Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 5. ayet

Şûrâ suresi, 5. ayet. تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِن فَوْقِهِنَّ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَن فِى ٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

tekâdü-ssemâvâtü yetefeṭṭarne min fevḳihinne velmelâiketü yüsebbiḥûne biḥamdi rabbihim veyestagfirûne limen fi-l'arḍ. elâ inne-llâhe hüve-lgafûru-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Neredeyse gökler (O'nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 2–8 · surenin 5. ayeti / 53

Konu Vahyin gelişi ve şehirlerin anası Şûrâ 1–9 3

  1. Şûrâ 2

    Ayn Sin Kaf

  2. Şûrâ 3

    (Ey Muhammed!) Mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder.

  3. Şûrâ 4

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O, yücedir, büyüktür.

  4. 5

    Neredeyse gökler (O'nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Şûrâ 6

    Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

  6. Şûrâ 7

    Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

  7. Şûrâ 8

    Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.

1-4. Yüce Allah, Nebiyy-i Kerîm’e bu Kur’ân-ı Azim’i vahyedenin -kendisinden önceki peygamber ve rasûllere vahyettiği gibi- kendisi olduğunu haber vermektedir. Bununla Yüce Allah, önceden ve sonradan kitaplar indirip peygamberler göndermekle ne kadar lütufkâr olduğunu, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in önceden benzeri görülmemiş bir peygamber olmadığını, onun yolunun kendisinden öncekilerin yolu ile aynı olduğunu, durumunun da kendisinden önceki peygamberlerin durumuna uygun olduğunu açıklamaktadır. Onun getirdiği, kendisinden önceki peygamberlerin getirdiklerine benzemektedir. Çünkü hepsi de hak ve gerçektir.

Bu Kitap ulûhiyet, pek büyük izzet ve kudret sahibi (Aziz) ve sonsuz hikmet sahibi (Hakim) olan tarafından indirilmiştir. Ulvi ve süfli alem tamamen O’nun mülküdür. Hepsi O’nun kaderi ve şer’i tedbir ve idaresi altındadır.

Ayrıca O hem zatı, hem kadri, hem de her şeyi kuşatan hakimiyeti yönünden en üsttedir: “O, çok yücedir, pek büyüktür.” O’nun büyüklüğünün bir tecellisi de şudur:

5. “Gökler” büyüklüklerine ve cansız varlıklar olmalarına rağmen “nerede ise üst taraflarından çatlayacaklar;” mukarreb olan şerefli “melekler de” O’nun azametine boyun eğerek, izzetinin önünde saygı ile eğilerek ve rububiyetine önünde boyun bükerek “Rablerini hamd ile tesbih ederler.” O’nu tazim ederler, her türlü eksiklikten tenzih ederler, bütün kemal sıfatları ile nitelendirirler.

“Yeryüzünde olanlar için” onlardan sadır olup da Rablerinin azamet ve kibriyâsına lâyık olmayan türden amelleri dolayısıyla “mağfiret dilerler.”

“Allah, çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Eğer O’nun mağfiret ve rahmeti olmasa idi, bütün insanlara toptan imha edici cezayı çabucak gönderirdi.

Yüce Allah’ın genel olarak bütün peygamberlere, özel olarak da Muhammed’e -Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun- vahiy gönderdiğini söz konusu ettikten sonra kendi zatını bu vasıflar ile vasfetmesi, bu Kur’ân-ı Kerîm’de yüce yaratıcının kemaline delil teşkil eden apaçık belge ve delillerin bulunduğuna ve O’nun da bu yüce isimlerle vasfedilmesi gerektiğine işarettir.

Böylelikle kalpler, O’nu tanımak, O’nu sevmek, O’na tazim etmek, O’nun celal ve ikramını kavramak imkânını bulsun, gizli ve açık bütün türleri ile ibadeti yalnız O’na yöneltsin.

