were there:

Mustafa Khattab

Then ˹before the torment˺ We evacuated the believers from the city.

Progressive Muslims

We then vacated from it all the believers.

Rashad Khalifa

We then delivered all the believers.

Sahih International

So We brought out whoever was in the cities of the believers.

Sam Gerrans

And We brought out whoso therein was of the believers,

Shabbir Ahmed

We then brought forth safe all believers that were in town.

Syed Vickar Ahamed

Then We safely removed those of the believers who were there,

Taqi Usmani

So, We let the believers who were there to come out (from danger),

The Monotheist Group

We then vacated from it all the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