Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 41. ayet

Şûrâ suresi, 41. ayet. وَلَمَنِ ٱنتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِم مِّن سَبِيلٍ

velemeni-nteṣara ba`de żulmihî feülâike mâ `aleyhim min sebîl.

Diyanet İşleri

Zulme uğradıktan sonra, kendini savunup hakkını alan kimseye (ceza vermek için) bir yol yoktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 38–44 · surenin 41. ayeti / 53

Konu Gemiler; mü'minlerin vasıfları; kötülüğün karşılığı ve bağışlama Şûrâ 32–43 3

  1. Şûrâ 38–39

    (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

  2. Şûrâ 40

    Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz O, zalimleri sevmez.

  3. 41

    Zulme uğradıktan sonra, kendini savunup hakkını alan kimseye (ceza vermek için) bir yol yoktur.

  4. Şûrâ 42

    Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

  5. Şûrâ 43

    Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.

  6. Şûrâ 44

    Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, "Dünyaya dönmek için bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. “Kim de zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, onlara bir vebal yoktur.” Bu hususta onlar için bir sorumluluk ve ceza söz konusu değildir.

Yüce Allah’ın: “Onlar, haksızlığa uğradıkları zaman da yardımlaşarak haklarını alırlar” buyruğu ile: “Kim de zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa” buyruğu, (bunlara dengi ile karşılık verilmesi için) haksızlığın ve zulmün meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Herhangi bir şey yapmaksızın başkasına haksızlık yapmak ve ona zulmetmeyi istemek halinde ise bunun misli ile cezalandırılması söz konusu değildir. O takdirde onun, bu gibi hallerde söylediği söz yahut ondan sadır olan fiilden vazgeçmesini sağlayacak şekilde tedip edilmesi gerekir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kim zulme uğradıktan sonra nefsini müdâfa edip hakkını alırsa, işte böyleleri haklarını aldıklarından dolayı kınanmazlar.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَنِ velemeni ve elbette kim
  2. ٱنتَصَرَ ntesara kendini savunursa kök: نصر
  3. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  4. ظُلْمِهِۦ zulmihi zulme uğradıktan kök: ظلم
  5. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike öylelerinin
  6. مَا ma yoktur
  7. عَلَيْهِم aleyhim aleyhine
  8. مِّن min hiçbir
  9. سَبِيلٍ sebilin yol kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…

  • Nisâ 75 olası

    Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir…

  • Nisâ 89 olası

    Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kim haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onlara herhangi bir yol (ceza) yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Haksız bir saldırıya karşı meşru müdafaa dayanışması sergileyenlere gelince: onlar hiçbir yolla sorumlu tutulamazlar

Muhammed Esed

Zulme uğradıklarında kendilerini savunanlara gelince; onlara hiçbir suç isnad edilemez:

Ahmed Hulusi

Kim de zulme uğramasından sonra zalime karşılığını verirse, işte onların suçlanacak tarafı olmaz!

Ali Bulaç

Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.

Ali Rıza Safa

Haksızlığa uğradıktan sonra kendilerini savunanlar; işte onlar suçlanmazlar.

Bayraktar Bayraklı

Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.

Edip Yüksel

Haksızlığa uğradıktan sonra hakları için direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Haksızlığa uğradıktan sonra hakları için direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim zulme uğradıktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza vermek için herhangi bir) yol yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve elbette her kim zulm olunduktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza için) yol yoktur

Erhan Aktaş

Kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onun aleyhine bir yol tercih edilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onun aleyhine bir yol tercih edilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onun aleyhine bir yol tercih edilmez.

Gültekin Onan

Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.

Hasan Basri Çantay

Kim kendisine (yapılan) zulmün ardından herhalde hakkını alırsa bunlar aleyhinde (mes'uliyyete) bir yol yokdur.

İbni Kesir

Kim, zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa; aleyhine bir yol yoktur.

