A'râf suresi

A'râf suresi, 146. ayet

A'râf suresi, 146. ayet. سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

seaṣrifü `an âyâtiye-lleẕîne yetekebberûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳ. veiy yerav külle âyetil lâ yü'minû bihâ. veiy yerav sebîle-rruşdi lâ yetteḫiẕûhü sebîlâ. veiy yerav sebîle-lgayyi yetteḫiẕûhü sebîlâ. ẕâlike biennehüm keẕẕebû biâyâtinâ vekânû `anhâ gâfilîn.

Diyanet İşleri

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her ayeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 143–149 · surenin 146. ayeti / 206

Konu Mûsâ'nın Tûr'a gidişi ve "beni göremezsin" A'râf 142–147 3

  1. A'râf 143

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin." dedi. Rabbi, dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Musa da baygın düştü. Ayılınca, "Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah'ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim" dedi.

  2. A'râf 144

    (Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.

  3. A'râf 145

    Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."

  4. 146

    Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her ayeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.

  5. A'râf 147

    Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını çekerler.

  6. A'râf 148

    Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara hiçbir yol göstermediğini görmediler mi? (Böyle iken) onu (ilah) edindiler de zalim kimseler oldular.

  7. A'râf 149

    İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

146. “Yeryüzünde haksız yere kibirlenenleri” Allah’ın kullarına, hakka ve hakkı getirenlere karşı büyüklük taslayanlara “âyetlerimden” yani gerek afakî (dış dünyadaki) âyetlerden, gerekse enfusi de (iç alemdeki) âyetlerden ibret almaktan ve Kitab’ın âyetlerini gereği gibi kavramaktan “yüz çevirteceğim.” Bu durumda olanları Allah, çok büyük çaptaki hayırlardan mahrum bırakır. İlahi yardıma mazhar kılmaz. Allah’ın âyetlerinden faydalanacakları şeyler anlayıp kavramazlar. Hatta onlar, gerçekleri tersyüz görüp çirkin olanı güzel görecek hale bile gelirler.

“Onlar bütün âyetleri görseler bile” âyetlerden yüz çevirmeleri, onlara itiraz etmeleri, Allah’a ve Rasûlüne karşı gelmeleri dolayısı ile “yine de onlara iman etmezler. Hidâyet yolunu” doğruyu ve istikameti, yani Allah’a ve O’nun lütuf ve ihsan yurdu olan cennete götüren yolu “görseler onu yol edinmezler.” Asla onu izlemezler, izlemek dahi istemezler. “Fakat azgınlığın yolunu” kişiyi azdıran ve bedbahtlık yurduna götüren yolu “görseler hemen onu yol edinirler.”

Bu şekilde sapmalarına sebep ise şudur: “Bu, âyetlerimizi yalanlamalarından ve onları umursamamalarından dolayıdır.” Onları azgınlık yolunu izlemelerine ve doğru yolu terk etmelerine iten asıl sebep, Allah’ın âyetlerini reddetmeleri, bu âyetlerden ilâhi muradın ne olduğundan gaflete düşmeleri ve bunları hafife almalarıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Haksız yere hakka ve Allah'ın kullarına karşı kendilerini üstün görenleri yeryüzünde ve kendi nefislerindeki ayetleri ve kitabımın ayetlerini anlayıp ibret almaktan uzaklaştıracağım. Her ayeti görseler dahi ondan yüz çevirip itiraz etmeleri, Allah ve resulünün yolundan sapmalarından dolayı tasdik etmezler. Şayet Allah'ın rızasına ulaştıran hak yolu görseler bile o yolu arzulayıp ilerlemezler. Eğer günah ve sapıklık yolunu görseler Allah'ın gazabına götüren bu yolda ilerlerler. Onların bu başına gelen resullerin getirdiğini doğrulayan Allah'ın yüce ayetlerini yalanlamarından ve onlara bakmaktan gafil olduklarından dolayıdır.

