Diyanet İşleri
Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 77. ayet. فَأَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا فِى قُلُوبِهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ يَلْقَوْنَهُۥ بِمَآ أَخْلَفُوا۟ ٱللَّهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا۟ يَكْذِبُونَ
fea`ḳabehüm nifâḳan fî ḳulûbihim ilâ yevmi yelḳavnehû bimâ aḫlefü-llâhe mâ ve`adûhü vebimâ kânû yekẕibûn.
Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıklarla cihad ve verdikleri sözü tutmayanlar Tevbe 73–80 3
Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.
Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.
Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?
Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
77. Onlar, Allah’a vermiş oldukları sözlerini yerine getirmeyince Yüce Allah da onları şöyle cezalandırmıştır: “Allah’a verdikleri sözlerini tutmadıkları ve yalan söyleyegeldikleri için sonunda Allah, kalplerine huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek)” kesintisiz olarak sürekli devam edecek “bir nifak soktu.” Öyleyse mü’minlerin oldukça çirkin olan bu nitelikten sakınmaları gerekir. Şu maksadım gerçekleşecek olursa mutlaka şunları şunları yapacağım, diyerek Rabbine söz verdikten sonra bu maksadı gerçekleştiği halde sözünü yerine getirmemekten kaçınmalıdır. Çünkü Yüce Allah, bu kimseleri cezalandırdığı gibi onu da münafıklıkla cezalandırabilir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Buhari ile Müslim’de sabit olan sahih bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, ahitleştiği zaman ahdini bozar, söz verdiği zaman da yerine getirmez.”[23] İşte eğer lütfundan kendisine ihsanda bulunacak olursa, mutlaka sadaka vereceğine ve salihlerden olacağına dair Yüce Allah’a ahit ve söz veren bu münafığın durumu da aynıdır: O konuşmuş, ama yalan söylemiştir, ahitte bulunmuş ama onu bozmuştur ve söz vermiş ama sözünü tutmamıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah Teâlâ'ya verdikleri sözden dönmeleri ve yalanları sebebiyle onlara ceza olması için kalplerinde kıyamete kadar devam edecek sabit bir nifak kılmıştır.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Allah'a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda)…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak · Ortak kavram: Vaad
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Eğer eşlerinizden biri kafirlere kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad
"Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va'dinden dönmezsin."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonunda, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, (Allah) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifakı (ikiyüzlülüğü) yerleştirmiştir. dipnot 1
Bunun üzerine O da, Zatıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifakı başlarına sarar. Bu, onların Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.
Bunun üzerine Allah da, kendisiyle karşılaşacakları Güne kadar içlerinde taşıyacakları bir nifakı sokar onların yüreklerine. Bu, onların, Allaha verdikleri sözü yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.
Allah'a sözlerini tutmamaları, yalancı olmaları; O'na kavuşacakları sürece kadar (Allah'ın), bilinçlerinde ikiyüzlülüğü yaşatmasına yol açtı!
Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.
Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (ikiyüzlülük) soktu.
Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O'nunla karşılaşacakları güne dek, onların yüreklerine ikiyüzlülük yerleştirmiştir.
Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine iki yüzlülük sokmuştur.
ALLAH'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalplerine ikiyüzlülük soktu.
ALLAH'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için kendisiyle karşılacakları güne kadar kalplerine iki yüzlülük soktu.
Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeyi adet edindikleri için o da bu yaptıklarının akibetini kalplerinde kıyamete kadar sürecek bir nifaka çevirdi.
Allaha verdikleri va'di tutmadıkları ve yalan söylemeği adet edindikleri için o da bu fi'llerinin akıbetini kalblerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir nifaka kalb ediverdi
Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak dipnot 1 soktu.
Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak dipnot 1 soktu.
Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak dipnot 1 soktu.
Böylece O da, Tanrı'ya verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı [sonuçta köklü bir duygu olarak] yerleşik kıldı.
Nihayet, Allaha va'd etdiklerini tutmadıkları, yalan söyledikleri için O da (bu fiillerinin) akıbetini kalblerinde, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek), bir nifak yapdı.
Allah'a verdikleri vaadi tutmadıkları ve yalanı adet edindikleri için, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.
(73-79) Ey Nebi, kafirler ve münafıklarla cihat et, onlara sert / kaba davran, onların varacağı yer cehennemdir, ne kötü dönüş yeridir. Allah için demediklerine dair yemin ederler, oysa kesin olan şu ki küfür kelimesini dediler ve teslim olmalarından sonra kafir oldular, ulaşamadıkları / nail olamadıkları şeye yeltendiler, Allah’ın ve Resulünün fazlından onları zengin etmesi onların intikam almalarının nedeniydi , eğer hemen tövbe ederlerse onlar için hayırlıdır, eğer yüz çevirirlerse, Allah onlara acıtıcı bir azapla hem dünyada hem ahirette azap eder, arz da onlar için ne bir dost ne de yardımcı yoktur. Onlardan birileri Allah’a eğer ki maddi ve manevi hazinesinden bize verirse kesinlikle bağlı kalacağız ve salihlerden olacağız diye söz vermişlerdi. Ardından onlara fazlından verdi, onunla ilgili cimrilik ettiler, yüz döndüler, sırt çevirdiler. Allah’a ve O’na verdikleri söze muhalif olmalarından / ters davranmalarından ve yalanlıyor olmalarından dolayı onların kalplerini O’nunla buluşacakları güne kadar nifaka döndür dü, Muhakkak ki Allah ’ın, gizlediklerini ve fısıldadıklarını bildiğini bilmiyorlar mı? Muhakkak ki Allah gaybları en iyi bilendir. Müminlerden gönüllü olarak sadakalar verenlere ve çabası dışında verecek bir şey bulamayanlara laf atarak laf atıp onlarla dalga geçenler, Allah’ta o nlarla dalga geçer, onlara acıtıcı bir azap vardır , onlar için bağışlanma dile yahut onlar için bağışlanma dileme, onlar için yetmiş kez de bağışlanma dilesen dahi Allah onları bağışlamayacaktır, bu onların Allah’ı ve O’nun Resulünü yok saymaları nedeniyledir, Allah yoldan çıkmış topluluğu rehberlik edip te yola iletmez. Allah’ın Resulün tersine / hilafına makatları üzere oturup geri kalanlar sevindiler / ferahladılar, Allah yolunda malları ile kendileri ile ceht etmeyi hoş karşılamadılar, bu sıcakta yerinizden ayrılmayın, de ki c ehennem ateşinin harareti daha şiddetlidir, keşke anlasalardı , o halde kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine iki yüzlülük sokmuştur.
