Neml suresi

Neml suresi, 58. ayet

Neml suresi, 58. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

veemṭarnâ `aleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.

Diyanet İşleri

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 55–61 · surenin 58. ayeti / 93
  1. Neml 55

    "Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."

  2. Neml 56

    Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lut'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"

  3. Neml 57

    Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.

  4. 58

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!

  5. Neml 59

    (Ey Muhammed!) De ki: "Hamd Allah'a mahsustur. Selam onun seçtiği kullarına." Allah mı daha hayırlıdır, yoksa onların ortak koştukları mı?

  6. Neml 60

    Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Hayır, onlar (Allah'a) eş tutan bir kavimdir.

  7. Neml 61

    Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? Hayır, onların çoğu bilmiyor!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 57–58. ayetler için yazılmıştır.

57. Şöyle ki melekler, misâfir sûretinde Lût’un yanına gelip de kavmi onların geldikleri haberini alınca, onlara kötülük yapmak kasdıyla Lût aleyhisselam’ın yanına gelmişler; o da onlara karşı kapıyı kilitlemişti ve çok zor durumda kalmıştı. Daha sonra melekler ona işin iç yüzünü haber verip kendisini bu kavmin arasından kurtarmak üzere geldiklerini, bu kavmi helâk etmek istediklerini, bunun için de onlara gelecek azabın vaktinin sabah olduğunu bildirdiler. Kendisine de karısı müstesnâ geceleyin yola koyulmasını emrettiler. Çünkü karısına da kavmine isabet eden ceza isabet edecekti. Lût aleyhisselam geceleyin aile halkıyla birlikte yola çıktı ve hep birlikte kurtuldular. Sabahleyin de kavmi azaba uğratıldı. Yüce Allah yurtlarını kaldırıp başlarına geçirdi. Altı üste, üstü alta geldi. Onlara Allah tarafından işaretlenmiş ve pişmiş çamurdan taşlar yağdırıldı. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

58. Onların yağmurları ne kötü, azapları da ne fena bir azaptır! Çünkü onlar, uyarılıp korkutuldukları halde yaptıkları kötülüklerden vazgeçmediler, yollarını terk etmediler. Yüce Allah da o çetin azabı onlara gönderdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onların üzerine gökten taşlar yağdırdık. Azaba karşı uyarıldığı halde icabet etmeyen kimseler için helak eden çok kötü bir yağmurdu.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَمْطَرْنَا ve emtarna ve yağdırdık kök: مطر
  2. عَلَيْهِم aleyhim üzerlerine
  3. مَّطَرًۭا ۖ metaran yağmur kök: مطر
  4. فَسَآءَ fe sa'e ne kötü oldu kök: سوا
  5. مَطَرُ metaru yağmur kök: مطر
  6. ٱلْمُنذَرِينَ l-munzerine uyarılanlara kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مطر (15 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

  • Aynı kök: مطر (15 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût

    Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.

  • Aynı kök: مطر (15 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût

    (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Lut kavmi de uyarıcıları yalanladı.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Andolsun, Lut onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Uyarılanların (ama yola gelmeyenlerin) bela yağmuru ne de kötü (olmuştu)!

Mustafa İslamoğlu

Nihayet (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: ve uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanağın ne berbat olduğunu (gösterdik)!

Muhammed Esed

Ve ötekilerin üzerine (yok edici) bir yağmur yağdırdık; uyarıl(dıkları halde aldırmay)anların uğradığı bu yağmur ne korkunç bir yağmurdur!

Ahmed Hulusi

Ve onların üzerine bir yağmur da yağdırdık ki! Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

Ali Bulaç

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

Ali Özek ve heyeti

Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan)ların yağmuru ne kötü olmuştur!

Ali Rıza Safa

Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

Bayraktar Bayraklı

Geride kalanların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların bu yağmuru ne kötü idi!

Edip Yüksel

Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötüdür o uyarılmış olanların yağmuru!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırmıştık ki ne kötüdür o münzerin yağmuru?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onların üzerlerine taştan dipnot 1 yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 11:82.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onların üzerlerine taştan dipnot 1 yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    26/Şuara, 172.

Gültekin Onan

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

Hasan Basri Çantay

Onların üstüne öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötü idi inzar edilenlerin yağmuru!