Diğer taraftan zulmün en büyüğü ve en çirkin söz de Allah’ın dışında herhangi bir fayda sağlama ya da zarar verme imkânına sahip bulunmayan birtakım varlıkları Allah'a eş koşmaktır. Halbuki bunlar, Allah tarafından yaratılmış ve bütün hallerinde Yüce Allah’a muhtaç olan varlıklardır. Bundan dolayı Yüce Allah, devamla şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O büyüklüğüne ve yüksekliğine rağmen neredeyse gökler yeryüzünün üzerinde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın azametinden çatlayacaklardı. Melekler Rablerine hamt ederek tenzih edip yücelterek boyun eğerler. O'nu yüceltip tazim ediyorlar ve yeryüzündekiler için de Allah'tan bağışlanma dilerler. Yüce Allah, kullarından tövbe edenlerin günahlarını bağışlar ve onlara karşı merhametlidir.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَكَادُ tekadu neredeyse kök: كود
  2. ٱلسَّمَـٰوَٰتُ s-semavatu gökler kök: سمو
  3. يَتَفَطَّرْنَ yetefettarne çatlayacaklar kök: فطر
  4. مِن min
  5. فَوْقِهِنَّ ۚ fevkihinne üstlerinden kök: فوق
  6. وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ velmelaiketu ve melekler kök: ملك
  7. يُسَبِّحُونَ yusebbihune tesbih ederler kök: سبح
  8. بِحَمْدِ bihamdi hamd ile kök: حمد
  9. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerini kök: ربب
  10. وَيَسْتَغْفِرُونَ ve yestegfirune ve mağfiret dilerler kök: غفر
  11. لِمَن limen kimseler için
  12. فِى fi
  13. ٱلْأَرْضِ ۗ l-erdi yerdeki kök: ارض
  14. أَلَآ ela iyi bil ki
  15. إِنَّ inne şüphesiz
  16. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  17. هُوَ huve O'dur
  18. ٱلْغَفُورُ l-gafuru çok bağışlayan kök: غفر
  19. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu çok esirgeyen kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…

  • Aynı kök: فطر (20 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: فطر (20 geçiş) · Aynı kök: كود (24 geçiş)

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

  • Aynı kök: كود (24 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Neredeyse üstlerinden gökler çatlayacak! dipnot 1 Melekler de Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ediyor (yüceltiyorlar) ve yeryüzündekiler için bağışlanma diliyorlar. dipnot 2 Dikkat edin! Yalnızca Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada kastedilen şey inkârcıların Yüce Allah'a uygun olmayan sıfatlar yakıştırmasıdır. Benzer mesaj: Meryem 19:90-91.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Mü'min 40:7.

Mustafa İslamoğlu

Neredeyse gökler en tepesinden parçalanırcasına sarsılır; melekler ise Rablerinin sonsuz yüceliğini hamd ile dile getirir ve yeryüzünde yaşayan herkes için af dilenir. Bakın, şüphesiz Allah, evet yalnız O'dur mutlak bağış, sonsuz rahmet kaynağı.

Muhammed Esed

En üstteki gökler (O'nun korkusundan) neredeyse parçalanır; melekler Rablerinin sonsuz ihtişamını hamd ile yüceltir ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Neredeyse semalar üstlerinden yarılacaklar (içinden ne çıkacak? A. H. )! Melekler de Rablerinin hamdi olarak tespih ediyor (işlev görüyor) ve arzda olanlar için bağışlanma dilemekteler. . . Dikkat edin, Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Gökler, neredeyse üstlerinden çatlayıp parçalanacaklar; melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. Haberiniz olsun; gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyen O'dur.

Ali Özek ve heyeti

Neredeyse yukarılarından gökler çatlayacak! Melekler de Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar ve yerdekiler için mağfiret diliyorlar. İyi bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

Gökler neredeyse üzerinden çatlayacaklar. Melekler de övgülerle Efendilerini yüceltirler ve yeryüzünde bulunanlar için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

O'nun ululuğu karşısında gökler neredeyse çatlayacaktır. Melekler, Rabblerini övgü ile tesbih ederler ve yeryüzünde bulunanlar için af dilerler. Çünkü Allah çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.

