Diyanet İşleri
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 27. ayet. ثُمَّ يَتُوبُ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
ŝümme yetûbü-llâhü mim ba`di ẕâlike `alâ mey yeşâ'. vellâhü gafûrur raḥîm.
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Huneyn günü ve cizye Tevbe 25–29 3
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.
Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.
Yahudiler, "Üzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar ise, "İsa Mesih, Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. “Sonra Allah bunun ardından dilediğine tevbe nasip eder.” Allah bu savaşı kaybeden pek çok kimseye tevbe nasip etmiş, onlar da tevbe edip İslâm’a girmek üzere Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmişler, o da onlara kadınlarını ve çocuklarını geri vermişti.
“Allah Ğafurdur, Rahimdir.” Yani Yüce Allah'ın mağfireti geniş ve rahmeti engindir. O, tevbe edenlerin pek büyük günahlarını affettiği gibi, onları tevbe ve itaate muvaffak kılmak, günahlarını bağışlamak ve tevbelerini kabul etmekle de onlara merhamet buyurur. Öyleyse sakın hiç kimse -suçları ve günahları ne olursa olsun- O’nun rahmet ve mağfiretinden ümit kesmesin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Azap edilmesinden sonra küfründen ve sapıklığından tövbe eden kimsenin tövbesini Allah Teâlâ kabul eder. Yüce Allah, kullarından af dileyenleri çokça bağışlayandır. Onlara karşı merhametlidir. Küfürden ve günah işledikten sonra tövbe eden kullarının tövbelerini kabul eder.
Aynı olay: Huneyn Gazvesi ve Tâif kuşatması · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size…
Aynı olay: Huneyn Gazvesi ve Tâif kuşatması · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
(1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra Allah bunun ardından yine dilediğinin (layık olanın) tevbesini kabul edecektir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Fakat bütün bunlara rağmen, Allah kendine yönelmeyi dileyenin yönelişine mukabele edecektir; zira Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Ama bütün bunlara rağmen, Allah dilediğini merhamet edip bağışlayacaktır; çünkü Allah çok acıyan-esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!
Sonra Allah, bunun ardından, dilediğinin tövbesini kabul eder. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Bunun ardından Allah, dilediği kimseden tevbesini kabul eder. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder. Zira Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Sonra, Allah, dilediği kimsenin pişmanlığını kabul edecektir. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Artık bunun ardından Allah yine dileyenintövbesini kabul eder. Çünkü Allah affedendir; merhamet sahibidir.
Nitekim ALLAH, sonunda dilediğinin tövbesini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Nitekim ALLAH, sonunda dilediğinin tevbesini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Sonra Allah, bunun ardından dilediğine tevbe nasip eder. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Sonra Allah bunun arkasından dilediğini tevbe nasib eder, ve Allah gafur, rahimdir
Sonra Allah, bunun ardından hak edenin dipnot 1 tevbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sonra Allah, bunun ardından hak edenin dipnot 1 tevbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sonra Allah, bunun ardından dilediğinin dipnot 1 tövbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Bunun ardından Tanrı, dilediği kimseden tevbesini kabul eder. Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.
Sonra Allah bunun ardından kimi dilerse onun tevbesini kabul eder. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Sonra Allah, bunun ardından dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.
(25-27) Kesin olan şu ki, Allah birçok savaş meydanında / birçok vatanda ve Huneyn gününde (Mekke fethinin on beş gün sonrası hevazin ve sakif kabileleri savaşı) size kesinlikle yardım etti, çokluğunuzun cazibesine kapıldınız (on iki bin kişi olmanız kendinizde özgüven oluşturdu Allah’a güveni azalttı) fakat size bu bir fayda sağlamadı, arzda, geniş olmasına rağmen, daraldınız / darlandını z, gerisin geri döndünüz, s onra Resulünün ve müminlerin üzerlerine bir sakinlik / sükûnet indirdi, görmediğiniz ordular indirdi ve kafirlere azap etti, kafirlerin cezası işte budur , sonra bunun ardından da Allah istediği kişileri tövbelerini kabul etti, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Allah, bundan sonra da dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah çokça bağışlayan, çokça merhamet edendir.
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Bütün bunlardan sonra, Allah, gerekeni yapanların tövbesini /dönüşünü kabul eder. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Sonrasında Allah, dönüş yapmayı (tevbe) tercih edenlerin dönüşünü kabul eder. Allah bağışlar, ikramı boldur.
Allah, bundan sonra da dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah çokça bağışlayan, çokça merhamet edendir.
Allah, bundan sonra da dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bağışlayan, merhamet edendir.
Sonra Allah, bunun ardından da dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Yet, thereafter does Allah give up resentment against whom He will and pardons his offence, for Allah is Ghafurun and Rahimun.
but God turns in His mercy to whoever He will. God is most forgiving and merciful.
Again will Allah, after this, turn (in mercy) to whom He will: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
[9:27] Then (after so chastising the unbelievers), Allah enables, whomsoever He wills, to repent. Allah is All-Forgiving, All-Merciful.
Then after that Allah will turn to anyone He wills. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.
Then after that Allâh will accept the repentance of whom He wills. And Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.
Then Allah shall turn clemently after that to whomever He wishes. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.
Yet after this (punishment) Allâh will turn (with His mercy) to him who wishes (Him to turn to him with His grace), for Allâh is Great Protector, Ever Merciful.
then God thereafter turns towards whom He will; God is All-forgiving, All-compassionate.
Now God guides whoever He wills to the repentance (referring to a great number of the defeated disbelievers who embraced Islam) as God is Forgiving and Merciful.
for that is the reward of the misbelievers, then God turns after that to whom He will, for God is forgiving and merciful!
Then God will accept the repentance of whom He pleases after that. God is Forgiving, Compassionate.
Nevertheless God will hereafter be turned unto whom He pleaseth; for God is gracious and merciful.
Then Allah turns after that to whom He will, for Allah is Forgiving and Merciful!
Thereafter Allah even after that relents towards whomever He decides; and Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful. .
Then afterward Allah will relent toward whom He will; for Allah is Forgiving, Merciful.
Yet God may turn (even) after this to whomsoever He please, for God is compassionate and kind.
But with all this, God will turn in His mercy unto whom He wills: for God is much-forgiving, a dispenser of grace.
Then afterwards Allah will turn in grace to whoever He wills.[1] And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.
Then God will accept the repentance of whom He pleases after that. God is Forgiving, Merciful.
Ultimately, GOD redeems whomever He wills. GOD is Forgiver, Most Merciful.
Then Allah will accept repentance after that for whom He wills; and Allah is Forgiving and Merciful.
Then does God relent after that towards whom He wills; and God is forgiving and merciful.
Allah will turn in Mercy to the worthy according to His Laws. And Allah is Forgiving, Merciful.
Allah will again, (even) after this, turn (in mercy) to whoever He wills. and Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
Yet Allah relents, after that, to whomsoever He wills. Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.
Then God will accept the repentance of whom He pleases after that. God is Forgiving, Merciful.