Kelimeler

36 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَأَصْرِفُ seesrifu uzaklaştıracağım kök: صرف
  2. عَنْ an -den
  3. ءَايَـٰتِىَ ayatiye ayetlerim- kök: ايي
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  5. يَتَكَبَّرُونَ yetekebberune büyüklenenleri kök: كبر
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  8. بِغَيْرِ bigayri olmaksızın kök: غير
  9. ٱلْحَقِّ l-hakki hak kök: حقق
  10. وَإِن ve in ve eğer
  11. يَرَوْا۟ yerav onlar görseler kök: راي
  12. كُلَّ kulle her kök: كلل
  13. ءَايَةٍۢ ayetin ayeti kök: ايي
  14. لَّا la
  15. يُؤْمِنُوا۟ yu'minu yine inanmazlar kök: امن
  16. بِهَا biha ona
  17. وَإِن ve in ve eğer
  18. يَرَوْا۟ yerav görseler kök: راي
  19. سَبِيلَ sebile yolu kök: سبل
  20. ٱلرُّشْدِ r-ruşdi doğru kök: رشد
  21. لَا la
  22. يَتَّخِذُوهُ yettehizuhu onu edinmezler kök: اخذ
  23. سَبِيلًۭا sebilen yol kök: سبل
  24. وَإِن vein ama eğer
  25. يَرَوْا۟ yerav görseler kök: راي
  26. سَبِيلَ sebile yolunu kök: سبل
  27. ٱلْغَىِّ l-gayyi azgınlık kök: غوي
  28. يَتَّخِذُوهُ yettehizuhu onu edinirler kök: اخذ
  29. سَبِيلًۭا ۚ sebilen yol kök: سبل
  30. ذَٰلِكَ zalike öyle
  31. بِأَنَّهُمْ biennehum çünkü onlar
  32. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanladılar kök: كذب
  33. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  34. وَكَانُوا۟ ve kanu ve oldular kök: كون
  35. عَنْهَا anha onları
  36. غَـٰفِلِينَ gafiline umursamaz kök: غفل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?"…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    O inanan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim."

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Bu yüzden onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yeryüzünde kibirlenenleri delillerimden uzaklaştıracağım. (Çünkü) onlar, her bir delili görseler de onlara iman etmezler. dipnot 1 Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. (Fakat) azgınlık yolunu görürlerse yol olarak onu benimserler. Bu durum, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan habersizmiş gibi davranmalarından kaynaklanmaktadır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199, 201; Sebe' 34:31.

Mustafa İslamoğlu

Yeryüzünde haddini aşarak büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım; isterse onlar her türlü mucizeye şahit olsunlar, yine de ona inanmazlar; yine onlar hak yolu görüyor olsalar bile o yoldan gitmezler; fakat sapık yolu görünce hemen onu kendilerine yol olarak benimserler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlara karşı umursamazlıkları nedeniyledir.

Muhammed Esed

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: çünkü onlar (hakikatin) her türlü belirtisini görseler de ona inanmazlar; ve (yine) onlar doğruluğa götüren yolu pekala görüyor olsalar bile, onu izlenecek yol olarak seçmezler; tersine, eğri yolu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlara karşı ilgisiz kalmalarındandır bu.

Ahmed Hulusi

Haksız olarak arzda büyüklenenleri, mucizevi kuvvelerimden uzak tutacağım; çünkü onlar hangi mucizeyi görseler, ona iman etmezler! Rüşd yolunu görseler, o yola girmezler. . . Sapıklık yolunu görseler, onu yol edinirler. . . Bu, onların (hakikate) işaretlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafiller olmaları dolayısıyladır.

Ali Bulaç

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden engelleyeceğim. Onlar her ayeti görseler bile ona inanmazlar; dosdoğru yolu (rüşd yolunu) da görseler, yol olarak benimsemezler, azgınlık yolunu, gördüklerinde ise onu yol olarak benimserler. Bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmaları dolayısıyladır.

