Diyanet İşleri
Ölçüde haddi aşmayın.
Rahmân suresi
Rahmân suresi, 8. ayet. أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
ellâ taṭgav fi-lmîzân.
Ölçüde haddi aşmayın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın öğretmesi, ölçü ve yeryüzü nimetleri Rahmân 1–13 3
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Ölçüde haddi aşmayın.
Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.
Allah, yeri yaratıklar için var etti.
Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 7–8. ayetler için yazılmıştır.
7. “Göğü” yeryüzündeki yaratıkların tavanı olmak üzere “O yükseltti ve mîzânı” söz ve fiillerde insanlar arasında adaleti “O koydu.”
“Mîzân”dan kasıt, sadece bildiğimiz terazi değildir. Belirttiğimiz gibi bunun kapsamına hem bilinen terazi, hem eşyanın, miktarların, alanların ve bilinmeyen hususlarının ölçülüp tespit edildiği her türlü ölçüler girer, hem de kullar arasındaki anlaşmazlıkların hükme bağlandığı ve aralarında kendisi ile adaletin sağlandığı hakikat ölçüleri girer. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey insanlar!- Ölçü ve tartıda zulüm etmemeniz ve hainlik yapmamanız için adaleti koydu.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…
Ortak kavram: Adalet
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Adalet
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(7, 8) (Allah) göğü yükseltmiş ve dengeyi bozmayasınız diye (oraya) bir denge koymuştur. dipnot 1
ki siz (ey insanlar), dengeyi bozup ölçüyü kaçırmayın!
ki (siz, ey insanlar,) asla (doğruluk ve haklılık) ölçüsünden şaşmayasınız!
Ki o mizanda haksızlık etmeyesiniz (dengede biri ağır basarak diğerinden mahrum kalmayasınız).
Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'
Sakın dengeyi bozmayın.
Ölçüde haksızlık yapmayın!
Sakın terazide haksızlık etmeyiniz/ölçüyü bozmayınız!
Ki ölçüyü aşmayasınız.
Ki ölçüyü aşmayasınız.
tartıda taşkınlık etmeyesiniz.
Ki taşmayın mizanda
Ölçüyü çiğnemeyin. dipnot 1
Ölçüyü çiğnemeyin. dipnot 1
Ölçüyü çiğnemeyin. dipnot 1
Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'
(8-9) Tartıda haksızlık etmeyin, ve teraziyi adaletle doğrultun, tartılanı eksik yapmayın diye.
Tartıda haksızlık etmeyin.
(1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.
O halde ölçüde haddi aşmayın.
Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.
Bunu denge konusunda haddi aşmayasınız diye yaptı.
Kurulu dengede aşırılık yapmayın.
O halde ölçüde haddi aşmayın.
O halde, ölçüde eğrilik yapmayın
Azgınlık etmeyin ölçü ve tartıda, saptırmayın mizanı.
So that you do not go beyond the limits prescribed whether in balancing probabilities to determine the truth or in balancing scales, nor go beyond all prudence and discretion.
so that you may not exceed in the balance:
In order that ye may not transgress (due) balance.
that you may not transgress in the balance,
so that you would not transgress the balance.
In order that you may not transgress (due) balance.
declaring, ‘Do not infringe the balance!
(He explains this to you) that you should not violate the (law of) harmony and balance.
(Transgress not in the Balance,
Never upset the Lord’s balance.
that ye should not be outrageous in the balance;
Do not transgress in the balance.
that ye should not transgress in respect to the balance:
That you may not exceed the measure (or transgress beyond limits).
That you should not be inordinate in the Balance,
That ye exceed not the measure,
So that none may err against the scales,
so that you [too, O men,] might never transgress the measure [of what is right]:
so that you do not defraud the scales.
Do not transgress in the balance.
You shall not transgress the law.
That you not transgress within the balance.
That you transgress not in the balance;
So that you, too, never violate balance in your lives.
So that you may not willfully overstep (the fine) balance.
so that you should not be wrongful in weighing.
Do not transgress in the balance.