Nisâ suresi

Nisâ suresi, 27. ayet

Nisâ suresi, 27. ayet. وَٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلشَّهَوَٰتِ أَن تَمِيلُوا۟ مَيْلًا عَظِيمًا

vellâhü yürîdü ey yetûbe `aleyküm veyürîdü-lleẕîne yettebi`ûne-şşehevâti en temîlû meylen `ażîmâ.

Diyanet İşleri

Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 24–30 · surenin 27. ayeti / 176
  1. Nisâ 24

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Nisâ 25

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Nisâ 26

    Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 27

    Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

  5. Nisâ 28

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

  6. Nisâ 29

    Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

  7. Nisâ 30

    Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. “Allah tevbelerinizi kabul etmek ister” sizin perişanlığınızı giderecek, dağınıklığınızı bir araya toplayacak ve uzaklarınızı yakın edecek bir tevbe nasib etmek ister.

“Şehvetlerine uyanlar ise” şehvetleri ve nefsi arzuları ne tarafa giderse onların arkasından gidenler, onları sevdikleri Rablerinin rızasının önüne geçirenler, hevâlarına tapınanlar, kâfir, isyankâr ve hevâlarını Rablerine itaatin önüne geçiren çeşitli kimseler, işte bunlar “ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi” dosdoğru yoldan saparak kendilerine gazap olunan ve sapıtmış kimselerin yollarına düşmenizi “isterler.” Bunlar sizleri Rahmân olan Allah’ın itaatinden, şeytanın itaatine çevirmek isterler. Mutluluğun tümü emirlerini yerine getirmekte olan zatın sınırlarından uzaklaştırarak tam bir bedbahtlık olan şeytana tâbî olmaya yöneltmek isterler. Sizler Yüce Allah’ın sizin salâhınızı, felâhınızı ve mutluluğunuzu gerektiren fiilleri emrettiğini; şehvetlerinin peşinden giden bu kimselerin ise sizlere alabildiğine hüsran ve bedbahtlığı ihtiva eden şeyleri emrettiğini öğrendiğinize göre artık bu iki davetçiden istediğinizi tercih edin ve bu iki yoldan daha iyi bulduğunuzu seçin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, tövbelerinizi kabul etmek ve bütün günahlarınızı bağışlamak ister. Arzularının peşinden gidenler ise, doğru yoldan çok aşırı bir şekilde uzaklaşmanızı isterler.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  2. يُرِيدُ yuridu istiyor kök: رود
  3. أَن en
  4. يَتُوبَ yetube tevbenizi kabul etmek kök: توب
  5. عَلَيْكُمْ aleykum sizin
  6. وَيُرِيدُ veyuridu ve istiyorlar kök: رود
  7. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  8. يَتَّبِعُونَ yettebiune uyan(lar) kök: تبع
  9. ٱلشَّهَوَٰتِ ş-şehevati şehvetlerine kök: شهو
  10. أَن en
  11. تَمِيلُوا۟ temilu sizin düşmenizi kök: ميل
  12. مَيْلًا meylen bir sapıklığa kök: ميل
  13. عَظِيمًۭا azimen büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ميل (6 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza…

  • Aynı kök: ميل (6 geçiş)

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir,…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş)

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise büyük bir sapkınlığa sapmanızı (tamamen yoldan çıkmanızı) istiyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Allah size olanca bağışlayıcılığıyla yönelmek isterken, ayartıcı içgüdülerine esir olanlar sizi yoldan tamamen çıkarmak isterler.

Muhammed Esed

Allah size bağışlayacağı ile yaklaşırken (yalnızca) kendi ihtiraslarının ardından gidenler ise doğru yoldan sapmanızı isterler.

Ahmed Hulusi

Allah, (yanlışlarınıza olan) tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvaniyete (bedensel dürtülere) tabi olanlar ise, sizin büyük bir sapma ile (hakikatten) uzaklaşmanızı isterler.

Ali Bulaç

Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.

Ali Özek ve heyeti

Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.

Ali Rıza Safa

Allah, pişmanlığınızı kabul etmek istiyor. Aşırı isteklerine tutsak olanlar ise büyük bir sapmayla sapkınlığa düşmenizi istiyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister, iğreti arzularına uyanlar ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.

