Tevbe suresi

Tevbe suresi, 29. ayet

Tevbe suresi, 29. ayet. قَٰتِلُوا۟ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَلَا يَدِينُونَ دِينَ ٱلْحَقِّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ حَتَّىٰ يُعْطُوا۟ ٱلْجِزْيَةَ عَن يَدٍ وَهُمْ صَٰغِرُونَ

ḳâtilü-lleẕîne lâ yü'minûne billâhi velâ bilyevmi-l'âḫiri velâ yüḥarrimûne mâ ḥarrame-llâhü verasûlühû velâ yedînûne dîne-lḥaḳḳi mine-lleẕîne ûtü-lkitâbe ḥattâ yü`ṭü-lcizyete `ay yediv vehüm ṣâgirûn.

Diyanet İşleri

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 26–32 · surenin 29. ayeti / 129
  1. Tevbe 26

    Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.

  2. Tevbe 27

    Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Tevbe 28

    Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 29

    Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.

  5. Tevbe 30

    Yahudiler, "Üzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar ise, "İsa Mesih, Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!

  6. Tevbe 31

    (Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.

  7. Tevbe 32

    Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

29. Bu âyet-i kerime, yahudi ve hıristiyanlardan oluşan kâfirlerle savaşmayı emretmektedir. Bunlar “Kendilerine kitap verilmiş olup da Allah’a ve âhiret gününe” amelleri ile tasdik edecek şekilde sağlıklı bir imanla “iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlünün haram kıldığını haram saymayan” haram kılınan şeyler hususunda onun şeriatına uymayan “ve hak dini din olarak kabul etmeyenlerle” yani doğru dini kabul etmeyen kimselerle… Her ne kadar kendilerinin bir dine sahip olduklarını iddia etseler de onların dini hak değildir. Çünkü bunların tuttukları din ya değişikliğe uğratılmış ve Yüce Allah’ın hiçbir şekilde teşrî buyurmadığı bir dindir yahut da Yüce Allah tarafından teşrî edilmiş olmakla birlikte Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şeriatı ile neshedilmiş bir dindir. O halde artık neshedilmesinden sonra o dine bağlılık caiz olmaz. İşte bundan dolayı Yüce Allah, Peygamber’e bu gibi kimselerle savaşmasını emretmiş ve buna teşvik etmiştir. Çünkü bu kitap ehli kimseler, başkalarını da üzerinde bulundukları yola çağırmaktadırlar ve Kitap ehli olmalarından ötürü de insanlara daha çok zararları dokunmaktadır.

Bu savaş onlar “kendi elleri ile cizye verinceye” kadardır. Cizye ise müslümanların onlarla savaşmayı bırakmalarına ve onların da can ve mal emniyetine sahip olarak müslümanlar arasında yaşamalarına karşılık alınan bir maldır. Bu mal her yıl bir defa herkesten zenginliğine, fakirliğine ve orta halli oluşuna göre alınır. Nitekim mü’minlerin emiri Ömer b. Hattab ile diğer mü’minlerin emirleri de böyle yapmışlardır. Yüce Allah’ın: “Kendi elleri ile zelil bir halde” ifadesine gelince bu, onlar bunu zelil ve iktidar sahibi olmadıkları bir halde, ayrıca hizmetçi veya bir başkası ile göndermek yerine bizzat kendi elleri ile ödeyinceye kadar demektir. Zira bu cizye onlardan ancak bizzat onların kendi elleri ile vermeleri halinde kabul olunur.

İşte onlar bu şekilde müslümanlardan cizyelerinin kabul edilmesini isteyip müslümanların yönetimleri ve idaresi altına girerseler ve böylelikle onların kötülüklerinden ve fitnelerinden yana güven duyulup da izzet ve tekebbürlerini ortadan kaldıran, onun yerine zelil ve hakir olmalarını gerektiren şartlara teslimiyet gösterirlerse, devlet başkanının yahut da onun vekilinin onlarla cizye akdi yapması farz olur. Eğer bu şartları yerine getirmeyecek olur da zelil bir halde kendi elleri ile cizyeyi vermezlerse onlardan cizye kabul etmek caiz olmaz, bilakis onlarla savaşılır. Ta ki İslam’ı ya da cizyeyi kabul edinceye kadar.