Mehmet Alagaş

(40-47) Kötülüğün karşılığı bir benzeri / aynısı / misli bir kötülüktür. Kim affeder ve ıslah ederse onun ücreti / ecri Allah’a aittir, muhakkak ki O zalimleri sevmez , kim zulüm sonrası kendini savunursa aleyhine / üzerine bir yol yoktur , y ol ancak insanlara zulmedenler ve arzda haksız yere saldırarak ilerleyenleredir, işte onlara acıtıcı bir azap vardır. Her kim sabreder ve bağışlarsa ki işte bu, çok büyü bir iştir / azim bir iştir. Allah kimi şaşırtırsa bundan sonra onun bir dostu yoktur, Zalimlerin azabı gördüklerini göreceksin , geri dönmeye bir yol var mı? diyorlar , oraya (cehenneme) sunulduklarını görürsün, zilletten dolayı başları eğiktir, gizli ve göz ucuyla bakıyorlar, iman edenler de diyecekler ki kıyamet günü hasara uğrayanlar, kendileri ve yakın çevreleri hasara uğratan kişilerdir. Dikkat edin! Muhakkak zalimler kalıcı durulan / muqim bir azap içindedirler. Onlar için dost yoktur , onlara Allah’tan gayrı yardım edecek te yoktu r, Allah kimi saptırırsa, ona gidecek bir yol / çıkar yol yoktur . Rabbinize Allah’tan geri dönmenin mümkün olmadığı gün gelmeden önce cevap veriniz / icabet ediniz, O gün size sığınacak bir yer ve inkâr etme imkânı olmayacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimse için, artık onların aleyhine bir yol/sorumluluk yoktur.

Süleyman Ateş

Kim zulme uğradıktan sonra kendini savunursa öylelerinin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmaz ve cezalandırılmazlar).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her kim de kendine yapılan yanlıştan sonra hakkını alacak olsa, ona engel olunamaz.

Şaban Britch

Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimse için, artık onların aleyhine bir yol/sorumluluk yoktur.

Şaban Piriş

Zulme uğradıktan sonra öcünü alan kimse için, artık onların aleyhine bir yol yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet he who avenges a wrong that has been inflicted upon him, incurs no consequence.

Abdul Haleem

There is no cause to act against anyone who defends himself after being wronged,

Abdullah Yusuf Ali

But indeed if any do help and defend themselves after a wrong (done) to them, against such there is no cause of blame.

Abul A'la Maududi

There is no blame against him who avenges himself after he has been wronged.

Aisha Bewley

But if people do defend themselves when they are wronged, nothing can be held against them for doing that.

Al-Hilali & Khan

And indeed whosoever takes revenge after he has suffered wrong, for such there is no way (of blame) against them.

Ali Quli Qarai

As for those who retaliate after being wronged, there is no blame upon them.

Amatul Rahman Omar

No blame shall lie on those who defend themselves after a wrong is done to them.

Arthur John Arberry

And whosoever helps himself after he has been wronged -- against them there is no way.

Bijan Moeinian

Certainly, those who defend themselves in face of injustice have not done anything wrong.

E. Henry Palmer

And he who helps himself after he has been wronged, for these - there is no way against them.

Edip-Layth

For any who demand action after being wronged, those are not committing any error.

George Sale

And whoso shall avenge himself, after he hath been injured; as to these, it is not lawful to punish them for it:

Hamid S. Aziz

And whoever defends himself after he has been wronged (or been oppressed), for such there is no blame against them.

Mahmoud Ghali

And indeed whoever vindicates himself after an injustice (has been done to him) against those, then in no way is there any way (for blaming) them (i. e., there is no blame on those who vindicate themselves).

Marmaduke Pickthall

And whoso defendeth himself after he hath suffered wrong - for such, there is no way (of blame) against them.

Mohamed Ahmed - Samira

If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.

Muhammad Asad

Yet indeed, as for any who defend themselves after having been wronged - no blame whatever attaches to them:

Mustafa Khattab

There is no blame on those who enforce justice after being wronged.

Progressive Muslims

And for any who demand action after being wronged, those are not committing any error.

Rashad Khalifa

Certainly, those who stand up for their rights, when injustice befalls them, are not committing any error.

Sahih International

And whoever avenges himself after having been wronged - those have not upon them any cause [for blame].

Sam Gerrans

And whoso helps himself after being wronged, those: there is no path against them.

Shabbir Ahmed

And whoever stands up for his rights and defends himself, when he has been wronged, for such, there is no blame against them.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, if any do help and defend themselves after a wrong is (done) to them, against such (men) there is no cause of blame.

Taqi Usmani

The one who defends himself after having been wronged, there is no blame on such people.

The Monotheist Group

And for any who demand action after being wronged, those are not committing any error.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