İbni Kesir

Onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü idi uyarılanların yağmuru.

Mehmet Alagaş

(54-58) Lut kavmine dedi ki iğrençliği / fuhşiyatı göz göre göre yapacak mısınız? Gerçekten s iz, kadınlar dışında erkekleri şehvetle hâlâ edinecek misiniz? Bilakis sizler cahil kavimsiniz. Kavminin yanıtı / cevabı Lut ailesini köyünüzden çıkarınız demeleri oldu, kesinlikle onlar pek temiz! İnsanlarmış dediler. Onu ve yakın çevresini karısı hariç kurtardık, o kadının geride kalmasını uygun bulduk / takdir ettik , Onların üzerlerini sağanak yağdırdık, uyarılanların sağanağı ne kötüdür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.

Süleyman Ateş

Üzerlerine (pişmiş çamurdan bir taş) yağmur(u) indirdik. Uyarıl(ıp da aldırmay)anların yağmuru gerçekten ne kötü oldu!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılmış kimselerin yağmuru ne kötüydü!

Şaban Britch

O halkın üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.

Şaban Piriş

O halkın üzerine (kahredici) bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü...

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Uyarılmış olanlar üzerine inen yağmur da ne kötüdür!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We poured down upon them a direful rain –of fire and brimstone- how evil and devastating was the rain on the heads of those who defiantly ignored Allah's warning.

Abdul Haleem

and We brought rain down on them. How dreadful that rain was for those who had been warned!

Abdullah Yusuf Ali

And We rained down on them a shower (of brimstone): and evil was the shower on those who were admonished (but heeded not)!

Abul A'la Maududi

And We rained down upon them a rain. It was an evil rain for those who had already been warned.

Aisha Bewley

We rained down a rain upon them. How evil is the rain of those who are warned!

Al-Hilali & Khan

And We rained down on them a rain (of stones). So evil was the rain of those who were warned.

Ali Quli Qarai

Then We poured down upon them a rain [of stones]. So evil was the rain of those who were warned!

Amatul Rahman Omar

And We pelted them with a terrible rain (of stones). So (look, ) how evil was the rain which descended upon those who had been warned!

Arthur John Arberry

And We rained on them a rain; and evil indeed is the rain of them that are warned.

Bijan Moeinian

Then I ordered an unusual rain to take over them. What a miserable rain for the people who were well warned in advance.

E. Henry Palmer

and we rained down upon them rain, and evil was the rain of those who were warned.

Edip-Layth

We rained down a rain upon them. Miserable was the rain of those warned.

George Sale

And We rained on them a shower of stones: And dreadful was the shower which fell on those who had been warned in vain!

Hamid S. Aziz

But We saved him and his family except his wife; her We destined to be of those who lingered behind;

Mahmoud Ghali

And We rained on them a rain; so, how odious is the rain of (the ones) who are warned.

Marmaduke Pickthall

And We rained a rain upon them. Dreadful is the rain of those who have been warned.

Mohamed Ahmed - Samira

And We rained down on them a shower (of stones). How ruinous was the rain that fell on those who had been warned (but warned in vain)!

Muhammad Asad

the while We rained a rain [of destruction] upon the others: and dire is such rain upon all who let themselves be warned [to no avail]

Mustafa Khattab

And We poured upon them a rain ˹of brimstone˺. How evil was the rain of those who had been warned!

Progressive Muslims

And We rained down a rain upon them. Miserable was the rain of those warned.

Rashad Khalifa

We showered them with a certain shower. It was a miserable shower upon people who had been warned.

Sahih International

And We rained upon them a rain [of stones], and evil was the rain of those who were warned.

Sam Gerrans

And We rained upon them a rain; and evil is the rain of those who were warned.

Shabbir Ahmed

And We rained a rain upon them. Dreadful is the rain for those who have been warned.

Syed Vickar Ahamed

And We rained down on them a rain (of yellow sulfurous stones): And evil was the rain on those who were warned (but did not pay attention)!

Taqi Usmani

And We rained on them a rain. So evil was the rain of those who were warned.

The Monotheist Group

And We rained down a rain upon them. Miserable was the rain of those warned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 58. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 58. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 58. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