Edip Yüksel

ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; fantezilerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; heva ve heveslerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak isterken, o şehvetleri peşinde koşanlar sizin büyük bir yamuklukla yamulmanızı, yoldan sapmanızı istiyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak istiyorken o şehvetleri ardında koşanlar sizin büyük bir yamıklıkla yamılmanızı istiyorlar

Erhan Aktaş

Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

Gültekin Onan

Tanrı, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.

Hasan Basri Çantay

(Evet) Allah sizin tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyi ile (yoldan) sapmanızı dilerler.

İbni Kesir

Allah; sizin tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlarda sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.

Mehmet Alagaş

(24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

Süleyman Ateş

Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah, tövbenizi /dönüşünüzü kabul etmek ister. dipnot 1 (Dünyadaki) çekici şeylerin peşine takılanlar ise sizin de büyük bir ilgiyle (çekici şeylere) meyletmenizi isterler. Büyük bir sapma ile sapmanızı isterler. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İrade, istemek ve dilemektir. Allah'ın iradesinin ezeli olduğuna ve irade ettiği şeyin mutlaka gerçekleşeceğine inanılır. Ayetler, bu inancın yanlış olduğunu açıkça göstermektedir. Çünkü bu iddia doğru olsaydı, Allah'ın, bütün insanların doğru yolda olması ile ilgili iradesi gerçekleşir ve kimse yanlış yolda olmazdı. Bir şey Allah'ın sadece iradesi ile değil, iradesinin ardından vereceği "ol" emri ile gerçekleşir (Yasin 36/82). Allah, "ol" emrini verince iradesi meşiete dönüşür ve o şey mutlaka olur (En'am 6/149, Nahl 16/9). O, imtihan ile ilgili konularda sadece gereğini yapanlar için "ol" emrini verir (Ra'd 13/27, Taha 20/82).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, sizin dönüşünüzü (tevbenizi) kabul etmek ister ama arzularının peşine takılanlar, sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.

Şaban Britch

Allah, tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.

Şaban Piriş

Allah, tevbe etmenizi ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlarsa sizin büyük bir sapışla sapmanızı isterler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But whereas Allah takes upon Himself to extend His mercy to you and give up resentment against you and pardon your offence, the wicked bred to the taste of lust appetent wish to see you alienate Allah's purpose and depart far distant from the path of righteousness.

Abdul Haleem

He wishes to turn towards you, but those who follow their lusts want you to go far astray.

Abdullah Yusuf Ali

Allah doth wish to Turn to you, but the wish of those who follow their lusts is that ye should turn away (from Him),- far, far away.

Abul A'la Maududi

And Allah indeed wants to turn graciously towards you; but those who follow their lusts would want you to drift far away from the right way. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the hypocrites, the ultra-conservatives and the Jews who lived on the outskirts of Madina. Both the hypocrites and the conservatives were incensed at the reforms introduced by Islam, as these were diametrically opposed to the age-old customs and traditions of their society and culture. The reforms were numerous: a share of the inheritance was assigned to daughters; widows were liberated from bondage to the will of their husbands' families and were granted the freedom to marry whomever they wished after the expiry of the waiting-period ('iddah); marriage with one's step-mother and with two sisters together was prohibited; adopted sons were disinherited; and a foster-father's marriage with either the divorced or widowed wife of his adopted son was declared lawful. These and other such reforms were so totally opposed to the customary laws of the Arabs that it was impossible for the elders and the blind devotees of the ways of their forefathers not to protest against them vehemently. They long continued to grumble against these injunctions. Mischievous people pointed to these innovations and exploited them by provoking people against the Prophet's movement of reform. For instance, they would meet those born as a result of the marriage which had been prohibited by Islam and try to infuriate them by saying that according to the new-fangled teachings of Muhammad (peace be on him) the relationship between their parents was unlawful.The Jews, on the other hand, had woven a complex network of laws and regulations for themselves. The result was that they had forbidden a great number of things which were, in fact, lawful. Additionally, they had introduced a number of superstitions into God's Law. It was argued that the simple and straightforward law of the Qur'an was out of tune with the tastes and temperaments of both the religious leaders and the ordinary people. The Qur'anic injunctions simply infuriated them and as soon as they came to know of any Qur'anic law, they vehemently denounced it. They expected the Qur'an to endorse and validate all the legal deductions and all the superstitions and myths of their forefathers, and to treat them as an integral part of the law of God. If the Qur'an would not do so then they would refrain from recognizing it as the Book of God. Let us take the following as an example. According to Jewish usage, a woman was considered completely unclean during her menstrual period. Hence, they neither ate the food she cooked, drank from the cup of water she offered nor even sat with her. It was even considered unwholesome to be touched by her. Thus for a few days every month a woman virtually became an untouchable in her own house. Owing to the influence of the Jews the same custom had found its way into the Arab families of Madina. When the Prophet (peace be on him) arrived in Madina, he was asked about this matter. In response to this query(verse 222 of Surah al-Baqarah) was revealed. In the light of the principle embodied in the verse the Prophet (peace be on him) made it clear that it was unlawful to have sexual intercourse with a woman during her menstrual period; but it was only that relationship, and no other, that was unlawful. (See Bukhari, 'Hayd', 2, 3; Nasa'i, 'Hayd', 9, 13, 16, 19, and 'Ahkam', 13 - Ed.) This caused uproar among the Jews. They claimed that Muhammad (peace be on him) was bent upon reversing all their legal injunctions to the extent that he wanted to legalize whatever they held as prohibited and prohibit whatever they held as lawful.

