Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 96. ayet

Yûsuf suresi, 96. ayet. فَلَمَّآ أَن جَآءَ ٱلْبَشِيرُ أَلْقَىٰهُ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ فَٱرْتَدَّ بَصِيرًا قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

felemmâ en câe-lbeşîru elḳâhü `alâ vechihî fertedde beṣîrâ. ḳâle elem eḳul leküm innî a`lemü mine-llâhi mâ lâ ta`lemûn.

Diyanet İşleri

Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 93–99 · surenin 96. ayeti / 111

Konu Tanışma ve gömleğin götürülüşü Yûsuf 88–98 3

  1. Yûsuf 93

    Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.

  2. Yûsuf 94

    Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yusuf'un kokusunu alıyorum" dedi.

  3. Yûsuf 95

    Onlar da, "Allah'a yemin ederiz ki sen hala eski şaşkınlığındasın" dediler.

  4. 96

    Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi.

  5. Yûsuf 97

    Oğulları, "Ey babamız! Allah'tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik" dediler.

  6. Yûsuf 98

    Yakub, "Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.

  7. Yûsuf 99

    (Mısır'a gidip) Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın iradesi ile güven içinde Mısır'a girin" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

96. “Müjdeci” artık Yusuf’un kardeşlerinin ve babalarının bir araya gelmelerinin yakınlaştığını bildirmek üzere gelince “gömleğini yüzüne sürdü ve Yakub tekrar görmeye başladı.” Kederden gözlerine ak düşmüşken bu sefer önceki hali gibi görmeye başladı. Etrafında hazır bulunan çocuklarına ve onun bunadığını söyleyenlere ve hayret edenlere karşı zafer kazanmış ve Yüce Allah’ın üzerindeki nimetini de dile getiren bir üslupla dedi ki: “Ben size; Allah tarafından (gelen vahiyle) sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim, dememiş miydim?” Çünkü ben Yusuf’a kavuşacağımı umuyor; keder, üzüntü ve ıstırabımın son bulacağını gözleyip duruyordum.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yakup'u sevindirecek müjdeci gelip Yusuf'un gömleğini yüzüne bırakınca, görmeye başladı. Çocuklarına dedi ki: "Ben size Allah'ın lütuf ve ihsanı ile sizin bilmediğinizi bilirim demedim mi?"

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّآ felemma zaman
  2. أَن en
  3. جَآءَ ca'e geldiği kök: جيا
  4. ٱلْبَشِيرُ l-beşiru müjdeci kök: بشر
  5. أَلْقَىٰهُ elkahu koyunca kök: لقي
  6. عَلَىٰ ala üzerine
  7. وَجْهِهِۦ vechihi yüzü kök: وجه
  8. فَٱرْتَدَّ fertedde derhal kök: ردد
  9. بَصِيرًۭا ۖ besiran görür oldu kök: بصر
  10. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  11. أَلَمْ elem
  12. أَقُل ekul demedim mi? kök: قول
  13. لَّكُمْ lekum size
  14. إِنِّىٓ inni elbett ben
  15. أَعْلَمُ ea'lemu bilirim kök: علم
  16. مِنَ mine -tan
  17. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  18. مَا ma şeyleri
  19. لَا la
  20. تَعْلَمُونَ tea'lemune sizin bilmediğiniz kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ردد (59 geçiş)

    Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri…

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da,…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Onlardan biri, Rahman'a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Müjdeci gelince, gömleği yüzüne koyar koymaz (Yakup) görür olmuştu. dipnot 1 "Ben size ‘Allah tarafından (Vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim' dememiş miydim!" demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade, Hz. Yakup'un sevinç dolu hali nedeniyle yaşayacağı huzuru ortaya koymaktadır. Hz. Yusuf ve kardeşi Bünyamin'in hüznü sebebiyle gözleri âdeta başka bir şey görmeyen Hz. Yakup, artık her şeyi görür olmuştu. Olay, kör olup sonra da görür olmak anlamında ise zaten bu türden izahlara gerek kalmamaktadır. Yüce Allah gerçeği bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet müjdeci ulaşıp da o (gömleği) yüzüne sürünce, derhal gözleri ışığa yeniden kavuştu; "Ben size dememiş miydim' dedi, 'herhalde ben Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi biliyorum' diye?"

Muhammed Esed

Fakat ne zaman ki müjdeci çıkagelip (Yusuf'un gömleğini) o'nun yüzüne sürdü ve o'nun gözleri ışığına kavuştu, "Ben size, 'ben Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum' dememiş miydim?" diye haykırdı.

Ahmed Hulusi

Nihayet müjdeci geldiğinde, gömleği Yakup'un önüne koydular, (Yakup) hemen gerçeği gördü! (Yakup) dedi ki: "Size dememiş miydim, muhakkak ki ben Allah hakkında sizin bilmediklerinizi bilirim. "

Ali Bulaç

Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne sürdüğü zaman, gözü görür olarak (sağlığına) dönüverdi. (Yakub) Dedi ki: "Ben, size bilmediğinizi Allah'tan gerçekten biliyorum demedim mi?"