Verdikleri sözü tutmamalarının ve yalan söylemelerinin cezası olarak Allah da kendisiyle yüzleşecekleri güne kadar kalplerine münafıklık yerleştirdi dipnot 1 .
Allah da onları, kendine kavuşacakları güne kadar içlerinde kalacak bir münafıklıkla cezalandırdı. Bunun sebebi ona verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleridir.
Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O’nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak sokmuştur.
Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak ile cezalandırdı.
Nihayet Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.
By consequence did Allah make hypocrisy go in pursuit of their hearts and overtake their will, their senses and their feelings until the Day they be in His presence and assemble before Him. This is in the train of their wickedness, featured in their disregard of the vows, pledged to Allah, and in their intentional assertion of what is false.
Because they broke their promise to God, because of all the lies they told, He made hypocrisy settle in their hearts until the Day they meet Him.
So He hath put as a consequence hypocrisy into their hearts, (to last) till the Day, whereon they shall meet Him: because they broke their covenant with Allah, and because they lied (again and again).
[9:77] So He caused hypocrisy to take root in their hearts and to remain therein until the Day they meet Him because they broke their promise with Allah and because they lied.
so He has punished them by putting hypocrisy in their hearts until the day they meet Him because they failed Allah in what they promised Him and because they lied.
So He punished them by putting hypocrisy into their hearts till the Day whereon they shall meet Him, because they broke that (covenant with Allâh) which they had promised to Him and because they used to tell lies.
So He caused hypocrisy to ensue in their hearts until the day they will encounter Him, because of their going back on what they had promised Allah and because of the lies they used to tell.
Consequently He has punished them by infesting their hearts with hypocrisy lasting till the day they shall meet Him. (This was) because they broke their word to Allâh which they had given Him and because they indulged in lies.
So as a consequence He put hypocrisy into their hearts, until the day they meet Him, for that they failed God in that they promised Him and they were liars.
As a result of their lies, and reneging their pledges, God has planted the [disease of] hypocrisy so deep in their heart that it will follow them till the Day that they have to meet their Lord.
So He caused hypocrisy to pursue them in their hearts unto the day when they shall meet Him, - for that they did fail God in what they promised Him, and for that they were liars!
Thus, they ended up with hypocrisy in hearts until the day they meet Him; that is for breaking what they promised to God, and for what they were lying.
Wherefore He hath caused hypocrisy to succeed in their hearts, until the day whereon they shall meet Him; for that they failed to perform unto God that which they had promised Him, and for that they prevaricated.
So He caused hypocrisy to pursue them in their heart unto the day when they shall meet Him, for they did break their promises to Allah and because they lied.
So He has made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the Day they meet Him for that they failed Allah in what they promised Him and for that they were often lying. .
So He hath made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the day when they shall meet Him, because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied.
As a consequence of breaking their promise made to God, and telling lies, he filled their hearts with hypocrisy which will last till the day they come before Him.
whereupon He causes hypocrisy to take root in their hearts, [therein to remain] until the Day on which they shall meet Him" - because they have failed to fulfil the vow which they had made unto God, and because they were wont to lie.
So He caused hypocrisy to plague their hearts until the Day they will meet Him, for breaking their promise to Allah and for their lies.
Thus, hypocrisy followed in their hearts until the Day they meet Him; that is for breaking what they promised God, and for what they were lying.
Consequently, He plagued them with hypocrisy in their hearts, till the day they meet Him. This is because they broke their promises to GOD, and because of their lying.
So He penalized them with hypocrisy in their hearts until the Day they will meet Him - because they failed Allah in what they promised Him and because they [habitually] used to lie.
And He requited them with wavering in their hearts to the day they meet Him, because they broke to God what they promised Him, and because they lied.
Allah's Law instilled hypocrisy in their hearts till the Day they meet Him (until their demise). This is because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied again and again.
So He punished them with hypocrisy in their hearts, till the Day when they shall meet Him: Because they broke their promise with Allah, (and) what they had promised to Him and because they lied (again and again).
So Allah, in turn, put hypocrisy in their hearts till the day they shall meet Him, because they broke their promise with Allah, and because they have been telling lies.
Thus, hypocrisy follows in their hearts until the Day they meet Him; that is for breaking what they promised God, and for what they were lying.