Edip Yüksel

Gökler (O'na olan saygıdan ötürü) nerdeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Efendi'lerini överek yüceltirler ve yerdekiler için bağışlanma dilerler. ALLAH kesinlikle Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökler (O'na olan saygıdan ötürü) nerdeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Rab'lerini överek yüceltirler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. ALLAH kesinlikle Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hemen hemen gökler üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyorlar. Melekler Rablerine hamd ile tesbih ediyorlar ve yeryüzündeki kimseler için bağışlanma diliyorlar. Uyan, Allah'tır öyle bağışlayan, öyle merhamet eden!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki Gökler hemen hemen üstlerinden çatlıyacak gibi titreşiyorlar, Melekler hamd ile rablarına tesbih ediyorlar ve Yerdeki kimse için mağrifet diliyorlar, uyan Allahdır ancak öyle gafur, öyle rahim

Erhan Aktaş

Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler ise Rabb'lerini övgü ile yüceltiyor, yeryüzünde bulunanlar için bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler ise Rabblerini övgü ile yüceltiyor, yeryüzünde bulunanlar için bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler ise Rabb'lerini övgü ile yüceltiyor, yeryüzünde bulunanlar için bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Gökler, neredeyse üstlerinden yarılacaklar (yetefettarne); melekler de rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. Haberiniz olsun; gerçekten Tanrı, bağışlayan ve esirgeyen O'dur.

Hasan Basri Çantay

Gökler nerdeyse tepelerinden çatlayacaklar. Melekler Rablerine hamd ile tesbih ediyorlar. Yerdeki kimselerin de yarlığanmalarını istiyorlar. Gözünüzü açın, Şübhesiz Allah, O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Nerede ise gökler tepelerinden çatlayacaklar. Melekler de Rabblarını hamd ile tesbih ediyorlar; yeryüzünde bulunanlar için O'ndan bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki; Allah, muhakkak Gafur, Rahim olandır.

Mehmet Alagaş

(1-6) Ha, mim, ayn, sin kâf. Senden öncekiler gibi sana da aynı şekilde vahyediliyor, Allah, saygıdeğerdir, hâkimdir, semalarda ve arzda ne varsa onundur , O yücedir (fiziki olmayan varlıklardan aşkın) ve büyüktür (fiziki varlıklardan aşkındır) Neredeyse üstlerindeki / tepelerindeki semalar çatlayıp parçalanacaklar, melekler Rablerini övgü ile tesbih ederler. Ve arz da kim varsa onlar için de bağışlanma dilerler, Dikkat edin! Allah bağışlayan dır, esirgeyendir. Allahtan başka dost edinenlere gelince, Allah onları da ezberlemektedir, sen onlara vekil değilsin (onlar adına savunma yapamazsın)

Rowwad Tercüme Merkezi

Neredeyse yukarılarından gökler çatlayacak! Melekler, Rablerini hamt ederek tesbih ederler. Yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Neredeyse gökler üstlerinden çatlayacaklar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ederler; yerdekiler için de mağfiret dilerler. İyi bil ki Allah, işte çok bağışlayan, çok esirgeyen O'dur.

Süleymaniye Vakfı

(Allah'a saygılarından dolayı) Gökler üst taraflarından neredeyse yarılacaklar dipnot 1 . Melekler ise her şeyi mükemmel yapması sebebiyle Rablerine boyun eğer ve yeryüzündekilerin bağışlanmaları için talepte bulunurlar dipnot 2 . Bilin ki Allah, çok bağışlayan, ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(İnsanların yaptığı yanlışlardan dolayı) dipnot 1 Gökler üstten yarılacak gibi olur. Melekler, her şeyi güzel yapmasından dolayı Sahiplerine boyun eğer ve yeryüzündekilerin bağışlanmaları dileğinde bulunurlar. Bilin ki O bağışlar, ikramı boldur

