Nahl suresi

Nahl suresi, 40. ayet

Nahl suresi, 40. ayet. إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ إِذَآ أَرَدْنَٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

innemâ ḳavlünâ lişey'in iẕâ eradnâhü en neḳûle lehû kün feyekûn.

Diyanet İşleri

Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 37–43 · surenin 40. ayeti / 128

Konu "Allah dileseydi" bahanesi; her ümmete elçi; hicret Nahl 35–42 3

  1. Nahl 37

    Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

  2. Nahl 38

    Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  3. Nahl 39

    (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

  4. 40

    Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.

  5. Nahl 41

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..

  6. Nahl 42

    Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

  7. Nahl 43

    Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 39–40. ayetler için yazılmıştır.

39. Daha sonra Allah, amellerin karşılığının verilişinin ve öldükten sonra dirilişin hikmetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “(Böylece) hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri” büyük küçük tüm meseleleri “onlara açıklayacak” bunların gerçek mahiyetlerini onlara beyan edecek “ve kafirler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bileceklerdir” Amellerini görünce pişmanlıklara boğulacaklardır. O vakit Allah ile birlikte tapındıkları tanrılarının kendilerine hiçbir faydaları olmayacaktır. Rabbinin emri gelince tapındıkları varlıkların cehennem odunu olduklarını göreceklerdir. Güneş ve ay tortop edilip ışıkları söndürülecek, yıldızlar etrafa savrulacak, bunlara tapınan kimseler de onların, Allah’ın emrine amade kullar olduklarını, bütün hallerinde Allah’a muhtaç olduklarını anlayacaklardır.

40. Bütün bu işlerin hiçbirisi, Allah için zor ve güç değildir, O’na ağır gelmez. Çünkü O, bir şeyi diledi mi ona: “Ol” der, o da herhangi bir karşı koyma ve herhangi bir direniş söz konusu olmaksızın derhal ve O’nun dilediği şekilde ve murad ettiği gibi oluverir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, ölülere hayat vermeyi ve yeniden diriltmeyi istersek, bunu yapmamıza mani olacak hiçbir engel yoktur. Muhakkak biz, bir şeyi istediğimizde sadece ona "Ol!" deriz ve o da kaçınılmaz olarak oluverir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema şüphesiz
  2. قَوْلُنَا kavluna söyleyeceğimiz söz kök: قول
  3. لِشَىْءٍ lişey'in bir şeyi kök: شيا
  4. إِذَآ iza zaman
  5. أَرَدْنَـٰهُ eradnahu istediğimiz kök: رود
  6. أَن en sadece
  7. نَّقُولَ nekule dememizdir kök: قول
  8. لَهُۥ lehu ona
  9. كُن kun ol kök: كون
  10. فَيَكُونُ fe yekunu derhal oluverir kök: كون

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece "Ol!" dememizdir; hemen olmaya başlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Kün fe yekûnu] yani "yaratılış sistemi"yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

Gerçek şu ki, bir şeyin olmasını istediğimizde ona "Ol!" dememiz yeterlidir; o da hemen oluş sürecine girecektir.

Muhammed Esed

Biz, ne zaman bir şeyin olmasını istesek, ona sadece "Ol!" deriz ve o (şey hemen) oluverir.

Ahmed Hulusi

Bir şeyi (olmasını) irade ettiğimizde kavlimiz ona yalnızca: "Ol" dememizdir. . . (Artık) o olur!

Ali Bulaç

Onu istediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir.

Ali Özek ve heyeti

Biz, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece «ol» dememizdir. Hemen oluverir.

Ali Rıza Safa

Bir şeyi dilediğimizde, ona, yalnızca "Ol!" deriz; hemen olur.

Bayraktar Bayraklı

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona sözümüz sadece "ol!" dememizdir. O da hemen oluşmaya başlar.