Ali Özek ve heyeti

Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri âyetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Fakat azgınlık yolunu görürlerse, hemen ona saparlar. Bu durum, onların âyetlerimizi yalanlamalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelmektedir.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden uzak tutacağım. Onlar, tüm mucizeleri görseler de Ona inanmazlar. Dosdoğru yolu görseler de Onu yol edinmezler. Oysa azgınlık yolunu görseler, onu yol edinirler. Ayetlerimizi yalanladıkları ve Ona karşı aymazlık içinde oldukları için böyledir.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzünde haksız yere kibirlenenleri ayetlerimden uzak tutacağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler, onu yol edinirler. Bu durum, onların ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil olmalarından ileri gelmektedir.

Edip Yüksel

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri mucizelerimden çevireceğim. Her türlü mucizeyi de görseler onaylamazlar. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Zira onlar ayetlerimizi yalanladılar ve aldırış etmediler. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Matematiksel mucizeyi inkar eden din adamları buna örnektir. Bak 6:110

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri mucizelerimden çevireceğim. Her türlü mucizeyi de görseler inanmazlar. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Zira onlar ayetlerimizi yalanladılar ve aldırış etmediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeryüzünde haksızlıkla büyüklenenleri, ayetlerimden uzaklaştıracağım. Bütün mucizeleri görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler de onu yol tutmazlar. Eğer sapıklık yolunu görürlerse onu yol edinirler. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanlamayı adet edinmişler ve onlardan gafil olagelmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimden uzaklaştıracağım yer yüzünde o haksızlıkla büyüklenenleri, ki her ayeti görseler de ona iyman etmezler, rüşd yolunu görseler de onu yol tutmazlar, ve eğer sapıklık yolunu görürlerse onu yol tutarlar, öyle: çünkü onlar ayetlerimizi tekzib etmeyi adet edinmişler ve hep onlardan gafil olagelmişlerdir

Erhan Aktaş

Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden dipnot 1 uzaklaştıracağım. Onlar, bütün ayetleri dipnot 2 görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd dipnot 3 yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık dipnot 4 yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil dipnot 5 bulunmalarındandır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği gösteren kanıtlardan, vahyin gerçeklerinden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bütün kanıtları.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Rüşd": Doğru ve yanlışı ayırt etme bilinci, isabetli davranma olgunluğu. Zihinsel olgunluk. Reşit olma, irşat etme, mürşit gibi türevleri vardır. Rüştün zıddı azgınlıktır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Azgınlık: sapkın yolu izleme.
  5. metne dön, dipnot 5
    Umursamamak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden dipnot 1 uzaklaştıracağım. Onlar, bütün ayetleri dipnot 2 görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd dipnot 3 yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık dipnot 4 yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil dipnot 5 bulunmalarındandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği gösteren kanıtlardan, vahyin gerçeklerinden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bütün kanıtları.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Rüşd": Doğru ve yanlışı ayırt etme bilinci, isabetli davranma olgunluğu. Zihinsel olgunluk. Reşit olma, irşat etme, mürşit gibi türevleri vardır. Rüştün zıddı azgınlıktır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Azgınlık: sapkın yolu izleme.
  5. metne dön, dipnot 5
    Umursamamak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden dipnot 1 uzaklaştıracağım. Onlar, bütün ayetleri dipnot 2 görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd dipnot 3 yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık dipnot 4 yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil dipnot 5 bulunmalarındandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği gösteren kanıtlardan, vahyin gerçeklerinden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bütün kanıtları.
  3. metne dön, dipnot 3
    ‘Rüşd': Doğru ve yanlışı ayır etme bilinci. Zihinsel olgunluk. Reşit olma, irşat etme, mürşit gibi türevleri vardır. Rüştün zıddı azgınlıktır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Azgınlık: sapkın yolu izleme.
  5. metne dön, dipnot 5
    Umursamamak.

