Tevbe suresi

Tevbe suresi, 76. ayet

Tevbe suresi, 76. ayet. فَلَمَّآ ءَاتَىٰهُم مِّن فَضْلِهِۦ بَخِلُوا۟ بِهِۦ وَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ

felemmâ âtâhüm min faḍlihî beḫilû bihî vetevellev vehüm mü`riḍûn.

Diyanet İşleri

Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 73–79 · surenin 76. ayeti / 129

Konu Münafıklarla cihad ve verdikleri sözü tutmayanlar Tevbe 73–80 3

  1. Tevbe 73

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

  2. Tevbe 74

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  3. Tevbe 75

    İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.

  4. 76

    Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

  5. Tevbe 77

    Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

  6. Tevbe 78

    Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

  7. Tevbe 79

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

76. “Ama Allah kendilerine lütfundan ihsan edince ” sözlerini yerine getirmediler, aksine “cimrilik ettiler ve” Allah’a ve Peygamberine itaatten, emirlerine boyun eğmekten “yüz çevirerek” hayra iltifat etmeksizin “gerisin geriye döndüler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onlara lütfundan verince Allah'a verdikleri sözlerini yerine getirmediler. Aksine malları hususunda cimrilik ederek herhangi bir şey ile tasaddukta bulunmadılar. Bundan yüz çevirerek imandan döndüler.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّآ felemma ne zaman ki
  2. ءَاتَىٰهُم atahum onlara verdi kök: اتي
  3. مِّن min
  4. فَضْلِهِۦ fedlihi lutfundan kök: فضل
  5. بَخِلُوا۟ behilu cimrilik ettiler kök: بخل
  6. بِهِۦ bihi O'na
  7. وَتَوَلَّوا۟ ve tevellev ve döndüler kök: ولي
  8. وَّهُم vehum onlar
  9. مُّعْرِضُونَ mua'ridune yüz çevirerek kök: عرض

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بخل (12 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: بخل (12 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun.…

  • Aynı kök: بخل (12 geçiş)

    Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Fakat (Allah) lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek (sözlerinden) dönmüşlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlerin Sa‘lebe b. Hâtib ile ilişkili olduğu ifade edilmekteyse de hem anlatılan olayların Kur'an'a aykırılığı hem de ayetlerde kullanılan fiil ve zamirlerin kalıbı ayetlerin bir kişi değil de bir insan tipiyle ilgili olarak indirildiği apaçık bir gerçektir. Kaldı ki Tevbe 9:104'te belirtildiği gibi sadakaları kabul eden yalnızca Yüce Allah'tır. Bu kişinin vermek istediği sadakaları Hz. Muhammed'in ve diğer halifelerin kabul etmediği iddiaları gerçek olamaz.

Mustafa İslamoğlu

Ama onlar, Allah kendilerine lutfundan bağışlar bağışlamaz onda cimrilik ederler ve (yeminlerinden) geri dönerler: zira onlar dönektirler.

Muhammed Esed

Fakat böyleleri, daha Allah cömertliğiyle kendilerine (bir şey) verir vermez, hemen ona hasisçe sarılır, (ettikleri bütün o yeminlerden) inatla geri dönerler.

Ahmed Hulusi

Ne zaman ki onlara (Allah) fazlından verdi; onunla cimrilik ettiler ve yüz çevirerek vaatlerinden döndüler.

Ali Bulaç

Onlara kendi bol ihsanından verince ise, onunla cimrilik yaptılar ve yüz çevirdiler; onlar böyle sırt dönenlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Fakat Allah lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Ali Rıza Safa

Kendi lütfundan onlara verince de cimrileştiler. Ve yüz çevirerek döndüler.

Bayraktar Bayraklı

Ne zaman ki Allah lütfundan onlara verdi, O'nun verdiğinde cimrilik ettiler ve yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Edip Yüksel

Fakat, onlara kendi lütfundan verince, cimrileştiler ve yüz çevirerek döndüler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat, onlara kendi lütfundan verince, cimrileştiler ve yüz çevirerek döndüler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah kendilerine lütfundan istediklerini verince cimrilik edip yüz çevirdiler ve zaten yan çizip duruyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki Allah fadlından istediklerini verdi, buhl edib yüz çevirdiler, ve zaten yan çizib duruyorlardı

Erhan Aktaş

Allah, onlara dipnot 1 lütfundan verince, onlar cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten onlar dönektirler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafıklara.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onlara dipnot 1 lütfundan verince, onlar cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten onlar dönektirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafıklara.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onlara dipnot 1 lütfundan verince, onlar cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten onlar dönektirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafıklara.

Gültekin Onan

Onlara kendi bol ihsanından verince ise, onunla cimrilik yaptılar ve yüz çevirdiler; onlar böyle sırt dönenlerdir.

Hasan Basri Çantay

Allah, kendilerine fazl-ü inayetinden verince de onunla cimrilik edib (taat-i ilahiyyeye) arka çevirdiler. Onlar öyle dönekdirler!

İbni Kesir

Ama Allah onlara lütuf ve kereminden ihsan edince; cimrilik ettiler ve yüz çevirdiler. Onlar zaten dönektirler.