Bu âyet-i kerimeyi cumhûr ulema, şu görüşlerine delil göstermişlerdir: Cizye ancak kitap ehlinden alınır. Çünkü Yüce Allah ancak onlardan cizye alınacağını söz konusu etmiştir. Onların dışında kalanlarla ise müslüman oluncaya kadar savaşmaktan başka bir hüküm söz konusu etmemiştir.

Cizye karşılığı müslümanların yurdunda yaşamalarına imkân tanınması bakımından Mecusiler de Kitap Ehli gibi mütalaa edilmişlerdir. Zira Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Hecer Mecusilerinden cizye aldığı gibi daha sonra mü’minlerin emiri de İranlı Mecusilerden cizye almıştır.[21]

Cizyenin hem Kitap Ehlinden hem de onların dışında kalan diğer kâfirlerden alınacağı da söylenmiş ve bu şöyle izah edilmiştir: Çünkü bu âyet-i kerime müşrik Araplar ile savaşın bitiminden ve Kitap Ehli ve onlara benzer kimselerle savaşmaya başlanmasından sonra inmiştir. O halde bu kayıttan kasıt, mefhumu değil sadece vakıayı haber vermektir. Nitekim Kitap Ehli olmadıkları halde Mecusilerden cizye alınmış olması da buna delildir. Diğer taraftan ashab-ı kiram ve onlardan sonra gelen müslümanlardan tevâtüren nakledilegeldiği üzere onlar, savaştıkları kimseleri şu üç husustan birisini kabule davet ederlerdi: İslâm’a girmek yahut cizye vermek veya savaş. Bu konuda da Kitap Ehli kimselerle başkaları arasında herhangi bir ayırım gözetmemişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Yahudi ve Hristiyanlardan hak ilah olup, hiçbir ortağı bulunmayan Yüce Allah'a ve kıyamet gününe iman etmeyen; leş, domuz eti, içki ve faiz ve bunların dışında Allah'ın ve O'nun Rasûlü'nün haram kıldıklarından sakınmayan ve Allah'ın din kıldığı şeylere boyun eğmeyen kâfirlere karşı savaşın. Ta ki; onların boyunlarını bükerek ve mağlup ederek kendi elleriyle sizlere cizye versinler.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَـٰتِلُوا۟ katilu savaşın kök: قتل
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerle
  3. لَا la
  4. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmayan kök: امن
  5. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  6. وَلَا ve la ve
  7. بِٱلْيَوْمِ bil-yevmi gününe kök: يوم
  8. ٱلْـَٔاخِرِ l-ahiri ahiret kök: اخر
  9. وَلَا ve la ve
  10. يُحَرِّمُونَ yuharrimune haram saymayanlarla kök: حرم
  11. مَا ma ne ki
  12. حَرَّمَ harrame haram kıldı kök: حرم
  13. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  14. وَرَسُولُهُۥ ve rasuluhu ve Elçisi kök: رسل
  15. وَلَا ve la
  16. يَدِينُونَ yedinune ve din edinmeyenlerle kök: دين
  17. دِينَ dine dini kök: دين
  18. ٱلْحَقِّ l-hakki gerçek kök: حقق
  19. مِنَ mine
  20. ٱلَّذِينَ ellezine kendilerine
  21. أُوتُوا۟ utu verilenlerden kök: اتي
  22. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  23. حَتَّىٰ hatta zamana kadar
  24. يُعْطُوا۟ yua'tu verecekleri kök: عطو
  25. ٱلْجِزْيَةَ l-cizyete cizye kök: جزي
  26. عَن an
  27. يَدٍۢ yedin elleriyle kök: يدي
  28. وَهُمْ vehum onlar
  29. صَـٰغِرُونَ sagirune küçülerek (boyun eğerek) kök: صغر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu,…

