Diyanet İşleri
"Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 22. ayet. وَمَا لِىَ لَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
vemâ liye lâ a`büdü-lleẕî feṭaranî veileyhi türce`ûn.
"Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam Yâsîn 20–27 3
Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."
"Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."
"Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."
"O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."
"O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."
"Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 22–25. ayetler için yazılmıştır.
22. Anlaşıldığı kadarıyla kavmi onun verdiği öğüdü kabul etmemişti. Aksine peygamberlere tâbi olduğundan ve dinini yalnızca Allah’a halis kıldığından dolayı onu kınamaya koyulmuşlardı. Bunun üzerine onun şöyle dediğini görüyoruz: “Ben beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz, yalnız O’na döndürüleceksiniz.” Yani ibadete mutlak olarak layık olana ibadet etmekten beni alıkoyan nedir? Çünkü yoktan var eden, beni yaratan, bana rızık veren ve bütün yaratıkların kendisine döneceği ve onlara amellerinin karşılığını verecek olan O’dur.
Yaratmak ve rızık vermek elinde bulunan, dünyada da âhirette de kullar arasında hüküm verecek olan, ibadete asıl layık olandır. Yalnız O’na hamd-ü senada bulunulur ve yalnız O’nun şanı yüceltilir. Hiçbir fayda sağlayamayan, hiçbir zarar veremeyen, hiçbir şey verip hiçbir şeyi engelleyemeyen, öldüremeyen, hayat veremeyen, öldükten sonra diriltemeyen, bunların hiçbirisine layık değildir. Bundan dolayı sözlerini şöyle sürdürdüğünü görüyoruz:
23. “Ben, O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Halbuki Rahman hakkımda bir zarar dilese onların şefaatinin bana hiçbir faydası olmaz.” Çünkü O’nun izni olmaksızın Allah’ın nezdinde hiçbir kimse şefaat edemez ve onların şefaatlerinin bana hiçbir faydası olmaz. “Ve onlar beni” Allah’ın bana vermek istediği zarardan “kurtaramazlar da.”
24-25. “O takdirde ben” eğer bu niteliğe sahip ilâhlara ibadet edecek olursam “kesinlikle apaçık bir sapıklık içinde olurum.” Bu sözleri ile onlara hem samimi olarak öğüt vermiş, hem peygamberlerin peygamberliğine ve hidâyette oluşlarına şahitlikte bulunmuş, hem de yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmenin gerektiği haberini vermiş oluyordu.
Ayrıca buna dair delilleri zikrettiğini de görüyoruz. O’ndan başkasına ibadetin batıl olduğunu belirttiği gibi buna dair delilleri de söz konusu etmiştir. Allah’tan başka ilâhlara tapanların sapık olduğunu bildirmiş, imanını -onların kendisini öldüreceklerinden korkmakla birlikte- açıkça ilan etmiştir. Nitekim şöyle demiştir: “Gerçekten ben Rabbinize iman ettim, artık bana kulak verin!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nasihatçı olan bu adam şöyle dedi: "Ve hangi engel beni yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Ve hangi engel sizleri yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Öyle ki, yeniden dirilme ile birlikte hepiniz karşılık için sadece O'na döndürüleceksiniz."
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
Aynı kök: فطر (20 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahman'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…
Aynı kök: فطر (20 geçiş)
De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana,…
Aynı kök: فطر (20 geçiş)
"Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ben ne diye beni yoktan yaratana ibadet etmeyecekmişim ki! (Oysa) hepiniz yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
Hem ben, beni yaratana, dahası hepinizin huzuruna varacağı O Zata neden kullak etmeyecek mişim?
"(Bana gelince,) neden beni yaratmış olan ve hepinizin dönüp varacağı Allah'a kulluk etmeyeyim?
"Beni (böylece) fıtratlandırana nasıl kulluk etmem? O'na rücu ettirileceksiniz. "
"Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz."
«Bana ne olmuş ki, beni yaratana ibadet etmeyecekmişim! Halbuki, hepiniz O'na döndürüleceksiniz.»