Gültekin Onan

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden engelleyeceğim / çevireceğim. Onlar her türlü ayeti görseler bile inanmazlar. Dosdoğru yolu (rüşd yolunu) da görseler, yol olarak benimsemezler; azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak benimserler. Bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmaları nedeniyledir.

Hasan Basri Çantay

Yer yüzünde haksızlıkla kibirlenenleri ayetlerim (i idrak) den çevireceğim. Onlar her ayeti görseler ona inanmazlar, akl-ı selimin yolunu (doğru yolu) görseler de onu bir yol edinmezler. (Fakat) azgınlığın yolunu görürlerse (yol diye işte) onu edinirler! Bu, ayetlerimizi yalan saydıklarından, onlardan gaafil olmalarındandır.

İbni Kesir

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden çevireceğim. Onlar, her ayeti görseler yine de inanmazlar. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler. Azgınlık yolunu görseler, hemen" onu yol edinirler. Bu, ayetlerimizi yalanlamış olmalarından ve ondan gafil bulunmalarındandır.

Mehmet Alagaş

(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimizi (anlayıp, ibret almaktan) uzak tutacağım. Onlar bütün ayetleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Sapıklık yolunu gördüklerinde onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

Süleyman Ateş

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar her ayeti görseler de yine ona inanmazlar. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler, ama azgınlık yolunu görseler, onu yol edinirler. Çünkü onlar, ayetlerimizi yalanladılar ve onları umursamaz oldular.

Süleymaniye Vakfı

Bulundukları yerde haksızca büyüklenenleri ayetlerimden çevireceğim. Onlar bütün ayetleri görseler onlara inanmazlar. Akla uygun olan yolu görseler onu yol edinmez, ama yanlış kurgulanan yolu görseler onu yol edinirler. Bunun sebebi ayetlerimiz karşısında yalana sarılmaları ve ayetlerden habersiz gibi davranmalarıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden çevireceğim. Onlar, hangi ayeti görseler inanmazlar. Olgunluk yolunu görseler o yola girmezler ama sapkınlık yolunu görürlerse o yola girerler. Bunun sebebi ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılmaları ve onlara aldırmamalarıdır.

Şaban Britch

Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimizi (anlayıp, ibret almaktan) uzak tutacağım. Onlar bütün ayetleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Sapıklık yolunu gördüklerinde onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

Şaban Piriş

Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimden uzak tutacağım. Onlar her ayeti görseler bile onu yol edinmezler. Taşkınlık yolunu gördüklerinde ise hemen onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu böyledir. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onlara karşı kayıtsız kaldılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"I will", said Allah, "deafen the hearts' ears of those whose pride gets the better of their prudence, who exhibit unjustifiable inordinate self-esteem in the world they live on". Whenever they see a sign clearly indicating Allah's Authority, they take pride in setting it to nought, and when they see the path of righteousness, they simply avoid it, but when they see the path of wickedness, they joyfully follow it, this turn of mind accords well with their persistent denial of Our signs they have been oblivious of.

Abdul Haleem

I will keep distracted from My signs those who behave arrogantly on Earth without any right, and who, even if they see every sign, will not believe in them; they will not take the way of right guidance if they see it, but will take the way of error if they see that. This is because they denied Our signs and paid them no heed:

Abdullah Yusuf Ali

Those who behave arrogantly on the earth in defiance of right - them will I turn away from My signs: Even if they see all the signs, they will not believe in them; and if they see the way of right conduct, they will not adopt it as the way; but if they see the way of error, that is the way they will adopt. For they have rejected our signs, and failed to take warning from them.

