Diyanet İşleri
(Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 52. ayet. ذَٰلِكَ لِيَعْلَمَ أَنِّى لَمْ أَخُنْهُ بِٱلْغَيْبِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى كَيْدَ ٱلْخَآئِنِينَ
ẕâlike liya`leme ennî lem eḫunhü bilgaybi veenne-llâhe lâ yehdî keyde-lḫâinîn.
(Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Suçsuzluğun ortaya çıkması ve hazinelerin başına geçiş Yûsuf 50–57 3
"Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar."
Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir."
Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz" dediler. Aziz'in karısı ise, "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yusuf doğru söyleyenlerdendir" dedi.
(Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi.
"Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.
Kral, "Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım", dedi. Onunla konuşunca dedi ki: "Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin."
Yusuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. “Bu” yani benim Yusuf’tan murad almak istediğime dair bu ikrarım “gıyabında ona hıyanet etmediğimi…” Bu sözleri ile kocasını kasdetmiş olma ihtimali vardır. Yani ben, bu ikrarda bulunup da Yusuf’tan murad almak istediğimi söyledim, ancak bu, onun gıyabında kendisine hıyanet etmediğimi bilsin diyedir. Yani ben sadece ondan murad almak istedim, ama onun namusuna leke sürmedim. Bu sözleri ile şunu kasdetmiş olma ihtimali de vardı: Yusuf’tan murad almak isteyenin ben olduğumu, onun da doğru sözlü olduğunu ikrar ettiğimde onun, yanımda bulunmadığı sırada ona hainlik etmediğimi Yusuf’un bilmesi içindir. “ve Allah’ın hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindir.” Çünkü hainlik eden herkesin bu hainlik ve tuzağının kendi başına dönmesi ve işinin mutlaka açığa çıkması kaçınılmaz bir şeydir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hükümdarın karısı şöyle dedi: Yusuf şunu bilmelidir ki, ben onu baştan çıkarmaya çalıştığımı ikrar ettim. Şüphesiz ki o, hükümdarın yokluğunda ona ihanet etmediğime dair iddiasında da doğru söylemektedir. Benim için de şu açıklığa kavuşmuştur. Şüphesiz Allah Teâlâ yalan söyleyen ve hile yapan kimseleri muvaffak kılmaz.
Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."
Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Kadının kocası Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: "Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok…
Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın"…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)
"Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı…
Aynı kök: خون (16 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: خون (16 geçiş)
(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Bu (itirafım, Yusuf'un) yokluğunda (o şimdi hapisteyken) ona hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir. dipnot 1
Bütün bunları şu gerçeği kesinlikle bilsin diye (söylüyorum) ki, ben gıyabında ona ihanet etmedim, üstelik Allah da hainlerin tuzağını asla başarıya ulaştırmaz.
(Yusuf olup biteni öğrendiğinde: "Amacım (eski efendimin,) arkasından kendisine ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hazırladığı tuzakları asla başarıya ulaştırmadığını bilmesini sağlamaktı" dedi,
"Bu, arkasından efendime ihanet etmediğimin bilinmesi içindi ve Allah hainlerin hilelerinde başarılı olmasına izin vermez. "
(Yusuf aracıya şunu söyledi:) "Bu, (itiraf, Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah'ın ihanet edenlerin hileli düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi."
(Yusuf dedi ki): Bu, azizin yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir.
"İşte bu, Ona, arkasından alçaklık yapmadığımı kesin olarak bilmesi içindir. Çünkü kuşkusuz, Allah, alçaklık yapanların çevirdiği dalavereleri başarıya ulaştırmaz!" dipnot 171
"Bu, onun yokluğunda ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın ihanet edenlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir."
"Umarım ki arkasında kendisine ihanet etmediğimi bilir, zira ALLAH hainlerin planını onaylamaz."
'Umarım ki arkasında kendisine ihanet etmediğimi bilir, zira ALLAH hainlerin planını onaylamaz.'
Bundan maksadım, benim ona gerçekten gıyabında hıyanet etmediğimi ve Allah'ın kesinlikle hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını bilmesini sağlamaktı.
Bu işte şunun için ki bilsin hakıkaten ben, ona gaybında hıyanet etmedim ve hakıkaten Allah hainlerin hiylesini muvaffakıyyete erdirmez
"Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi dipnot 1 ve Allah'ın hainlerin planlarını başarılı kılmadığını bilmesi içindir."
"Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi dipnot 1 ve Allah'ın hainlerin planlarını başarılı kılmadığını bilmesi içindir."
Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi dipnot 1 ve Allah'ın hainlerin planlarını başarılı kılmadığını bilmesi içindir.
(Yusuf aracıya şunu söyledi:) "Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Tanrı'nın ihanet edenlerin hiteli düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi."
(Elçi gidib de Yuusufa bu kat'i i'tirafı nakletdikden sonra o, dedi ki: "(Benim) bu (i'tirafa lüzum görüşüm azizin) gıyaabında kendisine hakıykaten haainlik etmediğimi ve Allahın, haainlerin hıyiesini hiç şübhesiz muvaffakiyyete erdirmeyeceğini onun da bilmesi içindi".
