Diyanet İşleri
Oğulları, "Ey babamız! Allah'tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik" dediler.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 97. ayet. قَالُوا۟ يَٰٓأَبَانَا ٱسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَآ إِنَّا كُنَّا خَٰطِـِٔينَ
ḳâlû yâ ebâne-stagfir lenâ ẕünûbenâ innâ künnâ ḫâṭiîn.
Oğulları, "Ey babamız! Allah'tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tanışma ve gömleğin götürülüşü Yûsuf 88–98 3
Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yusuf'un kokusunu alıyorum" dedi.
Onlar da, "Allah'a yemin ederiz ki sen hala eski şaşkınlığındasın" dediler.
Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi.
Oğulları, "Ey babamız! Allah'tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik" dediler.
Yakub, "Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.
(Mısır'a gidip) Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın iradesi ile güven içinde Mısır'a girin" dedi.
Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
97. Günahlarını itiraf ettiler ve: “Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten” sana karşı bu yaptıklarımız dolayısı ile “günahkar olduk, dediler.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yusuf ve kardeşine yaptıklarından dolayı çocukları, babaları Yakup -aleyhisselam-'dan özür dileyerek: "Ey Babamız! Geçmişte işlediğimiz günahlardan dolayı yüce Allah'tan bağışlanmamızı dile. Şüphesiz ki bizler Yusuf ve kardeşine yaptıklarımızdan dolayı kötü ve günahkâr kimseleriz." dediler.
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
"Ey Yusuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin."
Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.
Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini…
Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Dediler ki: "Allah'a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik."
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Oğulları:) "Ey babamız! (Allah'tan) bizim günahlarımızın affını dile! Doğrusu günahkârlardık." demişlerdi.
"Ey babamız!" dediler; "Günahlarımız bağışlansın diye bizim için Allah'tan af dile! Kusurlu olan elbette bizlerdik."
(Oğulları:) "Ey babamız!" dediler, "Bizim için Allah'tan günahlarımızı bağışlamasını dile; çünkü biz gerçekten günahkar kimseler olmuştuk".
(Yusuf'un kardeşleri) dediler ki: "Ey babamız. . . Bizim için suçlarımızın bağışlanmasını dile. . . Doğrusu biz hata edenler olduk. "
(Çocukları da:) "Ey babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten hataya düşenler idik" dediler.
(Oğulları) dediler ki: Ey babamız! (Allah'tan) bizim günahlarımızın affını dile! Çünkü biz gerçekten günahkârlar idik.
"Ey babamız!" dediler; "Suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz, gerçekten suçluyduk!"
Oğulları dediler ki: "Ey babamız! Allah'tan bizim günahlarımızın affını dile! Çünkü biz gerçekten günahkarlar idik."
Dediler ki: "Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten yanlış davrandık."
Dediler ki: 'Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten yanlış davrandık.'
Dediler ki: "Ey bizim şefkatli babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile, bizler gerçekten büyük günah işlemiştik!"
Dediler, ey bizim şefkatli pederimiz, bizim için günahlarımızı istiğfar ediver, bizler hakıkaten büyük günah işlemiştik
"Ey babamız! Suçlarımız için bağışlama dile. Gerçekten bizler yanlış yaptık." dediler.
"Ey babamız! Suçlarımız için bağışlama dile. Gerçekten bizler yanlış yaptık." dediler.
"Ey babamız! Suçlarımız için bağışlama dile. Gerçekten bizler çok yanlış yaptık." dediler.
(Çocukları da:) "Ey babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten hataya düşenler idik" dediler.
(Mısırdan gelen evladları) dediler: "Ey pederimiz, bizim için (günahlarımıza) istiğfar ediver. Biz hakıykaten suçlular idik".
Dediler ki: Ey babamız; bizim için mağfiret dile, biz gerçekten suçlular idik.
Oğulları: “Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik” dediler.
(Oğulları): "Ey babamız, bizim günahlarımızın bağışlanmasını dile. Gerçekten biz günah işledik." dediler.
(Oğulları:) "Baba!" dediler. "(Allah'tan) Bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile! Çünkü biz hatalıydık! dipnot 1 "
Oğulları dediler ki "Babamız! Günahlarımızın bağışlanması için dua et. Çünkü bizler hatalıydık."
Oğulları: Ey Babamız! Günahlarımızın bağışlanmasını dile, biz gerçekten günahkârız, dediler.
Oğulları: -Ey Babamız! Günahlarımızın bağışlanmasını dile, biz gerçekten günahkarız, dediler.
Oğulları dediler ki: "Ey babamız! Günahlarımızın affını dile. Gerçekten biz hata işledik."
There said the ten –guilty- sons to their father: "O father, invoke Allah's forgiveness on our behalf for what We committed of sinful deeds; we were indeed wrongful of actions. "
The [brothers] said, ‘Father, ask God to forgive our sins- we were truly in the wrong.’
They said: "O our father! ask for us forgiveness for our sins, for we were truly at fault."
They said: "Father! Pray for the forgiveness of our sins; we were truly guilty."
They said, ‘Our father, may we be forgiven for all the many wrongs that we have done. We were indeed greatly mistaken men.’
They said: "O our father! Ask Forgiveness (from Allâh) for our sins, indeed we have been sinners."
They said, ‘Father! Plead [with Allah] for forgiveness of our sins! We have indeed been erring. ’
They said, `Our father! pray that our sins are forgiven to us, for certainly we have been sinful. '
They said, 'Our father, ask forgiveness of our crimes for us; for certainly we have been sinful. '
His sons said: "Father, please pray to God to forgive us. We were absolutely wrong."
They said, 'O our father! ask pardon for us of our sins;- verily, we were sinners.
They said, "Our father, ask forgiveness for our sins, indeed we have been wrong."
They answered, O father, ask pardon of our sins for us, for we have surely been sinners.
And when the herald of glad tidings (Judah) came he threw it on his face, and he was restored to clear sight (became a seer). Said he, "Did I not tell you that I know from Allah that of which you know not?
They said, "O our father, ask forgiveness of our guilty (deeds) for us; surely we have been sinners. "
They said: O our father! Ask forgiveness of our sins for us, for lo! we were sinful.
Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners. "
[His sons] answered: "O our father! Ask God to forgive us our sins, for, verily, we were sinners. "
They begged, "O our father! Pray for the forgiveness of our sins. We have certainly been sinful."
They said: "Our father, ask forgiveness for our sins, indeed we have been wrong. "
They said, "Our father, pray for our forgiveness; we were wrong indeed."
They said, "O our father, ask for us forgiveness of our sins; indeed, we have been sinners. "
They said: “O our father: ask thou forgiveness for us for our transgressions; we were of the offenders.”
They said, "O Our father! Ask forgiveness for us, for we trailed behind in your obedience, indeed we were at fault. "
They said: "O our father! Ask for us forgiveness (from Allah) for our sins, indeed, we were truly at fault. "
They said, "Our father, pray to Allah to forgive us our sins. Surely, we have been guilty."
They said: "Our father, ask forgiveness for our sins, indeed we were wrongdoers."