Abul A'la Maududi

I shall turn away from My signs those who, without any right, behaved haughtily in the earth, dipnot 1 even if they may, witness each and every, sign, they shall not believe therein. And even if they see the right path, they shall still not follow it; but if they see the path of error. they shall choose it for their path. This is because they rejected Our signs as false and were heedless to them.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is God's law that evil-doers do not and cannot take any lesson from the otherwise instructive events which they observe. The arrogance mentioned here refers to man's delusion that he is on a higher plane than God's creatures and servants. It is this which prompts him to disregard God's command and to adopt an attitude which suggests that he neither considers himself God's servant, nor God his Lord. Such egotism has no basis in fact; it is sheer vanity. For as long as man live on God's earth, what can justify his living as a servant of anyone other than the Lord of the universe? It is for this reason that the Qur'an declares this arrogance to be 'without any right'.

Aisha Bewley

I will divert from My Signs all those who are arrogant in the earth without any right. If they see every Sign, they will not believe in it. If they see the way of right guidance, they will not take it as a way. But if they see the way of error, they will take that as a way. That is because they denied Our Signs and paid no attention to them.

Al-Hilali & Khan

I shall turn away from My Ayât (verses of the Qur’ân) those who behave arrogantly on the earth, without a right, and (even) if they see all the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), they will not believe in them. And if they see the way of righteousness (monotheism, piety, and good deeds), they will not adopt it as the Way, but if they see the way of error (polytheism, crimes and evil deeds), they will adopt that way, that is because they have rejected Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and were heedless (to learn a lesson) from them.

Ali Quli Qarai

Soon I shall turn away from My signs those who are unduly arrogant in the earth: [even] though they should see every sign, they will not believe in it, and if they see the way of rectitude they will not take it as [their] way, and if they see the way of error they will take it as [their] way. That is because they deny Our signs and are oblivious to them.’

Amatul Rahman Omar

I shall soon turn away from My Messages those who behave haughtily in the land without any justification. Even if they witness every (possible) sign they will not believe therein and even if they see the path of rectitude they will not adopt it as (their) way; but if they see the way of error and falsehood they will adopt it as (their) way. This (state of theirs) is because they cried lies to Our Messages and they were heedless to them.

Arthur John Arberry

I shall turn from My signs those who wax proud in the earth unjustly; though they see every sign, they will not believe in it, and though they see the way of rectitude they will not take it for a way, and though they see the way of error, they will take it for a way. That, because they have cried lies to Our signs and heeded them not.'

Bijan Moeinian

"As to those who behave arrogantly on the for no reason, I will make them insensitive to My Revelations so that they do not believe in it. If they see a path of guidance, they will resent taking it but if they see a crooked path, they will be attracted to it. This is their punishment for the denial of My Signs and their caring less."

E. Henry Palmer

I will turn from my signs those who are big with pride in the earth without right; and if they see every sign they shall not believe therein, and if they see the path of rectitude they shall not take it for a path; but if they see the path of error they shall take it for a path; - that is because they have said our signs are lies and have been careless of them. '

Edip-Layth

I will divert from My signs those who are arrogant on earth unjustly, and if they see every sign they do not acknowledge it, and if they see the path of guidance they do not take it as a path; and if they see the path of straying, they take it as a path. That is because they have denied Our signs and were heedless of them.

George Sale

I shall soon turn away from My Signs those who behave proudly in the land in an unjust manner; and even if they see all the Signs, they will not believe therein; and if they see the way of righteousness, they will not adopt it as their way; but if they see the way of error, they will adopt it as their way. That is because they treated Our Signs as lies and were heedless of them.

Hamid S. Aziz

I will turn from My revelations those who wrongfully magnify themselves with pride in the earth; and though they see every Sign, they shall not believe therein, and if they see the path of rectitude they shall not take it for their path; but if they see the path of error they shall choose it for their path - that is because they deny Our revelations and have ignored them. "

Mahmoud Ghali

I will soon turn about from My signs (the ones) who wax proud in the earth untruthfully; and in case they see every sign, they do not believe in it; and in case they see the way of right-mindedness, they will not take it to themselves for a way, and in case they see the way of misguidance, they will take it to themselves for a way. That is for that they cried lies to Our signs and were heedless of them.".