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz.: Meryem 19/88-92

Şaban Britch

Neredeyse yukarılarından gökler çatlayacak! Melekler, Rablerini hamd ederek tesbih ederler. Yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Gökler üzerlerindekiler az kalsın çatlayacaklar/paramparça olacaklar. Melekler, Rablerini hamd ederek tesbih ederler. Yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok şefkatlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökler, üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyor. Melekler de Rablerinin hamdiyle tespih ediyorlar ve yeryüzündekiler için af diliyorlar. Gözünüzü açıp kendinize gelin! Allah'tır ancak hep affeden, hep merhamet eden.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The heavens almost rend and very nearly tear apart asunder for the profound reverence dutiful to Him in His heaven's realm, and the angels celebrate His Name, and extoll His glorious attributes and invoke His forgiveness for those domiciled on earth. Indeed He -Allah- is it Who is exclusively the AL-Ghaffur and AL-Rahim (Forgiving and the Merciful.)

Abdul Haleem

The heavens are almost broken apart from above as the angels proclaim the praises of their Lord and ask forgiveness for those on earth. God is indeed the Most Forgiving, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

The heavens are almost rent asunder from above them (by Him Glory): and the angels celebrate the Praises of their Lord, and pray for forgiveness for (all) beings on earth: Behold! Verily Allah is He, the Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

The heavens may well nigh rend asunder from above dipnot 1 while the angels proclaim the praise of their Lord and ask forgiveness for those on earth. dipnot 2 Lo, it is Allah, and He alone, Who is Most Forgiving, Most Merciful. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, it is not a trivial matter that a creature should be joined in lineage with Allah and regarded as His son or daughter. Another regarded as fulfiller of the needs and the answerer of the petitions so that the people should start invoking him for help. Yet another taken as the maintainer of the entire world, and his devotees should start proclaiming that their holy saint heard the prayer of everyone at all places at all times and came to his help and answers his petition. Another invested with the authority to enjoin and prohibit things and declare them as lawful and unlawful, and the people should start obeying his commands, instead of the commands of God, as if he alone was their God. This boldness against God is such that they may well cause the heavens to break asunder. (This same theme has also been presented in (Surah Maryam, Ayats 88- 91).
  2. metne dön, dipnot 2
    It means: the angels shudder with disgust when they hear such nonsense being uttered by the people in respect of their Lord, and they regard it as a rebellion against Him. They say: Glorified be Allah! No one can have the position that he should become an associate with Allah, Lord of the worlds, in divinity and command; there is none beside Him who may be our and all other servants benefactor so that hymns be sung in his praise and he be thanked. So they feel that it is a grave crime being committed in the world, and it may provoke Allah Almighty’s wrath any moment. Therefore, they implore Allah for mercy again and again for the dwellers of the earth who have forgotten themselves and their God, and pray that they may yet be spared from the torment and given more respite to mend their ways.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, it is only Allah’s clemency, mercifulness and forgiveness that the people who have touched the extreme limits in disbelief, polytheism, atheism, sinfulness and tyranny, have been receiving respite after respite for years and years, even for centuries; yet they not only go on receiving their sustenance but are also acclaimed as the great people of the world and they are provided with such adornments of the worldly life as cause the ignorant people the misunderstanding that this world perhaps has no God.

Aisha Bewley

The heavens are all but rent asunder from above when the angels glorify their Lord with praise and ask forgiveness for those who are on the earth. Allah is the Ever-Forgiving, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Nearly the heavens might be rent asunder from above them (by His Majesty): and the angels glorify the praises of their Lord, and ask for forgiveness for those on the earth. Verily, Allâh is the Oft-Forgiving, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

The heavens are about to be rent apart from above them, while the angels celebrate the praise of their Lord and plead for forgiveness for those on the earth. Look! Allah is indeed the All-forgiving, the All-merciful!

Amatul Rahman Omar

The heavens may well-nigh rend asunder from above these (disbelievers due to His displeasure of them). But the angels are declaring the Holiness of their Lord along with His praise and they ask His protection for those on the earth. Behold! it is Allâh alone who is All-Protecting, the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

The heavens wellnigh are rent above them, when the angels proclaim the praise of their Lord, and ask forgiveness for those on earth. Surely God -- He is the All-forgiving, the All-compassionate.