Ali Özek ve heyeti

Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz (Ya'kub) görür oldu. Ben size: «Allah tarafından (vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim» demedim mi! dedi.

Ali Rıza Safa

Muştulayıcı gelip, Onun yüzüne sürünce gözleri açıldı. Dedi ki: "Aslında, sizin bilmediklerinizi, Allah'ın yardımı sayesinde bildiğimi söylemedim mi?"

Bayraktar Bayraklı

Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz, Yakub görür oldu. Bunun üzerine Ya'kub,"Ben size Allah tarafından vahiy ile sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim, demedim mi?" dedi.

Edip Yüksel

Müjdeci gelip de onu yüzüne atınca, tekrar görmeye başladı ve şöyle dedi: "ALLAH'tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne atınca, tekrar görmeye başladı ve şöyle dedi: 'ALLAH'tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat ne zaman ki gerçekten müjdeci geldi, gömleği yüzüne bıraktı, gözü açılıverdi. "Ben size demedim mi, ben Allah tarafından sizin bilmeyeceklerinizi bilirim ?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat vakta ki hakıkaten müjdeci geldi gömleği yüzüne bıraktı gözü açılıverdi, ben size, dedi: Allahdan sizin bilemeyeceklerinizi bilirim demedim mi?

Erhan Aktaş

Haberci geldiği zaman, onu yüzüne koyunca gözü hemen görmeye başladı. "Ben size demedim mi, ben Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haberci geldiği zaman, onu yüzüne koyunca gözü hemen görmeye başladı. "Ben size demedim mi, ben Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Müjdeci geldiği zaman, onu yüzüne koyunca gözü hemen görmeye başladı. "Ben size demedim mi, ben Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." dedi.

Gültekin Onan

Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne sürdüğü zaman, gözü görür olarak (sağlığına) dönüverdi. (Yakub) Dedi ki: "Ben, size bilmediğinizi Tanrı'dan gerçekten biliyorum demedim mi?"

Hasan Basri Çantay

Fakat müjdeci gelib de onu (Ya'kubun) yüzüne koyduğu, o da derhal (yeni başdan) görür bir haale geldiği zaman dedi ki: "Ben size bilmeyeceğiniz şeyleri Allahdan muhakkak biliyorum demedim mi"?

İbni Kesir

Fakat müjdeci gelip de onu yüzüne sürünce; derhal gördü ve dedi ki: Ben, size Allah katından sizin bilmeyeceğinizi biliyorum, dememiş miydim?

Rowwad Tercüme Merkezi

Müjdeci gelip gömleği Ya'kûb’un yüzüne bırakınca gözleri açılıverdi. Ya'kûb, “Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?” dedi.

Süleyman Ateş

Müjdeci gelip de (Yusuf'un gömleği)ni (Ya'kub'un) yüzüne koyunca, derhal (gözü açıldı), görür oldu: "Size demedim mi ben, Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Müjdeci gelince gömleği Yakub'un yüzüne koydu, o da tekrar görmeye başladı ve dedi ki: "Ben size; Allah tarafından (bana bildirmesiyle) dipnot 1 sizin bilmediklerinizi bilirim, demedim mi! dipnot 2 "

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yusuf 12/4-6. ayetlerde Yusuf aleyhisselamın gördüğü rüya ve Yakub aleyhisselamın yorumu anlatılmaktadır. O, Yusuf'la tekrar buluşacaklarını bu rüyadan dolayı bilmekteydi.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müjdeci gelip gömleği yüzünün üstüne bırakınca Yakup tekrar görmeye başladı. "Size dememiş miydim sizin bilmediğiniz bir şeyi ben, Allah'ın bildirmesiyle biliyorum, diye?"

Şaban Britch

Müjdeci gelip, gömleği Yakup’un yüzüne atınca, hemen gözleri açıldı. Bunun üzerine: Ben size, Allah tarafından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim? dedi.

Şaban Piriş

Müjdeci gelip, gömleği Yakub'un yüzüne atınca, hemen gözleri açıldı. Bunun üzerine: -Ben size, Allah tarafından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Müjdeci gelip gömleği yüzünün üstüne bırakınca, gözü derhal görür hale geldi. Yakub: "Ben size demedim mi? Allah'ın izniyle sizin bilmediklerinizi bilirim." diye konuştu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But when the harbinger of good presage -the eldest brother- reached home, and laid Yusuf's shirt on his father's face; there did Ya'qab recover his faculty of sight. and thus he exclaimed: "Did I not tell you that I know from Allah what you people do not know!"