Marmaduke Pickthall

I shall turn away from My revelations those who magnify themselves wrongfully in the earth, and if they see each token believe it not, and if they see the way of righteousness choose it nor for (their) way, and if they see the way of error choose if for (their) way. That is because they deny Our revelations and are used to disregard them.

Mohamed Ahmed - Samira

I will turn those away from My signs who behave unjustly with arrogance in the land so that even though they see all the signs they will not believe in them; and if they see the path of rectitude, will not take it to be a way; and if they see the way of error take it to be the (right) path. This is so for they have called Our messages lies, and have been heedless of them."

Muhammad Asad

From My messages shall I cause to turn away all those who, without any right, behave haughtily on earth: for, though they may see every sign [of the truth], they do not believe in it, and though they may see the path of rectitude, they do not choose fo follow it-whereas, if they see a path of error, they take it for their own: this, because they have given the lie to Our messages, and have remained heedless of them,"

Mustafa Khattab

I will turn away from My signs those who act unjustly with arrogance in the land. And even if they were to see every sign, they still would not believe in them. If they see the Right Path, they will not take it. But if they see a crooked path, they will follow it. This is because they denied Our signs and were heedless of them.

Progressive Muslims

I will turn away from My revelations those who are arrogant on Earth without right, and if they see every sign they do not believe in it, and if they see the path of guidance they do not take it as a path; and if they see the path of mischief, they take it as a path. That is because they have denied Our revelations and were heedless of them.

Rashad Khalifa

I will divert from My revelations those who are arrogant on earth, without justification. Consequently, when they see every kind of proof they will not believe. And when they see the path of guidance they will not adopt it as their path, but when they see the path of straying they will adopt it as their path. This is the consequence of their rejecting our proofs, and being totally heedless thereof.

Sahih International

I will turn away from My signs those who are arrogant upon the earth without right; and if they should see every sign, they will not believe in it. And if they see the way of consciousness, they will not adopt it as a way; but if they see the way of error, they will adopt it as a way. That is because they have denied Our signs and they were heedless of them.

Sam Gerrans

“I will divert from My proofs those who wax proud in the earth without cause; and if they see every proof believe in it not; and if they see the path of sound judgment take it not as a path, but if they see the path of error take it as a path. For it is that they denied Our proofs and were heedless of them!”

Shabbir Ahmed

The Law stands* that those who are proud on earth without justification will turn away from My revelations. Even if they went through the entire script, and saw clear evidence of the Truth, their arrogance will keep them from believing. When they see the right guidance, they do not accept it, but they readily accept straying. This is because they choose to preemptively deny Our Revelations and to remain unaware of the wisdom in them. (*The consequences according to the Law of Requital, Allah ascribes to Himself, such as "Allah did it.")

Syed Vickar Ahamed

I will turn them away from My Signs (verses), those who behave with pride on the earth opposing the right— And even if they see all the Signs (verses), they will not believe in them; And if they see the way to right conduct, they will not follow it as the Way; But if they see the way to wrong, that is the way they will follow. (They do this) because they rejected Our Signs (verses), and have not taken the warning from them.

Taqi Usmani

I shall keep away from My verses those who show arrogance on the earth with no right to do so. Even if they were to see every sign, they would not believe in it; and if they see the Path of guidance, they do not take it as their way; and if they see the path of misguidance, they would take it as their way. That is because they have rejected Our signs, and have been neglectful of them.

The Monotheist Group

I will turn away from My revelations those who are arrogant on the earth without right, and if they see every sign they do not believe in it, and if they see the path of guidance they do not take it as a path; and if they see the path of mischief, they take it as a path. That is because they have denied Our revelations and were heedless of them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 146. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 146. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 146. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