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: عطو (14 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    (36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak…

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Din

    "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Elçisinin haram kıldığını haram saymayan ve gerçek dini din edinmeyen kişilerle, küçülerek elden (peşin) cizye dipnot 1 verinceye kadar savaşın! dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Cizyeh] kelimesi "antlaşma yapanın antlaşmasına göre verdiği şey", bir anlamda "güvenlik vergisi", "vatandaşlık borcu" gibi anlamlar içermektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada savaş, sadece iman yoksunluğu sebebine değil, diğer şartların da gerçekleştirilmesine bağlıdır.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine (daha) önceden kitap verilen zümreden Allah'a da ahiret gününe de (gerçek anlamda) inanmayan, Allah ve O'nun Elçisi'nin yasakladığını yasak saymayan ve hak dini tek din olarak benimsemeyen kimselerle, teslim olmuş bir halde güvenlik vergisini kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

Muhammed Esed

(Ve) kendilerine (çok önceden) vahiy bahşedilmiş olduğu halde (gerçek anlamda) Allaha da, ahiret gününe de inanmayan, Allah ve Onun Elçisinin yasakladığını yasak saymayan, ve böylece (Allahın onlar için din olarak seçtiği) hak dini din olarak benimseyip ona uymayan kimselerle savaşın; ta ki, (savaş yoluyla) baş eğdirilip kendi elleriyle bağışıklık vergisi ödeyinceye kadar.

Ahmed Hulusi

BİLGİ (kitap) verilenlerden, Allah'a ve gelecekte (ölüm ötesi) yaşayacakları sürece iman etmeyen, Allah'ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din anlayışını (Hakikat ve Sünnetullah Bilgilerini) din edinmeyenlerle, aşağılanmış olarak kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.

Ali Bulaç

Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe îman etmeyenlerle, Allah'ın ve Rasûlünün haram kıldığını haram saymayanlarla ve hak dîni dîn edinmeyenlerle, boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.

Ali Rıza Safa

Kitap verilenlerden, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanmayan, Allah'ın ve O'nun elçisinin yasakladığını yasak saymayan ve gerçek dini din edinmeyenlerle, kendi elleriyle vergi verinceye dek savaşın.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Peygamber'inin haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, boyun büküpkendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşınız.

Edip Yüksel

Kendilerine kitap verilenler arasından, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylamayan, ALLAH'ın ve elçisinin yasakladığını yasaklamayan ve gerçek dine uymayan kimselerle boyunlarını eğip elleriyle tazminat ödeyinceye kadar savaşın. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Burada sözü edilen gurup müslümanlara saldırmış ve zarar vermiş gruplardır. * Daha önceki 9:1-5 ayetlerine bakınız. Hadislere dayalı tefsirlerde cizye kelimesi Kitap Ehline yüklenen özel bir vergi olarak yorumlanıyor. Halbuki cizye kelimesi karşılık anlamına gelen CeZaYa kelimesinden türer ve kullanıldığı bağlamı dikkate alındığında savaş tazminatı olarak anlaşılmalıdır. Müslümanların yönettiği bir devlette farklı dinleri izleyenlere yüklenecek farklı bir vergi İslam'ın temel prensiplerinden olan din özgürlüğü ile çelişir. * Bir ülkenin vatandaşları arasında dini inançlarından dolayı vergi konusunda ayrıcalık yapmak dinde zorlama oluşturur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine kitap verilenler arasından, ALLAH'a ve ahiret gününe inanmıyan, ALLAH'ın ve elçisinin yasakladığını yasaklamıyan ve gerçek dine uymayan kimselerle boyunlarını eğip elleriyle vergi verinceye kadar savaşın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberinin haram ettiğini haram tanımayan ve hak dinini din edinmeyenlere küçülmüş oldukları halde kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın!

