Diyanet İşleri
Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Münâfikûn suresi
Münâfikûn suresi, 2. ayet. ٱتَّخَذُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ إِنَّهُمْ سَآءَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
itteḫaẕû eymânehüm cünneten feṣaddû `an sebîli-llâh. innehüm sâe mâ kânû ya`melûn.
Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların yeminleri ve sözleri Münâfikûn 1–8 3
(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz" derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.
Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. “Onlar yeminlerini kalkan edindiler” Böylelikle münâfık olarak nitelenmeyecek şekilde kendilerini korumaya ve gizlemeye çalıştılar.
"Allah’ın yolundan alıkoydular.” Hem bizzat kendileri saptılar hem de onların gerçek durumlarını bilmeyen başkalarını Allah’ın yolundan alıkoydular.
"Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!” Çünkü onlar imanı açığa vururken küfürlerini gizlemiş, mü’min olduklarına dair yemin ederek doğru oldukları izlenimini uyandırmaya çalışmışlardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ettikleri yeminlerini, kendilerini öldürülmekten ve esir edilmekten korunmak için bir örtü ve kalkan edinmişler, şüphe düşürerek ve ürküterek insanları imandan uzaklaştırmışlardır. Şüphesiz onların nifak ve yalan yemin ile yaptıkları amelleri çok çirkindir.
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü…
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Cennet
Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz.…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Cennet
Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yeminlerini kalkan (bahane) edinip Allah yolundan saptılar. dipnot 1 Şüphesiz ki onların yaptıkları çok kötüdür!
Onlar yeminlerinin arkasına saklandılar; bu yolla Allah yolundan saptırdılar: Elbet yaptıkları şey pek fenadır.
Onlar yeminlerini (yalan ve sahtekarlıklarına) kalkan yapmakta ve böylece başkalarını Allah yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları, gerçekten çok çirkindir;
Yeminlerini bir kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. . . Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!
Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.
Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!
Yeminlerini kalkan yaptılar; böylece, Allah'ın yolundan alıkoydular. Aslında, ne kötü bir şey yapıyorlar.
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel olurlar. Onların yaptıkları ne kötüdür!
Onlar, yeminlerini kalkan yapıp ALLAH'ın yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları ne kötüdür.
Onlar, yeminlerini kalkan yapıp ALLAH'ın yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları ne kötüdür.
(1-2) Münafıklar sana geldiklerinde: "Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!" dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O'nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler. Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.
Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler, hakıkat bunlar ne fena yapıyorlar
Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. dipnot 1 Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.
Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. dipnot 1 Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.
Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. dipnot 1 Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.
Onlar, yeminlerini bir siper edinip Tanrı'nın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.
Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler ve Allahın yolundan sapdılar. Hakıykat, onların yapdıkları şeyler ne kötüdür!
Onlar; yeminlerini kalkan edindiler de Allah'ın yolundan alıkoydular. Gerçekten yaptıkları işler ne kötüdür.
(1-8) Münafıklar sana geldiklerinde dediler ki; şahitlik ediyoruz ki sen, kesinlikle Allah’ın Resulüsün, Allah ta biliyor ki sen O’nun kesinlikle Resulüsün, yine Allah da şahitlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdır, yemin etmiş olmayı kalkan yaptılar ve A llah’ın yolundan saptılar, muhakkak ki yapıyor oldukları ne kötü bir şey. Bu, onların iman ettik dedikten sonra kafir olmaları nedeniyledir, onların kalpleri mühürlendi, artık kavrayamazlar / fevkinde olamazlar. Gördüğünde kalıpları / cüsseleri seni cezbed ebilir / hoşuna gidebilir, eğer konuşurlarsa da dediklerini dinleyebilirsin, dayanılan / isnat edilen keresteler / ahşaplar gibidirler, her sesin kendi aleyhlerine olduğunu değerlendirirler / hesap ederler, onlar düşmandırlar, korun onlardan, Allah onları gebertsin / katletsin nasıl da hakikatten yalana kapılıyorlar. Onlara, gelin Allah’ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin denildiğinde, kafalarını çevirirler ve büyüklenerek / kibirlenerek (bağışlanma duası yapmasını) engellediklerini / vazgeçirdiklerini görürsün. (Ey Resul, bizim için herhangi bir şey dilemekten vazgeç) Onlar için bağışlanma dilesen de yahut bağışlanma dilemesen de eşittir / aynıdır, Allah onları asla bağışlamaz, Allah yoldan çıkan boyları / kavimleri kesinlikle yola iletmez. Onlar şunu da diyorlar, Allah’ın Resulünün yanındakilere dağılıp gitmedikleri sürece harcama yapmayın / infak etmeyin, semaların ve yerin hazineleri Allah’ındır ve lakin münafıklar kavrayamazlar. Yine diyorlar ki eğer şehre / medineye dönersek saygın olanlarımız / izzetli olanlarımız düşük seviyede olanları / zelil olanları oradan çıkaracak, saygın olan Allah’tır, Resulüdür ve Müminlerdir ve lakin münafıklar bilmezler.
Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip Allah’ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onların yaptıkları ne kötüdür!
Onlar yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan ayrıldılar. Onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür dipnot 1 !
Bu gibi sözleri dipnot 1 kalkan edinip Allah'ın yolundan çekilirler dipnot 2 . Yapıp durdukları şey ne kötüdür!
Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip, Allah’ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip, Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Yeminlerini bir kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yapmakta oldukları ne kötüdür!
They use their oaths to hide, under the garb of truth, their extreme vanity Many among the believers were deceived, and the hypocrite's policy achieved its necessary ends. In consequence they have blocked the path of Allah, the path of righteousness, and persistently opposed the progress in purpose and in action. Evil indeed is the way they have conducted themselves in life.
they use their oaths as a cover and so bar others from God’s way: what they have been doing is truly evil––
They have made their oaths a screen (for their misdeeds): thus they obstruct (men) from the Path of Allah: truly evil are their deeds.
They shelter behind their oath, dipnot 1 and thus hinder their own selves and others from the Path of Allah. dipnot 2 Evil indeed is what they do.
They have made their oaths into a cloak and barred the Way of Allah. What they have done is truly evil.
They have made their oaths a screen (for their hypocrisy). Thus they hinder (men) from the Path of Allâh. Verily, evil is what they used to do.
They make a shield of their oaths, and bar from the way of Allah. Evil indeed is what they used to do.
They take shelter behind their oaths (to hide their evil designs). Thus they keep people back from the way of Allâh. Surely, evil is the practice they follow.
They have taken their oaths as a covering, then they have barred from the way of God. Surely they -- evil are the things they have been doing.
They hide their evil intentions under the disguise of Islam. How evil of them to try to turn people away from the path of their Lord.
They take their faith for a cloak, and then they turn folks from God's way: - evil is that which they have done!
They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.
They have taken their oaths for a protection, and they turn others aside from the way of God: It is surely evil which they do.
They make their oaths a screen (for their misdeeds), and thus turn away from Allah's way; surely evil is that which they do.
They have taken to themselves their oaths as a pretext: so they have barred from the way of Allah. Surely odious is whatever they were doing.
They make their faith a pretext so that they may turn (men) from the way of Allah. Verily evil is that which they are wont to do,
They have made their oaths a shield in order to obstruct others from the way of God. It is certainly evil what they do.
They have made their oaths a cover [for their falseness], and thus they turn others away from the Path of God. Evil indeed is all that they are wont to do:
They have made their ˹false˺ oaths as a shield, hindering ˹others˺ from the Way of Allah. Evil indeed is what they do!
They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.
Under the guise of their apparent faith, they repel the people from the path of GOD. Miserable indeed is what they do.
They have taken their oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allah. Indeed, it was evil that they were doing.
They have taken their oaths as a cover, then they turned away from the path of God — evil is what they did —
They make their oaths and proclamation of Faith a cover so that they may bar others from the Path of Allah. Miserable indeed is what they do.
They have made their oaths a way (to hide what they really are and) like this they stop (men) from the Path of Allah: Truly, their deeds are evil.
They have made their oaths a shield, and thus they have prevented (others) from the way of Allah. Surely evil is what they have been doing.
They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.