Edip Yüksel

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona sadece "Ol" deriz ve o da olur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Nitekim tüm evren "ani" bir patlamayla yaratıldı. Bak 21:30.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona sadece 'Ol,' deriz ve o da olur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bizim, herhangi birşey için sözümüz onu murat ettiğimiz zaman, yalnızca ona: "Ol!" dememizdir. O da hemen oluverir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bizim herhangi birşey için sözümüz, onu murad ettiğimiz zaman, sade ona şöyle dememizdir: "Ol" hemen oluverir

Erhan Aktaş

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, sözümüz ona sadece, "Ol." demektir. O da olur. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ol deyince hemen olur" hükmü ile insanın ölümden sonra tekrar diriltilmesinin Allah için asla güç bir iş olmadığı, bunun olması için sadece Allah'ın "ol" demesinin yeterli olacağı ifade edilmektedir. Elbette ki Rabb'imizin "ol" demesi ile bütün bir evren olur. Ancak bu ifadenin evrenin yaratılışı ile bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, sözümüz ona sadece, "Ol." demektir. O da olur. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ol deyince hemen olur" hükmü ile insanın ölümden sonra tekrar diriltilmesinin Allah için asla güç bir iş olmadığı, bunun olması için sadece Allah'ın ol demesinin yeterli olacağı ifade edilmektedir. Elbette ki Rabb'imizin "ol" demesi ile bütün bir evren olur. Ancak bu ifadenin evrenin yaratılışı ile bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, sözümüz ona sadece, "Ol." demektir. O da olur. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ol deyince hemen olur" hükmü ile insanın ölümden sonra tekrar diriltilmesinin Allah için asla güç bir iş olmadığı, bunun olması için sadece Allah'ın ol demesinin yeterli olacağı ifade edilmektedir. Elbette ki Rabb'imizin "ol" demesi ile bütün bir evren olur. Ancak bu ifadenin evrenin yaradılışı ile bir ilgisi yoktur.

Gültekin Onan

Onu istediğimizde herhangi birşey için sözümüz, ona yalnızca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir.

Hasan Basri Çantay

Bir şey'i (n olmasını) dilediğimiz zaman sözümüz ancak ona "Ol" dememizden ibaretdir. O da derhal oluverir.

İbni Kesir

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona, sözümüz sadece; ol, demektir ve o, hemen oluverir.

Mehmet Alagaş

(35-40) Ortak koşanlar dediler ki Allah eğer isteseydi, biz de babalarımız da onun dışında birine ibadet etmezdik ve de onun dışında hiçbir şeyi de haram etmezdik. (Demek ki o istemiş biz de yapmışız diyorlar Allah istediğini yaratıyor biz istediğimizi seçiyoruz dikkat !! yaratamıyoruz yaratılmışı seçiyoruz yahut yaratım sürecine katkı vermeyi seçiyoruz bizsiz de yaratabilir.) Aynen kendilerinden öncekiler gibi yaptılar , Resullerimize düşen sadece apaçık şekilde bilgilendirmekten / tebliğden başka nedir? Kesin olan şu ki, biz her ümmete / her topluluğa Allaha ibadet etmeleri ve taşkınlık edenden / tağuttan kaçınmaları için bir Resul var ettik, Allah kimine hidayet ediyor kiminin üzerine ise sapmış olarak kalmak gerçekleşiyor. Arzda şimdi gezin, bakın bakalım yalancıların akıbeti nasıl olmuş? Eğer ki onların hidayeti bulmalarına ne kadar çok hırslanmış olsan da Allah sapmış kimseyi kesinlikle hidayete erdirmez / yola yönlendirmez , onların herhangi bir yardımcıları da yoktur. Allah’a bütün güçleri ile “Allah ölen birini asla diriltmez” diye yemin ettiler, Bilakis onlara olan vaadi haktır / hakikattir ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar , İhtilaf edip durdukları şeylerin açıklanması ve de kafirlerin yalancı olduklarını bilmeleri için (tekrar yaratacağız) bir şeyin olmasını murat ettiğimizde bizim sözümüz şudur, ona deriz ki ol ve o olur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, bir şeyi dilediğimiz zaman, sözümüz sadece ona “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.

Süleyman Ateş

Biz bir şeyi(n olmasını) istediğimiz zaman, söyleyeceğimiz söz, sadece ona "ol" dememizdir, derhal oluverir.