Elmalılı Hamdi Yazır

O kendilerine kitab verilenlerden oldukları halde ne Allaha ne Ahıret gününe inanmıyan, Allahın ve Resulünün haram ettiğini haram tanımıyan, ve hak dinini din edinmiyen kimselere küçülmüş oldukları halde elden cizye verecekleri hale kadar harbedin

Erhan Aktaş

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Resul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak dini, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size o dipnot 1 cizyeyi dipnot 2 verinceye kadar savaşın. dipnot 3

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cizye kelimesinin başında belirlilik takısının olması, cizye denilen karşılığın mahiyetinin bilindiğini ifade etmektedir. "El cizye, çeşit bildiren mastardır, belli bir karşılık demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cizye: Müslüman olmayanlardan yaşam ve özgürlüklerin korunması karşılığında alınan bedel. Kelime olarak "antlaşma yapanın antlaşmasına göre ödediği bedel" diğer bir anlamda "güvenlik vergisi" "vatandaşlık borcu" gibi anlamları bulunmaktadır. Bu bedeli ödeyen kimse güvenliğini garantiler. Aslında bu inanç özgürlüğünün de bir nevi teminatıdır. Geleneksel inancın Müslüman olmayanların erkeklerinden alınan "baş vergisi ve buna dair uygulama bu ayete dayandırması, ayetin tahrif edilmesinden başka bir değildir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayete, hangi inançtan olurlarsa olsunlar, saldırmadıkları sürece hiç kimse ile savaşılmayacağını açıkça ifade eden ayetler dikkate alınarak anlam verilmelidir. (Örneğin: 29:46; 2:190.)

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din'i, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size belli bir cizye dipnot 1 verinceye kadar savaşın. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Belli bir ceza. Savaş hukuku çerçevesinde esirlerden alınan fidye. Bu "cizyenin" (cezanın) gelenekte Müslüman olmayan "tebadan" alınan "baş vergisiyle" bir ilgisi yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, önceki ayetlerden de açıkça anlaşıldığı gibi doğrudan savaş durumu ile bağlantılı bir ayettir. Yoksa birçok ayette hangi inançtan olurlarsa olsunlar, saldırmadıkları sürece hiç kimse ile savaşılmayacağı açıkça ifade edilmektedir. (Örneğin 2:190. Ayet)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Rasul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din'i, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size cizye dipnot 1 verinceye kadar savaşın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam ülkesinde, Müslüman olmayan vatandaşlardan alınan bir tür vergi.

Gültekin Onan

Kendilerine kitap verilenlerden, Tanrı'ya ve ahiret gününe inanmayan, Tanrı'nın ve Resülü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (islamı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine kitab verilenlerden ne Allaha, ne ahiret gününe inanmayan, Allahın ve peygamberinin haraam etdiği şeyleri haram tanımayan, hak dinini din olarak kabul etmeyen kimselerle, zelil ve hakıyr kendi el (ler) iyle cizye verecekleri zamana kadar, muhaarebe edin.

İbni Kesir

Kitab verilmiş olanlardan; Allah'a da, ahiret gününe de inanmayan, Allah ve peygamberinin haram kıldığını haram saymayan ve hak din edinmeyenlerle -boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye kadarsavaşın.

Mehmet Alagaş

(29) Kitap halkından / kitap elinden, Allah’a ve Ahiret gününe iman etmeyenlerle, Allah’ın ve Resulünün yasakladığı şeyleri kendilerine yasak etmeyenlerle, gerçek olan / hakikat olan dini, din olarak kabul etmeyenlerle, elleri ile cizye verene kadar ve alçalanana kadar / küçülünceye kadar savaşın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlü'nün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp hak dini din edinmeyenlerle küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!