Bu; gıyabında kendisine gerçekten hıyanet etmediğimi, hainlerin hilesini Allah'ın başarıya erdirmeyeceğini, onun da bilmesi içindi.
(Yûsuf), “Benim böyle yapmam, Aziz’in yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah’ın hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi.” dedi.
(Gerçeği söyledim ki Yusuf) Benim, arkadan kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilsin."
(Yusuf elçiye şunları da demişti:) "Böyle bir talepte bulunmaktan maksadım şudur: O (kadının kocası) bilsin ki yokluğunda ona hainlik etmediğim gibi Allah da hainlerin oyununu hedefine ulaştırmaz.
Yusuf şöyle devam etti: "O (kadının kocası)bilsin ki yokluğunda ona hainlik etmedim. Allah, hainlerin oyununu hedefine ulaştırmaz."
Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi bilmesi içindir. Allah, hainlerin tuzağını (başarıya) ulaştırmaz.
Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi bilmesi içindir. Allah, hainlerin tuzağına yol vermez.
"Gerçeği söylüyorum ki, Yusuf, gıyabında ona hainlik etmediğimi, Allah'ın, hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilsin."
"I declare the truth", she added, "so that he knows that I did not advantage myself of his absence and betray him or relate to him falsehood. Allah does not cause the cunning of the deceitful and the dishonest attain its end."
[Joseph said, ‘This was] for my master to know that I did not betray him behind his back: God does not guide the mischief of the treacherous.
"This (say I), in order that He may know that I have never been false to him in his absence, and that Allah will never guide the snare of the false ones.
Joseph said: dipnot 1 "I did this so that he [i.e. the chief) may know that I did not betray him in his absence, and that Allah does not allow the design of the treacherous to succeed.
In this way he may know at last that I did not dishonour him behind his back and that Allah most surely does not guide the deviousness of the dishonourable.
[Then Yûsuf (Joseph) said: "I asked for this enquiry] in order that he (Al-‘Azîz) may know that I betrayed him not in (his) absence". And, verily! Allâh guides not the plot of the betrayers.[1]
[Joseph said], [I initiated] this [inquiry], that he may know that I did not betray him in his absence, and that Allah does not further the schemes of the treacherous.
(When the news was brought to Joseph he said, ) `This (course of action I adopted) so that he (- the `Azîz) might know that I had not betrayed him in (his) absence and that Allâh suffers not the device of the unfaithful to succeed. '
'That, so that he may know I betrayed him not secretly, and that God guides not the guile of the treacherous.
Joseph said: "The reason for which I asked for this enquiry is to prove once and forever to my ex-master that I did not take advantage of his trust; after all, God never guides those who betray the trust. "
'That' (said Joseph) 'was that he might know that I did not betray him in his absence, and that God guides not the craft of those who do betray!
"That is so he knows that I will not betray him while he is not present and that God does not guide the scheming of the betrayers."
And when Joseph was acquainted therewith he said, this discovery hath been made, that my lord might know that I was not unfaithful unto him in his absence, and that God directeth not the plot of the deceivers.
He (the king sent for the women and) said, "What happened when you sought to seduce Joseph?" They said, "Allah preserve us! We know no evil of him. " Said the wife of the Minister, "Now is the truth exposed! It was I who sought to seduce him. Truly, he is of the truthful."
That (is so); so that he may know I did not betray him in (his) absence, and that Allah does not guide the plotting of the treacherous.
(Then Joseph said: I asked for) this, that he (my lord) may know that I betrayed him not in secret, and that surely Allah guideth not the snare of the betrayers.
(At this Joseph remarked:) "From this (the Minister) should know that I did not betray him in his absence, and that God does not surely let the wiles of those who betray ever succeed.
[When Joseph learned what had happened, he said: "I asked for] this, so that [my former master] might know that I did not betray him behind his back, and that God does not bless with His guidance the artful schemes of those who betray their trust.
From this, Joseph should know that I did not speak dishonestly about him in his absence, for Allah certainly does not guide the scheming of the dishonest.
"That is so he knows that I will not betray him while he is not present and that God does not guide the scheming of the betrayers. "
"I hope that he will realize that I never betrayed him in his absence, for GOD does not bless the schemes of the betrayers.
That is so al-'Azeez will know that I did not betray him in [his] absence and that Allah does not guide the plan of betrayers.
“That is so he might know that I betrayed him not unseen, and that God guides not the plan of the treacherous.
(When Joseph learned this) He said, "I hope that the governor will realize that I never betrayed him in his absence. And Allah never leads to success those who betray Him and betray the trust of people."
"(I say) this, so that he may know that I have never been false to him in his absence, and that Allah will never help the plots set by the false ones.
(Then Yūsuf said), "That was because he (the governor) may know that I did not betray him in his absence, and that Allah does not lead the guile of betrayers to success.
"That is so he knows that I will not betray him while he is not present and that God does not guide the planning of the betrayers."