Süleymaniye Vakfı

Biz bir şeyin olmasını istediğimizde, onun için sözümüz sadece "Ol!" demektir. Sonra o şey oluşur dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2/117, Yasin 36/82, Mü'min 40/68. Bu ayete, "ol der, hemen olur" şeklinde meal verilir. Allah her şeyi bir ölçüye göre yarattığından (Kamer 54/49) o emirle, sadece oluşum başlar. Mesela Allah, bir çocuğun olmasını murad ettiğinde emri, döllenme öncesinde verir ve çocuk oluşmaya başlar (Al-i İmran 3/59, Meryem 19/35, İnsan 76/1-2).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Olmasını istediğimiz şey için sözümüz sadece "Oluş!" demektir. Sonra o şey oluşur.

Şaban Britch

Biz bir şeyi dilediğimiz zaman ona sözümüz sadece “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.

Şaban Piriş

Biz bir şeyi dilediğimiz zaman ona sözümüz sadece "ol!" demektir. O da hemen oluverir.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz birşeyi dilediğimizde, onun hakkında söyleyeceğimiz söz, "Ol!" demekten ibarettir; o hemen oluverir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, all it takes when We will to bring anything into existence is simply to say to it: "Be" and it is.

Abdul Haleem

When We will something to happen, all that We say is, ‘Be,’ and it is.

Abdullah Yusuf Ali

For to anything which We have willed, We but say the word, "Be", and it is.

Abul A'la Maududi

(As for the possibility of resurrection, bear in mind that) whenever We do will something, We have to do no more than say: "Be", and it is. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the answer to those who imagined that it was the most difficult thing to raise the dead, and that, too, to raise together at once all the people who had died at any time. They have been told that it is an easy thing for Allah, Who has the power to bring into existence anything He desires, merely by His command, "Be," for He does not stand in need of any provisions, any means and any favorable environment for this. His mere command produces necessary provisions, means and environment. This world was brought into existence by His mere command, “Be,” and likewise the next world will at once come into existence by His single command.

Aisha Bewley

Our Word to a thing when We desire it is just to say to it ‘Be!’ and it is.

Al-Hilali & Khan

Verily! Our Word unto a thing when We intend it, is only that We say unto it: "Be!" - and it is.[1]

Ali Quli Qarai

All that We say to a thing, when We will it, is to say to it ‘Be!’ and it is.

Amatul Rahman Omar

Our word to a thing when We intend it (to come into being) is only that We say to it, `Be' and it comes to be.

Arthur John Arberry

The only words We say to a thing, when We desire it, is that We say to it 'Be,' and it is.

Bijan Moeinian

As to how powerful the Lord is, to have something done, I simply say: "Be" and it is immediately created.

E. Henry Palmer

We only say unto a thing we wish, ' BE,' and it is.

Edip-Layth

When we want something, our word is only to say to it: "Be," and it is.

George Sale

Verily our speech unto any thing, when We will the same, is, that we only say unto it, be; and it is.

Hamid S. Aziz

We only say unto a thing We intend, the Word, "BE," and it is.

Mahmoud Ghali

Surely Our only Saying to a thing when We have willed it, is that We say to it, "Be!" so it is.

Marmaduke Pickthall

And Our word unto a thing, when We intend it, is only that We say unto it: Be! and it is.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet when We will a thing We have only to say: "Be", and it is.

Muhammad Asad

Whenever We will anything to be, We but say unto it Our word "Be" -and it is.

Mustafa Khattab

If We ever will something ˹to exist˺, all We say is: "Be!" And it is!

Progressive Muslims

It is Our saying to a thing if We want it, to say to it: "Be," and it is.

Rashad Khalifa

To have anything done, we simply say to it, "Be," and it is.

Sahih International

Indeed, Our word to a thing when We intend it is but that We say to it, "Be," and it is.

Sam Gerrans

Our word to a thing when We intend it is that We but say to it: “Be thou,” and it is.

Shabbir Ahmed

Whenever We Will anything to be, We say unto it Our Word "Be" and it is. (The moment We pass a Decree in the World of Command, it goes into action).

Syed Vickar Ahamed

Verily, to anything that We have willed (to be), We only say the word, "Be", and it is.

Taqi Usmani

Whenever We intend to do something, We do no more than say to it, "Be," and it comes to be.

The Monotheist Group

Indeed, Our saying to a thing, if We wanted it, is that We say to it: 'Be,' and it is.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