Süleyman Ateş

Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Elçisinin haram kıldığını haram saymayan ve gerçek dini din edinmeyen kimselerle, küçül(üp boyun eğ)erek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine kitap verilmiş olanlardan, Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen, Allah'ın ve resulünün /elçisinin getirdiği kitabın dipnot 1 haram saydığını haram saymayan ve bu doğru dini din edinmeyen kimselerle; kendileri küçük düşüp o cezayı dipnot 2 elleriyle ödeyecek hale gelinceye kadar savaşın dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه ) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Resul kelimesi yerine "resulünün /elçisinin getirdiği kitabın" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
  2. metne dön, dipnot 2
    "O ceza" diye meal verdiğimiz el-cizye (الْجِزْيَةَ), çeşit bildiren mastardır, belli bir ceza demektir. Onun ne olduğunu ancak şu ayetten öğrenebiliriz: "Ayetleri görmezlikte direnenlerle (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyun köklerini vurun. Etkisiz hale getirince onları, sıkı güvenlik çemberine alın. Sonra esirleri karşılıksız ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın..." (Muhammed 47/4) Savaşta küçük düşüp o cezayı elleriyle verecek hale gelmeleri, esir olmalarıdır. Ödeyecekleri ceza da karşılıksız serbest bırakılmayanların ödeyecekleri fidyedir. Gelenekte gayri müslimlerin erkeklerinden alınan baş vergisi anlamındaki cizyenin, her hangi bir delili yoktur.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah Teala şöyle demiştir: "Yanlış davrananlar dışındaki ehl-i kitap'la mücadelede sadece en güzel yöntemi uygulayın..." (Ankebut 29/46) Yanlış davrananlar, bize savaş açanlardır. İlgili ayet şöyledir: "Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın. Allah, haksız saldırı yapanları sevmez." (Bakara 2/190)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine Kitap verilmiş kimselerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen dipnot 1 , Allah'ın yani onun kitabının haram saydığını haram saymayan dipnot 2 ve bu doğru dini dipnot 3 din edinmeyen kimselerle, küçük düşüp o cezayı dipnot 4 elleriyle verecek hale gelinceye kadar savaşın. dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a inanmamak onu yok saymak değil, ona güvenmemektir. Ahirete inanmamak da onun olacağından emin olamamaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kitap diye meal verdiğimiz resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'da geçen resul, ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Artık aramızdaki resul, Kur'an olduğu için bu gibi ayetlerde kelimeye başka anlam verilemez..
  3. metne dön, dipnot 3
    İsim sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak = الدين الحق demektir. (Bkz. Sa'leb, el-Keşfu v'el-beyan, Tevbe 28.)
  4. metne dön, dipnot 4
    "O ceza" diye meal verdiğimiz "el-cizye = الْجِزْيَةَ", çeşit bildiren mastardır, belli bir ceza demektir. Onun ne olduğunu ancak şu ayetten öğrenebiliriz: "Ayetleri görmezlikte direnenlerle (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyun köklerini vurun. Etkisiz hale getirince onları, sıkı güvenlik çemberine alın. Sonra esirleri karşılıksız ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın..." (Muhammed 47/4) Savaşta küçük düşüp o cezayı elleriyle verecek hale gelmeleri, esir olmalarıdır. Ödeyecekleri ceza da karşılıksız serbest bırakılmayanların ödeyecekleri fidyedir. Gelenekte gayri müslimlerin erkeklerinden alınan baş vergisi anlamındaki cizyenin, her hangi bir delili yoktur.
  5. metne dön, dipnot 5
    Allah Teala şöyle demiştir: "Yanlış davrananlar dışındaki ehl-i kitap'la mücadelede sadece en güzel yöntemi uygulayın..." (Ankebut 29/46) Yanlış davrananlar, bize savaş açanlardır. İlgili ayet şöyledir: "Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın. Allah, haksız saldırı yapanları sevmez." (Bakara 2/190)

Şaban Britch

Kitap verilenlerden, Allah’a, ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlünün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp, hak dini din edinmeyenlerle, küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!

Şaban Piriş

Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve resulünün haram kıldığı şeyleri haram kabul etmeyip, hak dini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın!

