Diyanet İşleri
Ayn Sin Kaf
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 2. ayet. عٓسٓقٓ
`ayn-sîn-ḳâf.
Ayn Sin Kaf
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Vahyin gelişi ve şehirlerin anası Şûrâ 1–9 3
Ha Mim.
Ayn Sin Kaf
(Ey Muhammed!) Mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O, yücedir, büyüktür.
Neredeyse gökler (O'nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.
1-4. Yüce Allah, Nebiyy-i Kerîm’e bu Kur’ân-ı Azim’i vahyedenin -kendisinden önceki peygamber ve rasûllere vahyettiği gibi- kendisi olduğunu haber vermektedir. Bununla Yüce Allah, önceden ve sonradan kitaplar indirip peygamberler göndermekle ne kadar lütufkâr olduğunu, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in önceden benzeri görülmemiş bir peygamber olmadığını, onun yolunun kendisinden öncekilerin yolu ile aynı olduğunu, durumunun da kendisinden önceki peygamberlerin durumuna uygun olduğunu açıklamaktadır. Onun getirdiği, kendisinden önceki peygamberlerin getirdiklerine benzemektedir. Çünkü hepsi de hak ve gerçektir.
Bu Kitap ulûhiyet, pek büyük izzet ve kudret sahibi (Aziz) ve sonsuz hikmet sahibi (Hakim) olan tarafından indirilmiştir. Ulvi ve süfli alem tamamen O’nun mülküdür. Hepsi O’nun kaderi ve şer’i tedbir ve idaresi altındadır.
Ayrıca O hem zatı, hem kadri, hem de her şeyi kuşatan hakimiyeti yönünden en üsttedir: “O, çok yücedir, pek büyüktür.” O’nun büyüklüğünün bir tecellisi de şudur:
5. “Gökler” büyüklüklerine ve cansız varlıklar olmalarına rağmen “nerede ise üst taraflarından çatlayacaklar;” mukarreb olan şerefli “melekler de” O’nun azametine boyun eğerek, izzetinin önünde saygı ile eğilerek ve rububiyetine önünde boyun bükerek “Rablerini hamd ile tesbih ederler.” O’nu tazim ederler, her türlü eksiklikten tenzih ederler, bütün kemal sıfatları ile nitelendirirler.
“Yeryüzünde olanlar için” onlardan sadır olup da Rablerinin azamet ve kibriyâsına lâyık olmayan türden amelleri dolayısıyla “mağfiret dilerler.”
“Allah, çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Eğer O’nun mağfiret ve rahmeti olmasa idi, bütün insanlara toptan imha edici cezayı çabucak gönderirdi.
Yüce Allah’ın genel olarak bütün peygamberlere, özel olarak da Muhammed’e -Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun- vahiy gönderdiğini söz konusu ettikten sonra kendi zatını bu vasıflar ile vasfetmesi, bu Kur’ân-ı Kerîm’de yüce yaratıcının kemaline delil teşkil eden apaçık belge ve delillerin bulunduğuna ve O’nun da bu yüce isimlerle vasfedilmesi gerektiğine işarettir.
Böylelikle kalpler, O’nu tanımak, O’nu sevmek, O’na tazim etmek, O’nun celal ve ikramını kavramak imkânını bulsun, gizli ve açık bütün türleri ile ibadeti yalnız O’na yöneltsin.
Diğer taraftan zulmün en büyüğü ve en çirkin söz de Allah’ın dışında herhangi bir fayda sağlama ya da zarar verme imkânına sahip bulunmayan birtakım varlıkları Allah'a eş koşmaktır. Halbuki bunlar, Allah tarafından yaratılmış ve bütün hallerinde Yüce Allah’a muhtaç olan varlıklardır. Bundan dolayı Yüce Allah, devamla şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu metin 1–2. ayetler için yazılmıştır.
Hâ, Mîm. Ayn, Sîn, Kâf. Daha önce bu kesik harflerin açıklaması Bakara suresinin başında yapılmıştı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayn. Sîn. Kâf. dipnot 1
'Ayn-Sin-Kaf!
'Ayn-Sin-Kaf.
Ayn, Siin, Kaf.
Ayn, Sin Kaf.
Ayn. Sîn. Kaf.
A. S. K.
- Ha,mim. 'Ayn,sin,kaf.
A90 S60 Q50
'A. S. Q.
(1-2) Ha, Mim, Ayn, Sin, Kaf.
ayn, sin, kaf
Ayn, Sin, Kaf.
Ayn, Sin, Kaf.
Ayn, Sin, Kaf.
Ayn, Sin Kaf.
Ayn, Sin, Kaaf.
Ayn, Sin, Kaf.
(1-6) Ha, mim, ayn, sin kâf. Senden öncekiler gibi sana da aynı şekilde vahyediliyor, Allah, saygıdeğerdir, hâkimdir, semalarda ve arzda ne varsa onundur , O yücedir (fiziki olmayan varlıklardan aşkın) ve büyüktür (fiziki varlıklardan aşkındır) Neredeyse üstlerindeki / tepelerindeki semalar çatlayıp parçalanacaklar, melekler Rablerini övgü ile tesbih ederler. Ve arz da kim varsa onlar için de bağışlanma dilerler, Dikkat edin! Allah bağışlayan dır, esirgeyendir. Allahtan başka dost edinenlere gelince, Allah onları da ezberlemektedir, sen onlara vekil değilsin (onlar adına savunma yapamazsın)
Ayn, Sîn, Kâf. dipnot 1
'Ayın sin kaf.
Ayn-Sin-Kaf!
AYN! SİN! KAF!
Ayn, Sin, Kâf.
Ayın, Sin, Kaf.
Ayn, Sin, Kaf.
'Ein, S. (Seen), Q. (Qaff) the surah opens with these introductory letters from the Arabic Alphabet to draw attention to the miracle of the Quran which though written in the people's tongue cannot be emulated.
Ayn Sin Qaf
'Ain. Sin. Qaf.
Ayn. Sin. Qaf.
‘Ayn Sin Qaf
‘Aîn-Sîn-Qâf.
‘Ayn, Sīn, Qāf.
`Ain Sîn Qâf - All-Knowing, All-Hearing, All-Powerful.
Ain Sin Qaf
A. S.Q.
'H. S. Q.
A70S60Q100*
A. S.K.
Ain Sin Qaf. (Three more mystical letters)
cayîn, Sîn, Qaf (These are the names of letters of the Arabic alphabet, and only Allah knows their meaning here).
A'in. Sin. Qaf.
'Am Sin Qaf.
Ayn. Sin. Qaf.
’Aĩn-Sĩn-Qãf.
A'. S. Q.
'A. S. Q.,
'Ayn, Seen, Qaf.
ʿayn sīn qāf
'A. S.Q. 'Ain-Sein-Qaaf. Aleem the Knower, Samee' the Hearer, Qadir the Almighty, proclaims that:
Ain Sin Káf:
‘Ain Sīn Qāf
A'SQ.