Bijan Moeinian

The entire universe would like to explode [out of rage when man assigns a son to God or deifies a creature of God] and the angles, praising and glorifying their Lord, ask for forgiveness for those [ignorant] on earth. God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

The heavens well-nigh cleave asunder from above them; and the angels celebrate the praises of their Lord, and ask forgiveness for those who are on the earth. Ay, verily, God, He is the forgiving and merciful!

Edip-Layth

The heavens would nearly shatter from above them, and the controllers praise the glory of their Lord, and they ask forgiveness for those on earth. Surely, God is the Forgiver, the Compassionate.

George Sale

It wanteth little but that the heavens be rent in sunder from above, at the awfulness of his majesty: The angels celebrate the praise of their Lord, and ask pardon for those who dwell in the earth. Is not God the forgiver of sins, the merciful?

Hamid S. Aziz

The heavens may almost be rent asunder from above them (by His Glory) while the angels sing the praise of their Lord and ask forgiveness for those on earth; verily Allah is the Forgiving, the Merciful.

Mahmoud Ghali

The heavens are almost rent from above them, and the Angels extol with the praise of their Lord, and ask forgiveness for the ones on (Literally: in the earth) the earth. Oh, surely Allah, Ever He, is The Ever-Forgiving, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Almost might the heavens above be rent asunder while the angels hymn the praise of their Lord and ask forgiveness for those on the earth. Lo! Allah, He is the Forgiver, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

The skies are near to bursting asunder above them (for awe of Him), and the angels sing the praises of their Lord, imploring forgiveness for the dwellers of the earth. Is it not that God is forgiving and merciful?

Muhammad Asad

The uppermost heavens are well-nigh rent asunder [for awe of Him]; and the angels extol their Sustainer’s limitless glory and praise, and ask forgiveness for all who are on earth. Oh, verily, God alone is truly-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

The heavens nearly burst, one above the other, ˹in awe of Him˺. And the angels glorify the praises of their Lord, and seek forgiveness for those on earth. Surely Allah alone is the All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

The heavens would nearly shatter from above them, and the Angels praise the glory of their Lord, and they ask forgiveness for those on Earth. Surely, God is the Forgiver, the Merciful.

Rashad Khalifa

The heavens above them almost shatter, out of reverence for Him, and the angels praise and glorify their Lord, and they ask forgiveness for those on earth. Absolutely, GOD is the Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

The heavens almost break from above them, and the angels exalt [ Allah ] with praise of their Lord and ask forgiveness for those on earth. Unquestionably, it is Allah who is the Forgiving, the Merciful.

Sam Gerrans

The heavens are nigh rent from above themselves, and the angels give glory with the praise of their Lord and ask forgiveness for those upon the earth. In truth, God, He is the Forgiver, the Merciful.

Shabbir Ahmed

The heavens above them would shatter (if the Universe were to run like the humans run their lives (19:88-91). But angels (the Divine Laws) practically extol their Lord's Glory by protecting the Order in the Universe. Oh, verily, Allah! He alone is the Absolver of imperfections, the Merciful. ('Malaekah = Angels = Divine Laws in the Universe. 'Yastaghfirun' = They help protect like a helmet protects the head. 'Sabh' = Swim in strides = Doing one's best).

Syed Vickar Ahamed

The heavens (skies) are almost torn apart from their top (by His Glory): And the angels glorify (and perform) the Praises of their Lord, and ask pray for forgiveness for (all) beings on earth: Look! Surely, He is Allah, Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

The heavens almost burst apart from their above side, and angels proclaim the purity and praise of their Lord, and pray for forgiveness of those on the earth. Be aware that Allah is the Most-Forgiving, the Very-Merciful.

The Monotheist Group

The heavens would nearly shatter from above them, and the angels praise the glory of their Lord, and they ask forgiveness for those on the earth. Surely, God is the Forgiver, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