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve resulünün yasakladığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyenlerle, boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Fight those who deny Allah and the Day of judgement among Ahl AL-Kitab (people of the Book); they do not exclude what Allah and His Messenger have forbidden, nor do they conform to Allah's system of faith and worship, the system of divine truth. Fight them the good fight of faith until they pay tribute in acknowledgement of submission (to supply revenue -like the Muslims- so the State).

Abdul Haleem

Fight those of the People of the Book who do not [truly] believe in God and the Last Day, who do not forbid what God and His Messenger have forbidden, who do not obey the rule of justice,until they pay the tax and agree to submit.

Abdullah Yusuf Ali

Fight those who believe not in Allah nor the Last Day, nor hold that forbidden which hath been forbidden by Allah and His Messenger, nor acknowledge the religion of Truth, (even if they are) of the People of the Book, until they pay the Jizya with willing submission, and feel themselves subdued.

Abul A'la Maududi

[9:29] Those who do not believe in Allah and the Last Day - even though they were given the scriptures, and who do not hold as unlawful that which Allah and His Messenger have declared to be unlawful, and who do not follow the true religion - fight against them until they pay tribute out of their hand and are utterly subdued.

Aisha Bewley

Fight those of the people who were given the Book who do not have iman in Allah and the Last Day and who do not make haram what Allah and His Messenger have made haram and do not take as their deen the deen of Truth, until they pay the jizya with their own hands in a state of complete abasement.

Al-Hilali & Khan

Fight against those who (1) believe not in Allâh, (2) nor in the Last Day, (3) nor forbid that which has been forbidden by Allâh and His Messenger Muhammad (صلى الله عليه وسلم) (4) and those who acknowledge not the religion of truth (i.e. Islâm) among the people of the Scripture (Jews and Christians), until they pay the Jizyah [1] with willing submission, and feel themselves subdued.

Ali Quli Qarai

Fight those who do not have faith in Allah nor [believe] in the Last Day, nor forbid what Allah and His Apostle have forbidden, nor practise the true religion, from among those who were given the Book, until they pay the tribute out of hand, degraded.

Amatul Rahman Omar

Fight against such of the people who despite having been given the Scripture do not (really) believe in Allâh and the Last Day, and who do not hold unlawful what Allâh and His Messenger have declared to be unlawful, and do not subscribe to the true faith, until they pay the Jizyah (- the commutation tax), provided they can afford it, and they are content with their state of subjection (having become incorporated in the Islamic government).

Arthur John Arberry

Fight those who believe not in God and the Last Day and do not forbid what God and His Messenger have forbidden -- such men as practise not the religion of truth, being of those who have been given the Book -- until they pay the tribute out of hand and have been humbled.

Bijan Moeinian

Fight back against those people of the Book who do not believe in God and the Last Day, nor do they avoid what God and His prophet have declared as unlawful, nor do they adopt the Right way (as prescribed by Islam. ) If they want to live in Islamic state, they should give up their hostile attitude and pay a special tax (know as Jizyah in Arabic) in return for protection and other privileges that they get (such as not being obliged to join the "national Islamic army.")

E. Henry Palmer

Fight those who believe not in God and in the last day, and who forbid not what God and His Apostle have forbidden, and who do not practice the religion of truth from amongst those to whom the Book has been brought, until they pay the tribute by their hands and be as little ones.

Edip-Layth

Fight those who do not acknowledge God nor the Last day among the people who received the book; they do not forbid what God and His messenger have forbidden, and they do not uphold the system of truth; until they pay the reparation, in humility.*

George Sale

Fight against them who believe not in God, nor in the last day, and forbid not that which God and his apostle have forbidden, and profess not the true religion, of those unto whom the scriptures have been delivered, until they pay tribute by right of subjection, and they be reduced low.

Hamid S. Aziz

Fight those from amongst those to whom the Book has been brought, but who believe not in Allah and in the Last Day, and who forbid not what Allah and His Messenger have forbidden, and who do not practice the Religion of Truth, until they are brought low and pay the Jizya (tribute, compensation, tax) readily.