Aisha Bewley

Allah desires to turn towards you, but those who pursue their lower appetites desire to make you deviate completely.

Al-Hilali & Khan

Allâh wishes to accept your repentance, but those who follow their lusts, wish that you (believers) should deviate tremendously away (from the Right Path).

Ali Quli Qarai

Allah desires to turn toward you clemently, but those who pursue their [base] appetites desire that you fall into gross waywardness.

Amatul Rahman Omar

Whereas Allâh desires to turn to you with mercy, those who follow (the dictates of their) lusts want you to drift far away (from the right path).

Arthur John Arberry

and God desires to turn towards you, but those who follow their lusts desire you to swerve away mightily.

Bijan Moeinian

God’s wishes to free you from the consequences of your ignorance. Those who follow their lust and vain desires, on the contrary, wish to turn you far away from God; far away.

E. Henry Palmer

God wishes to turn towards you, but those who follow their lusts wish that ye should swerve with a mighty swerving!

Edip-Layth

God wants to pardon you, but those who follow their lusts want that you would be diverted into a great diversion.

George Sale

God desireth to be gracious unto you; but they who follow their lusts, desire that ye should turn aside from the truth with great deviation.

Hamid S. Aziz

Allah wishes to turn towards you in mercy, but those who follow their own lusts (desires, prejudices, addictions, superstitions) wish that you should go far astray!

Mahmoud Ghali

And Allah wills to relent towards you, and (the ones) who closely follow (their) lusts would have you incline (Literally: tilt away a tremendous tilting) away a tremendous inclining.

Marmaduke Pickthall

And Allah would turn to you in mercy; but those who follow vain desires would have you go tremendously astray.

Mohamed Ahmed - Samira

God likes to turn to you, but those who are lost in the pleasures of the flesh wish to turn you astray, far away.

Muhammad Asad

And God wants to turn unto you in His mercy, whereas those who follow [only] their own lusts want you to drift far away from the right path.

Mustafa Khattab

And it is Allah’s Will to turn to you in grace, but those who follow their desires wish to see you deviate entirely ˹from Allah’s Way˺.

Progressive Muslims

And God wants to pardon you, but those who follow their lusts want that you would be diverted into a great diversion.

Rashad Khalifa

GOD wishes to redeem you, while those who pursue their lusts wish that you deviate a great deviation.

Sahih International

Allah wants to accept your repentance, but those who follow [their] passions want you to digress [into] a great deviation.

Sam Gerrans

And God desires to turn towards you; but those who follow vain lusts desire that you should deviate with great deviation.

Shabbir Ahmed

Allah turns to you in kindness, while those who follow their desires want that you drift far away from the right path. (They would rather have no laws to constrain their desires).

Syed Vickar Ahamed

Allah does wish to turn to you but the wish of those who follow their lusts is that you should turn away (from Him)— Far, far away.

Taqi Usmani

Allah intends to turn graciously towards you, while those who follow desires want you to deviate (from the right path), a huge deviation.

The Monotheist Group

And God wants to pardon you, but those who follow desires want that you would be diverted into a great diversion.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