Diyanet İşleri
Ey inkar edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Tahrîm suresi
Tahrîm suresi, 7. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَعْتَذِرُوا۟ ٱلْيَوْمَ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
yâ eyyühe-lleẕîne keferû lâ ta`teẕirü-lyevm. innemâ tüczevne mâ küntüm ta`melûn.
Ey inkar edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kendinizi ve ailenizi koruyun; içten tövbe Tahrîm 6–9 3
(Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
Ey inkar edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. "Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter" derler.
Ey Peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Allah, inkar edenlere, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikahları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah'ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, "Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!" denildi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. Yüce Allah Kıyamet gününde kâfirleri böylece azarlayacaktır. Onlara şöyle diyecektir: “Ey küfre sapanlar! Bugün (boşuna) özür dilemeyin.” Çünkü özür dileme vakti geçmiş bulunuyor. Bunun faydası da yok. Şimdi geriye amellerin karşılığının verilmesinden başka bir şey kalmamıştır. Sizler ise dünyada iken Allah’ı inkâr edip küfre sapmaktan, O’nun âyetlerini yalanlamaktan, peygamberlerine ve dostlarına karşı savaş açmaktan başka bir şey yapmadınız. karşılığı
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü kâfirlere şöyle denir: "Ey Allah'ı inkâr edenler! Bugün (dünyada iken) üzerine olduğunuz inkâr ve masiyetlerden dolayı özür dilemeyin! Sizin özrünüz asla kabul edilmeyecektir. Sizler bugün ancak Allah'ı inkâr ve peygamberleri yalanlamak gibi dünyada iken işlemekte olduğunuz amellerinizin karşılığını çekeceksiniz."
Aynı kök: عذر (12 geçiş)
Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt…
Aynı kök: عذر (12 geçiş)
Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında…
Aynı kök: عذر (12 geçiş)
Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden)…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Onlara:) "Ey kâfir olanlar! Bugün özür dilemeyin! Size yaptıklarınızın karşılığı verilecektir!" (denir).
Siz ey küfrü tabiat haline getirenler! Bugün mazaret ileri sürmeyin! Şimdi sadece yapmış olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.
(O halde,) ey hakikati inkara şartlanmış olanlar, bugün (geçersiz) özürler beyan etmeyin! (Öteki dünyada) siz ancak (bu dünya hayatında) yapmış olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.
(Zebanilerden hitap şudur): "Ey hakikat bilgisini inkar edenler! Bugün mazerete yer yoktur! Siz yalnızca yaptıklarınızın sonucunu yaşıyorsunuz!"
Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz.
Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin! Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz, (denilir).
"Ey nankörlük edenler! Bugün özür dilemeyin; yalnızca yaptıklarınızın karşılığı verilerek cezalandırılıyorsunuz!"
"Ey inkar edenler! Bugün özür dilemeyiniz. Size ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecektir."
Ey inkarcılar, bugün özür beyan etmeyin. Siz, ancak yapmış olduklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Ey inkarcılar, bugün özür beyan etmeyin. Siz, ancak yapmış olduklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Ey kafirler o gün özür dilemeye kalkışmayın, çünkü siz, ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz!
Ey o küfredenler! O gün özür dilemeğe kalkmayın çünkü hep yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz
Ey Kafirler! Bugün özür dilemeyin! Siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Ey Kafirler! Bugün özür dilemeyin! Siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Ey gerçeği yalanlayan nankörler! Bugün özür dilemeyin. Siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Ey küfredenler, bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz.
(Cehenneme giderlerken onlara:) "Ey kafirler, bu gün (bihude) özür dilemeyin. Siz ancak yapmakda olduğunuzun cezasını çekeceksiniz" (denilir).
Ey küfredenler; bugün, özür dilemeyin. Siz, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz.
(6-7) Ey iman edenler, kendinizi ve yakın çevrenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin üzerinde kaba ve şiddetli melekler vardır , onlara emrettikleri şeylerde Allah’a karşı gelmezler / isyan etmezler , ne emrediliyorsa onu yaparlar. Ey kafirler, bugün mazeret beyan etmeyin / özür dilemeyin. Muhakkak ki sizle yaptıklarınız dolayısıyla cezalandırılıyorsunuz.
Ey kafirler! O gün mazeret ileri sürmeyin. Ancak yaptıklarınızın karşılığını çekeceksiniz.
(Oraya girenlere derler ki:) "Ey nankörlük edenler, bugün özür dilemeyin. Çünkü siz, ancak yaptığınız şeylerle cezalandırılıyorsunuz.!"
Ey ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler)! dipnot 1 Bu gün özür ileri sürmeyin. Sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
Ey Kafirler! O gün mazeret ileri sürmeyin. Ancak yaptıklarınızın karşılığını çekeceksiniz.
-Ey inkar edenler! O gün mazeret ileri sürmeyin. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
Ey küfre sapanlar! Özür dilemeyin bugün! Çünkü siz yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılıyorsunuz.
"Make no excuses on this very Day. It serves you right, you are being requited for the deeds of inequity and the wrong actions you had done".
‘You who disbelieve, make no excuses today: you are only being repaid for what you used to do.’
(They will say), "O ye Unbelievers! Make no excuses this Day! Ye are being but requited for all that ye did!"
(It will then be said): "Unbelievers, make no excuses today. You are being recompensed for nothing else but your deeds." dipnot 1
‘You who are kafir! do not try to excuse yourselves today. You are merely being repaid for what you did.’
(It will be said in the Hereafter) O you who disbelieve (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism)! Make no excuses this Day! You are being requited only for what you used to do.[1]
[They will call out to the faithless:] ‘O faithless ones! Do not make any excuses today. You are only being requited for what you used to do.’
O you who disbelieve! (now when you are cast into the Fire) make no excuses this day. You are only requited for what you used to do.
'O you unbelievers, do not excuse yourselves today; you are only being recompensed for what you were doing. '
…They will say: "O you who chose to disbelieve, do not look for an excuse today. You are here in Hell in account of what you were doing."
O ye who disbelieve! excuse not yourselves today;- ye shall only be rewarded for that which ye have done.
O you who have rejected, do not apologize today. You are being requited only for what you did.
O unbelievers, excuse not yourselves this day; ye shall surely be rewarded for what ye have done.
(It will be said, ) "O you who disbelieve! Make no excuses this day; you shall be rewarded only according to what you did. "
O you who have disbelieved, do not excuse yourselves today; surely you are only being recompensed for whatever you were doing.
(Then it will be said): O ye who disbelieve! Make no excuses for yourselves this day. Ye are only being paid for what ye used to do.
(And say:) "O you who do not believe, make no excuses today. You will be requited only for what you had done."
[Hence, ] O you who are bent on denying the truth, make no [empty] excuses today: [in the life to come] you shall be but recompensed for what you were doing [in this world].
˹The deniers will then be told,˺ "O disbelievers! Make no excuses this Day! You are only rewarded for what you used to do."
O you who have rejected, do not apologize today. You are being requited only for what you did.
O you who disbelieved, do not apologize today. You are being requited only for what you did.
O you who have disbelieved, make no excuses that Day. You will only be recompensed for what you used to do.
“O you who ignore warning: make no excuses this day; you are but being rewarded for what you did!”
O You rejecters of the Truth! Make no excuses for yourselves this Day. You are only being paid for what you used to do.
(They will say) "O you unbelievers! Make no excuses this Day! You are only being punished for all that you did!"
O you who disbelieve, do not make excuses today. You will only be recompensed for what you have been doing.
O you who have rejected, do not apologize today. You are being requited only for what you did.