Abdul Haleem

Then, when the bearer of good news came and placed the shirt on to Jacob’s face, his eyesight returned and he said, ‘Did I not tell you that I have knowledge from God that you do not have?’

Abdullah Yusuf Ali

Then when the bearer of the good news came, He cast (the shirt) over his face, and he forthwith regained clear sight. He said: "Did I not say to you, 'I know from Allah that which ye know not?'"

Abul A'la Maududi

And when the bearer of good news came he threw Joseph's shirt over Jacob's face, whereupon he regained his sight, and said: "Did I not tell you that I know from Allah what you do not know?"

Aisha Bewley

But when the bringer of the good news came, he cast it on his face and sight returned. He said, ‘Did I not say to you before, I know things from Allah you do not know?’

Al-Hilali & Khan

Then, when the bearer of the glad tidings arrived, he cast it (the shirt) over his face, and he became clear-sighted. He said: "Did I not say to you, ‘I know from Allâh that which you know not.’"

Ali Quli Qarai

When the bearer of good news arrived, he cast it on his face, and he regained his sight. He said, ‘Did I not tell you, ‘‘I know from Allah what you do not know?’’ ’

Amatul Rahman Omar

And when the bearer of the happy tidings came (to Jacob) he laid it (- the shirt) before him and he became enlightened (about the true state of affairs), he said, `Did I not tell you I know from Allâh what you do not know. '

Arthur John Arberry

But when the bearer of good tidings came to him, and laid it on his face, forthwith he saw once again. He said, 'Did I not tell you I know from God that you know not?'

Bijan Moeinian

When the sons arrived and put the shirt of Joseph on his eyes, he got his eye sight back and said: "Did I not tell you that I was blessed with the revelations from the Lord that you were unaware of ?"

E. Henry Palmer

And when the herald of glad tidings came he threw it on his face, and he was restored to sight. Said he, 'Did I not tell you that I know from God that of which ye know not?'

Edip-Layth

Then, when the bearer of good news came, he cast it over his face and his sight was restored. He said, "Did I not tell you that I know from God what you do not know?"

George Sale

But when the messenger of good tidings was come with Joseph's inner garment, he threw it over his face; and he recovered his eye-sight. And Jacob said, did I not tell you that I knew from God, that which ye knew not?

Hamid S. Aziz

Those around him said, "By Allah! You are in your old meandering mind. "

Mahmoud Ghali

Then, as soon as the bearer of good tidings (actually) came, he cast it on his face; so he turned back a beholder once again. (i.e., He regained his eyesight) He said, "Did I not say to you that surely I know from Allah what you do not know.?

Marmaduke Pickthall

Then, when the bearer of glad tidings came, he laid it on his face and he became a seer once more. He said: Said I not unto you that I know from Allah that which ye know not?

Mohamed Ahmed - Samira

Then, as the harbinger of happy news arrived and put the garment over his face his eyesight was restored. He said: "Did I not tell you? I know from God what you do not know."

Muhammad Asad

But when the bearer of good tidings came [with Joseph's tunic], he laid it over his face; and he regained his sight, [and] exclaimed: "Did I not tell you, `Verily, I know, from God, something that you do not know'?"

Mustafa Khattab

But when the bearer of the good news arrived, he cast the shirt over Jacob’s face, so he regained his sight. Jacob then said ˹to his children˺, "Did I not tell you that I truly know from Allah what you do not know?"

Progressive Muslims

Then, when the bearer of good news came, he cast it over his face and he returned clear with sight. He said: "Did I not tell you that I know from God what you do not know"

Rashad Khalifa

When the bearer of good news arrived, he threw (the shirt) on his face, whereupon his vision was restored. He said, "Did I not tell you that I knew from GOD what you did not know?"

Sahih International

And when the bearer of good tidings arrived, he cast it over his face, and he returned [once again] seeing. He said, "Did I not tell you that I know from Allah that which you do not know?"

Sam Gerrans

Then when the bearer of glad tidings came he cast it upon his face, and he could see again. He said: “Said I not to you that I know from God what you know not?”

Shabbir Ahmed

The caravan arrived in Canaan and the good news was given to Jacob. When Joseph's royal shirt was shown to Jacob, he was delighted and his eyes saw the reality. He said, "Didn't I tell you that I know from Allah what you know not ?"

Syed Vickar Ahamed

Then when the bearer of the good news came, he put (the shirt) over his (Jacobs) face, and he right away regained clear sight. He said: "Did I not tell you, ‘I know from Allah what you do not know?’"

Taqi Usmani

So, when came the man with good news, he put it (the shirt) on his face, and he turned into a sighted man. He (Ya‘qūb) said, "Did I not tell you that I know from Allah what you do not know?"

The Monotheist Group

Then, when the bearer of good news came, he cast it over his face and he regained sight. He said: "Did I not tell you that I know from God what you do not know?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 96. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 96. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 96. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