"Beni yaratana neden hizmet etmeyeyim? Zaten O'na döndürüleceksiniz!"
"Beni yokkenyaratana ne diye kulluk etmeyecek mişim ben? Sizler de O'na döndürüleceksiniz."
"Beni yaratana ne diye hizmet etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz."
'Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz.'
Hem neden kulluk etmeyeyim ben o beni yaratana, hep de döndürülüp O'na götürüleceksiniz!
Hem neyime kulluk etmiyeyim ben, o beni yaradana? Hep de döndürülüp ona götürüleceksiniz
"Ben, niçin benim fıtratımı dipnot 1 belirleyene kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz."
"Ben, niçin benim fıtratımı dipnot 1 belirleyene kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz."
Ben, niçin benim fıtratımı dipnot 1 belirleyene kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz.
"Bana ne oluyor ki, beni yaratana (fetaraniy) kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz."
"Ben, beni yaratana neden kulluk etmeyecekmişim? Siz (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz".
Ben, beni yaratmış olana neden kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz.
(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.
Ben, beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz yalnız ona döndürüleceksiniz.
"Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Siz de hep O'na döndürüleceksiniz."
Beni yaratana niye kulluk etmeyeyim ki! Siz de onun huzuruna çıkarılacaksınız.
Ben, beni yaratana niye kulluk etmeyeyim ki! Zaten onun huzuruna çıkarılacaksınız.
Hem ben neden, beni yaratana ibadet etmeyeyim? Hâlbuki siz de O’na döndürüleceksiniz.
Bana ne oluyor ki beni yaratana kulluk etmemeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz.
"Beni yaratana ne diye kulluk etmeyecek mişim ben? Ve sizler de O'na döndürüleceksiniz."
"And why should I not regard Allah with extreme devotion", he said, "and adore Him with appropriate acts and rites when it is He Who brought me into being and caused me to exist and He is the end and the purpose for which We are destined and to Him shall all of us return"
Why should I not worship the One who created me? It is to Him that you will be returned.
"It would not be reasonable in me if I did not serve Him Who created me, and to Whom ye shall (all) be brought back.
Why should I not serve the One Who created me and to Whom all of you shall be sent back? dipnot 1
Why indeed should I not worship Him Who brought me into being, Him to Whom you will be returned?
"And why should I not worship Him (Allâh Alone) Who has created me and to Whom you shall be returned.
Why should I not worship Him who has originated me, and to whom you shall be brought back?
`What reason have I not to worship Him Who has created me, and to Whom you all shall be brought back?
And why should I not serve Him who originated me, and unto whom you shall be returned?
"Why should I not submit myself to the One who created me and to Him you will eventually return?"
What ails me that I should not worship Him who originated me, and unto whom I must return?
"Why should I not serve the One who initiated me, and to Him is your ultimate return?"
What reason have I that I should not worship Him who hath created me? For unto Him shall ye return.
"Follow him who does not ask you for reward, and who are the followers of the right course;
And for what should I not worship Him who originated me, and to Him you will be returned?
For what cause should I not serve Him Who hath created me, and unto Whom ye will be brought back?
Why should I not worship Him who brought me into being, to whom you will be brought back in the end?
"[As for me, ] why should I not worship Him who has brought me into being, and to whom you all will be brought back?
And why should I not worship the One Who has originated me, and to Whom you will be returned.
"And why should I not serve the One who initiated me, and to Him is your ultimate return"
"Why should I not worship the One who initiated me, and to Him is your ultimate return?
And why should I not worship He who created me and to whom you will be returned?
“And why should I not serve Him who originated me, and to whom you will be returned?
He continued, "Why should I not serve Him Who has originated me, and unto Whom you all will be returned.
"It is not reasonable for me if I did not serve Him Who created me, and to Whom you shall (all) be brought back.
What excuse do I have if I do not worship the One who has created me and to whom you will be returned?
"And why should I not serve the One who initiated me, and to Him is your ultimate return?"