Muhammed Esed
Bir açgözlülük saplantısı içindesiniz,
102. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Tekâsür suresi, 1. ayet. أَلْهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
elhâkümü-ttekâŝür.
Bir açgözlülük saplantısı içindesiniz,
Tekâsür suresi, 2. ayet. حَتَّىٰ زُرْتُمُ ٱلْمَقَابِرَ
ḥattâ zürtümü-lmeḳâbir.
mezarlarınıza girinceye dek (süren).
Tekâsür suresi, 3. ayet. كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
kellâ sevfe ta`lemûn.
Ama, zamanı geldiğinde anlayacaksınız!
Tekâsür suresi, 4. ayet. ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
ŝümme kellâ sevfe ta`lemûn.
Evet, evet! Zamanı geldiğinde anlayacaksınız!
Tekâsür suresi, 5. ayet. كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ ٱلْيَقِينِ
kellâ lev ta`lemûne `ilme-lyeḳîn.
Hayır, (onu) tartışılmaz bir kesinlikle anlasaydınız,
Tekâsür suresi, 6. ayet. لَتَرَوُنَّ ٱلْجَحِيمَ
leteravunne-lceḥîm.
(cehennemin) yakıcı ateşini mutlaka görürdünüz!
Tekâsür suresi, 7. ayet. ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
ŝümme leteravunnehâ `ayne-lyeḳîn.
Sonunda onu keskin bir gözle mutlaka göreceksiniz:
Tekâsür suresi, 8. ayet. ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
ŝümme letüs'elünne yevmeiẕin `ani-nne`îm.
ve o Gün hayatın nimetleri(ne karşı yaptıklarınız) için mutlaka sorguya çekileceksiniz!