Mahmoud Ghali

Fight the ones who do not believe in Allah nor in the Last Day, and do not prohibit whatever Allah and His Messenger have prohibited, and do not practice (Literally: to have as a religion) the religion of Truth-from among the ones to whom the Book was brought-until they give the tax out of hand (i. e., by a ready money payment, or in token of submission) and have been belittled..

Marmaduke Pickthall

Fight against such of those who have been given the Scripture as believe not in Allah nor the Last Day, and forbid not that which Allah hath forbidden by His messenger, and follow not the Religion of Truth, until they pay the tribute readily, being brought low.

Mohamed Ahmed - Samira

Fight those people of the Book who do not believe in God and the Last Day, who do not prohibit what God and His Apostle have forbidden, nor accept divine law, until all of them pay protective tax in submission.

Muhammad Asad

[And] fight against those who - despite having been vouchsafed revelation [aforetime] -do not [truly] believe either in God or the Last Day, and do not consider forbidden that which God and His Apostle have forbidden, and do not follow the religion of truth [which God has enjoined upon them] till they [agree to] pay the exemption tax with a willing hand, after having been humbled [in war].

Mustafa Khattab

Fight those who do not believe in Allah and the Last Day, nor comply with what Allah and His Messenger have forbidden, nor embrace the religion of truth from among those who were given the Scripture,[1] until they pay the tax,[2] willingly submitting, fully humbled.

Progressive Muslims

Fight those who do not believe in God or the Last Day, and they do not forbid what God and His messenger have forbidden, and they do not uphold the system of truth; from among the people who have been given the Scripture; until they pay the fine, willingly or unwillingly.

Rashad Khalifa

You shall fight back against those who do not believe in GOD, nor in the Last Day, nor do they prohibit what GOD and His messenger have prohibited, nor do they abide by the religion of truth - among those who received the scripture - until they pay the due tax, willingly or unwillingly.

Sahih International

Fight those who do not believe in Allah or in the Last Day and who do not consider unlawful what Allah and His Messenger have made unlawful and who do not adopt the religion of truth from those who were given the Scripture - [fight] until they give the jizyah willingly while they are humbled.

Sam Gerrans

Fight those who believe not in God or the Last Day, and make not unlawful what God and His messenger have made unlawful, and adhere not to the doctrine of truth among those given the Writ, until they make reparation under supervision when they are brought low.

Shabbir Ahmed

Fight against those who reject belief in Allah and the Last Day, and hold not Sacred what Allah and His Messenger have declared Sacred, nor acknowledge the Divine System, among those who received the Scripture, until they pay JIZYA, the tax, with willing submission, and feel themselves subjects of the State as law-abiding citizens. (As citizens of the State they must pay taxes, as the Muslims contribute toward the Just Economic Order of Zakat. In return, the State will guarantee them internal and external security, and equal rights of citizenship. JIZYA will always be less than Zakat, and will be payable only by the able-bodied Non-Muslim citizens of the State. In addition, these able-bodied citizens would be exempt from compulsory military service).

Syed Vickar Ahamed

Fight those who do not believe in Allah nor the Last Day, nor hold that forbidden which has been forbidden by Allah and His Messenger (Muhammad), nor accept (as true) the Religion of Truth, (even if they are) of the People of the Book— Until they pay the dues (the payment for protection by the Islamic regime) with satisfaction and willing submission, and feel themselves subdued.

Taqi Usmani

Fight those People of the Book who do not believe in Allah, nor in the Last Day, and do not take as unlawful what Allah and His Messenger have declared as unlawful, and do not profess the Faith of Truth; (fight them) until they pay jizyah with their own hands while they are subdued.

The Monotheist Group

Fight those who do not believe in God or the Last Day, nor do they restrict what God and His messenger have restricted, nor do they uphold the system of truth; from among the people who have been given the Book; until they pay the reparation, willingly or unwillingly, and they are subdued.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