Mehmet Alagaş

(73-79) Ey Nebi, kafirler ve münafıklarla cihat et, onlara sert / kaba davran, onların varacağı yer cehennemdir, ne kötü dönüş yeridir. Allah için demediklerine dair yemin ederler, oysa kesin olan şu ki küfür kelimesini dediler ve teslim olmalarından sonra kafir oldular, ulaşamadıkları / nail olamadıkları şeye yeltendiler, Allah’ın ve Resulünün fazlından onları zengin etmesi onların intikam almalarının nedeniydi , eğer hemen tövbe ederlerse onlar için hayırlıdır, eğer yüz çevirirlerse, Allah onlara acıtıcı bir azapla hem dünyada hem ahirette azap eder, arz da onlar için ne bir dost ne de yardımcı yoktur. Onlardan birileri Allah’a eğer ki maddi ve manevi hazinesinden bize verirse kesinlikle bağlı kalacağız ve salihlerden olacağız diye söz vermişlerdi. Ardından onlara fazlından verdi, onunla ilgili cimrilik ettiler, yüz döndüler, sırt çevirdiler. Allah’a ve O’na verdikleri söze muhalif olmalarından / ters davranmalarından ve yalanlıyor olmalarından dolayı onların kalplerini O’nunla buluşacakları güne kadar nifaka döndür dü, Muhakkak ki Allah ’ın, gizlediklerini ve fısıldadıklarını bildiğini bilmiyorlar mı? Muhakkak ki Allah gaybları en iyi bilendir. Müminlerden gönüllü olarak sadakalar verenlere ve çabası dışında verecek bir şey bulamayanlara laf atarak laf atıp onlarla dalga geçenler, Allah’ta o nlarla dalga geçer, onlara acıtıcı bir azap vardır , onlar için bağışlanma dile yahut onlar için bağışlanma dileme, onlar için yetmiş kez de bağışlanma dilesen dahi Allah onları bağışlamayacaktır, bu onların Allah’ı ve O’nun Resulünü yok saymaları nedeniyledir, Allah yoldan çıkmış topluluğu rehberlik edip te yola iletmez. Allah’ın Resulün tersine / hilafına makatları üzere oturup geri kalanlar sevindiler / ferahladılar, Allah yolunda malları ile kendileri ile ceht etmeyi hoş karşılamadılar, bu sıcakta yerinizden ayrılmayın, de ki c ehennem ateşinin harareti daha şiddetlidir, keşke anlasalardı , o halde kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat Allah lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Süleyman Ateş

Ne zaman ki Allah lutfundan onlara verdi, O'n(un verdiğin)e cimrilik ettiler ve yüz çevirerek (sözlerinden) döndüler.

Süleymaniye Vakfı

Ama Allah onlara lütfundan verince cimrilik edip yüz çevirdiler. Onlar dönek kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah cömertçe verince o mal onları cimrileştirdi. Yan çizerek yüz çevirdiler.

Şaban Britch

Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler. Yüz çevirerek, döndüler.

Şaban Piriş

Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler. Zaten onlar dönektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Lütfundan kendilerine verdiği zaman ise o lütfa cimrilik ederek yüz çevirmiş bir halde dönüp gittiler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when He bestowed on them of His bounty, their actions to their words did not accord. They were niggardly in divine service and they said to their money "you are my god". They turned away, refusing to heed and turned a deaf ear.

Abdul Haleem

yet when He did give them some of His bounty, they became mean and turned obstinately away.

Abdullah Yusuf Ali

But when He did bestow of His bounty, they became covetous, and turned back (from their covenant), averse (from its fulfilment).

Abul A'la Maududi

[9:76] Then, when He gave them out of His bounty, they grew niggardly and turned their backs (upon their covenant).

Aisha Bewley

But when He does give them of His bounty they are tight-fisted with it and turn away,

Al-Hilali & Khan

Then when He gave them of His Bounty, they became niggardly [refused to pay the Sadaqâh (Zakât or voluntary charity)], and turned away, averse.

Ali Quli Qarai

But when He gave them out of His grace, they begrudged it and turned away, being disregardful.

Amatul Rahman Omar

But when He granted them of His bounty they hoarded it and they went back (upon their covenant) and they were averse (to righteousness).

Arthur John Arberry

Nevertheless, when He gave them of His bounty they were niggardly of it, and turned away, swerving aside.

Bijan Moeinian

But when God showered them with His blessings, they became stingy and did not fulfill their promises.

E. Henry Palmer

But when He gave them of His grace they were niggardly thereof, and turned their backs and swerved aside.

Edip-Layth

Yet when He gave them of His bounty, they became stingy with it, and they turned away in aversion.

George Sale

Yet when He had given unto them of his abundance, they became covetous thereof, and turned back, and retired afar off.

Hamid S. Aziz

But when He gave them of His grace they hoarded it, and turned away, averse.

Mahmoud Ghali

Yet, as soon as He brought them of His Grace, they were miserly with it and turned back (while) they are veering away (from His Words). .

Marmaduke Pickthall

Yet when He gave them of His bounty, they hoarded it and turned away, averse;

Mohamed Ahmed - Samira

But when He gave them of His bounty they became greedy, and then turned away.

Muhammad Asad

But as soon as He has given them [aught] out of His bounty. they cling to it niggardly, and turn away in their obstinacy [from all that they have vowed]:

Mustafa Khattab

But when He gave them out of His bounty, they withheld it and turned away indifferently.

Progressive Muslims

So when He gave them of His bounty, they became stingy with it, and they turned away while they were averse.

Rashad Khalifa

But when He did shower them with His provisions, they became stingy, and turned away in aversion.

Sahih International

But when he gave them from His bounty, they were stingy with it and turned away while they refused.

Sam Gerrans

Then when He gave them of His bounty, they withheld it and turned away; and they are averse.

Shabbir Ahmed

Yet, when He gave them His Bounty they hoarded it and turned away from their promise.

Syed Vickar Ahamed

Then, when He gave them of His bounty, they became greedy, and turned back opposed. (As if to break their promise with Allah).

Taqi Usmani

But when He gave them (wealth) out of His grace, they became stingy about it, and went back turning their faces away.

The Monotheist Group

So when He gave them from His bounty, they became stingy with it, and they turned away while they were averse.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